Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Murat Batmankaya kimdir?
--reklam--
Murat Batmankaya Kitapları - Eserleri
- Edebiyatta Pati İzleri
- Şenayi
- Küçülteç
- Geçmiş Zaman Tesellileri
- Galibala
- Marmara'da Bir Balık Olarak Haydarpaşa
--reklam--
Murat Batmankaya Alıntıları - Sözleri
- Binlerce anı geçti gözümün önünden. Oda kapılarını kibarca çalışını ve açtığımda ettiğin teşekkür "mav!" larını, ağzından aldığım kuş için bana küsüşünü hatırladım. Yaptığımız uzun yolculukları. Oyunlarımızı. Bana nasıl güvendiğini. Müziği, şarkı söylememi, konukları ve objektifleri sevişini. Sevgiden coşup, ellerimi yalancıktan ısırmanı. Önüme düşüp beni inatla istediğin yere sevk etmeni. Çiçekleri koklayışını... (Edebiyatta Pati İzleri)
- Genç yaşlı ayırmaksızın "okuyan" insanla konuşmaktan hoşlandı, ömrü boyunca... Günlük gazete dahi okumayanları şöyle tanımlardı: "Bunlar üç şeyden anlarlar; yeme, içme, düzüşme." (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- "Kişinin aynası söz ve davranışları değil, düşleridir." (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- "Kadıköy denince akla ne gelir? Altınyol, Bahariye, Moda...Ama bir sokak, hele hele 'vitrin'de olmayan bir sokak hiç gelmez değil mi? Girişinde Doyuran Büfe'nin olduğu bu sokak,Kadıköy'ün en renkli, en heyecan (Korkuyla huzur kol koladır.) verici sıcaklarından biridir. Yerli yabancı hayat kadınlarının konakladığı otel müsveddeleri buradadır.Domino taşları gibi sıralanmış pavyonlar...Bira köpükleri sokağa taşan barlar...Eter koklayan çocuklar...Dadaş pilav...Eysan Otel...Göğsünden kıllar fışkıran, omzu ceketli delikanlılar...Metruk ve Ahşap İstanbul evleri...Gecenin artıklarını temizleyen martılar...Sarhoş koynunda uyuyan sokak köpekleri...Aranan ve kaçılan pek çok şey buradadır. " Demiş, Murat Batmankaya "Marmara'da Bir Balık Olarak Haydarpaşa" kitabında, anlatırken 'hatıralar mahallesi' ni... (Marmara'da Bir Balık Olarak Haydarpaşa)
- Ataç "Kedi" adlı denemesinin ilk cümlesinde "Kimsenin zevkine karışılmaz, kedileri illa herkes sevsin demeyeceğim ama ben kedi sevmeyenlerle anlaşamam." der. (Edebiyatta Pati İzleri)
- Ne çok hüzündü bilinmeyi istemek! (Şenayi)
- Her ne kadar eserle onu üreten arasında üretim ilişkisi açısından doğrudan bir bağ varsa da, bu, eseri biyografi tercümesine indirmemelidir. Başka bir değişle, eser onu üretenden bağımsız okunur, okunmalıdır. (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- "Her kim ki insanoğullarının ömrünü kısa bulup uzun bir hayat dilerse bence gerçekten çılgındır. " (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- Yalnız olduğu bilen ve bir başkasını arayan tek varlık insandır. - Octavio Paz (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- "...On binlerce tarihseverin adını yıllardan beri saygı ve sevgi ile anageldiği Ahmet Refik; her eseri üçer beşer kere basılıp kapışa kapışa alınmış ve okunmuş Ahmet Refik; bütün Türk okuyucularına yıllarca tarih sevgisi sunan Ahmet Refik; Üniversitede uzun yıllar müderrislik yapan Ahmet Refik nihayet bir güz soğuğuna karşı zayıf vücudunu koruyacak örtü bulamayarak zatürreye yakalandı. Bir yudum ilaç parası tedarik edebilmek için hasta hasta sokağa çıktığı için üstelik satlıcana da tutuldu ve adı duyulmamış, kendisi tanınmamış bir adam sessizliği içinde ölüp gitti." (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- "Han Duvarları'nı dört günde yazdım. Türk Yurdu'nda çıktı. Birisi görecek diye adeta utanıyordum... Hatta sokağa bile çıkmak istemiyordum." (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- Ne zaman okunsa, çalınsa "Orda Bir Köy Var Uzakta" şiiri, ilk gençliğin verdiği cüretle, bir elimi ağzıma, diğerini karnıma tutar, kusmamak için türlü çareler arardım. Aykırı ya da benzersiz olma telaşı... Muhtemelen bu telaştan ötürü, çoğunluğun huzur verici nimetlerine pek itibar etmezdim. Yediden yetmişe, neredeyse herkesin sevdiği, bildiği bu şiire kulaklarımı tıkadım. Galiba ileri gitmişim. Tıkanan yalnız kulaklarım değilmiş. (Küçülteç)
- "Sanatsız devlet, pınarsız bir ova gibidir; günün birinde kurur, kavrulur, çölleşir." (Geçmiş Zaman Tesellileri)
- Japonlar yaşayan kedilerin dilerlerse kişinin ruhunu ele geçirebileceğini düşünürlermiş. Ben ikna oldum. (Edebiyatta Pati İzleri)
- Sen içine insan kaçmış bir ajan kediydin, bense kedi olmaya meyilli bir insan müsveddesi! (Edebiyatta Pati İzleri)
- kabul et, susarak söylenen sözü... bitsin (Şenayi)
- " Artık ikimiz de yaşlandık. Üstelik ben yolun sonuna geldim sayılır. Yazık ki geride bakılmayı bekleyen bir can yoldaşı varsa huzur içinde ölemiyor insan." (Edebiyatta Pati İzleri)
- Haydarpaşa Kılçıklı Bir Balıktır Hiçbir Yerde Yetişmeyen!! Uygurlar kurdukları şehirlere balık adını verirlermiş. Zira balık, İslam öncesinde “sığınak” ve “kale” anlamına gelirmiş. Sığınak ve kale… Tuhaf! Sözlüklerin “insanların yaşaması ve ülkenin savaş gücünün devamı için zaruri canlı ve cansız kıymetleri korumak maksadıyla inşa edilen yer “olarak tanımladıkları sığınak, benim nazarımda kuvvet sahiplerini, yani muktedirleri muhtaçlık içindekilere karşı anaçça tutum almaya zorlayan bir mekândır. Kusuru, yaşamak için tasarlanmış yerler olmayışıdır. Ana karakterleri ‘geçiciliktir; temel ihtiyaçlara ilişkin noksanlığı tahammül edilebilir kılan da zaten budur. Sığınaklarla kaleleri ayıran şey, mevcut canlı ve nesneleri ‘koruma’ yahut ‘savunma’ yaklaşımları değildir. Fark birinin pasifliğinde, diğerinin doğurganlığında saklıdır. Sığınaklar dişil nitelikler taşısalar da pasiftirler. Beklemek esastır. Beklemek ve sabretmek… Kaleler eril vasıflara sahipse de doğurgandır. Üretim ilişkilerini burada kurmak, dahası bir hayat sürmek kalelerde mümkün, sığınaklarda zordur. Vaktiyle şehre balık adını verenler, bugün bendenize ilham verdiler. Evet, Haydarpaşa bir balıktır! Ayakları denize değen, kalesiz bir kale, sığınaksız bir sığınak, ama yine de has bir balık! Ayakları denize doğru diyorum; zira kıyısı var. Bir kısrak başı gibi uzanmasa da denize… Boğaz’ın misafirperver ev sahibi sanki… Geçirdikleri, misafir ettiklerinden daha fazla… Marmara’da Bir Balık Olarak Haydarpaşa Murat Batmankaya heyemola yayınları (Marmara'da Bir Balık Olarak Haydarpaşa)
- Gökdelenler arasına sıkışmış insana nefes aldıran, onu gülümseten canlılar vardır. Para, statü, sınıf farkı gözetmezler. İnsana vicdanlı, merhametli, mütevazi ve sade olmayı öğretirler. Karaköy yokuşunu sizinle tırmanan bir köpek, vapurda simidinizi paylaşan bir martı ya da arabanızın sıcak kaputunun üzerinde bütün umarsızlığı ve asaletiyle gerinen bir kedi size tek ve hâkim olmadığınızı hatırlatır. Size bu gökdelenler ormanında bir otorite değil, bütünün sadece bir parçası olduğunuzu söyler. Sizi anlamsız hırslarınızdan arındırır. (Edebiyatta Pati İzleri)
- Bu yolda cahilim, bildiğim kısa, Sen girdin toprağa, ben düştüm yasa. Haklı haksız hatırını kırdımsa Affet günahımı beşerim Mernuş. (Edebiyatta Pati İzleri)
Yorumlar
0 yorum