Doğum Tarihi: 1988
Doğum Yeri: Konya
Mustafa Tenker kimdir?
“Bilinmek istemediğim için uzun süre şiirlerimi 'Şair Meşru' mahlasıyla yayımladım. Burdaki amacım hem çevre baskısının önüne geçmek hem de benden önce şiirlerim öne çıksındı. 10 yaşından beri kalemi hiç elden bırakmadım. Bu benim ilk eserimdir. Bana göre 'Hıçkıran Mürekkep' bir başlangıç ve yarım kalan diğer farklı tarzda kitaplara ön ayaktır. Bu kitabı tüm sevdiklerime ve sevmediklerime ithaf ediyorum” dedi. 1988 yılında Konya'nın Bozkır ilçesinde dünyaya gelen ve 2009 yılında Selçuk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dış Ticaret Bölümü'nden mezun olan yazar Mustafa Tenker'in kitabını tüm kitapçılarda bulabilirsiniz.
--reklam--
Mustafa Tenker Kitapları - Eserleri
- Sütlü Kahve
- Monoton Bir Gün
- Kimsesizler
- Yalnızlık Lobisi
- Edebiyat Parkı
- Derdimiz Edebiyat
- Cümle Mühendisleri Edebiyat Antolojisi
- Teröre Hayır! Savaşa Hayır!
- Hıçkıran Mürekkep
- Dil İşçileri Edebiyat Antolojisi
--reklam--
Mustafa Tenker Alıntıları - Sözleri
- ... Tamamı ile anlatılır mıydı herşey, Anlaşılmak arzusu azaldıkça... Gizem DARBAŞ (Edebiyat Parkı)
- Umudun bittiği yerde, hayaller intihar eder… (Sütlü Kahve)
- - Rüzgarda uçmaya çalışan kuşa bile zordu hayat. Ama bana güç veren. Her şeye rağmen, tutunmaya çalışmasıydı, yaşamak… İşte arkadaş! Ben, yaşamayı bir kuştan öğrendim. (Monoton Bir Gün)
- Çayı hepimiz severiz ama hangi çay demlenmeden içilir. Cevap veriyorum "hiçbiri..." Kaybetme sebebimiz, her şeyin bir anda olmasını istememiz ve sabır göstermememiz,olgunlaşmadan kopartılmamız, demlenmeden içilmemiz... (Yalnızlık Lobisi)
- Hiç kimse bilmez. Sadece şiir olarak okuyup geçer yazdıklarımı Dedim ya Hiç kimse bilmez,Karaca Ahmet mezarlığı gibi satırlarımı... Kim bilir kaç ani defnedildi senin gibi sana benzeyen? Her şiirin bir öyküsü vardır bende,yalnızlık benim öykündür,yaşanmamıştır yazdıklarım. Her satır başı,her yalnız karanlık bir sokağı anlatır. Her virgül aşka verilen hasret,her nokta verilen ayrılıklardır ve son satır mezardır. İşte orada insanlar hep kefensiz yatarlar. (Yalnızlık Lobisi)
- Rüzgarda uçmaya çalışan kuşa bile zordu hayat, ama bana güç veren herşeye rağmen tutunmaya çalışmasıydı yaşamak. (Monoton Bir Gün)
- Her şey, her yer ona yabancıydı. (Kimsesizler)
- Kırdılar bizi... Bile bile canımızı acıttılar sonra hiçbirşey olmamış gibi yüzümüze güldüler.En çokta canım dediğimiz insanlar kırdı bizi.Oysa ki canım öylesine güzel ve öylesine özel bir kelimeydi ki. Bilemediler...İçimiz paramparçayken sessizliğimize vurulan prangaları bile kıskandılar. Kırıldık...Ve kırıldıkça büyüdük...Oysa bizim daha yaşayamadığımız mutluluklarımız vardı.Hani yarım bırakılanlar var ya işte onlar! Oysaki büyümek için çok erkendi.Içimizde acı biriktirmek için yeterince güçlü de değildik. Gözlerimiz,gülerken parlamalıydı,ağlamaktan değil.Ama öğrendik. Büyüdük çünkü biz.Bizi kırdılar ve kırıldıkça keskinlesti acılarımız. Gerektiğinde kendi yaramıza kendimiz pansuman yaptık. Ve öğrendik...Güçlü olmayı ayakta durmayı gözyaşlarımızı içimize akıtmayı öğrendik.Yarım bırakılan mutluluklarımızın üzerine yenilerini eklemeye çalıştık.Kimi zaman başarılı olduk kimi zaman ise başaramadık.Ama vazgeçmedik. Çünkü biz kırıldıkça büyüdük... (Edebiyat Parkı)
- Giden kurtulduğunu, kalanda unuttuğunu sanır. Oysa ne giden kurtulur, nede kalan unutur... (Sütlü Kahve)
- KARŞIMDA Mevsimlere dağıtıldı dünler. Güç, güçsüzlükle bölündü. Pencere karşısında görülebilen herşey kadarcıktı. Dikili taşlar, Dikişli mizahlar, Titiz bir kavrayış ile Karşımda. Tam karşımda... Fırtına da kopsa, Yağmur da yağsa, Güneş de açsa Aynı. Ürkekliğe besleniyor. Telaşına sürüklüyor, yarınıma. Aslında Ne gidişler koyduk aklımıza da, Aklımıza gelmesinden korktuğumuz kalışlardayız. Büyümüşte küçülmüş gibi yaşanılanlardan, Çocuksu yanımızdayız. GİZEM DARBAŞ (Edebiyat Parkı)
- Nasipte ne varsa gelir, bulur beni. (Kimsesizler)
- Ve bazıları da gerçekten bir sıfır yenik başlar hayata. (Kimsesizler)
- Karşılıksız sevmek en güzeli... (Kimsesizler)
- "Giden kurtulduğunu, kalanda unuttuğunu sanır. Oysa ne giden kurtulur, ne de kalan unutur. (Sütlü Kahve)
- İçimdeki yanın; tadı damağımda kalan, acı bir kahvenin tatlı hatırasıydı.. (Sütlü Kahve)
- Tenin rengine bürünmüş tozlu asfaltın. Her yanım kir koksa tiksinmezdim kendimden ama her yanım insanlık bilmeyen insanların ayak izi olmuş, tiksinir olmuşum kendimden. Bir saçım sakalım değil, kaşım kirpiğime karışmış; yıllanır olmuşum kendimden. (Monoton Bir Gün)
- O gün anladım açlık değildi dünyanın derdi; nefisleri aç, gözleri aç, karakterleri karaktersizliğe aç. (Monoton Bir Gün)
- "Dünyalara sığmaz, bir avuçta, kalbe sığandık..." (Sütlü Kahve)
- "Aşk'ın kelime anlamını, mevcut sözcüklerle tarif edemediğimiz için; olup olmadığımızı da bilmiyoruz." (Sütlü Kahve)
- Çünkü kaç desibel olursa olsun, O'nun ses tonunu barındırmayan bütün vokallere sağırdım. (Kimsesizler)
Yorumlar
0 yorum