Fon soruşturması ile bazı yatırım fonlarının borsada işlem gören ve piyasadaki dolaşımı sınırlı hisselerde yüksek miktarda pozisyon taşımasıyla görünür hale geldi. İddialara göre yoğun alımlar, belirli hisselerin fiyatını ve bu hisseleri portföyünde bulunduran fonların görünen değerini yükseltti. Yükselen getiriler yeni yatırımcı girişlerini teşvik ederken, fiyat artışlarının gerçek piyasa koşullarıyla açıklanıp açıklanamayacağı soruşturmanın temel başlıklarından biri oldu. Sermaye Piyasası Kurulu’nun 28 Ağustos’ta bazı fonların tek bir hissede veya aynı portföy yöneticisinin yönettiği fonlar toplamında taşıyabileceği pozisyonlara sınırlama getirmesiyle birlikte, yüksek pozisyon taşıyan fonların satış yapması gerekti. Düşük likiditeli hisselerdeki satış baskısı fiyatları aşağı çekti. Fiyat düşüşleri yatırımcıların fondan çıkış taleplerini artırınca, fonların nakit yaratmak için daha fazla varlık satması gerekti ve böylece likidite baskısı büyüdü. İşte, fon soruşturması ve olayı hakkında detaylı bilgiler
FON OLAYINDA LİKİDİTE KRİZİ NEDEN ÖNEM TAŞIYOR?
Yatırım fonu, çok sayıda yatırımcının parasının profesyonel bir portföy yöneticisi tarafından hisse senedi, tahvil, mevduat veya benzeri varlıklara yatırıldığı ortak bir yatırım yapısıdır. Yatırımcı fondan çıkmak istediğinde fon payının iadesini talep eder. Fonun bu talebi karşılayabilmesi için portföyündeki varlıkları nakde çevirebilmesi gerekir.
Ancak portföydeki hisseler yeterince likit değilse veya aynı anda çok sayıda yatırımcı satış talep ederse, varlıkların kısa sürede satılması fiyatları daha da düşürebilir. Bu durum, fonun net varlık değerini ve yatırımcıların alabileceği tutarı etkileyebilir. Pusula Portföy’ün bazı fonlarında 15 Eylül’de, Tera Portföy’ün de iki fonunda iade ödemelerine ilişkin temerrüt açıklaması yapması krizin en görünür aşamalarından biri oldu.
SPK HANGİ ADIMLARI ATTI?
SPK, 17 Eylül’de yedi portföy yönetim şirketinin Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu’nda (TEFAS) işlem gören fonlarında alım ve satım işlemlerini durdurdu. Söz konusu şirketler Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy olarak açıklandı. Kurul ayrıca bu şirketlerin yönettiği yaklaşık 130 fonun tasfiye sürecine alınmasına karar verdi. Kaynaklara göre süreçteki fon sayısı bazı açıklamalarda 131 olarak da yer aldı.
SPK daha sonra tasfiye süresini üç aydan altı aya çıkardı. Kurulun 23 Eylül tarihli açıklamasına göre, tasfiye kapsamındaki fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor. Bu sayı, soruşturmanın ve tasfiye sürecinin yalnızca şirket yöneticilerini değil, geniş bir yatırımcı kitlesini ilgilendirdiğini gösteriyor.
FON SORUŞTURMASININ ODAĞINDAKİ İDDİALAR NELER?
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 19 Ağustos’ta SPK’ya gönderdiği yazıda, bazı hisselerde yaklaşık 100 kata ulaşan fiyat artışlarının ve fonlar üzerinden yapılmış olabileceği değerlendirilen olağan dışı işlemlerin incelenmesi istendi. Savcılık, söz konusu hareketlerin şirketlerin mali göstergeleriyle açıklanıp açıklanamayacağının ve yapay fiyat hareketleri yoluyla haksız menfaat sağlanıp sağlanmadığının araştırılmasını talep etti.
SPK incelemelerinde Katılımevim (KTLEV), Gündoğdu Gıda (GUNDG) ve Destek Finans Faktoring (DSTKF) paylarındaki işlemler öne çıktı. Bu hisselerde “piyasa dolandırıcılığı” şüphesiyle bazı kişiler hakkında suç duyurusunda bulunuldu ve işlem yasakları uygulandı.
FON SORUŞTURMASINDA SON DURUM
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamalarına göre, soruşturmanın mali boyutunda Pusula Finans Holding, Pusula Yatırım Menkul Değerler, Tera Yatırım Menkul Değerler, Tera Portföy Yönetimi, Hedef Holding, Hedef Portföy Yönetimi, Bulls Yatırım Menkul Değerler ve Bulls Portföy Yönetimi ile Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul bağlantılı yönetici ve yetkililerin para ve mal varlığı hareketleri incelemeye alındı.
Soruşturma kapsamında bazı yöneticiler, yetkililer ve birinci derece yakınlarıyla ilgili mal varlığı hareketlerine tedbir uygulanırken, banka hesapları, taşınmazlar, araçlar ve diğer varlıkların devrini veya azaltılmasını önlemeye yönelik kurumlar arası yazışmalar yapıldı. Ayrıca bazı para transferlerinin yurt dışındaki hesaplara gönderildiği iddiaları da mali incelemeye dahil edildi. Bu iddialar bakımından da nihai hukuki değerlendirme soruşturmanın sonucuna göre yapılacak.
23 Eylül’de tutuklama talebiyle hakimliğe sevk edilen 17 şüpheliden 14’ü tutuklandı; üç şüpheli hakkında adli kontrol kararı verildi. Böylece daha önceki operasyonlarda alınan tutuklama kararlarıyla birlikte soruşturmadaki tutuklu sayısı arttı. Dosyada gözaltı, tutuklama ve yakalama kararları bakımından süreç devam ediyor.
YATIRIMCILAR AÇISINDAN BUNDAN SONRA NE OLACAK?
Tasfiye kapsamındaki fonlar için süreç, SPK tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde yürütülecek. Fon varlıklarının değerlemesi, nakde çevrilmesi, borç ve yükümlülüklerin karşılanması ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin sırası bu sürecin başlıca aşamalarını oluşturacak.
Yatırımcıların, sosyal medya paylaşımları veya doğrulanmamış iddialar yerine SPK, KAP, TEFAS ve ilgili portföy yönetim şirketlerinin resmi açıklamalarını takip etmesi önem taşıyor. Fonların tasfiye edilmesi, soruşturmanın tamamlandığı veya tüm iddiaların kesinleştiği anlamına gelmiyor; hukuki sorumluluklar, idari incelemeler ve varsa ceza davaları sonucunda netleşecek.
Yorumlar
0 yorum