Tam / Gerçek Adı: Prof. Dr. Oktay Yenal
Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Ölüm Tarihi: 2013
Ölüm Yeri:
Oktay Yenal kimdir?
Yenal, dünya iktisat tarihini, Marx dahil çok iyi bilen bir iktisatçı, bir hoca. Üniversitelerimizde hocalık yaptı, Dünya Bankası Asya Bölümü Başekonomisti ve Hindistan Temsilcisi olarak çalıştı.
--reklam--
Oktay Yenal Kitapları - Eserleri
- Cumhuriyet'in İktisat Tarihi
- Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı: Eğitim Boyutu
--reklam--
Oktay Yenal Alıntıları - Sözleri
- Universite adı altında çok hızlı bir genişleme ile meslek okulları açılması nın asıl sakıncası ise, gerçek üniversite alanında Atatürk döneminin çok ümit verici oluşumlarından sonra bu kavramın giderek yozlaştırılması olmuştur. Bu olayın, Türkiye'nin kültür ve uygarlik alanındaki geri kalmışlığı ile yakından iliş kili olduğu kanısındayım. Kabul etmemiz gerekir ki şimdiye kadar en yüksek oranda üniversite mezunu üyesi olan Parlamento'muza da baksak, hepsi üni versite mezunu üst düzey bürokratlarımıza ya da aydın geçinen kitleye de baksak, ülke bakımından heyecan verecek birikimler göremiyoruz. Çekiler birçok sıkıntı, elit bir düşünür kadro noksanından kaynaklanıyor. Böyle bir kadro bulunmazsa, "anayasayı değiştirelim" dediğimiz zaman ülkenin uygar laşma yolunda sağlam adımlar atmasına çerçeve olacak anayasa taslaklarını kim hazırlayacak? Adalet ve yargı sistemimizin geri ve aksayan yönlerini dü zeltme önerilerini kim üretecek? Ülke iktisati konusunda bu kadar cehaletin egemen olmasını kimler önleyecek? ... İkinci Devrimi'nin Türkiye'yi sadece daha zengin değil, aynı za manda daha uygar ve mutlu yarınlara götürmesini istiyorsak, eğitim kurumla rımızın ama özellikle de derin üniversitelerimizin gelişmesine önem vermeli yiz. 21. yüzyılın bilgi ve iletişim çağında uygarlık üniversitelerinin klasik kalıp lar içinde kalması gerekmez. Fakat gerçek, derin üniversite kavramının 21. yüzyılın koşul ve gereklerine nasıl uyum sağlayacağına, çağın üniversiteleri nin nasıl geliştirileceğine de cahil politikacılar, çıkarcı siyaset koalisyonları, mi yop piyasa değil, yine akılcı, eleştirici, özgür ve araştırıcı düşünürler yol ver melidir. Bu bir kısırdöngü gibi görünüyorsa da bu zincirin zamanla kırılıp aşıl masından başka çare var mı? (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- “Gerilik kitap basılmasını önlemiş, kitapsızlık geriliği sürdürmüştür.” (Ulusların Zenginliği ve Uygarlığı: Eğitim Boyutu)
- Gerçekten, Osmanlı elit sınıfı ticaret ve sanayi mesleklerini küçük görmüş, askeri, dinsel ve kamu hizmeti ile ilgili mesleklerde çalışmayı yeğlemiştir. Ülkede ticaret ve sanayi devriminin oluşmamasında herhalde bu tutumun rolü büyüktür. Müslüman Osmanlı elitinin değer ölçülerinde güç ekseni her zaman varlık eksenine üstün tutulmuştur. Başka bir deyişle, Avrupa'da görülen varlık yoluyla siyasal güç kazanma yerine siyasal güç yoluyla varlık edinme yaklaşımı egemen olmuştur. Bu yaklaşımın kalıntıları Türkiye Cumhuriyeti döneminde de sürmüş, kapıkulu ve ulemanın yerini yeni elit sınıflar almıştır. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Olumsuz gelişmeler ve halktan gelen şikâyetler karşısında hükümet şaşırmış durumdaydı. Dış şokun doğurduğu zincirleme etkilenmeler, hele Türk lirasının 1928 ile 1929 arasında yüzde 10 değer yitirmesi ve ithal mallarındaki benzer artış büyük kaygı yaratıyor ama bunun nedeni yetkililerce kavranamıyordu. Bu şaşkınlık ve Türk iktisat tarihi içinde, ya fiyat artışlarının kalkınmanın doğal sonucu olduğu ileri sürülüyor ya da ticaret kesiminde suçlu arama yolu seçiliyordu. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Anadolu hepimize hinç, kuşku ve güvensizlikle bakıyor. Yüz binlerce ço cuğunu memesinden sökerek alıp götürdüğümüz bu anaya, şimdi kendimizi ve pişmanlığımızı getiriyoruz. Istasyonda bir kadın durmuş gelene geçene, "Benim Ahmed'i gördünüz mü?" diyor Hangi Ahmed'i? Yüz bin Ahmedin hangisini? Yirtik basmasının altından kolunu çıkararak, trenin gideceği yolun, Istanbul yolunun aksini gösteriyor, "Bu tarafa gitmişti," diyor. O tarafa, Aden'e mi, Medine'ye mi, Kanal'a mi, Sarıkamış'a mi, Bağdat'a mı, kum mu, su mu, skorpit yarası mı, tifüs biti mi yedi? Eğer hepsinden kur tulmuşsa, Ahmed'ini görsen, ona da soracaksin: "Ahmed'imi gördün mü? Hayır... Hiçbirimiz Ahmed'ini görmedik. Fakat Ahmed'in her şeyi gördü. Al lah'in Muhammet'e bile anlatamadığı cehennemi gördü. Ahmed'ini buz Ahmed'i ne için harcadığımızı bir söyleyebilsek, onunla ne kazandığı mızı bu anaya anlatabilsek, onu övündürecek bir haber verebilsek. Fakat biz Ahmed'i kumarda kaybettik! Falih Rifki Atay³ (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- “Süveyş kanalının açılışından Birinci Dünya Savaşı’na kadar, kanal yoluyla Yemen’e 2,7 milyon asker gönderilmiş, buna karşılık yalnız 300 bini geri dönmüştü. “ Tevekkeli, milyonlarca şehide yazılmış ağıt, “Bura Yemen’dir, giden gelmiyor, acep nedendir?” diye soruyordu. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Bana öyle geliyor ki, bu kitapta değindiğim hızlı enflasyon, sorumsuz borçlanma, başıboş bankacılık, bozuk gelir dağılımı, devletin alet olduğu rant ekonomisi, kamu malları yağmacılığı, hatta bozulan çevre ve şehir yaşamı gibi artan rahatsızlıkların temelinde, toplum yaşam kurallarının iyi bir temele dayanmaması yatmaktadır. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Özal döneminin olumsuz gelişmeleri, 1980'li yılların ortalarına doğru, özellikle iki alanda ortaya çıktı. Bunlardan biri, Özal'ın da, kendisinden önceki ve sonraki liderler gibi, açık bütçe hastalığından kendisini kurtaramaması idi. İkinci olumsuz gelişme ise hükümetin yasaları ve yargıyı ciddiye almaması, ekonominin zaten zayıf olan mali kurumlarını daha da yozlaştırması ve mali yönetimi keyfileştirmesi oldu. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Türkiye bugün vardığı ivmede artık toplumsal kurumları ve siyasaları üzerinde klişelerden uzaklaşarak ciddi biçimde düşünmek zorundadır. Yoksa "hür girişim kutsaldır " ya da "demokrasilerde çare tükenmez" gibi sloganlarla daha iyi bir topluma gideceğimizi beklemek boşunadır. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
- Sağlıklı bir bütçe sisteminde teşvik adı altında ödenen paralar gibi, verilen vergi bağışıklıklarının ve kredi sübvansiyonlarının hazineye maliyetinin de bütçe içinde karara bağlanması, denetlenmesi ve gösterilmesi gerekirken bu yapılmamış, sanki tanınan bağışıklıkların maliyeti yokmuş gibi bir hava yaratılmıştır. (Cumhuriyet'in İktisat Tarihi)
Yorumlar
0 yorum