Yazar, Öğretim Görevlisi Philippe Beneton edebi kişiliği, hayat hikayesi ve eserleri merak ediliyor. Kitap severler arama motorlarında Philippe Beneton hakkında bilgi edinmeye çalışıyor. Philippe Beneton hayatını, kitaplarını, sözlerini ve alıntılarını sizler için hazırladık. İşte Philippe Beneton hayatı, eserleri, sözleri ve alıntıları...

Doğum Tarihi: 1946

Doğum Yeri:

Philippe Beneton kimdir?

1946'da doğdu. Rennes Üniversitesi'nde hukuk ve siyaset bilimi profesörü. Muhafazakârlık ve liberal demokrasi üzerine yazdığı kitapları: Le Fleau du bien. Essai sur les politiques ve sociales accidentales, 1960-1980 (libertes); Introduction a la politique moderne. Demokratie liberale et totalitalisme (Hachette); De l'egalite par defaut. Essai sur l'enfermement moderne (Criterion); L'Utopie expliquee par Thomas More (Marcona); Les fers de l'opinion (PUF).

--reklam--

Philippe Beneton Kitapları - Eserleri

  • Muhafazakârlık
  • Toplumsal Sınıflar

--reklam--

Philippe Beneton Alıntıları - Sözleri

  • Modern toplum (Batılı anlamda) iki devrimden doğmuştur: Demokratik devrim, teknik devrim ya da sanayi devrimi. Marx birincisini düşsel görürken Tocqueville bunda modern toplum gerçeğini görüyordu; Tocqueville ikincisine hiç değinmezken Marx bunu yanlış yorumluyordu. (Toplumsal Sınıflar)
  • Muhafazakarlar, Fransız Devrimi'ni bir bütün olarak mahkum ederler. Bu genel mahkum ediş, 1790'dan itibaren Edmund Burke tarafından ünlü Reflections on the Revolution in France'da (Fransa'daki Devrim Hakkında Düşünceler) ortaya konmuş ve takipçileri tarafından yeniden ele alınıp onaylanmıştır (Muhafazakârlık)
  • İdeoloji gerçeğin içinde yenildi, ama lafta kazandı... (Toplumsal Sınıflar)
  • Ostrogorski'nin "yeni bağımlılık" adını verdiği ilişkilerde yeni bir hiyerarşi yaratıyordu; bu anlayışa göre, insan-insana ilişkilerin yerini uzak, soğuk ve kişiliksiz ilişkiler alıyordu. (Toplumsal Sınıflar)
  • Marx'a göre sınıf, kendi bilincine ancak, uzlaşmaz sınıfla olan karşıtlığının bilincine vararak gerçekten varır. sınıf bilinci sınıflar mücadelesinden geçer. (Toplumsal Sınıflar)
  • 'Kapitalist toplum, her zaman kaçınılmaz bir sınıflar uzlaşmazlığının alanıdır ve tarihin yasaları tarafından kendi kendini yıkmaya mahkum edilmiştir...' (Toplumsal Sınıflar)
  • Muhafazakar doktrin, Avrupa uluslarının geleneksel siyasal ve toplumsal düzenini savunmak için oluşmuştur, temelde anti-moderndir. (Muhafazakârlık)
  • Burke, Reflections'larda tarihi miras ve doğal tabiyet zinciri hiyerarşik fikri adına, geleneksel toplumsal düzeni savunuyor. Oysa birkaç yıl sonra, Thoughts and Details on Scarcity'de, yoksullar hakkındaki İngiliz yasalarını kınamak için ekonomik liberalizmin ilkelerinden esinlenir. Dostu olduğu, kendisini müridi olarak gördüğü Adam Smith'ten alınan terimlerle, piyasanın, özel çıkarları genel çıkarlar yönünde birleştiren iktisadi faaliyetlerin kendiliğinden düzenini sağladığını açıklar. Adam Smith'den de ileri giderek Devlet'in piyasa düzenine her türlü müdahalesini, dolayısıyla yoksullara her türlü kamu yardımını mahkum eder. Yardım yalnızca, ekonomik yasalara ters düşmeyen ve hükümetin gayri-meşru bir müdahalesini içermeyen, "bütün Hıristiyanlar için bir ödev olan" kişisel merhametten doğalıdır. Piyasa lehine yapılan bu savunmanın, gelenek ve geleneksel düzen için yapılan önceki savunma ile ortak bir yanı vardır: Her iki durumda, insan aklının yaratıcı rolü aşın derecede sınırlandırılmıştır. Ancak Burke'ün eserine aykın düştüğü ortadadır. Piyasanın bireyci sistemi ile tarihi hakları, yerleşik kurumları, zamanın ve tecrübenin meyveleri olan töreleri ve davranış biçimlerini birbirleri ile nasıl uzlaştırmalı? (Muhafazakârlık)
  • Montesquieu tarafından öne sürülen iktidarın bölünmesi yanlış bir yorumdur, çünkü iktidarın özgül işlevi düzenlemektir. Tehlikeli bir yanlış yorumdur, çünkü olsa olsa toplumsal birliği ve barışı ancak tehlikeye atabilir. (Muhafazakârlık)
  • Üstün öğelerin alt sınıflarda ve değersiz öğelerin ise üst sınıflarda toplanması dengeyi bozan önemli bir nedendir. Devrimlere yol açan da budur: İkinciler güç kullanmayı istemezken, birinciler buna hazırdır. Marx'a göre oyun kurbanlar ile onları ezenler arasında oynanır ve iyi bir sonla bitmeyebilir. Pareto'ya göre ise oyun her zaman aslanlar ile tilkiler arasında oynanır, oysa koyun kitlesi oyunun kurallarından bile habersizdir. (Toplumsal Sınıflar)
  • Dolayısıyla muhafazakar doktrin, karşı-devrimci doğdu. (Muhafazakârlık)
  • Ünlü yapıtı The Managerial Revolution'da (1949) J. Burnham, tüm sanayi toplumlarını sürükleyen bir süreci aydınlatır: Yeni bir seçkinler grubunun (menecerler) ortaya çıkıp yerleşmesi ve üstünlüğü. Mülkiyet, diye açıklar, iktidar bakımından tüm anlamını yitirir. Kapitalist toplumlarda, kişi işletmeleri yerini gitgide, erkin mülkiyetle hiçbir ilişkisinin olmadığı büyük şirketler topluluklarına bırakıyor: Binlerce hisse sahibi, biçimsel olarak ortağı oldukları bu kuruluşlarda hiçbir rol oynamazlar, yönetim müdürler grubunun ya da menecerlerin elindedir. (Toplumsal Sınıflar)
  • Burke'ünkü karma bir çözümü ve parlamenter monarşiye bağlılığı haklı gösterir. Maistre ve Bonald'ınki ise saf bir çözümü, mutlak monarşinin restorasyonunu haklı bulur. (Muhafazakârlık)
  • İngiliz muhafazakarlığı, Burke'ün formülünü lato sensu (geniş anlamda) yorumlayarak, sık sık reformcu olacaktır: Buna göre her türlü değişim olanaklarından yoksun olan bir Devlet, kendisini koruma olanaklarından da yoksun kalacaktır. (Muhafazakârlık)
  • Bonald da, demokrasiyi otoriteyi sağlamaya uygun olmayan, despotizme yol açmaya elverişli bir rejim olarak görür. Demokrasi otorite ile bağdaşmaz, çünkü otorite aşağıdan gelemez. Demokrasi eşitliği içerir, oysa eşitlik yönetme hakkını dışlar. (Muhafazakârlık)
  • Siyaset apriori bir bilim değildir, pratik bilimdir, tarihin bilgeliği ile temkinliliğin erdemine dayanması gereken deneysel bir bilimdir. Fransız devrimcileri gibi, soyut aklın kurucu öge olabileceğine inanmak; aklın olanaklarını aşmak ve insani şeylerin karmaşıklığına aldırmamaktır. (Muhafazakârlık)
  • Fakat Burke'ün gözünde demokrasi aşağı bir sistem ya da yozlaşmış bir rejimdi. Demokratik metafizik kraliyet anayasasını bir aritmetik problem olarak ele alır, niteliğe verilmesi gereken değeri sayılara verir. Büyük sayının iradesi ile büyük sayının çıkarları ender olarak aynı şeydir. (Muhafazakârlık)
  • O zamanın özgür düşünürü, günümüz sofusundan daha Hıristiyandır, çünkü günümüz sofusu mutlaka burjuvadır. Üstelik günümüzde herkes burjuvadır." (Toplumsal Sınıflar)
  • Üstün öğelerin alt sınıflarda ve değersiz öğelerin ise üst sınıflarda toplanması dengeyi bozan önemli bir nedendir... (Toplumsal Sınıflar)
  • ... günümüz sofusu mutlaka burjuvadır. Üstelik günümüzde herkes burjuvadır... (Toplumsal Sınıflar)