Doğum Tarihi: 1981
Doğum Yeri: Yozgat
Sevda Akyüz kimdir?
01/02/1981 yılında Yozgat’ın Yerköy İlçesinde doğdum. El bebek gül bebek pamuklara sardılar beni diyecem de yok öyle bişey… tamam ayrıntı bilmiyorum, daha 3 aylık ken Yozgat çocuk yuvasına bırakılmışım.
Güzel bir çocukluğum oldu. Dolu dop dolu dostum kardeşim arkadaşımla beraber büyüdüm yuvada. 11 yaşına geldim artık kocamaaaan olmuştum. Niğde Kız yetiştirme Yurduna gönderildim, canım dostlarımdan ilk ayrılışım olmasına rağmen bir doluda bu yurtta dost edindim. Aynı kader aynı yaş yıllarca vakit ne yapacaktık…18 yaşında yurttan çıktım.
Devletin çocuğu olmamdan dolayı torpil yaptılar, beni sınavlara çağırdılar ilk ikisinde mülakatta elendim… çok saftım yüzümü bile kaldıramıyordum ki ne yapcaklardı yazık…sonra Emekli sandığında işe başladım. 14 yıl bu kurumda çalıştıktan sonra şuan Enerji Bakanlığına bağlı bir şirketteyim…
Bu arada evlendim eşimle beraber iki kızımızı yetiştirmeye çalışıyoruz…
Resim çizmeyi çok severim özellikle kızlarım için… İşletme mezunuyum, bilgisayarı seviyordum, bilgisayar programcılığını ve bilgisayarla ilgili teknik konuları bıraktım, artık sosyal konularla ilgileniyorum. Yetiştirme yurtlarında büyümek, yetişmek, bununla mücadele etmek, öneri, görüş, destek, eleştiri yazılarım var ama bunun yanında bütün sosyal yaşamı oluşturan insan doğa ve bütün canlıları anlattığım yazılarım var…Toplum bilimci değil toplum görümcüyüm:))
Sosyoloji okumaya karar verdim, son ki yıldır bu konu acayip ilgimi çekti bilmek istedim nedenleri niçinleri nasıl düşünmem gerektiğini…
Hep hayalperestim ama hayallerime yenilerini ekledim YAZAR olmaya karar verdim…Yazar derken profesyonel değil yaşadıklarımı yazıyorum gerçek bir yazar olamayacağım sanırım:))
Yazardan ziyade YAŞAR diyelim bana…
Şimdi ben biraz şeyler yaşayacağım belki 01/02/1981 yılında Yozgat’ın Yerköy İlçesinde doğdum. El bebek gül bebek pamuklara sardılar beni diyecem de yok öyle bişey… tamam ayrıntı bilmiyorum, daha 3 aylık ken Yozgat çocuk yuvasına bırakılmışım.
Güzel bir çocukluğum oldu. Dolu dop dolu dostum kardeşim arkadaşımla beraber büyüdüm yuvada. 11 yaşına geldim artık kocamaaaan olmuştum. Niğde Kız yetiştirme Yurduna gönderildim, canım dostlarımdan ilk ayrılışım olmasına rağmen bir doluda bu yurtta dost edindim. Aynı kader aynı yaş yıllarca vakit ne yapacaktık…18 yaşında yurttan çıktım.
Devletin çocuğu olmamdan dolayı torpil yaptılar, beni sınavlara çağırdılar ilk ikisinde mülakatta elendim… çok saftım yüzümü bile kaldıramıyordum ki ne yapcaklardı yazık…sonra Emekli sandığında işe başladım. 14 yıl bu kurumda çalıştıktan sonra şuan Enerji Bakanlığına bağlı bir şirketteyim…
Bu arada evlendim eşimle beraber iki kızımızı yetiştirmeye çalışıyoruz…
Resim çizmeyi çok severim özellikle kızlarım için… İşletme mezunuyum, bilgisayarı seviyordum, bilgisayar programcılığını ve bilgisayarla ilgili teknik konuları bıraktım, artık sosyal konularla ilgileniyorum. Yetiştirme yurtlarında büyümek, yetişmek, bununla mücadele etmek, öneri, görüş, destek, eleştiri yazılarım var ama bunun yanında bütün sosyal yaşamı oluşturan insan doğa ve bütün canlıları anlattığım yazılarım var…Toplum bilimci değil toplum görümcüyüm:))
Sosyoloji okumaya karar verdim, son ki yıldır bu konu acayip ilgimi çekti bilmek istedim nedenleri niçinleri nasıl düşünmem gerektiğini…
Hep hayalperestim ama hayallerime yenilerini ekledim YAZAR olmaya karar verdim…Yazar derken profesyonel değil yaşadıklarımı yazıyorum gerçek bir yazar olamayacağım sanırım:))
Yazardan ziyade YAŞAR diyelim bana…
Şimdi ben biraz şeyler yaşayacağım belki klavyenin tuşlarına bastıracak olayları yazarım müsadenizle…
Sevgilerimleklavyenin tuşlarına bastıracak olayları yazarım müsadenizle…
Sevgilerimle
--reklam--
Sevda Akyüz Kitapları - Eserleri
- Devletin Kızı Lülü
--reklam--
Sevda Akyüz Alıntıları - Sözleri
- Sevilmeye hasret kırılgan, zar zor toparlanmış kalpleri, hissediyordu artık tek özlemin anne ve baba özlemi olmadığını… (Devletin Kızı Lülü)
- "Bizleri kızları gibi, evlatları gibi gören eğitimciler ya da sosyal hizmet uzmanları değildi. Onlar garipti, sürekli onlar haklı idiler. En çok onlar yoruluyorlardı, hep bizler yanlıştık ve hiç düzelmezdik. Bizler için asla uğraşmaya gerek yoktu, hepimiz kayıptık." (Devletin Kızı Lülü)
- Gerçek hayat hikayelerinde başında tahmin edemezsin sonunu. Öyle anlar yaşanmıştır ki düşünülmeden, öyle kararlar alınmıştır ki, kaç kişinin hayatını altüst edecek bilinmeden. Bundan sonra yapılacak hiçbir doğru, yanlışların yerini dolduramaz. (Devletin Kızı Lülü)
- Kırıl, darıl,küs ama ne olur gitme! Kimseyi kendine hasret bırakma. (Devletin Kızı Lülü)
- Kendimize acımadık, başkalarının bize acıdığı kadar… (Devletin Kızı Lülü)
- Kimse yattığı yerden mutluluk bekleyemez. Herkesi koşturmalıdır mutluluk. Mutluluk sürekli değil anlıktır ve unutmaman gereken de bu anlardır. İsterken kurulan milyonlarca sözcük, verirken bahaneye dönüşmemelidir. Her rolün kendi kuralları vardır ve herkes bu kuralları bilerek aile kurmalıdır. (Devletin Kızı Lülü)
- Hayatta amaç, hep mutlu olmayı dilemek olmamalı ve mutlu anları görebilmek de olmalı. Ve hep mutlu değilse de mutlu anıları unutmamalı insan… (Devletin Kızı Lülü)
- Özlem vardı bilinmeyene , terk edene , mecburen bırakmak zorunda kalana… Bir de mücadele vardı… Başına gelenlerin sorumlusu kendisiymiş gibi ‘karşısında’ olan herkesle.. (Devletin Kızı Lülü)
- Sevmek… Belki de; Kavuşan, bir çift yürek taşırken uzaktan el sallamaktı… Kalplerine girip dinleyip çıkmaktı bazen birbirimizin… Sevgimizi görüp, karşılıksız bu duygunun güzelliğinde sakinlik bulmaktı… (Devletin Kızı Lülü)
- Hayatta amaç, hep mutlu olmayı dilemek olmamali ve mutlu anları görebilmek de olmalı. Ve hep mutlu de ğilse de mutlu anıları unutmamalı insan... (Devletin Kızı Lülü)
Yorumlar
0 yorum