Özel gereksinimli çocukların gelişiminde bireysel eğitim programlarının yanı sıra aile desteği, sabır ve toplumsal farkındalık da önemli rol oynuyor. Çocukların gelişim düzeylerine uygun eğitim almalarının, kazandıkları becerileri günlük yaşamlarında uygulayabilmelerinin ve akran zorbalığından korunmalarının önemine dikkat çekiliyor.
muhabirine açıklamalarda bulunan Özel Eğitim Öğretmeni Ayşegül Taş, özel eğitimin çocukların bireysel farklılıklarına göre planlanması gerektiğini belirterek ailelerin bu süreçte üstlendiği sorumluluklara, çocukların gelişimlerinin nasıl takip edilmesi gerektiğine ve özel eğitimde oyunun önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özel eğitim sürecinde çocukların yalnızca akademik becerileri değil, iletişim, sosyal etkileşim, günlük yaşam ve öz bakım becerileri de destekleniyor. Her çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendirilen eğitim programlarıyla çocukların bağımsız yaşam becerilerini geliştirmeleri ve toplumsal hayata daha aktif katılmaları hedefleniyor.
Ayşegül Taş
"Her çocuğun gelişim düzeyi ve öğrenme hızı farklıdır"
Özel eğitimin çocukların bireysel ihtiyaçlarına göre şekillendirilmesi gerektiğini ifade eden Taş, "Özel eğitim, çocukların bireysel farklılıklarına göre onlara uygun bir eğitim planlama sürecidir. Her çocuk farklıdır. Özel gereksinimli çocukların ihtiyaçları ise çok daha farklı olabiliyor. Otizm, zihinsel yetersizlik, down sendromu ve farklı gelişim gösteren çocuklarımızın özel eğitime ihtiyacı vardır. Otizm spektrum bozukluğu olan, down sendromlu, öğrenme güçlüğü yaşayan, zihinsel yetersizliği bulunan, üstün yetenekli veya DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) tanısı olan çocuklar özel eğitimden faydalanabilir. Her çocuğun gelişim düzeyi ve öğrenme hızı farklıdır. Bu durum normal gelişim gösteren çocuklar için de geçerlidir. Ancak özel gereksinimli çocuklarda konu çok daha farklı bir boyuta ulaşmaktadır. Bu nedenle çocukların gelişim düzeylerine ve hızlarına uygun bireysel eğitim programları hazırlanmalıdır." dedi.
"Çocuğun gelişimindeki farklılıkları ilk aileler fark edebilir"
Çocukların özel eğitime ihtiyaç duyup duymadığının belirlenmesinde ailelerin gözlemlerinin önemli olduğunu vurgulayan Taş, gelişim basamaklarının yaşa uygun şekilde takip edilmesi gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
"Bir çocuğun özel eğitime ihtiyacı olup olmadığını ilk fark edecek kişiler ailelerdir. Çocukların yaşlarına ve gelişim basamaklarına uygun becerileri kazanıp kazanmadıkları düzenli olarak takip edilmelidir. Örneğin 7 yaşındaki bir çocuğun kalem tutabilmesi, 3-4 yaşındaki bir çocuğun taklit becerilerinin akranlarıyla aynı düzeyde olup olmadığı gözlemlenmelidir. Çocuğun gelişiminde akranlarına göre bir farklılık olup olmadığını öncelikle aileler fark edebilir."
Taş, "Ailelerin farkındalığıyla başlayan bu süreçte biz çocukları yalnızca 40 dakika görebiliyoruz. Bu süre içerisinde çocuklara kazandırdığımız becerileri kendi yaşamlarında da uygulayabilmeleri gerekiyor. Ailelerin, çocukları etiketlenmenin olumsuz etkilerinden ve akran zorbalığından korumaları da büyük önem taşıyor. Çocuklara yaşlarına uygun beceriler kazandırmak için gerekli desteği sunuyoruz. Ancak ailelerin de bu becerileri çocuğun günlük yaşamına aktarması gerekiyor. En önemli nokta burada ortaya çıkıyor. Özel eğitimde çocuğun ilerlemesi, kendi yaşına ve gelişim düzeyine uygun becerileri yapıp yapamadığına bakılarak değerlendirilir. Gözlemlenebilir ölçütler belirlenir ve basamaklandırılmış eğitim programlarıyla çocuğun gelişimi takip edilir." ifadelerini kullandı.
"Öncelikle ailelerin bilgilendirilmesi gerekiyor"
Özel eğitim sürecinde karşılaşılan en önemli sorunlardan birinin ailelerin yeterli bilgiye sahip olmaması olduğunu dile getiren Taş, "Özel eğitimde karşılaştığımız en büyük sorunlardan biri, ailelerin yeterince bilgi sahibi olmamasıdır. Özel eğitimin ne olduğu, çocukların ihtiyaçlarının neler olduğu konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle öncelikle ailelerin bilgilendirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Ailelerin bu süreci sabırla takip etmeleri, öğretmenlerle uyum içerisinde hareket etmeleri ve her eğitim seansında çocuklarına kazandırılan beceriler hakkında bilgi almaları önemlidir. Çocukların en büyük öğretmenleri ve destekçileri aileleridir. Biz çocuklara neyi, nasıl yapmaları gerektiğini gösteriyoruz. Ancak çocukları yalnızca belirli bir süre görebiliyoruz. Aileler ise çocukların hayatlarının her anında yanlarında oluyor. Bu nedenle ailelerin özel eğitim konusunda yeterli bilgiye sahip olması büyük önem taşıyor. Özel eğitimde oyunun önemli olmasının nedeni, oyunun doğal bir öğretim yöntemi olmasıdır. Çocuklara beceriler doğal bir akış içerisinde kazandırılır. Bu nedenle oyun yoluyla eğitim, masa başında yapılan çalışmalardan daha önemlidir." dedi.
"Aileler şok, inkâr ve kabullenme aşamalarından geçiyor"
Çocuklarının özel gereksinimli olduğunu öğrenen ailelerin belirli aşamalardan geçtiğini belirten Taş, bu süreçte ailelerin yaşadıkları duygusal değişimleri ve kabullenmenin önemini anlatarak şöyle konuştu:
"Ailelerin çocuklarının özel gereksinimli olduğunu öğrendiklerinde geçirdikleri bazı aşamalar vardır. İlk aşama şok aşamasıdır. Aile, çocuğunun özel gereksinimi olduğunu öğrendiğinde üzülür ve durumu kabullenmekte zorlanır. İkinci aşama inkâr aşamasıdır. Bu süreçte aile, çocuğunun böyle bir durumu olmadığını veya özel eğitime ihtiyaç duymadığını düşünebilir. Son aşama ise kabullenmedir. Aile artık çocuğunun durumunu kabul ederek ona nasıl destek olabileceğini ve hangi adımları atması gerektiğini düşünmeye başlar.
Çocuğunun gelişiminin akranlarından farklı olduğunu fark eden aileler, çocuklarını psikoloğa, pedagoga veya Rehberlik ve Araştırma Merkezine (RAM) götürebilir. Bu süreçte RAM, psikolog ve hastane değerlendirmeleri devreye girer. Çocuğa tanı konulmasının ardından ihtiyacına uygun özel eğitim, destek eğitim veya kaynaştırma eğitimi gibi farklı eğitim imkânları sunulur."
"Akran zorbalığına ve etiketlemeye karşı toplumsal duyarlılık çağrısı"
Özel gereksinimli çocukların toplumda dışlanmaması ve bireysel farklılıklarına saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayan Taş, "Burada önemli olan, çocukların bireysel farklılıklarına uygun bir yaşam sürmelerine fırsat vermektir. Çocuklara farklı bir gözle bakılmamalı ve onlar toplum içerisinde dışlanmamalıdır. Eğitim açısından tanı ve değerlendirmelerin önemi olsa da bunun olumsuz bir etiketlemeye dönüşmemesi gerekiyor. Özellikle akranlar arasında yaşanabilecek zorbalıklar, çocuğun aldığı tanının kendisi için daha zor bir sürece dönüşmesine neden olabilir. Bu nedenle toplumun özel eğitime ihtiyaç duyan çocuklara karşı daha hassas davranması ve bu konuda bilinçlenmesi gerektiğini düşünüyorum." diye konuştu.
Ailelerin özel eğitim hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerektiğini ifade eden Taş, "Ailelerin özel eğitim hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekiyor. Çünkü özel gereksinimli bir çocuğa sahip olmak, uzun ve sabır gerektiren bir süreci beraberinde getiriyor. Ailelerin yaptığı en büyük hatalardan biri de hemen sonuç beklemektir. Normal gelişim gösteren çocuklarda bile bazen kısa sürede sonuç alamazken özel gereksinimli çocuklarda gelişim süreci daha uzun olabiliyor. Bu nedenle ailelerin sabırlı olması gerekiyor. Çocukların kendi potansiyellerine ulaşabilmeleri ve gelişimlerini en iyi şekilde sürdürebilmeleri için özel eğitimin gerekli olduğunu düşünüyorum." dedi.
Yorumlar
0 yorum