Doğum Tarihi:
Doğum Yeri:
Süleyman Dönmez kimdir?
--reklam--
Süleyman Dönmez Kitapları - Eserleri
- Aziz Thomas'ta Felsefe - Teoloji İlişkisi
- Emanet Ahlakı
- Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar
- Aklın Birlikten Çokluğa Yolculuğu
- Keşfedilmeyi Bekleyen Medeniyet
--reklam--
Süleyman Dönmez Alıntıları - Sözleri
- Beşer, zeki bireydir. Ama insan, akıllı kişidir. (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- " Sözün büyüsüne kapılan âşık, celladı maşukun peşinde güzel günlerin hayaliyle eceline koşarken aslında başına ne geleceğini bilmemektedir. Sözün büyüsünden kurtulmayı becererek aşkının sanal bir tutku olduğunu idrak edebilirse, gerçek olanı bütün çıplaklığı ile görmeye başlayacaktır. " (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- "Bugün dünü ihmal ederek yaşanamaz. Dünü anlamayan bugün ise,yarını inşa edemez. İnşa, bir ihya hareketidir. İhya, hayat vermektir. Hayat vermek ise ,dünde olana özlemli bir yaklaşımla duyulan hayranlığın bizde oluşturduğu romantikliğin ötesinde şimdiyle alakalı bir harekettir. Şimdi, dünü doğru okuyan bir bilinç üzerinden yarına geçebilmenin imkanıdır. İmkanın heder edilmemesi ,zihnin açıklığına ve duruluğuna bağlıdır. " (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- "Her nazar bir manzara sunar. Manzara ise nokta-i nazarla manaya bürünür. " (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- Hakların çokluğundan izafi durumlar hasıl olacaktır Haller idrakte aşılmaz sıkıntılar doğurmaz çünkü hakkın öteki yüzü olan hakikat tek ve evrenseldir bunun anlamı şudur: hakikat, zaman ve mekan ile kayıtlanamaz ama hak zamanın ve mekanın kaydı altındadır. (Emanet Ahlakı)
- "Dişleri sökülmüş,yaşlı bir fahişeye dönüşmüşüm; lakin farkında değilim, azgın arzuları teskin ederek huzura ereceğimi sanmaya başlamışım . Kirlenerek temizleneceğime inanmışım. (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- Türk milletinin, son zamanlarda bu gerçeklik hızla değiştirilmek istense de gittiği her yerde hayırla yâd edilmesinde gerçek neden böylesi bir emanet ahlakıyla ahlaklanmış olmasından ileri gelir . (Emanet Ahlakı)
- Çünkü Thomas’ın, Hıristiyan teolojisinin felsefeden ayrı bağımsız bir bilim olarak yapılanıp gelişmesine yaptığı müspet katkı, bugün de hala önemini korumaktadır. (Aziz Thomas'ta Felsefe - Teoloji İlişkisi)
- " E.M. Cioran , "Burukluk" başlığı altında Türkçeye çevrilen kitabında Batıyı şöyle tanımlıyor; "Batı mı , yarını olmayan bir mümkün." Batı , niçin yarını olmayan bir mümkün? Sorunun cevabını yine Ciroan'ın okumalarında bulabiliriz. Batı, " bilgi, şerefsizlik ve uyuşuklukla dolup taşmıştır. " Dahası çiçekler ve feragat üzerine eğilen doğunun karşısına makinaları, çabayı ve melankoliyi çıkarmıştır. " (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- "Gittikçe hızlanan yaşama rağmen yetmeyen zamanın çocukları olduk . " (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- Vicdan,içimdeki bendir.Ancak içimdeki ben,dışımdaki bizden kopuk değildir. (Emanet Ahlakı)
- Ahlak, içte olan duyuşun dışta da görünmesidir. Mahremde olanın maşerileşmesidir. Ahlak içte başlar, dışta biter. Ölçü içimdir. Ama hüküm dışa göre verilir. Dış, ortaklıklar alanıdır. Dışın içle uyumlu olması beklenir. Aksi takdirde iç başka, dış başka olur. İkiyüzlülük doğar. İki yüzlülük ahlaki değildir. (Emanet Ahlakı)
- " Türk insanının bugün güven duygusu zayıflatılmıştır. Vatandaş devletine, devlet vatandaşına, amir memuruna , memur amirine güvenmemektedir. Güvensizlik korku ve endişe doğurmaktadır. Kişi , bir filozofun ifadesi ile " bastığı yeri kayıyor" sanıyor. Tutunacak bir dal sığınacak bir kapı bulamıyor. Güçsüz ise ömrü, garip saldırılara maruz yalpalayıp yuvarlanmakla gelip geçiyor. Kelli telli ise baskı ve zulümle güvende kalma yolunu deniyor . Güven duygusu zedelenmiş kişilerden oluşan bir toplumda kargaşa vardır. Huzur yoktur. Bunun sonu infialdir. Bu , tabii bir sonuçtur. Dış etmenler sadece bu süreci ya uzatırlar ya da hızlandırırlar... (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- Öncelikle kendimle karşılaşmalıyım kimim ben? Bir bulunuşun ve oluşun içindeyim. (Emanet Ahlakı)
- " Bizim maddi servetimiz yeraltında, manevi servetimiz kitap sayfalarında kalmıştır. Halimiz, milyonları bulunduran( Tâbi ki bugün milyonlarca doları demeliyiz (!)) bir definenin üzerine oturup , önüne çanak koyan , elleride havada, gözleri gökte , gelene geçene karşı : "Allah rızası için beş kuruş!" diye bağıran bir dilencinin hâlinden farklı değildir. Doğu'nun gizli hazinelerinde saklı bulunan değerli elmaslar,yakutlar zümrütler,inciler ( gerek kaçırılarak gerek gafletten gerekse hortumlanarak ) nasıl Batı'ya taşındı ise, irfan hazinesinde mevcut bulunan değerli marifet cevherleri de ( ilgisizlik ve bilgisizlikten ) öylece Batıya çekilmiş hâlâ da çekilmektedir... (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
- Aynada gördüğüm kendimdir.Eğer gördüğümle ben arasında uyuşmazlıklar çıkmaya başlamışsa sorun aynada değil bendedir (Emanet Ahlakı)
- "Kulluk Allah ile insan arasında kurulan dostane iletişimin kişideki tezahürüdür. Kulluk varlığı anlamlandırmadır. Kulluk teminattır Kulluk itaattir Kulluk güvendir. İnsan ve kul olarak yüzünü Allah'a dönmek gönüllü mü'minliktir... (Din-Siyaset-Felsefe Üzerine Sorgulamalar)
Yorumlar
0 yorum