İşgal rejiminde 27 Ekim'de gerçekleştirilen parlamento seçimlerinin ardından sandık sonuçları üzerindeki tartışmalar sürüyor.

Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi, işgal rejimi vatandaşı Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki bazı sandık sonuçlarının iptal edilmesi için hukuki girişimde bulunmaya hazırlanıyor.

Merkez Seçim Komitesi ise seçimlerde sistematik usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddiaları destekleyen herhangi bir dayanak bulunmadığını duyurdu.

Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan üst düzey Likud yetkilileri, Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı bölgelerdeki bazı sandıklara ilişkin Merkez Seçim Komitesine başvuracaklarını belirtti.

Likud yetkilileri, işgal rejimi vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilere yurt dışından seçimlere müdahale amacıyla para aktarıldığını iddia etti.

Partinin, şüpheli olarak değerlendirdiği sandıklarda seçimlerin yenilenmesi için hukuki süreç başlatmayı planladığı bildirildi.

İşgal rejiminde 27 Ekim'de düzenlenen seçimlerin kesinleşmemiş sonuçlarına göre Yusuf Cabbarin liderliğindeki Ortak Liste ile Mansur Abbas'ın liderliğini yaptığı Birleşik Arap Listesi (Raam), toplam 19 milletvekilliği elde etti.

Netanyahu'nun liderliğindeki iktidar bloku 53 sandalye kazanırken Gadi Eisenkot'un başını çektiği muhalefet bloku 48 sandalyede kaldı.

Bu tabloya göre iki blok da tek başına hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamadı.

Filistinli seçmenleri temsil eden partilerin elde ettiği sandalye sayısı, yeni hükümetin kurulmasına yönelik görüşmelerde belirleyici bir konuma geldi.

Likud Partisinin sandıklarda usulsüzlük yapıldığı yönündeki iddialarının ardından Merkez Seçim Komitesi, seçimlerin Arap partileri tarafından manipüle edildiği iddialarını destekleyen herhangi bir bulgu bulunmadığını bildirdi.

Açıklamada, "Bilgimiz dahilinde, seçim güvenliğinin sistemli bir şekilde ihlal edildiği iddialarının hiçbir dayanağı yoktur." denildi.

Birleşik Arap Listesi lideri Mansur Abbas, partisine yurt dışından seçimlere müdahale amacıyla para gönderildiği yönündeki iddialara yanıt verdi.

Abbas, partisinin herhangi bir seçim usulsüzlüğüyle bağlantısının bulunmadığını belirterek, "Raam'ın söz konusu meseleyle de benzer başka hiçbir konuyla da uzaktan yakından bir ilgisi yoktur." ifadelerini kullandı.

Likud Partisi, Filistinlilerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki çok sayıda sandıkta oyların çalındığını ileri sürerek polise, İç Güvenlik Teşkilatı Şin Bet'e ve Merkez Seçim Komitesine yüzlerce ifade ve delil sunduğunu savundu.

Ancak polis, 28 Ekim'de yaptığı yazılı açıklamada Arap partilerinin seçimleri çaldığı iddiasını destekleyen herhangi bir istihbarat verisinin bulunmadığını duyurdu.

Merkez Seçim Komitesi Başkanı Noam Solberg'in ise Şin Bet Direktörü David Zini'den iddiaların araştırılmasını istediği aktarıldı.

Sözde Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Şin Bet'ten Ortak Liste ve Raam Partisi liderlerinin gözaltına alınmasını istedi.

Ben-Gvir'in çağrısı, Likud'un Filistinli seçmenlerin yoğun yaşadığı bölgelerdeki sandık sonuçlarının iptali için başvurmaya hazırlandığı dönemde gündeme geldi.

Kesinleşmemiş seçim sonuçlarında Netanyahu bloku 53, Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloku ise 48 milletvekilliğinde kaldı.

Filistinli seçmenleri temsil eden iki partinin toplam 19 sandalye elde etmesi, parlamentodaki güç dengesi açısından önem taşıyor.