Çin Sahil Güvenlik Komutanlığı, Tayvan'ın doğusundaki sularda bir grup gemiyle rutin kanun uygulama devriyesi gerçekleştirildiğini duyurdu.

Komutanlıktan yapılan açıklamada, Çin Sahil Güvenlik birimlerinin ülkenin yetki alanındaki sularda kolluk faaliyetlerini yoğunlaştırmaya devam edeceği belirtilerek "Ülkenin toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını kararlılıkla koruyacağız." ifadesi kullanıldı.

Öte yandan Çin'e ait bir sahil güvenlik gemisinin, Güney Çin Denizi'nde Tayvan yönetiminin kontrolündeki Pratas Adaları yakınlarında seyretmesi, Taipei yönetiminin yeni suçlamalarına konu oldu.

Tayvan Sahil Güvenliği, cumartesi sabahı erken saatlerde Çin gemisinin ada yakınlarındaki kısıtlı sulara girdiğini öne sürerek, Tayvan'a ait bir sahil güvenlik gemisinin Çin gemisinden bölgeden ayrılmasını istediğini bildirdi.

İki geminin karşı karşıya geldiği sırada aralarındaki mesafenin yaklaşık 1 deniz miline (1,9 kilometre) kadar düştüğü aktarıldı.

Pekin yönetimi ise devriye faaliyetlerinin Çin'in egemenlik ve yetki alanındaki sularda gerçekleştirildiğini savunuyor.

Tayvan Sahil Güvenliği, bu yıl Pratas Adaları yakınlarında Çin gemilerinin karıştığı 13'üncü olayın yaşandığını ve toplam 16 geminin bölgedeki faaliyetlerinin kayda geçirildiğini ileri sürdü.

Tayvan yönetimi, Çin'in deniz güvenliği faaliyetlerini "taciz" olarak nitelendirirken, Pekin yönetimi bu faaliyetleri ülkenin egemenlik haklarının ve denizlerdeki meşru çıkarlarının korunması kapsamında değerlendiriyor.

Çin, demokratik yönetim altındaki Tayvan'ı kendi topraklarının ayrılmaz bir parçası olarak görüyor. Pekin yönetimi, Tayvan'ın ana karadan ayrılmasına yönelik girişimlere karşı çıkarken, ulusal egemenliğin ve toprak bütünlüğünün korunmasını temel öncelikleri arasında tutuyor.

Haziran ayında Fransa, Almanya ve İngiltere, Tayvan'ın doğusundaki Çin faaliyetlerine ilişkin ortak açıklama yayımlayarak endişelerini dile getirmişti. Söz konusu açıklama, Pekin'in bölgedeki faaliyetlerine yönelik Batılı ülkelerin diplomatik baskısının bir örneği olarak değerlendirilmişti.