Aylık enflasyonun yüzde 2,58, yıllık enflasyonun ise yüzde 29,77 olarak duyurulmasını değerlendiren Mardin Artuklu Üniversitesi İktisat Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mehmet Sadık Aydın, enflasyonun beklentilerin bir miktar üzerinde gerçekleştiğini belirtti.
muhabirine konuşan Aydın, ekim ayı enflasyon rakamlarının mevsimsel etkiler dikkate alındığında geçmiş yıllardaki oranlara yakın olduğunu ancak bu yıl beklenti anketlerinde daha düşük rakamların öngörüldüğünü ifade etti.
Aydın, “Her yıl ekim ayında, mevsimsel etkileri de göz önünde bulundurduğumuzda, enflasyon rakamları bu seviyelere yakın gerçekleşiyordu. Ancak bu yıl özellikle beklenti anketlerinde daha düşük oranlar öngörülüyordu. Örneğin, Bloomberg HT tarafından gerçekleştirilen son beklenti anketinde enflasyon yüzde 2,44 olarak tahmin edilmişti. Açıklanan rakamlar, beklentilerin bir miktar üzerinde gerçekleştiğini gösteriyor. Ancak mevsimsel etkileri dikkate aldığımızda, geçen yıllarda da buna yakın oranlarla karşılaştığımızı söyleyebiliriz.” dedi.
“Hesaplanan enflasyon ile hissedilen enflasyon arasında fark var”
Enflasyondaki düşüşe veya yükselişe rağmen vatandaşların günlük yaşamlarında bu değişimi neden yeterince hissedemediğine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Aydın, “Bu konuya hangi açıdan baktığımız önemli. Burada hesaplanan enflasyon ile hissedilen enflasyon arasında bir fark bulunuyor. İnsanlar günlük yaşamlarında karşılaştıkları fiyat artışlarını doğrudan hissettikleri için enflasyonu açıklanan rakamlardan daha yüksek algılayabiliyor. Enflasyonun nasıl hesaplandığı da bu noktada önem taşıyor. Çünkü enflasyon sepetinde yer alan ürünlerin ağırlıkları birbirinden farklı. Dolayısıyla değerlendirme yaparken enflasyon sepetinin içeriğine ve ürünlerin ağırlıklarına da bakmamız gerekiyor. Bugün açıklanan rakamların uzun vadeli etkilerine baktığımızda ise ocak ayından itibaren yeniden değerleme oranlarının devreye gireceğini görüyoruz. Bu oranlar doğrultusunda devletin sunduğu bazı hizmetlerin fiyatlarında yaklaşık yüzde 28 civarında artış yaşanabilecek ve vergiler güncellenecek.” ifadelerini kullandı.
Yeniden değerleme oranlarının vatandaşın günlük yaşamına doğrudan yansıyabileceğini belirten Aydın, “Örneğin bugün 10 bin lira olan bir pasaport ücretinin 12 bin 500 ila 13 bin lira seviyelerine çıkması söz konusu olabilir. Bu artışlar doğrudan vatandaşın cebine yansıyacak. Üstelik bu durumu yalnızca pasaport çıkaran kişi üzerinden değerlendirmemek gerekiyor. Pasaport işlemi yapan bir işletme sahibi, artan maliyetlerini sunduğu hizmetlere veya ürünlere yansıtabilir. Örneğin bir fırın sahibi, maliyet artışlarını ekmek fiyatlarına yansıtabilir. Böylece bu artışların etkisi düşük gelirli vatandaşlara kadar ulaşabilir.” şeklinde konuştu.
“Tasarrufu yalnızca vatandaştan beklememeliyiz”
Aydın, enflasyonun kalıcı şekilde düşürülmesi için atılması gereken adımlara da değinerek, “Öncelikle enflasyonun kalıcı olarak düşürülmesinin yalnızca ülke içinde atılacak adımlara bağlı olmadığını belirtmek gerekiyor. İktisatta ‘ceteris paribus’ denilen yani diğer koşulların sabit olduğu varsayımı vardır. Örneğin İran’da bir savaşın yaşanmadığını, Ukrayna Savaşı’nın sona erdiğini, Suriye’de koşulların istikrara kavuştuğunu ve Suudi Arabistan’ın petrol tesislerinin saldırıya uğramadığını varsayarsak, ülke içinde uygulanacak politikaların etkisini daha net değerlendirebiliriz. Ancak bugün uluslararası koşullar istediğimiz gibi ilerlemiyor. Buna rağmen enflasyonla mücadelede uygulanması gereken bazı politikalar var. Bunların başında tasarrufların artırılması geliyor. Ancak tasarruf yalnızca vatandaşlardan beklenmemeli, devlet de tasarruf yapmalı. Bunun yanında vergi politikalarının da doğru kullanılması gerekiyor. Vergi uygulamaları, vatandaşı aşırı derecede zorlamayacak şekilde düzenlenmeli. Ancak tekrar belirtmek isterim ki bu politikaların başarılı olabilmesi için dış koşulların da uygun olması gerekiyor. Bugün Amerika’nın İran üzerindeki baskısı, israildeki siyasi gelişmeler ve Suudi Arabistan’ın Aramco tesislerine yönelik saldırılar gibi gelişmeler enerji maliyetleri üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Enerji maliyetlerindeki artış ise zincirleme şekilde diğer ürün ve hizmetlerin fiyatlarına yansıyor.” edi.
2027 yılı enflasyon beklentisi
2027 yılına ilişkin enflasyon beklentilerini de değerlendiren Aydın, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’de uygulanacak ekonomi politikalarının ve bu politikalara verilecek siyasi desteğin belirleyici olacağını ifade etti.
Aydın, “Bunu değerlendirebilmek için öncelikle küresel gelişmeleri göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Donald Trump gibi bir ismin ABD başkanlığında bulunması, dünya ekonomisi açısından önemli bir risk oluşturuyor. israilin saldırgan politikalarının sona ermesi de bölgesel ve küresel istikrar açısından büyük önem taşıyor. Bunlar sağlanmadığı sürece dış koşulları istediğimiz şekilde şekillendirmemiz mümkün olmayacaktır. Ülke içinde ise istikrarlı bir ekonomi politikasının uygulanması ve siyaset kurumunun bu politikaların arkasında durması gerekiyor. Enflasyonla mücadelede hangi araçların daha etkili olduğunu doğru belirlemeli ve bu araçları yerinde kullanmalıyız. Aynı zamanda uygulanan politikalara güçlü bir siyasi destek verilmesi gerekiyor. Bunlar gerçekleşmediği sürece enflasyonla mücadelede hedeflenen sonuçlara ulaşmak zorlaşacaktır. Nitekim beklentiler güncellenmesine rağmen açıklanan enflasyon rakamları, beklentileri karşılayacak düzeyde gerçekleşmedi.” ifadelerini kullandı.
Enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisine yeniden dikkat çeken Aydın, şunları aktardı:
“Enerji fiyatları şu anda enflasyon üzerinde çok ciddi bir baskı oluşturuyor. Bu baskının azalması durumunda ülke içinde uyguladığımız faiz politikasını mevcut ekonomik koşullara daha uygun hale getirebiliriz. Ancak yalnızca faiz politikası yeterli değil. Tasarruf konusunu yeniden vurgulamak istiyorum. Tasarrufu yalnızca vatandaştan beklememeliyiz. Yöneticilerimizin ve devlet kurumlarının da tasarruf etmesi gerekiyor. Enflasyonla mücadele, toplumun bütün kesimlerinin birlikte hareket etmesini gerektiren topyekûn bir süreçtir. Bu ortak yaklaşım sağlanmadığı müddetçe enflasyonla mücadelede atılan adımların etkisi sınırlı kalacaktır.”
Yorumlar
0 yorum