Kasım ayıyla birlikte alışveriş dünyasında başlayan indirim kampanyaları, tüketicilere cazip fırsatlar sunarken beraberinde yanıltıcı fiyat uygulamaları ve gereksiz harcama riskini de getiriyor.
Özellikle internet alışverişlerinde yoğunlaşan indirim kampanyaları, cazip fiyatlarla tüketicileri alışverişe yönlendirirken, gerçek indirim ile yanıltıcı fiyat uygulamaları arasındaki ayrım da önem kazanıyor.
İndirim fırsatlarından yararlanmak isteyen tüketicilerin ihtiyaç dışı harcamalara yönelmesi, bütçelerini zorlayan alışverişler yapması ve gerçekte indirimli olmayan ürünlere normal fiyatının üzerinde ödeme yapması mağduriyetlere yol açabiliyor.
Bursa Tüketiciler Derneği Başkanı Sıtkı Yılmaz, muhabirine yaptığı açıklamada, kasım ayı indirimlerinde tüketicilerin yanıltıcı kampanyalara karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, her indirimli ürünün gerçek bir fırsat olmadığını söyledi.
Fiyatların önce artırılıp ardından indirim uygulanmış gibi gösterilebildiğine dikkat çeken Yılmaz, tüketicilerin ihtiyaç dışı alışverişten kaçınarak bütçelerini zorlamamaları gerektiğini ifade etti.
“Bütçenizi zorlamayın”
10 yıldır Türkiye’de "Efsane Kasım" indirimleri diye bilinen indirimler konusunda tüketicilere bir fırsat gibi sunulduğunu belirten Yılmaz, “Bu kampanyalar riskte taşımaktadır. Tüketicilerin bu riskler açısından fiyatların gerçek olup olmadığı önce fiyatların yükseltilip sonra indirime tabi tutulup tutulmadığı hususunda şüpheler var. Bu indirimleri fırsat bilip bütçelerini zora sokan tüketiciler var. Burada tüketicilerin dikkat etmesi gereken şey bütçelerine uygun önceliklerini belirleyip ihtiyaçlarına göre karar verebilen bir planlama içinde olmaları gerekir.” diye belirtti.
“İndirim kampanyaları denetlenmeli”
Satış süreçlerinde garanti belgesiyle satılan ürünler veya kullanma kılavuzu ile satılan ürünleri hem internet ortamında hem de satış noktalarında marka ve seri numarasına göre ürün bazında takip etmek gerektiğini söyleyen Yılmaz, “Gerçek bir indirim midir? Yoksa bir fırsatı değerlendiren bir ortam mıdır? Bu açıdan baktığımızda tüketicilerimizin son derece dikkatli olmaları ihtiyaçlarına uygun her indirimin fırsat olmadığına bilerek bu sürece katılmalıdır. Ancak ülke genelinde böyle geniş bir indirim kampanyası olduğu için sadece tüketicilerimizin dikkat etmesi yetmez. Yetkili kurumların sağlıklı ve sistemli kapsamlı bir denetime ihtiyacı var. Bu nedenle bu indirim süreçlerini keyfi olarak veya fırsat gibi değerlendiren tüketicileri yanıltmaya yönelik olanlara karşı hem tüketicilerin dikkatli olması hem de devletin denetim süreçlerini yürütmesi gerekir.” dedi.
“Her indirim gerçek bir fırsat değil”
Yılmaz, “Tüketicilerin özellikle indirimli ürünlerde tüketicinin korunması hakkındaki kanunun hükümlerine göre yapılıp yapılmadığı hususunu da denetleyebilirler. Burada önemli olan bu ürünlerin 30 gün öncesinde indirim öncesi satışıyla indirim sırasındaki satışının bir etiket üzerinde iki fiyatın bir arada görülmesini sağlayacak satıcıların sorumlu olduğu bilinmesi gerekir. Bu nedenle tüketiciler açısından her indirimin bir fırsat olmadığını peşin ödemeyle ilgili taksit fırsatları sunsa da bunun gerçek bir indirim olup olmadığını hususunu iyice takip etmeleri ve en önemli hususunda bu indirimleri bir fırsat bilerek ekonomilerini bütçelerini zora sokmamaları gerekir.” şeklinde konuştu.
“Tüketiciler sınırlı bir gelirle sınırsız ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir”
Süreç içerisinde mağduriyet yaşayan tüketiciler tüketici hakem heyetlerine başvurarak mağduriyetlerin giderilmesi konusunda şikâyette bulunabileceğini Yılmaz, “ Tüketiciler sınırlı bir gelirle sınırsız ihtiyaçlarını karşılaması mümkün değildir. Bu nedenle temel ihtiyaçlarını belirlerken mutlaka bir plan dâhilinde yapmalarını indirimleri marka ve seri bazında hem internet ortamında hem de satış noktalarında takip ederek en uygununu seçmeliler. Tüketiciler her ne kadar dikkat etse de yine tüketicinin korunmasının bir piyasa denetimiyle mümkündür.” diye konuştu.
Yorumlar
0 yorum