Artuklu Akademisyeni de Başbakanı Hedef aldı
Artuklu Üniversitesi Akademisyenlerinden Yrd. Doç. Dr. Hidayet Şefkatli Tuksal, Başbakan ve oğlu Bilal Erdoğan’a ait olduğu öne sürülen ses kaydının herkes gibi kendisi için de ‘hüsran’ olduğunu bildirdi.
Hidayet Şefkatli Tuksal, serbestiyet.com sitesinde yayınlanan ‘Şey’ edebiyatının sahiciliğe delâleti’ başlıklı yazısında yaşadığı hayal kırıklığını şöyle dile getirdi: “Bu pislikleri nasıl temizleyeceğini bilemediğim, hem kızıp hem acıdığım ve maalesef artık yolun sonuna gelmiş olduklarını düşündüğüm siyasetçiler vardır… Erdoğan ne kadar sevilirse sevilsin, ‘paralel yapı’ diye ne kadar bağırırsa bağırsın, sırtında bu ‘şey’lerin yüküyle yola devam etmesi imkânsız görünmektedir. Sahi, daha önceki kayıtlarda da, bu son kayıtlarda da, telaffuz edilmek istenmeyen kelimelerin bolluğu yüzünden ortaya bir ‘şey’ edebiyatı çıkmaktadır ki, bu ‘şeyler’ konuşmaların sahiciliğine olan delâleti kuvvetlendirmektedir.”
Bütün referanslarımız işlevsizleşti
“Kıymet verdiğimiz bütün referansların işlevsizleştiği, emniyetimizin suistimâl edildiği, bütün önemli kavramların içinin boşaltıldığı, her şeyin tepe taklak olduğu bir ‘ân’dır yaşadığımız. Sahneye baktığımızda oyun hâlâ sürüyor, bütün aktörler rollerini oynamaya devam ediyor görünüyorlar ama bence bu, aldatıcı bir görüntü… İktidar, belki de ellerine aldıklarına bin pişman oldukları bir ateş topu şu anda… Elleri kavrulsa da bırakamayacakları bir ateş topu…”
Rüşveti, irtikabı yasaklayan bir dinin mensubuyuz
Mantıklı her insan gibi, böyle bir pisliğe neden bulaştıklarını, o paralara sahip olmayı ‘neden’ istediklerini sorup duruyorum kendime. Rüşveti, yalancılığı, irtikâbı, hîleyi yasakladığına inandığım bir dinin mensubu olarak, yine aynı dinin mensubu olan birilerinin bunları nasıl yapabildiğini, nereden cevaz bulduğunu soruyorum kendime. Bulabildiğim tek cevap, savaş ortamlarında düşmana karşı normal zamanda caiz olmayan tutumların caiz olarak kabul edilişi geliyor. Maalesef bu ‘taktik’ diyelim, ‘güçe’ talip olan Müslümanların bir noktadan sonra ayağını kaydıran bir şeye dönüşmüştür; çünkü ortada ne fiilî bir savaş hali, ne de açıkça düşman diye tanımlanabilecek birileri vardır. Bu yüzden, taktik icabı yapılan şeyleri açıklayabilecek meşru bir zemin bulunmamaktadır.”
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
4 yorumTabi size göre akademisyen dediğin mevcut hükümeti destekler değil mi? AKP döneminde üniversite kimin elinde diye sormuş birisi, ne yani hükumet değiştikçe üniversitenin yapısı da mı değişmeli? Bu mu özgürlük anlayşınız? Yerel gazetelerde en az 3-4 tane akademisyn zaten hükumeti destekleyici yazıyor, onları da eleştirin? Üniversiteler herkesin fikirlerini özgürce ortaya koyabildikleri yerlerdir. Sayın Hidayet Tuksalı islami kesim tarafından blinen ve sevilen bir akademisyen olduğu için yazısı bu kadar ses getirdi, yoksa dediğim gibi her hafta Artuklu'dan 3-4 tane kademisyen yazı yazıyor, hem de hükumet lehine, ama hiçbiri ulusal basına çıkmıyor, neden? Hangisi kaliteli akademisyen varın siz karar verin... Öyle atıp tutmakla olmuyor, ayrıca üniversitenin 3te2si AKP yandaşıdır, ha özgül ağırlıkları yok ayrı mesele, sırf kadro dolsun diye adam alırsan böyle ses getirecek yazıları da kıskanırsın. Tabi bu yazı muhalif diye yayınlamazsınız da siz şimdi, ama unutmayın insanlar artık kör değil, bilgi çağındayız...
Ak parti döneminde artuklu üniversitesi kimlerin elinde? Rektör ne yapmak istiyor hedefi nedir? Bu sözde akademisyenleri nerden ve nasıl buluyor? Üniversitedeki akademisyenlerin büyük çoğunluğu inançlı muhafazakar gibi görünsede aslında akp düşmanı.
Akademisyen olmuşsun da...
sayın akademisyen besbelli ki cemaatin iftiralarına çok inanmış. Gezi, diktatör beddua iftira her türlü yolu mübah görüyolar. Ama bizim başbakanmıza güvencimiz tam, hırsızlık olsa ülkemiz 10 yılda bu kadar çok ilerlemezdi Biz kör değiliz nerden nereye geldiğimiz biliyoruz.istediğiniz çamuru atın başbakanımızın üstünde tutmaz izi de kalmaz