İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Batman'da 11 ilin valisi ve emniyet müdürlerinin katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda, Terörsüz Türkiye hedefinin stratejik önemine, geçmişteki çözüm sürecinden çıkarılması gereken derslere ve güvenlik bürokrasisinin sorumluluklarına değindi.
Dünyada ve yakın coğrafyada yaşanan değişimlere dikkat çeken Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
"Türkiye olarak tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birinden geçiyoruz. Dünya yeniden şekilleniyor. Küresel güç dengeleri değişiyor. Devletler arasındaki rekabetler kızışıyor. Yakın coğrafyamızda yeni siyasi ve jeopolitik dengeler kuruluyor. Böyle bir dönemde Türkiye'nin iç bütünlüğünü tahkim etmesi, toplumsal dayanışmasını güçlendirmesi ve güvenlik kapasitesini en üst seviyeye çıkarması tarihî bir zarurettir. İşte Terörsüz Türkiye hedefini, bu büyük tarihi ve stratejik çerçeve içerisinde değerlendiriyoruz."
"Terör meselesinin kalıcı biçimde sona erdirilmesi, en önemli stratejik hedeflerden biridir"
Terörsüz Türkiye hedefinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan Türkiye Yüzyılı vizyonunun önemli bir parçası olduğunu belirten Çiftçi, şu ifadeleri kullandı:
"Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan 'Türkiye Yüzyılı' vizyonunun en önemli stratejik hedeflerinden biri, terör meselesinin kalıcı biçimde sona erdirilmesidir. Çünkü Terörsüz Türkiye; millî birliğimizin tahkimi, toplumsal kardeşliğimizin güçlendirilmesi ve ülkemizin bölgesel ve küresel hareket alanının genişletilmesi bakımından stratejik bir devlet politikasıdır. Bu büyük hedefin temelinde ise tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet anlayışı bulunmaktadır."
"Hiçbir annenin evlat acısıyla sınanmamasını istiyoruz"
Terörle mücadelede yaşanan kayıplara değinen Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
"Terörle mücadelede milletimiz çok ağır bedeller ödedi. Nice evladımızı şehit verdik. Nice kahramanımız gazilik şerefine erişti. Özellikle bu bölgede yaşayan vatandaşlarımız terörün baskısını, tehdidini ve tahribatını yıllarca doğrudan hissetti. Bizim arzumuz, bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evlat acısıyla sınanmaması, hiçbir çocuğun terörün gölgesinde büyümemesidir. Ancak bu hedefe ulaşırken devletimizin vakarından, hukukundan, egemenlik haklarından ve millî birliğimizden en küçük bir taviz verilmesi söz konusu olamaz."
"Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz"
Geçmişte yaşanan çözüm sürecinin önemli dersler içerdiğini ifade eden Çiftçi, şunları söyledi:
"Türkiye geçmişte 'çözüm süreci' olarak adlandırılan bir tecrübe yaşadı. Bu tecrübenin bize öğrettiği önemli dersler vardır. İyi niyetle atılan adımların terör örgütleri tarafından istismar edilmesi ve ortaya çıkan ortamın terör yapılanmaları tarafından kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya çalışılması, devlet hafızamızda kalıcı izler bırakmıştır. Aynı yanlışların tekrarlanmasına kesinlikle izin vermemeliyiz. Terörsüz Türkiye süreci, kamu düzeninin zayıfladığı veya terör örgütlerinin kendilerine yeni hareket alanları bulduğu bir zemine dönüşemez. Devletimizin onuruna ve izzetine gölge düşürecek, milletimizin birliğine halel getirecek hiçbir gelişmeye müsaade etmeyeceğiz. Vatandaşımıza karşı merhametli, suç ve terör karşısında kararlı olacağız."
"Bir valimizin aldığı tedbir, bu sürecin başarısında belirleyici olacaktır"
Valiler ve emniyet müdürlerinin süreçte önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Bakan Çiftçi, şöyle konuştu:
"Değerli çalışma arkadaşlarım, bu tarihî süreçte hepimize çok önemli sorumluluklar düşüyor. Sizler, Türkiye'nin geleceğini şekillendiren bu büyük dönüşümün sahadaki temsilcileri ve tarihin akışına doğrudan etki eden aktörlerisiniz. Bir valimizin zamanında aldığı tedbir, önlediği bir provokasyon, çözdüğü toplumsal bir mesele veya vatandaşımızla kurduğu gönül bağı, bu sürecin başarısında belirleyici olacaktır. Sizlerden, içinde bulunduğumuz dönemin tarihî anlamını hakkıyla idrak eden, bölgesel gelişmeleri okuyabilen ve devletimizin uzun vadeli hedeflerini gözeten bir yönetim anlayışı bekliyoruz. Şehrinizin sosyolojisini, toplumsal hassasiyetlerini ve risk alanlarını çok iyi bilmelisiniz. Terör örgütlerinin, suç yapılanmalarının ve provokasyon peşinde koşan çevrelerin toplumsal gerilim üretmesine fırsat tanımamalıyız."
"Asıl ölçümüz, suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini devletinin güvencesi altında hissetmesi olacaktır"
Güvenlik politikalarının yalnızca operasyon sayılarıyla değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çiftçi, vatandaşların günlük yaşamında huzur ve güvenliğin sağlanmasının esas olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı:
"Terörsüz Türkiye hedefini, vatandaşımızın günlük hayatına yansıyan kapsamlı bir huzur ve güvenlik seferberliğiyle tamamlamak zorundayız. Organize suç örgütleriyle mücadeleden uyuşturucuyla mücadeleye, okul güvenliğinden trafik güvenliğine, siber suçlardan düzensiz göçle mücadeleye kadar her alanda güçlü bir irade ortaya koyacağız. Suç örgütlerine hiçbir şehirde alan bırakmayacak, gençlerimizi uyuşturucudan koruyacak, çocuklarımızın güvenliğini sağlayacağız. Sizlerden istediğimiz; suçu doğuran riskleri önceden gören, sahayı sürekli okuyan, veriyi doğru analiz eden ve tedbirini zamanında alan bir güvenlik anlayışını hâkim kılmanızdır. Başarıyı yalnızca operasyon sayılarıyla ölçmeyeceğiz. Asıl ölçümüz, suçun azalması ve vatandaşımızın kendisini devletinin güvencesi altında hissetmesi olacaktır."
Yorumlar
0 yorum