Havaların serinlemesi ve kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte aktarlarda hareketlilik yaşanmaya başladı.
Mardin'de 40 yıldır aktar ve baharatçılık yapan Gökçeoğlu ailesi, dededen babaya, babadan oğula aktarılan aile mesleğini üç kişi birlikte sürdürüyor.
mikrofonuna konuşan aile üyeleri, kış aylarının yoğunluğunun başladığını belirterek, bağışıklığı desteklemek amacıyla çeşitli bitki çaylarının tüketildiğini ve kendilerinin de farklı bitkilerden hazırladıkları karışımları müşterilerine sunduklarını ifade etti.
Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte soğuk algınlığı, öksürük ve benzeri şikayetlere karşı bitkisel ürünlere olan ilginin arttığını belirten Gökçeoğlu ailesi, özellikle havaların serinlemeye başladığı dönemlerde aktarlarda ıhlamur, kuşburnu, zencefil, tarçın, adaçayı, papatya ve çeşitli bitkisel karışımların yoğun talep gördüğünü söyledi.
Mehmet Gökçeoğlu, 40 yıldır bu işi yaptıklarını belirterek kış aylarında yoğunluğun başladığını ve vatandaşlara çeşitli bitkileri önerdiklerini söyledi.
"Kuşburnu antioksidan özelliği olduğu için gribe, öksürüğe çok faydalıdır"
Mehmet Gökçeoğlu, kış aylarında özellikle ıhlamur, hibiskus, kuşburnu, dereotu, zencefil ve tarçın gibi ürünlerin tercih edildiğini belirterek, "40 yıldır bu işteyim. Şu an yoğunluk yeni başlıyor. Kış aylarına girdiğimiz için ıhlamur, hibiskus, kuşburnu, dereotu, zencefil ve tarçını öneriyoruz. Bir de kuşburnu da çok iyi fayda verir. Antioksidan özelliği olduğu için gribe, öksürüğe çok faydalıdır. Kullanımı ise bu tür bitkileri demliğe koyup çay gibi demlemek şeklinde. 10-15 dakika içerisinde demini alır, aromasını verir. Günde 2-3 su bardağı tüketilebilir. Her şeyin fazlası zarardır, ölçüsü vardır. Sabah ve akşam birer çay bardağı içilse gribi de yok eder, öksürüğü de rahatlatır, vücudu da rahatlatır. Önemli olan bağışıklık sistemini güçlü tutmak. O yüzden grip başlamadan önce de içilebilir. Rahatlatma özelliği de vardır, bağışıklığı güçlendirir, fayda sağlar." şeklinde belirtti.
"Astım rahatsızlığı için kullananlar astım ilaçlarını terk etti"
Yoğunluğun özellikle sonbahar aylarından itibaren başladığını ve ilkbahara kadar devam ettiğini dile getiren Gökçeoğlu, "Yoğunluğumuz Ekim ayından başlar, Nisan ayına kadar devam eder. Bu süreç boyunca hazırladığımız karışımlarımız ve hazır paketlenmiş ürünlerimiz mevcuttur. Başta bağışıklık sistemini güçlü tutmak için bunları öneriyoruz. Özel bir karışım, özel bir öksürük şurubumuz mevcut. Astım ve bronşit için özel olarak hazırladık. 40 yıllık tecrübeye dayanarak oğlumla birlikte yaptık. Çok güzel bir etkisi oluyor. Nefes açıcı, özellikle balgam söktürücü özelliği var. Sabah bir yemek kaşığı, akşam yatmadan bir yemek kaşığı kullanılıyor. İçinde 21 çeşit bitki, bal ve pekmez bulunuyor. Bu karışımı oğlumla birlikte hazırlıyoruz. Çok faydalı olup müşterilerimiz karışımdan memnun kalıyor. Astım, bronşit, alerji ve benzeri hastalıklara çok iyi geliyor. Astım rahatsızlığı için kullananlar bile astım ilaçlarını terk etti." diye ifade etti.
"Tamamen doğal bitkilerden üretiliyor"
Ayfer Gökçeoğlu, yaklaşık 20 yıldır bu mesleği sürdürdüğünü, eşi ve oğluyla birlikte çalıştıklarını belirterek, "20 yıldır bu meslekteyim. Eşim ve oğlumla üçümüz birlikte bu işi sürdürüyoruz. 40 yıllık baharatçıyız. Sürekli yoğunuz, özellikle bu aralar daha da yoğunuz. Bitkisel karışımlar, şuruplar hazırlıyoruz, vatandaşımıza sunuyoruz, memnun kalıyorlar. Evde zencefili, ıhlamuru çay gibi demleyip sabah-akşam birer çay bardağı düzenli içenler, yaklaşık 21 günde iyileşiyor. Bununla birlikte kuşburnu, zencefil, papatya, adaçayı gibi daha birçok bitki mevcut. Hepsi nefes açıcı, gribe iyi geliyor. Özel şurubumuzu oğlum hazırlıyor. Astım, soğuk algınlığı, öksürük, nefes darlığına iyi geliyor. Tamamen doğal bitkilerden üretiliyor." dedi.
Ailenin üçüncü kuşağından İbrahim Halil Gökçeoğlu da mesleğin kendilerine dededen babaya, babadan oğula geçtiğini belirterek, kendisinin de aile mesleğini sürdürdüğünü ifade etti.
"Şurubumuzun içinde dört çeşit pekmez, bal ve 21 çeşit bitki var"
Gökçeoğlu, hazırladıkları şurup ve bitkisel karışımlarla ilgili şunları söyledi: "Bizim işimiz dededen babaya, babadan oğula geçiyor. Ben torun olarak bu işi sürdürüyorum. Kendi hazırladığımız astım, öksürük, bronşit ve soğuk algınlığı şurubumuz var. Bronşları açar, boğaz ve vücuttaki enfeksiyonu gidermeye yardımcı olur. Allah'ın izniyle faydasını görenler oluyor, tekrar geri dönüş yapıyorlar. Şurubumuzun içinde dört çeşit pekmez, bal ve 21 çeşit bitki var. Kekik, ıhlamur, zencefil gibi bitkilerden oluşan karışımı kaynatarak pekmez kıvamına getiriyoruz. Sabah-akşam birer yemek kaşığı kullanıldığında, bir hafta içinde belirgin faydasını görenler oluyor ve tekrar memnuniyetten bizlere dönüyorlar."
Baharat ürünlerinin de aile tarafından hazırlandığını dile getiren Gökçeoğlu, özellikle Mardin'e özgü ürünlerin iş yerlerinde işlendiğini söyleyerek, "Mardin'e özgü sumak, kişniş ve tüm baharatlarımızın çekimini kendimiz yapıyoruz, dışarıdan hazır gelmiyor, tamamen doğal. Kış aylarında ıhlamur, zencefil, tarçın, adaçayı, papatya ve gülhatmi çiçeğini öneriyoruz. Gülhatmi çiçeği sütle birlikte haşlanıp içildiğinde bronşları açar, balgamı atmaya yardımcı olur. 1-2 yaş ve üstü bebeklere de verilebilir, göğüste hırıltı için çok iyi gelir. Mardin üzüm pekmezimiz var. Mezron üzümünden yapılır, çok güzeldir. İçine toz zencefil ve toz tarçın karıştırıldığında soğuk algınlığı, öksürük ve kuru öksürük için çok faydalıdır." ifadelerini kullandı.
Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte yoğunluğun sürdüğünü belirten Gökçeoğlu, "Yoğunluğumuz devam ediyor. Havanın serinlemesiyle birlikte hastalıklar başlamaya başladı. Zencefil, ıhlamur ve diğer doğal ürünlerimizle vatandaşımıza destek olmaya çalışıyoruz." dedi.
Yorumlar
0 yorum