HÜDA PAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, Yeniden Refah Partisi tarafından merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ın doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen programa katıldı.
Konya’da Karatay Gençlik Merkezi’nde “Asra Yön Veren Lider 100 Yaşında” temasıyla düzenlenen programda katılımcılara hitap eden Yapıcıoğlu, merhum Erbakan Hoca’nın İslam’ı hayatın her alanını kuşatan kusursuz bir nizam olarak anlattığını belirterek, onun siyasi ve küresel ümmet mirasına sahip çıkılması gerektiği mesajını verdi.
Konuşmasında Necmettin Erbakan'ın İslam ve siyaset ilişkisine dair vizyonunu hatırlatan Yapıcıoğlu, Erbakan’ın İslam’ı sadece şekli ibadetlerden ibaret gören anlayışa her zaman itiraz ettiğini belirtti.
Yapıcıoğlu, konuşmasının başında ömrünü inandığı hak davaya adayan merhum Prof. Dr. Necmettin Erbakan'ı doğumunun 100. yılında daha rahmetle yâd ettiğini ifade etti.
Programı düzenleyen Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan'a ve parti mensuplarına teşekkür eden Yapıcıoğlu, önemli mesajlar verdi.
“Erbakan Hoca İslam’ı sadece dar kalıplara hapseden anlayışa her zaman itiraz etti”
Erbakan Hoca’nın güzel bir insan ve samimi bir Müslüman olduğunu belirten Yapıcıoğlu, “Erbakan Hoca, İslam’ı sadece şekli ibadetlerden ibaret gören ve dar kalıplara hapseden anlayışa her zaman itiraz etti. İslam’ın; itikattan ahlaka, siyasetten iktisada, eğitimden hukuka kadar hayatın her alanını kuşatan canlı bir hakikat ve kusursuz bir hayat nizamı olduğunu tekrar tekrar ders verdi.” ifadelerini kullandı.
“Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir”
Erbakan'ın Müslümanları siyasete dahil olmaya ikna ettiğini hatırlatan Yapıcıoğlu, “Erbakan Hocamız, siyasetten uzak duran İslami hassasiyet sahibi insanları ikaz etti. O meşhur ve pek isabetli tespitiyle, ‘Siyaseti önemsemeyen Müslümanları, Müslümanları önemsemeyen siyasetçiler yönetir’ diyerek Müslümanları siyasete dahil olmaları konusunda ikna etti, idarede söz sahibi olmalarına giden yolu açtı.” şeklinde konuştu.
“Topluma iyi bir örnek olmak zorundayız”
Hayatın siyasetle yönetildiğini ve siyaseti meşru dairede yapma mecburiyeti olduğunu ifade eden Yapıcıoğlu, “İdarede söz sahibi olanlarımız başta olmak üzere temsil makamında olan her birimiz, İslami hassasiyetlerimizi muhafaza etmek, hakkı gözetmek ve adaleti sağlamak konusunda topluma iyi bir örnek olmak zorundayız. İyi örneklik, İslami şuurun oluşmasında lokomotif rolü oynar, çarpan etkisi yapar; aksi de çok menfi tesir eder ve vebali de çok ağır olur. Erbakan Hoca, yine ‘Hakkın hâkimiyeti için çalışmamak ile batılın hâkimiyeti için çalışmak arasında fark yoktur’ diyerek herkesi aktif rol almaya teşvik etti.” ifadelerini kullandı.
“Cumhuriyetin sahibi biziz, siz cürufusunuz”
Yapıcıoğlu, doğumu Cumhuriyetin ilanıyla aynı güne denk gelen Erbakan Hoca’nın, TBMM'deki tarihi konuşmasında milletin inancına savaş açanlara "Cumhuriyetin sahibi biziz, siz cumhuriyetin cürufusunuz" diyerek seslendiğini hatırlatarak, bu çıkışla milletin inancıyla sorunlu olan cumhursuz cumhuriyetçilere büyük bir ders verdiğini ifade ederek şunları söyledi:
“Doğumu, Cumhuriyetin ilanıyla aynı güne, yani 29 Ekim’e denk gelen Erbakan Hocamız, TBMM’de yaptığı o tarihi konuşmada milletin inancına savaş açanlara ve inançlı insanları yok sayanlara seslenerek; ‘Cumhuriyetin sahibi biziz, siz cumhuriyetin cürufusunuz’ demişti. Bu çıkışıyla, devletin ve Cumhuriyetin asıl sahibi olan aziz milletimizin muazzez inancıyla sorunlu olan cumhursuz cumhuriyetçilere de başka bir ders vermişti. Bugün, Cumhuriyetin ikinci yüzyılında bizlere düşen sorumluluk; geçmiş asrın cumhursuz cumhuriyet saçmalığını bitirmek, Hocamızın ömrünü adadığı ‘Hakkı hâkim kılma’ davasını hedefine ulaştırmak için var gücümüzle çalışmaktır.”
“D-8, küresel ümmet bilincinin stratejik bir tezahürüydü”
Erbakan Hoca’nın en belirgin vasıflarından biri olan antiemperyalist ve antisiyonist duruşunun sınırları aşan küresel bir ümmet bilincine dayandığını vurgulayan Yapıcıoğlu, “Kudüs davası, Bosna Hersek, Afganistan, Keşmir ve tüm işgal altındaki mazlum coğrafyaların hürriyeti için ömrü boyunca çabaladı. Kurucusu olduğu D-8, bu ümmet bilincinin ve adil bir uluslararası düzen arayışının somut, stratejik bir tezahürüydü. İşte tam da bu yüzden, beynelmilel siyonizm ve onların yerli hizmetkarları tarafından acımasızca hedef alınmıştı.” hatırlatmasında bulundu.
“Adaletimizde Erbakan Hocamızı hakkıyla anlamış oluruz”
Erbakan’ın din hürriyetini sadece "camilerin açık olması" zihniyetine indirgeyen muarızlarına verdiği ünlü "kuş" misalini de hatırlatan Yapıcıoğlu, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü:
“Kendisine, ‘Bu ülkede camiler açık, namaz kılınıyor, oruç tutuluyor; daha ne istiyorsunuz?’ diyenlere şu muazzam cevabı verirdi: Avcılar tüyleri güzel bir kuş avladıklarında içini saman doldurup evlerinin başköşesine koyarlar. Okullarda, müzelerde bunları görürsünüz. Bize diyorlar ki bu kuşun gözü, gagası, kanadı yok mu? Var. Peki, daha ne istiyorsunuz? Biz de tek kelimeyle diyoruz ki; biz içi saman dolu cansız kuşu değil, bu kuşun canlısını istiyoruz.’ Bizler ne zaman dışı süslü ama içi boşaltılmış kof Müslümanlar olmaktan kurtulup, bizi yok etmeye niyetlenenlerin bile adaletimizde dirileceği hakiki Müslümanlar olursak; işte o zaman Erbakan Hocamızı hakkıyla anlamış ve davasının takipçileri olmuş oluruz.”
“Hocamızın davası İslam davasıydı”
Erbakan Hoca’nın davasını kendi sözleriyle aktaran Yapıcıoğlu, şunları dile getirdi: “Peki, neydi hocamızın davası? Sözü yine ona bırakalım: ‘Bizim davamız İslam’dır. Gayemiz Allah’ın rızasını kazanmaktır. Hedefimiz, hak nizamı hâkim kılmaktır. Arzumuz tüm insanlığın saadetidir, yolumuz cihattır, yolumuz ikna metodudur. İnsanlığın kurtuluşu ancak İslam ile mümkündür.’ Erbakan Hoca, bizlere sadece bu kutlu hedefi göstermedi; aynı zamanda inanç, ihlas, ittifak, istişare ve istikamet gibi sütunlar üzerine kurulu bir çalışma ahlakı miras bıraktı. ‘İslamsız saadet olmaz, şuursuz Müslüman olmaz, cihadsız İslam olmaz’ diyerek; inananların, bilinci kuşanarak hak yolda cehd ve gayretlerini artırmaları gerektiğini ihtar ediyordu.”
“Tüm ideolojiler iflas etti, çözüm adil düzen”
Bugün dünyadaki tüm ideolojilerin ve izmlerin iflas ettiğini vurgulayan Yapıcıoğlu, “İnsanlık, envai çeşit zulmün zifiri karanlığında bir ümit ışığı arıyor. Güçleri ellerinden alınmış, zenginlikleri gasp edilmiş milyarlarca insan, büyük bir hak ve adalet arayışı içindedir. Eğer bizler yolumuzu şaşırmaz, istikametimizi kaybetmezsek; değerlerden arındırılmış, sadece güç üreten ama adalet üretemeyen bu çarpık düzene son verebiliriz. Özlemini çektiğimiz o ‘Adil Düzeni’ kurarak sadece ülkemizin değil, tüm insanlığın kurtuluşuna vesile olabiliriz. Cenab-ı Hakk’ın vaadi haktır ve hiç şüphesiz Allah, nurunu tamamlayacaktır. Bunun için bize ihtiyacı da yoktur. Fakat bizim kendi iyiliğimiz için, bu kutlu hedefe ulaşmak için çalışmaya ihtiyacımız vardır. Ne mutlu bunun için çalışanlara ve Rabbim hepimizi bu uğurda var gücüyle çalışanlardan eylesin.” diyerek konuşmasını tamamladı.
Yorumlar
0 yorum