İHD Mardin Şubesi tarafından yayınlanan açıklamada “16 Temmuz 2014 tarihinde Mardin iline bağlı Katran sınır karakolu civarında sınırı geçmeye çalışan bir Rojavalı kadına askeri görevlilerce tecavüz edildiği iddia olunmuş buna ilişkin ciddi tanık anlatımları ile gerçek ortaya çıkmıştır.”denildi.
Açıklamada tecavüz kültürünün ‘cezasızlık” politikaları ile oluşmuş bir kültür olduğu ve tecavüz faillerinin korunduğu, fiillerinin mazur görüldüğü bir ülkede yaşadıkları ileri sürüldü.
Açıklamada ayrıca şu ifadelere yer verildi:
“Rojavalı kadının uğramış olduğu saldırı sadece tecavüz suçunu oluşturmayıp, savaş yaşanılan bir ülkeden iltica hakkını kullanarak gelmiş olduğu hususu dikkate alındığında aynı zamanda işkence aynı zamanda kötü muamale ve aynı zamanda insanlığa karşı işlenmiş suç niteliğindedir.”
İHD son bir yıldır Mardin - Rojava hattı üzerinde kamu görevlileri tarafından işlenmiş suçların, kamuoyundan saklanıldığı ve işlenilmiş suçların faillerinin korunduğunu ileri sürerek Mardin valiliğinden, yaşanılan bu son tecavüz olayı ile beraber herhangi bir soruşturmanın açılıp açılmadığı soruldu.
İHD suç ve failler hakkında herhangi bir disiplin soruşturması, ceza soruşturması açılıp açılmadığı hakkında kamuoyuna acilen bilgi verilmesini talep eden İHD, araştırılmasını istediği olayları ise şu şekilde sıraladı:
“14.10.2013 tarihinde Mardin ili sınırları karşısında bulunan Rojava’nın Amudé şehrinin yakınlarında bulunan Onur köyünden Türkiye’ye geçmek isteyen bir grup mülteci arasında bulunan Siyamed isimli bir mülteci sınır hattında bulunan askerler tarafından öldürüldü.
17.11.2013 tarihinde Qamişlo ile Nusaybin arasından bulunan Yeniköy civarından sınırı geçmek isteyen 3 sivil insan öldürülmüştür.
Mardin’in Kızıltepe ilçesi ile Rojava’nın Dirbesiye kentleri arasındaki Şenyurt Sınır Kapısı arasına örülen “utanç duvarı”nı protesto eden Rojavalılara, sınırda görev yapan ve soy ismi “Karadeniz” olduğu belirtilen bir askeri komutan tarafından açılan ateş sonucu Suêt Mehemed Êli Sadik yaralandı.
29.12.2013 tarihinde Mardin ili sınırları karşısında bulunan Rojava’nın Dirbésiye kentinden Türkiye’nin Dirbésiye (Şenyurt) beldesine geçmek isteyen Yusuf AHMED (29) dur ihtarına uymadığı gerekçesi ile öldürüldü ve yanında bulunan kardeşi gözaltına alındı.
15.04.2014 tarihinde Türkiye - Rojava sınırında bulunan Rojava’nın Dirbesiye kentinden Kızıltepe-Şenyurt’a geçmeye çalışırken askerlerin açtığı ateş sonucu ağır yaralanan 14 yaşındaki Ali Özdemir, halen yoğun bakımda olup gözlerini kaybetme tehlikesinin yanında hayati tehlikesi de bulunmaktadır.
16.07.2014 tarihinde sınırı geçmeye çalışan Rojavalı bir kadına yönelik görevli askerlerce tecavüz suçu işlendiği tanık anlatımları ile ortaya çıkmıştır.
Resmi yetkilere tekrar hatırlatmak istiyoruz: Savaş koşullarının yaşandığı bir ülkeden Türkiye sınır hattını kullanmak sureti ile geçiş yapan sivil insanlara yönelik yapılan bu suçlara ilişkin hala sessiz kalacak mısınız? Susmanız aynı zamanda bu suçları onayladığınız ve onlara ortak olduğunuz anlamına gelmektedir. Derhal ve vakit geçirmeksizin son yaşanılan olay ile beraber tüm suçların failleri hakkında adli ve idari soruşturma başlatın. Sivil insanlara yönelik bu saldırılara derhal son verin! Açtığınız veya açacağınız soruşturmalara sivil toplum örgütlerinin katılması için müdahil olma taleplerini kabul edin!”