Sızan bilgilere göre, İran İslam Cumhuriyeti’nin bölgedeki Amerikan askerleri ve diplomatlarına karşı çok katmanlı eylem planlamalarında ileri bir aşamaya geçtiği öne sürülüyor. Potansiyel hedeflerin yalnızca üslerle sınırlı kalmadığı, Batı merkezli üst düzey siyasetçilerin de listede yer aldığı iddia edildi. Analizlerde, uyuyan hücrelerin harekete geçirilerek suikast eylemleri düzenlenebileceği riski üzerinde duruldu.
Gündeme gelen bu raporların ardından Washington yönetimi, riskli bölgelerdeki diplomatik misyonlarda acil tahliye tedbirleri uygulamaya başladı. Yetkililer, “Diplomatik varlığımızın güvenliği ve personelimizin emniyeti birinci önceliğimizdir. Somut tehdit verileri doğrultusunda büyükelçilik ve konsolosluk personelimizin bir bölümünü hızla tahliye etme kararı aldık.” açıklamasını yaptı.
Gelişmelerin ardından Washington ve işgal rejimi yetkililerinin tehditkâr söylemleri tırmanırken, bölge genelinde savaş ihtimaline karşı askeri hazırlıkların en üst seviyeye çıkarıldığı bildirildi. Gazze ve Lübnan’da süren saldırılar ile Yemen’de Ensarullah Hareketi’nin Kızıldeniz’de yürüttüğü operasyonların da bu krizle birlikte yeni risk haritaları oluşturduğu ifade ediliyor.
Askeri uzmanlar, bölgedeki lojistik ve stratejik üslerin savunma hatlarında güvenlik açığı ihtimalinin yüzde 80’i aştığını belirtiyor. Tahran yönetiminin ise sınır hatlarında hava savunma sistemlerini teyakkuza geçirdiği ve olası senaryolara karşı savunma planlarını yürürlüğe koyduğu kaydedildi.
Yorumlar
0 yorum