TÜVTÜRK

Psikolog Özçelik: Yaz döneminde düzenleri değişen çocuklar kademeli olarak okula hazırlanmalı

Yaz tatilinin ardından okula başlayacak olan öğrencilerin uyum sürecinde dikkat edilmesi gerekenlere dair konuşan Psikolog Elif Özçelik, yaz boyunca bozulan uyku düzeni, beslenme alışkanlıkları ve artan ekran sürelerinin kademeli olarak azaltılarak çocukların okula hazır hale getirilmeleri gerektiğini ifade etti.

  • 11.08.2026 17:03
Psikolog Özçelik: Yaz döneminde düzenleri değişen çocuklar kademeli olarak okula hazırlanmalı

Okula başlamadan önce çocukların uyum sürecini kolaylaştırmak için hem ailelerin hem de çocukların hazırlık yapması önemlidir. Özellikle ilk kez okula başlayacak çocuklarda ani değişiklikler kaygıya yol açabileceğinden, sürecin kademeli yürütülmesi gerekir.

Psikolog Elif Özçelik, yaklaşan okul dönemi nedeniyle çocukların yaz boyunca değişen düzenlerinin yeniden okula göre adapte edilmesinde ebeveynlerin ve eğitimcilerin dikkat etmesi gereken hususlara ilişkin muhabirine önemli değerlendirmelerde bulundu.

"Yaz sürecinde bozulan düzen kademeli olarak okula uygun hale getirilmeli"

Okulların açılması sadece yaz tatilinin bitmesi anlamına gelmediğini çocukların psikolojik ve fizyolojik olarak bu sürece hazırlanmaları gerektiğini belirten Özçelik, "Çocuklar yeniden tekrar bir düzene girmesi gerekiyor. Çünkü yaz tatili boyu çocukların uyku düzeni, beslen düzenleri bozulmuş, ekran süreleri artmış oluyor. Okulların başlamasıyla beraber bunları tekrardan düzenlememiz gerekiyor. Ancak bunları bir hafta öncesinden değil kademeli olarak düzenlemeliyiz. Okulların açılmasına 1-2 hafta kala çocuğun uyku düzenini eski rutinine döndürmemiz gerekiyor. Yani okul sürecinde hangi saatte uyuyor ve kalkıyorsa yeniden uygun şekilde düzenlememiz gerekiyor. Yaz tatili boyunca ister istemez çocukların ekran süreleri biraz daha arttı. Bunu da kademeli olarak azaltmamız gerekiyor ki okul sürecinde sorun yaşamayalım. Aynı zamanda beslenme sürecinde de eski rutine dönmemiz gerekiyor. Ancak bunları bir anda değil yavaş yavaş, kademeli olarak yapmak gerekir." dedi.

"Çocuğun kaygıları evde canlandırılarak giderilmeli"

İlk defa okula gidecek olan çocukların yaşayabileceği muhtemel kaygıların giderilmesi ve okula uyum sağlayabilmesi adına ebeveynlere ve eğitimcilere düşen görevlere ilişkin de konuşan Özçelik, "Özellikle çocuğumuz ilk defa okula başlayacaksa, burada çocukların zihninde yetişkinler hiç düşünmediği, hiç aklına gelmeyen farklı farklı düşünceler olabiliyor. 'Annem çıkışta beni alacak mı? Ya sınıfımı bulamazsam? Tuvaletim gelirse ne yapacağım? Arkadaşım olacak mı?' gibi sorular aklına gelebilir. Bu sorulara, çocuğun yaşına uygun bir şekilde somut ve net cevaplar verilmelidir. Okul çıkışlarında herkes bir anda çıktığında bir yoğunluk ve kargaşa olabiliyor. Burada ebeveynlere önerim, çocuklarıyla bir buluşma noktası belirlemelidir. Böylece çocuk anne veya babasının kendisini nerede bekleyeceğini bilir ve kaygısı azalır. Bazen çocuk, tuvaleti geldiğinde ne yapacağını bilemez ve bu onu kaygılandırır. Ebeveynin, 'Öğretmenden izin isteyebilir, parmak kaldırabilirsin' demesi onu tatmin etmeyebilir. Burada ebeveynlerin çocuklarıyla birlikte okul öncesinde canlandırma yapmaları gerekir. Anne-baba sanki sınıftaymış gibi otursun ve çocuk da öğretmen olsun ve o sahneyi canlandırsınlar. Sonra çocuk öğrenci olsun, anne veya baba öğretmen olsun ve bu sahne tekrar edilsin. Böylece çocuk ne yapacağını bileceği için okula gittiğinde kaygılanmayacak. Arkadaş bulabilme kaygısı yaşarsa bu kez anne-baba kendi süreçlerini anlatarak kendilerinin de bu süreçlerden geçtiğini söyleyebilir. Böylece çocuk bu kaygıyı sadece kendisinin yaşamadığını, başkalarının da bu süreçlerden geçtiğini bilir. Okulda sınıfını bulamama gibi bir korkuya kapılırsa bu kez önceden okul gezdirilerek sınıfı gösterilebilir." diye konuştu.

Aidiyet duygusu uyum sürecini hızlandırır

Okula yeni başlayan çocukların yaşayabileceği sorunların oyuncaklarla, oyun oynayarak sahnelenmesinin kaygıyı ciddi oranda azaltacağını, öğretmenlerin de bu süreçte akademik süreç yerine sosyal ve duygusal yöne ağırlık vermeleri gerektiğini vurgulayan Özçelik, son olarak şu ifadeleri kullandı:

"Ebeveynler genellikle çocuklarını bir başkasıyla kıyaslama, acite etme veya çocuktan ayrılamama yanlışına düşebiliyorlar.  Bu kısımlara biraz daha dikkat etmemiz gerekir. Oryantasyon sürecini bir haftalık gibi düşünmeyelim. Bazı sınıflarda bir ay bile sürebiliyor. Buralarda biraz daha sınıfın ihtiyacına göre etkinlikler yapılmalıdır. Çocuğu biraz daha anlamak gerekiyor. Çocuk kendini sınıfa ait hissetmelidir. Çünkü biz, çocuğa aidiyet duygusunu yerleştirdiğimizde, çocuk kendini sınıfta güvende hissettiğinde, öğretmenine güvendiğinde, arkadaşlarıyla biraz daha sohbet ve muhabbet oluştuğunda oryantasyon süreci, uyum süreci daha da hızlanmış oluyor."

İLKHA

Yorum Yaz