Siirt Üniversitesi Merkez Kampüsü’nde, Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) öncülüğünde “Bilimin Işığında Gazze” konulu söyleşi gerçekleştirildi.

Gazze’de yaşanan insanlık dramının akademik bir perspektifle ele alındığı söyleşinin moderatörlüğünü, Siirt Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Temel İslam Bilimleri Bölümü İslam Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Macit Sevgili yaptı.

Programa Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Şındak, Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma ve çok sayıda akademisyen ile öğrenci katıldı.

Gazze’de bulunan akademisyenler ise programa telekonferans yöntemiyle bağlandı.

Söyleşinin açılışında konuşan Doç. Dr. Macit Sevgili, Bilim Kafe etkinliklerinin soru-cevap ve sohbet ortamında güncel konuların ele alınması, gençlerin geleceğin meslekleri hakkında bilgi sahibi olması ve istihdam imkânlarının değerlendirilmesi amacıyla düzenlendiğini belirtti.

Daha önce yapay zekâ, sağlık, siber güvenlik ve dijitalleşme gibi konuların ele alındığını ifade eden Sevgili, bu kez Gazze’de yaşanan insanlık dramını akademik bir perspektifle gündeme getirmek istediklerini söyledi.

Sevgili, “Bugün de YÖK’ün öncülüğünde, üniversitemizin ev sahipliğinde Gazze’de yaşanan insanlık dramını akademik bir perspektifle ve bir sorumlulukla gündeme getirmek istedik. ‘Bilimin Işığında Gazze’ başlıklı konuyu burada uygun bulduk.” dedi.

Gazze’deki öğrenci ve akademisyenlerden kendilerine çok sayıda video ulaştığını belirten Sevgili, “Kendilerinden çok sayıda, yirminin üzerinde video geldi. Bu, onların ne kadar heyecanlı olduklarını, hâlâ motivasyonlarını yitirmediklerini göstermektedir.” ifadelerini kullandı.

“Gazze insanlığın kanayan yarası”

Siirt Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nihat Şındak ise Bilim Kafe etkinliklerinin Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar tarafından oluşturulan farklı bir etkinlik olduğunu belirtti.

İlk Bilim Kafe etkinliklerinin Gazze konusuyla başlamasının kendileri açısından önemli olduğunu ifade eden Şındak, Gazze’nin insanlığın kanayan yarası olduğunu söyledi.

Şındak, “Çok kıymetli gençler, insanlığın var oluşundan beri topluluklar, toplumlar çok çeşitli kavgalar, geçimsizlikler, savaşlar görmüşlerdir. Ama herhalde Gazze gibi bir oluşumu bu tarihe kadar hiçbir insan jenerasyonu görmemiştir.” dedi.

7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de ağır bir tablonun yaşandığını belirten Şındak, şöyle konuştu:

“7 Ekim 2023’ten bu yana başlayan, hakikaten sadece insani vasfa sahip olan herhangi bir varlığın dahi kabul edemeyeceği zulümler yaşanmaktadır.”

“En zalim, en barbar vahşet yaşanıyor”

Gazze’de yaşananların boyutuna dikkat çeken Şındak, “İnsanlığın oluşumundan beri görülmüş en zalim, en barbar vahşet yaşanıyor. Bir tarafta dünyanın en gelişmiş teknolojisi, bir tarafta da hakikaten yiyecek ekmeğe muhtaç insanlar topluluğu. Toplumun üzerine bomba yağdırmaktan başka bir şey değil.” ifadelerini kullandı.

Yaşananların yalnızca askerî bir olay olarak değerlendirilemeyeceğini belirten Şındak, sivillerin öldürüldüğünü söyleyerek, “İnsanlar öldürülüyor. Babalar, anneler öldürülüyor. Çocuklar öldürülüyor.” dedi.

“Bu zulüm olmaz, bu artık yeter”

Gazze’de yaşananların toplumlarda büyük bir tepkiye yol açtığını ifade eden Şındak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Anne karnında dünyaya gelmeye hasret çocuklar daha doğmadan katlediliyor. Yani bu manzaraları izlemek içimizi artık o kadar kararttı ki devletler hariç, toplumların her biri, sadece inançlı Müslüman insanlar değil, sadece insan olma vasfını taşıyan herkes artık bu zulmü istemiyor, kabullenmiyor.”

Şındak, “O kadar çok kabullenmeme oluştu ki hamdolsun artık devletler de istememeye başladı. Artık devletler de yüksek seslerle, ‘Bu zulüm olmaz, bu artık yeter.’ demeye başladılar hamdolsun.” diye konuştu.

Söyleşide Prof. Dr. İhsan Süreyya Sırma tarafından da Gazze konusunda değerlendirmeler yapılırken, Gazze’deki akademisyenler telekonferans yöntemiyle programa katılarak görüşlerini ve mesajlarını paylaştı.