Vali Cengiz: Vicdanlarınıza sesleniyorum
Vali Dr. Ahmet Cengiz Kızıltepe'ye ataması gerçekleşen 247 aday öğretmene yönelik olarak düzenlenen temel, hazırlayıcı ve uygulamalı hizmet içi eğitim seminerine katıldı.
"Eğitim olmazsa olmaz vazgeçilmezdir" diyerek sözlerine başlayan Valisi Dr. Ahmet Cengiz yeni öğretmenlere yönelik olarak yaptığı açıklamalarda; sık sık mesai saatlerini dolu dolu kullanmakla birlikte eğitime yönelik olarak ekstra katkılarda bulunacak çalışmalarda bulunmalarını istedi.
"EN ÖNEMLİ SERMAYE BEŞERİ SERMAYEDİR"
Mardin'de 9 bin öğretmenin görev yaptığını hatırlatan Vali Ahmet Cengiz, ilimizin en ücra köşelerine kadar ulaşıyor buralarda görev yapan öğretmenlerimizle bir araya geliyoruz. Bunfan önceki görev yerim Sinop idi. Sinop'un genel nüfusu 202 bin idi. Mardin'de ise 250 bin öğrencimiz var. Mardinimizin toplam nüfusu da 800 bin civarındadır. 250 bin rakamı çok yüksek bir rakam ve önemli bir sermayedir. En iyi sermaye beşeri sermayedir. Mardin beşeri sermaye anlamında çok zengin çok güçlü bir potansiyele sahiptir. Eğer biz bu potansiyelimizi değerlendirebilirsek ülkemizin bölgemizin kalkınmasına da ciddi bir katkılar yaparız. Kayıpların telafisi yok, onun için öğretmenliğini yaptığımız öğrencilerimize ne verebildiysek veririz aksi halde tekrar onları birinci sınıfa getirmek mümkün değildir. İnsan hayatının büyük bölümü okullarda geçiyor. Resmi müfredat doğrultusunda çocuklarımızı eğitiyoruz. Bunu biz dolu dolu değerlendirebilirsek istediğiniz bir insan profilini yetiştirebilirsiniz. Görev alan arkadaşlarımızın görev bilinci ile hareket etmesi önemlidir. İnsan nasıl bir bedenden ve ruhtan oluştuysa; bir insan yetiştirmenin de iki faktörü olduğunu biliyoruz. Bir tanesi öğretim ikincisi faziletli, erdemli, ahlaklı fertler yetiştirebilmektir. Vicdani görevleri önemsiyoruz. "Nasıl başlarsan öyle devam edersin" diye bir söz vardır, İyi başlayın ve hayatınız boyunca keyif alın. Ekstralarla görevlerinizi süsleyin ezberleri bozalım. Bir çocuğun yüzünü gülümsetebiliyorsanız, bir yetimin başını okşayabiliyorsanız, bu sizleri mutlu edecektir. Ben bu ekstra görevleri kazanmanızı istiyorum. Hepiniz birer öğrenciydiniz, sevdiğiniz öğretmenlerinizin olduğu gibi kuşkusuz ki sevmedikleriniz de vardı. Siz kendinize sevdiğiniz öğretmenin en güzel tarafını örnek alarak çalışmalarınıza başlayın. Öğrencilerinize en iyi rol model olmanın gayretiyle çalışın. Sevilen bir öğretmen olmak istiyorsanız bunu mutlaka başaracaksınız, başarmak güzeldir ama birazcık ter kokar.” dedi.
Öğrencilik yıllarından da örnekler vererek sürdürdüğü konuşmasında Vali Ahmet Cengiz, Öğrencilik yıllarında en sevmediği dersin matematik olduğunu ancak matematiği lise son sınıfta bir öğretmeninin öğrettiği metodoloji vesilesiyle en sevdiği ders haline geldiğini anlattı.
"VİCDANLARINIZA SESLENİYORUM"
"Öğrencilerinize mutlaka Metodoloji dersi verin" diyen Vali Cengiz, "Öğrencilik yıllarında Matematiği sevmeyenimiz çoktur. Şahsen ben de onlardan biriydim. Taki lise son sınıfa kadar. Son sınıfta bir öğretmenimize denk geldim ve bana matematiği en sevdiğim ders haline getirdi. Bana problemleri nasıl çözeceğimi metotlarla anlattı. O öğretmenimiz bizimle güle oynaya matematik dersi yapardı ve onun derse girmesini dört gözle beklerdik. Kalkınmak için matematiği sevmemiz lazım. Hayatın her anında bir matematik problemi ile karşılaşabiliyor insanlar ve bunun altından kalkacak eğitimi öğretmenlerimiz verir. Dolayısıyla Kalkınmak için matematik, matematiği sevmek için de öğretmeni sevdirmek lazım. Öğretmenlerimiz farklı şehirlerde mesai saatlerini doldurarak günlerini geçirebilirler ancak Mardinimizin eğitimdeki sıralamasının sizler biliyorsunuz. Bizim burada bir eğitim seferberliğimiz vardır. Bu seferberlikte öğretmenimize düşün görev, her öğretmenimizin üç kişilik çalışmasıdır. Mesai saatlerine duyarlı olacağınızı biliyorum ama bunun yanında vicdanlarınıza da sesleniyorum. Sizlerden eğitime ekstra - bonos katkılar istiyorum. okulunuzdaki en aktif çalışan öğretmeni kendinize örnek alın ve başarıyı birlikte getirin. Bir ekip ruhuyla eğitimde elde ettiğiniz başarı okulunuzda bulunan karnenize yansısın ve bizler de bu başarıları gördükçe ödüllendirelim diyorum"şeklinde konuştu.
Öğretmenleri kendi aralarında üçe ayırdığını anlatan Vali Cengiz, "Bana göre öğretmenler üçe ayrılır; 1 Eğitime ekstra katkısı olanlar, 2 Varlığı ile yokluğu belli olmayan öğretmen yani etkisiz eleman da denilebilir, 3 İşleyen çarka çomak sokan öğretmen karakteri vardır. Siz bu saydığım karakterlerin ilkinde yer almalısınız. Hepiniz çok genç ve idealistsiniz, sizlerin kendinizden, bizim de sizlerden beklentimiz oldukça fazladır. Aynı çatı altında görev yaptığınız bütün arkadaşlarınızla barışık olmalısınız. Daima gülün ve tebessüm edin kendinizle, mesleğinizle barışık olun. Çevrenize pozitif enerji yayın. Öğrencilerinizin ailelerini, velileri mutlaka ziyaret edin. Bölge insanımız çok sıcak kanlı ve samimidir. Kesinlikle uzak durmamamız gerekiyor, hastaları ziyaret edelim, taziyelere mutlaka gidip bulunalım. Toplumla iç içe toplumumuzla birlikte bir oyun hamuru gibi Mardinimizi her alanda bulunduğu noktadan daha ilerilere taşıyalım. Bu bizim elimizde bunun en önemli ayağı da kuşkusuz eğitimdir" dedi
Salonu dolduran genç öğretmenlere zaman zaman espriler yaparak güldüren Vali Cengiz, yaklaşık iki saat süren konuşmasının sonunda uzun süre alkışlandı. Genç öğretmenler adına Vali Cengiz'e bir de çiçek takdim edildi.
Kaynak: Mardin Life
Yorumlar
2 yorumValimizin çalışmalarından ve söylemlerinden çok değerli biri olduğu anlaşılmaktadır. Aday öğretmenlerle bugüne kadar bu şekilde hiç bir vali ilgilenmemişti. Bir de balık baştan kokar misali İl Milli Eğitimdeki kavgacı zihniyeti temizlese... Burada 3-4 kişilik bir grup var herkesi dışlamış vaziyette. Selamlar...
hep öğretmenden bir şeyler bekleniyor.öncelikle okullarımızın fiziki problemlerini halletmek gerekir sayın valim.evet boya işini hallettiniz gibi görünüyor ama ya diğer eksikler:eskimiş-yıpranmış pencere ve camlar,temizlik,dökülmüş masa ve sıralar,sık elektrik kesintisi nedeni ile yarım kalan dersler,yanmayan ya da geç yanan kaloriferler;bu yüzden hasta olan öğrenci ve öğretmenler,yağmur yağdığında göle dönen okul bahçeleri,başıboş ve kontrolsüz servisler,okul çıkışlarında özellikle liselerin etrafında serserilerden dolayı oluşan güvenlik sıkıntısı ve ve ve.....saygılar