Futbolda erken gol bir hediye değil, bir borçtur. Tabelada 1-0 yazdığı andan itibaren geriye kalan her dakika, o skorun faturasına dönüşür. Mardin 1969 Spor, Fatih Karagümrük karşısında bu borcu 10. dakikada Dimitrov'un golüyle üstlendi ve seksen dakika boyunca tek gol yemeden ödedi. Sonuç: Mardin 1969 Spor 1-0 Fatih Karagümrük.
Seksen Dakikanın Hesabı
Rakip kâğıt üzerinde Mardin'den güçlüydü: Süper Lig'den inen, ligin favorilerinden sayılan, kadrosunda Cenk Tosun gibi isimler bulunan bir takım. Üstelik Karagümrük'te üç gün önce yeni bir hoca göreve gelmişti hem takım hem teknik ekip ispat derdindeydi.
Erken öne geçmek, Mardin'in bu sezon pek tanımadığı bir durumdu. Bursa'da 21. dakikada öne geçmiş ama 81'de beraberliği yemişti; Bodrum'a karşı gol 52'de gelmişti. Bu kez geriye seksen dakika kalmıştı ve Mardin bu baskıyı kaldırdı.
Bursa'dan akılda kalan bir not daha var: O maçta tribünlerden takıma ve özellikle kaleci Erce Kardeşler'e ırkçı ve hedef gösterici tezahüratlar yükselmişti. Erce bu kez kendi seyircisinin önünde kalesini gole kapattı; bir kaleci için herhalde en güzel cevap buydu.
Savunma Defteri
Sezonun ilk on haftasının bilançosu şöyle: 5 galibiyet, 3 beraberlik, 2 mağlubiyet, 18 puan; 12 gol atıldı, 6 gol yendi. Bu 10 maçın 5'inde Mardin kalesini gole kapattı. Evinde oynadığı beş maçta 5 gol attı, 2 gol yedi; 3 galibiyet, 1 beraberlik, 1 yenilgi.
Bu rakamlar, takımın sezon başından beri anlatılan kimliğini, yani disiplinli savunma ve fırsatı değerlendiren hücumu, hâlâ doğruluyor. Karagümrük maçında da görünen şey buydu: Üç sarı kart mücadelenin sertliğini gösteriyor, ama maç boyunca kaleyi koruyan bir bloğun fiziksel bedelini de.
Rakamlar: Topu Verip Maçı Almak
Maç istatistikleri, skor tabelasının tam tersini söylüyor. Topla oynamanın %68'i Karagümrük'teydi (Mardin %32). Şut sayısı 14'e 6'ydı, isabetli şut 2'ye 1. Başarılı pas sayısı 489'a 185, pas yüzdesi %86'ya %71'di. Köşe vuruşlarında Mardin önde (5'e 4), faullerde ise denge vardı (11-11). Karagümrük orta sayısında da öndeydi (20'ye 12); ama iki takımın isabetli orta sayısı ikişerdi.
Mardin'in kaleyi bulan tek şutu, 10. dakikadaki gol oldu. Karagümrük'ün teknik sorumlusu Selçuk Tarakçı maçın ardından tam bunu söyledi: Sayısal olarak oyunu domine ettiklerini, ama rakibin isabetli tek şutunun gol olduğunu belirtti
Bu profil tanıdık. Bursa'da topla oynama %25'ti, bu kez %32. İki maçı birlikte okuyunca tablo şöyle: Mardin toplam 10 şut çekti, 3'ü isabetli oldu ve 3 gol attı; iki maçta da topun çoğunu rakibe bıraktı ve iki galibiyet aldı. Bu bir verimlilik hikâyesi, ama aynı zamanda bir uyarı: Ne kadar iyi sonuç alırsa alsın, topa sahip olması gereken bir maçta Mardin'in elinde şimdiye kadar çok az örnek var.
Petev'in Elleri
Petev maçın ardından üç puanı "çok zor" diye niteledi ve rakibi kaliteli bir takım olarak tanımladı. Sahada da görüntü buydu: Öne geçtikten sonra oyunu açmaya, ikinci gol aramaya çalışan bir Mardin yoktu; beş değişikliğin tamamını kullanan, bloğunu taze tutan ve skoru korumaya odaklanan bir hoca vardı. Bunu bir tercih olarak okumak mümkün: Yeni gelen bir teknik direktör, ilk haftalarında takımın zaten iyi yaptığı işi bozmak yerine, o işi daha disiplinli yaptırmak isteyebilir.
Petev'in Mardin'i iki maçta iki galibiyet, 3 gol, 1 gol yenmiş durumda. Bu kadar küçük bir örneklemde "yeni tarz" iddiası kurmak hâlâ erken, ama bir şey ortada: Takım, yeni hocayla yenilgi sonrası bir "ikinci nefes" yakalamış görünüyor.
Kolay Fikstür, Kolay Maç Değil
Önümüzdeki takvime bakınca Mardin'i görece rahat bir dönem bekliyor: Esenler Erokspor (deplasman), Manisa FK (ev) ve İstanbulspor (deplasman), yani on hafta sonunda tablonun alt sıralarında yer alan üç takım. Ardından evinde Batman Petrolspor var; yani ligin zirvesindeki bir rakip. Bu üç maçlık rahatlığın Mardin'in başarısıyla bir ilgisi yok; fikstürün kura sonucu şansıdır, kimse kendisi seçmedi.
Ama bu kolaylığın bir bedeli de var. Bu rakipler büyük olasılıkla geri çekilecek, Mardin'i topa sahip olmaya zorlayacak. Mardin ise Bursa'da %25, Karagümrük karşısında %32 topla oynayarak kazandı; yani şimdiye kadar çoğunlukla rakibin açılmasını bekleyen taraf oldu. Bu üç maçta ilk kez "kazanması beklenen" taraf olacak ve topu rakibe bırakıp bekleme lüksü kalmayabilir. Petev'in takımının ikinci bir kimliği olup olmadığını, kompakt bir bloğu kırıp kıramayacağını bu maçlar gösterecek. Sezonun üç beraberliğinden ikisinin (Vanspor ve Ümraniyespor) bugün tablonun alt sıralarındaki takımlara karşı geldiğini hatırlatmakta fayda var.
Bir de şunu unutmamak gerekir: Kolay fikstür, kolay maç demek değil. Karagümrük gibi kâğıt üzerinde güçlü bir rakip Mardin'e kaybetti; Mardin ise Kayserispor ve Iğdır'a yenilmişti. Alt sıradaki Esenler Erokspor sezonun ilk galibiyetini daha geçen hafta aldı ve Manisa'dan 90+6'da bir puan söküp çıktı. Kâğıttaki fark sahadaki farkı garanti etmez; bunu Mardin hem lehine hem aleyhine yaşadı.
Kapanış
Mardin 1969 Spor, on haftanın ardından 18 puanla tabloda 5. sırada. Altı haftalık yenilmezliği, iki maçlık krizi, bir hoca değişikliğini ve şimdi iki maçlık bir galibiyet serisini içeren bu yolculukta takımın kimliği hâlâ aynı: sessiz, sabırlı, disiplinli. Karagümrük maçı, bu kimliğin en kritik testlerinden birini, yani öne geçtikten sonra oyunu elinde tutabilmeyi geçti.
Şimdi asıl soru, bu kimliğin topa sahip olması gereken, rakibin geri çekildiği maçlarda da işe yarayıp yaramayacağı. O sınavın ilk turu, önümüzdeki üç haftada.
Yorumlar
0 yorum