Kitap Künyesi
Yazar: Jerzy Kosinski
Çevirmen: Hasan Aslan
Orijinal Adı: The Steps
Yayın Evi: E Yayınları
İSBN: 9789753900430
Sayfa Sayısı: 115
--reklam--
Adımlar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Klasikleşmiş Boyalı Kuş ve Bir Yerde'nin yazarından bir adamın duygusal ve cinsel deneyimlerinin ödüllü romanı. Jerzy Kosinski'nin cinselliğe ve ahlaka bakışı, modern kültür ve politikanın sarsıcı gizli cereyanlarını parlak bir biçimde yakalıyor.
(Arka Kapak'tan)
--reklam--
Adımlar Alıntıları - Sözleri
- - Hiç farelerin öldürülüşünde bulundun mu? Ya da, hayvanları sevip sevmediğini söyle bana. - Tabii severim. - Eh, fareler de hayvandır.
- Sapana yerleştirilmiş taşlar gibiydik: Kimin bizi nereye atacağını hiç bilmiyorduk
- Her şeyin aniden, önceden kestirilebilecek bir hal aldığını anlıyordum. Bütün yapabildiğimiz, karşımızdakine kendi görüntüsünü sunmaktı.
- En yakın şehir de altmış kilometre ötedeydi. Ne sinema vardı, ne tiyatro, ne de lokanta.
- Sapana yerleştirilmiş taşlar gibiydik; kimin bizi nereye atacağını hiç bilmiyorduk.
- Buraya gömülenler, dedi dostum, cenaze törenleri halkın saldırısına yol açtığı için şehir içinde kendilerine mezarlık yeri verilmeyen bir dini azınlığa mensuplardı.
- En ufak bir acı duymuyordum. Yediğim her kırbaç darbesini, benimkinden yüz kat beter bir acıyla ödeyeceklerdi. Artık kurbanları değildim; onların hem yargıcı, hem de celladı oluvermiştim.
- Uzak bir denizde uyanmak, kimliksiz, bilinmeyen yerlere doğru gitmek isterdim.
- Filozofun biri, günün birinde: ''Tanrı yaratıp tapınaklar kurmak kolay değil; bu ancak güçlü bir zekanın eseri olabilir'', dememiş mi?
- Geçen savaşta yabancılar, felçli karısının trene binmesine yardım etmişlerdi, trenin gittiği yer bir toplama kampıydı. Kadına yardım edenler terbiyeli, tertemiz üniformalı delikanlılardı.
- Gözlerim kapalı, her türlü güç ve ihtirastan yoksun ,kafam unutulmuş bir şapkanın asıldığı kanca kadar sakin, koltuğumda oturur, zamanın dışında ,kimse tarafından ölçülüp biçilmeksizin, yargılanmaksızın, kimseyi rahatsız etmeden, geçmişimle geleceğim arasında ebediyen asılı, yerimden kımıldamazdım.
- İşin ucunda kelleyi de bıraksam, pahalıya çıkacak bir kurban olmakta kararlıydım.
- Sünnet gerçekten gerekli mi? Örneğin apandist ameliyatı olmak gibi? Hayır, hiç de değil. Günümüzde bu iş ne kadar acımasız, ne kadar gereksiz geliyor. Düşün, çocuğun gövdesinden bir parça rızası olmadan koparılıyor. Bu sakatlama, erkeğin duyarlığını ve tepkilerini azaltmak gibi bir sonuç veremez mi? Her şey bir yana, doğanın örtûp korumak istediği bir organ, tıpkı dirseklerle dizler gibi bezin, yünün ya da pamuklunun sürtünmelerine maruz kalıyor.
- Demek sen sandığım şey, ancak senin bir yüzün? Sen de, benim için en kabul edilebilir sandığın yüzünden başkasını göstermiyorsun. Şimdiye kadar ne sen ne de ben, birbirimiz hakkında düşündüklerimizle çelişen bir şeyi açığa vumadık.
--reklam--
Adımlar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Şiddeti, kötülüğü insanın zayıf ve iğrenç yanlarının korkusuzca dile getirildiği bir roman. İnsan denilen varlığın sınırlarını test eden kötülüğün sınırı nedir ahlakın sınırı nedir vahşetin sınırı nedir diye düşündüren bir başyapıt. İnsan ruhunun karanlık dehlizlerinde dolaştıran bir novella. Manyakların kutsal kitabı. Yazarın Boyalı kuş isimli kitabından sonra okuduğum ikinci romanı. İkisi de harika ötesi. Yeraltı edebiyatının köşe taşları. Okuyun okutturun. Yazarın manyaklığına saygı duyacaksınız. (V. Bogart Zangiev)
“ En iyisi, yol boyu kendini ve korkularını yitirmek, her türlü kimlikten vazgeçmek...” Yazar bu kitabı ile Amerika’da verilen “National Book Award “ ödülünü kazanmış. Kitapta olaylar çok hızlı akıp gidiyor. Kitaptaki karakterler ise , insanların en uç ve iğrenç davranışlarını bize gösteriyor. Kelime kelime karanlıklar arasında “ adımlar” atarak yolunu bulan bu karakterler, sanki okurken derinizin altına süzülüp size o zehirleri, saldırgan bir virüs gibi yerleştirmeye çabalıyor! Okurken ya kitabı elinizden bırakacak ya da devam edeceksiniz. Sonuç yazarın bu kitabı, tıpkı diğer kitapları gibi, sizi rahatlatmıyor bizzat sizi rahatsız ediyor. (Kitap her yerde okunur)
"Adımlar", olağanüstü bir edebiyat başarısıdır. Tıpkı, unutulmaz "Boyalı Kuş"unki gibi. Görüntüleri yakıcı, kanlı, gaddar... Yine de bunlar cehennem ya da hayal-bilim görüntüleri değil. Söz konusu edilen gerçekten bizim gezegenimiz. -Hayim Zeldis, The Book Reporter-"Amerikalı eleştirmenler "Adımlar"ın totaliter rejimlerle kökünden sökülen Avrupa'nın tedirginliğini dile getirdiğini söylediler. Fransız meslektaşları ise, özellikle Amerika'da hüküm süren şiddeti buldular bu kitapta. Kuşkusuz, hepsi haklı... İnsan karşısındakini kendinden daha iyi görür." Gençler, değişik olduğu için cezalandırmak üzere herkesin üstüne çullandığı "Boyalı Kuş"ta kendilerini buldular. "Adımlar"da ise toplumun kendilerine sunduğu ve geri çevirdikleri çeşitli örnekleri gördüler. Benim olduğu kadar, belki onlar içinde putları kırmak, kayıtsızlıktan ölmemek için elimizde kalan son hareket gibi görünüyor." (Filiz)
--reklam--
Adımlar PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Jerzy Kosinski - Adımlar kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Adımlar PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Jerzy Kosinski Kimdir?
Jerzy Kosiński (14 Haziran 1933 – 3 Mayıs 1991) Musevi ve Polonya asıllı, Amerikalı yazar Polonya'nın ikinci büyük şehri Łódź'da doğdu. II. Dünya Savaşı sırasındaki bir çocukken, Doğu Polonya'da Katolik bir Polonyalı ailenin yanına sahte bir kimlikle sığındı. Bir Katolik rahibi sahte bir vaftiz sertifikası çıkarmıştı, savaş sırasında Polonya Katolik Kilisesi'nin yaptığı olağan bir uygulamaydı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Kosiński ailesine kavuştu ve tarihle siyaset dalında 1957'de Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmeden önce Polonya'da derece kazandı. 1962'de Amerikalı çelik imparatoriçesi Mary Hayward Weir ile evlendi.
1955-1957 yılları arasında Varşova Bilimler Akademisi'nde asistan olarak görev yapan Kosinski, Ford bursuyla ABD'ye gitti. Psikoloji doktorasını yaptıktan sonra, Wesleyan ve Princeton üniversitelerinde ve Yale Üniversitesi'nde öğretim üyeliklerinde bulundu.
İlk yazılarını 1960 yılında Joseph Novak takma adıyla yayımladı. Kosiński'nin en bilinen romanları arasında 1965 tarihli Boyalı Kuş ve 1971 tarihli Orada Olmak sayılabilir. Baş rolde Peter Sellers'ın ve filmin yönetmeni Hal Ashby 1979 yılında Orada Olmak romanından bir film çevirdi. Senaryosu Kosiński tarafından yazılmış ve 1980 yılında British Academy of Film and Television Arts (İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi) tarafından en iyi senaryo ödülüne layık görülüp, Amerika Yazarlar Derneği tarafından en iyi Another Medium'dan uyarlanmış komedi ödülünü de aldı.
Kosiński 3 Mayıs 1991 günü intihar etti. İntihar öncesi yazdığı ayrılma notunda "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin."
--reklam--
Jerzy Kosinski Kitapları - Eserleri
- Boyalı Kuş
- Bir Yerde
- Adımlar
- Boşluk
- Şeytan Ağacı
- Kör Randevu
- Çelik Bilye
- İhtiras Oyunu
--reklam--
Jerzy Kosinski Alıntıları - Sözleri
- "Kör olunca hayat boyu gördüklerini de unutur muydu acaba insan? Düş bile göremezdi belki o zaman..." (Boyalı Kuş)
- Halk kitleleri, doğası gereği, ayırt etme yeteneğine sahip değildir. Değerli olanla standart olan, özgün olanla taklit arasındaki ayrımı yapamaz. Goddard, olsa olsa, elektroniği müzikte kullanmayı bilen orta karar bir şarkıcıdır hepsi o. Chopin, anlamdan yoksun müzikten beteri olamaz, demiş. Goddard'ın müziğinde ilginç olan bir yan yok. Bu şekilde müziğin ardına saklanıyor ve o saklandıkça müziği ilginçleşiyor. (Çelik Bilye)
- Bir adam ne kadar yürekli olursa olsun hayatını kaybetmekten korkar. (Boşluk)
- Uzak bir denizde uyanmak, kimliksiz, bilinmeyen yerlere doğru gitmek isterdim. (Adımlar)
- Güzel kadınları hayal gücünden yoksun erkeklere bırakın (Boşluk)
- Huzurumu kaçıran ölmek değil , arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
- "Böylesine acımasız, sefil bir dünyanın hâkimi olmak neye yarardı?" (Boyalı Kuş)
- "Ben insanların her yerde iyi olduklarını gördüm," dedi Laventer. "Onlar yalnızca devletin ya da bir siyasal partinin önlerine attığı iktidar kırıntılarından yollarını şaşırıyorlar; ya da bir sendika ya da şirketin, varlıklı bir arkadaşın. Onların gücünün, ölümlülüğün geçici bir kamuflajından başka bir şey olmadığını unutuyorlar." (Kör Randevu)
- "Biz Eskimolar gururlu insanlarız ve Fransızlar ne kadar 'Salamura İtalyan' ya da İsveçliler ne kadar 'Mumyalanmış Alman'sa biz de o kadar 'Donup kalmış Çinli'yiz." (Kör Randevu)
- "Kibar bir şantajcıydı yoksulluk: Tüm seçimleri kurbanına bırakıyordu." (İhtiras Oyunu)
- Huzurunu kaçıran ölmek değil, arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
- "Başkalarının yapabileceklerine inanmadığımız zaman, sonunda kendi yapabileceklerimize de inanmaz hale gelebiliriz.Bizler hayal kurmadaki başarısızlığımız dolayısıyla işte böyle cezalandırılıyoruz." (İhtiras Oyunu)
- Varlığımı topyekün düzene koyamazsam yaşayamayacağımı bildiğim için aklım vücudumu çalıştırır. . (Boşluk)
- İçimde bir mücadele yer alıyordu. Bir an, kendini kontrol edebilen sahip bir yetişkin oluyordum, bir an, avaz avaz bağıran bir çocuk. (Şeytan Ağacı)
- Benimle birlikte olunca kendini üstün görüyor , çünkü ben hepinizin arasından onu seçmiş oluyorum. (Boşluk)
- Fakat seninle baş başa kalınca söyleyeceklerimle , hayatımı seninle paylaşmak isteğinde olduğumu anlatmakla , huzurunu kaçırmaktan korkmuştum. (Boşluk)
- Gökyüzünde o çile bahçesinde alçaktan uçan siz bütün kelebekler. (Boşluk)
- Ancak Domostroy'u yönlendiren işitme duyusuydu ve sanatı da müzikti. İnsanlarla nesneler arasındaki binlerce rastlantı ve birleşmenin yerine ses, yer, uzaklık, duygu ve ruhsal durumun gizemli bileşimini koyan müzik, zaman ve mekân sınırlarını yıkarak onun ruhsal dünyasını genişletiyordu. Onun ruhunu etkileyenler, şairler, yazarlar, müzisyenler ve özellikle Shakespeare'in ünlü âşıkları gibi "gözleriyle duyanlar"dı. (Çelik Bilye)
- Böylesine sefil ve zalim bir dünya onun hakimi olmak için gösterilen bunca çabaya değer miydi? (Boyalı Kuş)
- “Bitkiler de insanlar gibiydi; yaşamak, hastalıklarını yenmek ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.” (Bir Yerde)
Yorumlar
0 yorum