Kitap Künyesi

Yazar: Jerzy Kosinski

Çevirmen: Aydil Balta

Orijinal Adı: Being There

Yayın Evi: E Yayınları

İSBN: 9789753900447

Sayfa Sayısı: 120

--reklam--

Bir Yerde Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir Yerde, uluslararası ünü sahip bir yazarın en popüler ve en dikkat çekici eserlerinden biridir. Bu, Chauncey Gardiner'in, nam-ı diğer Chance'ın öyküsüdür. Chance aynı zamanda Başkanlık Politika Danışmanı ve medya ilahı da olan Wall Strettli bir işadamının tahtının varisi olarak çıkıveren bilmece gibi seçkin bir adamdır. Gerçekte "niteliksiz bir adam" olan Chance'ın sokaktaki adımı ilgilendiren konulara ilişkin görşüleri sarsıcıdır. Ancak her ne kadar, herkes ondan alıntı yapsa da, hiç kimse gerçekten ne dediğini anlamamaktadır. Ve de geçmişindeki boşlukları doldurmak olanaksız gibidir. Bir Yerde, Amerikan medya kültürüne dair bir taşlamadır.

"Bir Yerde, okuyup bitirdikten sonra akılda uzun süre yankılanan şu ender kitaplardan biri"

-John Barkham, New York Post-

(Arka Kapak)

--reklam--

Bir Yerde Alıntıları - Sözleri

  • "Gerçeğin düşünü gördüğümüz zaman televizyon bizi uyandırıyor. Milyonlarca kişi için, sanırım savaş sadece bir televizyon yayını. Ama orada, cephede, gerçek insanlar hayatlarını veriyorlar."
  • gerçeğin düşünü gördüğümüz zaman televizyon bizi uyandırıyor. Milyonlarca kişi için, sanırım savaş sadece bir televizyon yayını. Ama orada, cephede, gerçek insanlar hayatlarını veriyorlar.
  • Bitkiler de insanlar gibiydi; yaşamak, hastalıklarını yenmek ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.
  • Kadın başını yana çevirmişti ve düşünceli görünüyordu. Hüzünlü ve yalnız bir çiçeği andırıyordu.
  • «Bir bahçede, herşey büyür... ama önce hepsi solar; ağaçlar yeniden yaprak vermek, daha kalın, daha güçlü, daha yüksek olmak için eski yapraklarını dökmek zorundadır. Bazı ağaçlar kurur ama yeni sürgünler onların yerini alır. Bahçe çok bakım ister. Ama bahçenizi sevdiniz mi ne üzerinde çalışmaktan ne de beklemekten yakınırsınız. Dolayısıyla da mevsimi geldiğinde gereğinden emin olursunuz.»
  • «Bir bahçede,herşey büyür... ama önce hepsi solar; ağaçlar yeniden yaprak vermek, daha kalın, daha güçlü, daha yüksek olmak için eski yapraklarını dökmek zorundadır. Bazı ağaçlar kurur ama yeni sürgünler onların yerini alır. Bahçe çok bakım ister. Ama bahçenizi sevdiniz mi ne üzerinde çalışmaktan ne de beklemekten yakınırsınız. Dolayısıyla da mevsimi geldiğinde gereğinden emin olursunuz.»
  • İnsanlara bakılmadığı sürece, yaşamazlardı. Televizyondaki gibi, gözünüzü onlara diktiniz miydi başlarlardı yaşamaya. O zaman, ancak o zaman, tıpkı televizyondaki gibi yeni görüntülerle kenara itilene dek gelip adamın kafasına çakılabilirlerdi.
  • istasyon değiştirirken, kendi de değiĢebilirdi. Bahçedeki bitkilerin çeşitli dönemlerden geçmesi gibi, o da çeşitli dönemlerden geçebilirdi, ama düğmeyi sağa ya da sola çevirmekle dilediği kadar çabuk değişmesi de mümkündü. Bazı kereler, televizyondaki kişilerin yaptığı gibi, ekrana yayılabilirdi. Düğmeyi oynatmakla Chance başkalarını gözkapaklarının altına çekebilirdi. Böylece, varlığını başka hiç kimseye değil sadece kendine, Chance’a borçlu olduğuna inanmaya varıyordu.
  • "Bir insanın ekranda görünmesinden önce mi yoksa sonra mi değiştiğini düşünüyordu. Hepten mi değişecekti, yoksa görüntü ekrana yansıdığı sürece mi? Program sona erdiğinde varlığının hangi bölümünü terkedecekti?"
  • İnsanlara bakılmadığı sürece, yaşamazlardı. Televizyondaki gibi, gözünüzü onlara diktiniz miydi başlarlardı yaşamaya.
  • "Sevgili Kont, Puşkin'in hayatı boyunca ülkeniz edebiyatına duyduğu hayranlığı size hatırlatabilir miyim? Bu nedenle, Puşkin Faust'u Rusçaya çevirdikten sonra, Goethe kendisine mürekkepli kalemini armağan etti."
  • Bir bahçede, bitkilerin filizlendiği bir mevsim vardır. İlkbahar ve yaz vardır, ama sonbaharla kış da vardır. Ardından ilkbaharla yaz geri gelir. Kökler koparılmadığı sürece, her şey yolundadır, iyi olacak demektir.
  • «Bir bahçede», dedi, «bitkilerin filizlendiği bir mevsim vardır. İlkbahar ve yaz vardır, ama sonbaharla kış da vardır. Ardından ilkbaharla yaz geri gelir. Kökler koparılmadığı sürece, herşey yolundadır, iyi olacak demektir.»
  • “Bitkiler de insanlar gibiydi; yaşamak, hastalıklarını yenmek ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.”
  • Neyin daha önemli olduğunu anlamak güçtü: Yüzeydeki bahçenin mi, yoksa özünü aldığı ve eninde sonunda koynuna döndüğü mezarlığın mı?

--reklam--

Bir Yerde İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Okurken Boyalı Kuş'tan bambaşka bir dünya ile karşılaşıyoruz. Eserdeki karakterimizin ismi "tesadüf" kelimesinden geliyor. Varlığını ispatlayan bir belge, kazaya karışana kadar daha önce yaşadığını gösteren kanıt, kısaca geçmişi yok karakterimizin.Sanki ömür boyu tesadüfi bir şekilde yaşamış gibi.Ve kendisinin hiçbir şey söylemeden insanları etkilemesine, haberlere konu olmasına hatta önemli bir pozisyonun başkanlığına dahi aday gösterilmesini okuyoruz. İçerdiği eleştirileri ve duru anlatımıyla müthiş keyifle okudum. (Zuhal)

Boyalı Kuş kitabı ile tanınan yazarın bu kitabı 87 sayfa. Kitabın film uyarlamasını da yapan yazar doğduğu andan itibaren bir bahçe ve odanın dışında hiçbir şeyi bilmeyen bir kişinin tesadüfi bir şekilde başkan adaylığına kadar yükselişini anlatıyor. Kitabın anlatımında hiçbir sorun yok gayet iyi, akıcı. Konusunu çok sevdim. Içi boş bir insanın yükselişi, insanları aslında bir şey söylemeden etkileyişi çok güzel anlatılmış. Bir anda ülkenin gündemine oturan okuma yazma bile bilmeyen bir kahraman yaratmış Kosinski. (Bozuk Gramofon)

Sadece insan ol ve yaşa: 1-Bir insanı hayatına koyduğun yer, onu anlamlandırman, ilişkinize bakış açın, onunla olan savaşların ve aksine hayranlıkların tamamen kendinle ilgilidir. Karşındaki insanın bununla ne yaparsa yapsın ilgisi yoktur. 2- Akışta ol, çok kafaya takma; çünkü hayat seni nereye götürmek isterse oraya gidersin. (Bu ara oldukça kaderci bir bakış açısındaydım, kitap üstüne tuz biber ekti.) 3- Her şeyi ciddiye alma. En ciddi gözüken şeylerin altı, bir o kadar boş… 4- Sadece yaşa, uyu, uyan, yemek ye, tuvalete git, istediğin kitabı oku ya da filmi seyret, sevdiğin işi yap… İnsan ol. Mutlaka okumalısınız Sonra da filmini seyredin ;) Sevgiler (Gokce Yesilbas)

--reklam--

Bir Yerde PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Jerzy Kosinski - Bir Yerde kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Yerde PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Jerzy Kosinski Kimdir?

Jerzy Kosiński (14 Haziran 1933 – 3 Mayıs 1991) Musevi ve Polonya asıllı, Amerikalı yazar Polonya'nın ikinci büyük şehri Łódź'da doğdu. II. Dünya Savaşı sırasındaki bir çocukken, Doğu Polonya'da Katolik bir Polonyalı ailenin yanına sahte bir kimlikle sığındı. Bir Katolik rahibi sahte bir vaftiz sertifikası çıkarmıştı, savaş sırasında Polonya Katolik Kilisesi'nin yaptığı olağan bir uygulamaydı. II. Dünya Savaşı'ndan sonra, Kosiński ailesine kavuştu ve tarihle siyaset dalında 1957'de Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmeden önce Polonya'da derece kazandı. 1962'de Amerikalı çelik imparatoriçesi Mary Hayward Weir ile evlendi.

1955-1957 yılları arasında Varşova Bilimler Akademisi'nde asistan olarak görev yapan Kosinski, Ford bursuyla ABD'ye gitti. Psikoloji doktorasını yaptıktan sonra, Wesleyan ve Princeton üniversitelerinde ve Yale Üniversitesi'nde öğretim üyeliklerinde bulundu.

İlk yazılarını 1960 yılında Joseph Novak takma adıyla yayımladı. Kosiński'nin en bilinen romanları arasında 1965 tarihli Boyalı Kuş ve 1971 tarihli Orada Olmak sayılabilir. Baş rolde Peter Sellers'ın ve filmin yönetmeni Hal Ashby 1979 yılında Orada Olmak romanından bir film çevirdi. Senaryosu Kosiński tarafından yazılmış ve 1980 yılında British Academy of Film and Television Arts (İngiliz Film ve Televizyon Sanatları Akademisi) tarafından en iyi senaryo ödülüne layık görülüp, Amerika Yazarlar Derneği tarafından en iyi Another Medium'dan uyarlanmış komedi ödülünü de aldı.

Kosiński 3 Mayıs 1991 günü intihar etti. İntihar öncesi yazdığı ayrılma notunda "Her zamankinden daha uzun bir süre uyuyacağım. Buna sonsuzluk deyin."

--reklam--

Jerzy Kosinski Kitapları - Eserleri

  • Boyalı Kuş
  • Bir Yerde
  • Adımlar
  • Boşluk
  • Şeytan Ağacı
  • Kör Randevu
  • Çelik Bilye
  • İhtiras Oyunu

--reklam--

Jerzy Kosinski Alıntıları - Sözleri

  • "Kör olunca hayat boyu gördüklerini de unutur muydu acaba insan? Düş bile göremezdi belki o zaman..." (Boyalı Kuş)
  • Halk kitleleri, doğası gereği, ayırt etme yeteneğine sahip değildir. Değerli olanla standart olan, özgün olanla taklit arasındaki ayrımı yapamaz. Goddard, olsa olsa, elektroniği müzikte kullanmayı bilen orta karar bir şarkıcıdır hepsi o. Chopin, anlamdan yoksun müzikten beteri olamaz, demiş. Goddard'ın müziğinde ilginç olan bir yan yok. Bu şekilde müziğin ardına saklanıyor ve o saklandıkça müziği ilginçleşiyor. (Çelik Bilye)
  • Bir adam ne kadar yürekli olursa olsun hayatını kaybetmekten korkar. (Boşluk)
  • Uzak bir denizde uyanmak, kimliksiz, bilinmeyen yerlere doğru gitmek isterdim. (Adımlar)
  • Güzel kadınları hayal gücünden yoksun erkeklere bırakın (Boşluk)
  • Huzurumu kaçıran ölmek değil , arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
  • "Böylesine acımasız, sefil bir dünyanın hâkimi olmak neye yarardı?" (Boyalı Kuş)
  • "Ben insanların her yerde iyi olduklarını gördüm," dedi Laventer. "Onlar yalnızca devletin ya da bir siyasal partinin önlerine attığı iktidar kırıntılarından yollarını şaşırıyorlar; ya da bir sendika ya da şirketin, varlıklı bir arkadaşın. Onların gücünün, ölümlülüğün geçici bir kamuflajından başka bir şey olmadığını unutuyorlar." (Kör Randevu)
  • "Biz Eskimolar gururlu insanlarız ve Fransızlar ne kadar 'Salamura İtalyan' ya da İsveçliler ne kadar 'Mumyalanmış Alman'sa biz de o kadar 'Donup kalmış Çinli'yiz." (Kör Randevu)
  • "Kibar bir şantajcıydı yoksulluk: Tüm seçimleri kurbanına bırakıyordu." (İhtiras Oyunu)
  • Huzurunu kaçıran ölmek değil, arkamda hiçbir iz bırakmadan ölebileceğim düşüncesiydi. (Boşluk)
  • "Başkalarının yapabileceklerine inanmadığımız zaman, sonunda kendi yapabileceklerimize de inanmaz hale gelebiliriz.Bizler hayal kurmadaki başarısızlığımız dolayısıyla işte böyle cezalandırılıyoruz." (İhtiras Oyunu)
  • Varlığımı topyekün düzene koyamazsam yaşayamayacağımı bildiğim için aklım vücudumu çalıştırır. . (Boşluk)
  • İçimde bir mücadele yer alıyordu. Bir an, kendini kontrol edebilen sahip bir yetişkin oluyordum, bir an, avaz avaz bağıran bir çocuk. (Şeytan Ağacı)
  • Benimle birlikte olunca kendini üstün görüyor , çünkü ben hepinizin arasından onu seçmiş oluyorum. (Boşluk)
  • Fakat seninle baş başa kalınca söyleyeceklerimle , hayatımı seninle paylaşmak isteğinde olduğumu anlatmakla , huzurunu kaçırmaktan korkmuştum. (Boşluk)
  • Gökyüzünde o çile bahçesinde alçaktan uçan siz bütün kelebekler. (Boşluk)
  • Ancak Domostroy'u yönlendiren işitme duyusuydu ve sanatı da müzikti. İnsanlarla nesneler arasındaki binlerce rastlantı ve birleşmenin yerine ses, yer, uzaklık, duygu ve ruhsal durumun gizemli bileşimini koyan müzik, zaman ve mekân sınırlarını yıkarak onun ruhsal dünyasını genişletiyordu. Onun ruhunu etkileyenler, şairler, yazarlar, müzisyenler ve özellikle Shakespeare'in ünlü âşıkları gibi "gözleriyle duyanlar"dı. (Çelik Bilye)
  • Böylesine sefil ve zalim bir dünya onun hakimi olmak için gösterilen bunca çabaya değer miydi? (Boyalı Kuş)
  • “Bitkiler de insanlar gibiydi; yaşamak, hastalıklarını yenmek ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.” (Bir Yerde)