Kitap Künyesi
Yazar: Halil Cibran
Yayın Evi: Tutku Yayınevi
İSBN: 9786054308842
Sayfa Sayısı: 272
Aforizmalar Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Gerçek, bir çocuğun en içten gülüşü ya da bir sevgilinin öpüşüyle donanmış olarak seslenir bize; ama biz sevginin kapısını onun suratına çarpar ve sanki düşmanımızmış gibi davranırız.
Dünya kuruldu kurulalı bilinir; insan aşkın derinliğinin farkına, ancak ayrılık saati gelip çattığında varır.
Siz çoksunuz, oysa ben tekim. Bana dilediğinizi söyleyin ve yapın. Dişi koyun gecenin karanlığında kurtların avı olabilir... Fakat kanı, vadinin taşlarında tan ağarıp da güneş yükselene değin duracak!
Baskıya başkaldırmayan kişi kendine karşı adaletsizdir. Yoksa, ne çiçek ne de meyve veren bir ağaç mı olsaydım; çünkü verimli olabilmenin sancısı, kıraç olmaktan ağırdır; ve eli açık zenginin çektiği acı dilencinin sefaletinden beterdir...
Bana kulak ver ki, sana ses verebileyim.
Aforizmalar Alıntıları - Sözleri
- Yuvam, “Beni terketme, burada geçmişin yaşıyor.” der, yol ise,”Gel ve beni takip et, ben senin geleceğinim!” Ve ben hem yuvama, hem de yola derim ki, “Ne geçmişim, ne de geleceğim var benim. Kalırsam, kalışımda bir gidiş, gidersem, gidişimde bir kalış olacaktır. Sadece sevgi ve ölüm her şeyi değiştirir.”
- Bugüne kadar yalnızca, “Sen kimsin?” diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim.
- Üzgün olduğunuzda, tekrar kalbinize dönün. Göreceksiniz ki, daha önce sevinciniz olan bir şey için ağlıyorsunuz.
- Dostum, ben göründüğüm gibi değilim.
- “Samimiyet tüm eylemlerimizi onurlu ve güzel kılar.”
- Bazı insanları görmemek için gözlerimi kapattığımda, onlara göz kırptığımı sanıyorlar.
- Birlikte güldüğün birini unutabilirsin ama birlikte ağladığını asla!
- “Arkadaşlık her zaman için tatlı bir sorumluluktur, asla egoistler için bir fırsat değil.”
- Dostum, ben göründüğüm gibi değilim.
- “Ve kurtulmak istediğiniz bir korkunuz varsa, o korkunun merkezi sizin kalbinizdir, yoksa korkulanın avuçları içinde değil.”
- “Bazı insaları görmemek için gözlerimi kapattığımda, onlara göz kırptığımı sanıyorlar.”
- “Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; yüce yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştır, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz.”
- “Ve hayat okyanusundan içmeye hak kazanmış bir insan, sizin küçük ırmağınızdan da bir bardak su alabilir.”
- “Doğuştan gelen kusurlarını sonradan edindiğin erdemlerinle örtmeye kalkma ne olur. Ben küçük kusurlarıma son derece bağlıyım. Çünkü onlar; bana has birer zenginliktir.”
- Yüreğin bir volkansa eğer, avuçlarında çiçekler açmasını nasıl umabilirsin?
Aforizmalar İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Aforizmalar - Halil CİBRAN: Aforizmalar Halil Cibran ile tanışma kitabım oldu. Şunu söyleyerek başlamak isterim. Aforizma, özleyiş anlamına gelen bir kelime. Çok yakın zamanda Kafka'nın da Aforizmalar'ını okumuş orada araştırma fırsatı bulmuştum. Eser Halil Cibran hakkında bir bilgilendirme ile başlıyor. Öyle birkaç sayfadan oluşan bir anlatım değil, uzun, ayrıntılı bir anlatım. Akabinde Cibran'ın özdeyişleri geliyor. Çok yönlü bir yazar Cibran. Entelektüel birikiminden eserinde ziyadesiyle yararlanmış. Çok farklı konularda özdeyişler içeriyor eser. Kendini tanımak bunlardan yalnızca biri: Ben, bu ulu okyanusta bir damlayım yalnızca. Bugüne kadar yalnızca, “Sen kimsin?” diye sorana ne cevap vereceğimi bilemedim. Cömertlik: Sahip olduklarınızdan verdiğinizde, çok az şey vermiş olursunuz; Gerçek veriş, kendinizden vermektir. Sahip olduğunuz her şey bir gün verilecektir. Öyleyse şimdi verin ve vermenin hazzını mirasçılarınız değil siz yaşayın... Özgürlük: Aranızda en özgür geçinenlerin, özgürlüklerini bir boyunduruk ve bir kelepçe gibi taşıdıklarını gördüm. Acılar: Acınız, anlayışınızı saklayan kabuğun kırılışıdır. Acılarınızın çoğu sizin tarafından seçilmiştir. Sevgi: Her gün gelişmeyen sevgi, her geçen gün ölmektedir. Sonra bana, “Seni seviyorum” dedin. Oysa sen, benim içimdeki kendini sevdin. Yalnızlık: Yalnızlık, ruhsal coşkunun müttefiki olduğu kadar, hüznün de yandaşıdır. Daha nice konu yazarın kaleminde kendini buluyor. Ayırıcı değil birleştirici bir yazar. Felsefi gücüyle kaleminin birleştiği yerde muhteşem satırlar ortaya çıkarmış. Kendinizi bulacağınız satırlara ziyadesiyle rastlayacaksınız. Benim biraz hızlı oldu ama sindirerek okumanızı öneririm. (Mikail Balcı)
Halil Cibran dan okuduğum ikinci , mistik , felsefi eserdi. Gene büyük bir zevkle okudum saygılar sevgili yazarımıza. Kitap öncelikle Halil Cibran'in hayat hikayesiyle başlıyor. Cibran' da annesi tarafından desteklenmiş bir çocuk. Yöneldiği sanatsal alanlarda annesinin onun için çabaları var bence. Aşkları , kayboluslari , buluşları , hastalığı , kendini ararken baya bir yok olmus bir yazar Halil Cibran öyle hissettim ben ... Etkisinde kalmış olduğu Nietzsche'yi de çok severim ve gerçekten cümle kalıpları Nietzsche'yi andırıyordu. Okunabilecek güzel bir eserdi. Herkese önerebilirim. Zira ben okuyupta pişman olduğum bir kitap bilmem. O yüzden okuduğum her kitabı sizlere önereceğimdir :) gonderi/152538881 gonderi/152515183 gonderi/152542294 (Tuğçe)
Halil Cibran'ın okuduğum ilk eseri oldu bu kitap. Hem ressam hem de şair ve yazar olan sanatçının hayatından anlatmaya başlayan kitap daha sonra yazarın özdeyişlerini veriyor. Her özdeyişin felsefi alt yapısı sizi düşünmeye sevk ediyor. Felsefe, gerçek bir düşünmek eylemini ister sizden. Bazen tüm her şeyden arınık olmanızı ve o şekilde düşünmenizi bazen de değişik olgu ve olayların birbirleriyle etkileşimi üzerinde düşünün ister. Beyniniz her daim uyanık olmalıdır, gerçekleri tam anlayabilmek ya da en azından düşünürün neyden bahsettiğini kavrayabilmek için. Bir kurgudan oluşan romanı her okur aşağı yukarı aynı şeyleri hissederek okur ama felsefi kitaplar öyle değildir, her okuyucu için farklı etkiler oluştururlar. Düşünürün söylediği her bir fikir okuyucunun fikirleriyle birleştiğin de ortaya maddi gözle görülmeyen bir ışık çıkar. İşte amaca ulaşılmıştır, anlatılmak istenen verilmiştir yazarın çağdaşı olmayan gelecekten gelen okuyucuya. Sonra bir düşünceyle dost olursunuz belki. Geçmişten gelen bir dost olur bu kitap. Bilemeyiz ... Lafı daha fazla uzatmadan ; "biraz huzursuzluğumu çoğaltayım" mazoşistliğindeyseniz ve "felsefi fikirlerin ayak izlerine basa basa yeni fikirler keşfetmek istiyorum" diyorsanız, işte tam da size göre bir kitap. İyi okumalar bol düşünmeler. (Rabia Uslu)
Kitabın Yazarı Halil Cibran Kimdir?
Cibran, 1883 yılında Osmanlı İmparatorluğu kontrolündeki Cebel-i Lübnan Mutasarrıflığı'nda Maruni bir ailenin çocuğu olarak doğdu. Ailesi ve kardeşleriyle 1895'de ABD'ye göç etti. Annesi terzi olarak çalışırken Boston şehrinde bir okula başladı. Cibran'ın yaratıcılığını fark eden öğretmeni Cibran'ı fotoğrafçı ve yayıncı F. Holland Day'le tanıştırdı. Gibran, Beyrut'taki Collège de la Sagesse'e kaydolmak için on beş yaşında ailesi tarafından memleketine geri gönderildi.
1904'te, Cibran'ın çizimleri ilk kez Boston'daki Day's stüdyosunda sergilendi ve Arapça ilk kitabı 1905'te New York'ta yayımlandı. Cibran, yeni tanıştığı hayırsever Mary Haskell'in mali yardımıyla 1908'den 1910'a kadar Paris'te sanat okudu. Oradayken, Jön Türk Devrimi'nden sonra Osmanlı İmparatorluğu'nda isyanı destekleyen Suriyeli siyasi düşünürlerle tanıştı; Gibran'ın aynı fikirleri ve aynı zamanda antiklerikalizmi dile getiren bazı yazıları, sonunda Osmanlı yetkilileri tarafından yasaklanacaktı.
Eserleri ve düşünceleri dünya üzerinde geniş yankı uyandırdı. Şiirleri yirmiden fazla dile çevrilmiş olan Cibran aynı zamanda başarılı bir ressam idi. Resimlerinin bazıları günümüzde dünyanın birçok şehrinde sergilenmektedir.
Yaşamının yaklaşık son yirmi yılını ABD'de geçiren yazar, ölümüne kadar kaldığı bu ülkede eserlerini İngilizce yazmıştır.
Halil Cibran'ın en ünlü eserlerinden biri olan ve ilk kez 1923 yılında basılan Nebi adlı eseri, toplam 26 adet şiirden oluşan bir karma şiir denemeleri kitabıdır. El Mustafa adındaki bir kahinin 12 sene kaldığı Orphalese şehrinden ayrılıp evine gitmek üzereyken bir grup halk tarafından durdurulması ve ana kahraman ile halk arasında insanlık ve hayatın genel durumu hakkında geçen konuşmalar kitabın kendisini oluşturmaktadır. Cibran'ın bu kitapta El Mustafa isimli şahsa verdiği bu isimle peygamber Hz. Muhammed'i işaret ettiğini iddia edenler vardır. Fakat kitaptaki metinler çoğunlukla Matta'ya göre İncil'in 5. bölümünde yer alan İsa'nın Dağdaki Vaaz'ıyla içerik ve üslup açısından benzerlik ve paralellik gösterir. Yazarın İnsanoğlu İsa adlı kitabındaki çalışmalar da dikkate alınırsa El Mustafa'nın Meryemoğlu İsa Mesih olabileceği iddiaları daha da güç kazanmaktadır. Ermişin Bahçesi Halil Cibran'ın Ermiş kitabının devamı niteliğindedir. Türkçeye çevirisi R.Tanju Sirmen tarafından yapılmıştır. Yayın yılı 1999.
Halil Cibran Kitapları - Eserleri
- Ermiş
- Fırtınalar
- Ermişin Bahçesi
- Asi Ruhlar
- Kum ve Köpük
- Aforizmalar
- Vadinin Perileri
- Rüzgar Gülü
- Gönlün Sırları
- Bilgelik Kitabı
- Bütün Eserleri - 2
- Bütün Eserleri - 1
- İnsanlık Yalnızlığında Oturur
- Umutsuz Aşık
- Bilgelik ve Erdem
- Bir Gözyaşı ve Bir Tebessüm
- Mezarlar Ne Söyler?
- Haberci
- Aşk Mektupları
- Meczup
- Bir Ozanın Ölümü Onun Yaşamıdır
- Gezgin
- Kendimle Konuşmalar
- İnsanoğlu İsa
- Lazarus ve Sevgilisi
- Dost Mektupları
- Sevgili Ermiş
- Kabuklar ve Özler
- Yeryüzü Tanrıları
- Cibran Neden Evine Gidemedi?
- Ermiş - Gezgin
- Gece ile Sabah Arasında
- Usta'nın Sesi
- Derin Akıl ve Derin Yürek
- Bütün Eserleri
- Öz
- Kırık Kanatlar
- Musiki
- Sus Kalbim
- Ben Bir Sisim
- Kum ve Köpük - Avare
- Şeytan
- Seçme Eserleri
- Medcezir
- Cibran'ca 3: Şeytan - Deli
- Kafir Halil
- Reenkarnasyon Öyküleri
- Gavur Halil - Deli
- Felsefi Öyküler
- Halil Cibran Seti
- Bütün Şiirler ve Şiirsel Yazılar
- Şairin Ölümü Hayatıdır
- من به خوشبختی شما اهمیت می دهم
- Vadinin Perileri
Halil Cibran Alıntıları - Sözleri
- Binlerce ifadeye ev sahipliği yapan bir yüz de gördüm, kalıptan çıkmış gibi tek bir ifade barındıran yüz de. (Meczup)
- Biz çok ekeriz, biçtiğimiz ise hiçtir . (Vadinin Perileri)
- "Yalnızlığımın ötesinde başka bir yalnızlık var içimde ve orada oturan için benim tek başınalığım kalabalık bir pazar yeridir ve sessizliğim seslerin bir karmaşasıdır." (İnsanlık Yalnızlığında Oturur)
- Bunlar kelimelere dökülenlerdi. Fakat kalbindeki pek çok şey, söylenmemiş olarak kaldı. Çünkü en derin gizemini açıklayamazdı… (Ermiş - Gezgin)
- Fırtınalar ve karlar çiçekleri öldürebilir fakat çiçek tohumlarını öldüremezler. (Mezarlar Ne Söyler?)
- - Nereye ilkbaharım, nereye? (İnsanoğlu İsa)
- Dün, hayat dairesinde kararsızca dalgalanan bir zerreymişim gibi gelirdi bana. Oysa bugün, çok iyi biliyorum ki o dairenin kendisiyim. Ve düzenli zerreleriyle hayat, bütünüyle bende devinmektedir. (Ben Bir Sisim)
- Ve zaman da, tıpkı sevgi gibi bölünemez ve ölçülemez değil midir? (Derin Akıl ve Derin Yürek)
- “Bir kadını anlayabilecek veya bir dahiyi açıklayabilecek veya bilimin sırrını çözümleyebilecek biri işte o kişidir, güzel bir düşten uyanıp, bir kahvaltı sofrasına oturan.” (Kum ve Köpük)
- "Acılarınızın çoğu sizin tarafınızdan seçilmiştir." (Bilgelik Kitabı)
- Delillerimi dinleyin. Acımayın, fakat adaletli olun. Çünkü şefkat zayıf günahkarlar içindir. Adaletse masum insanların isteğidir. (Gavur Halil - Deli)
- Bu, ölümün pençeleri arasındayken hayata döndüğünü hisseden bir insanın, ümitsizliğe düştükten sonra ümitlenen kişinin bakışıydı. (Kafir Halil)
- Bizler bu dünyaya aşağılık birer sürgün olarak gelmedik. Aksine hayatın güzelliklerini, gizemlerini öğrenmek, ölümsüz evrensel ruha ibadet etmek ve bedenlerimizin sırlarını araştırmak için cahil birer çocuk olarak geldik. (Mezarlar Ne Söyler?)
- "Her birimizin bir yerlerde mutlaka dinlenecek bir yerleri olmalı, sevgili Mary. Benim ruhumun dinlenme yeri, içinde senin üzerine edindiğim bilginin yaşadığı güzel bir koruluk." (Sevgili Ermiş)
- Cehalet ise bir zencinin teninden daha siyahtır. Sizler,zulüm ve zorbalığa tamamen teslim olmuşsunuz. (Asi Ruhlar)
- Kimimiz mürekkep gibidir, kimimiz kâğıt. Bazımızın siyahlığı olmasa, beyazlık sağırlaşırdı. Ve bazımızın beyazlığı olmasa, siyahlık kör olurdu.. (Halil Cibran Seti)
- "Hatırlamada mesafeler yoktur; sadece farkında olmadan ne sesinin ne de gözlerinin daraltacağı bir uçurum vardır." (Bütün Eserleri - 1)
- Bilmez misin ki ruhun, hayalinde aşamayacağı hiçbir uzaklık yoktur? Ve bu uzaklığı aştığın zaman ruh bir uyuma kavuşur. (Ermişin Bahçesi)
- *İnsanın hayal gücü ile hedefledikleri arasında bir uçurum vardır. Ve bu uçurum ancak tutkuyla aşılabilir. (Bütün Eserleri - 1)
- " Ne kadar yaşam eder bu para! " (Rüzgar Gülü)
Yorumlar
0 yorum