Kitap Künyesi
Yazar: Kürşat Başar
Yayın Evi: Everest Yayınları
İSBN: 9786051854052
Sayfa Sayısı: 392
Aklımda Hep Sen Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Evimden çok uzaktayım.
Zaten benim evim var mıydı, gerçekte hiç oldu mu ondan da emin değilim. Tek bildiğim, herhalde tam da bu yüzden, kendi içimde bir ev kurduyum.
Evet evim var, içimde, benimle her yere gelen bir ev.
Türk edebiyatının en özgün seslerinden biri olan Kürşat Başar,
Aklımda Hep Sen’de yine en iyi yaptığı şeyi yapıyor:
insanın hayat boyu içinde kalmak isteyeceği o anı, gerçek aşkın hikâyesini anlatıyor, kendine has üslubuyla aşka, ilişkilere dair yeni sorular soruyor.
Aklımda Hep Sen günün birinde, seyahate çıkıyorum diyerek birdenbire evini, ailesini, küçük kızını terk edip kendisine bambaşka bir hayat kuran kayıp bir babanın bıraktığı büyük boşluğu nasıl doldurabileceğini bilemeyen Ebru’nun, bilinmeyen bir yere doğru çıktığı tren yolculuğunda anımsadıklarıyla, çocukluktan genç kızlığa evrilme, büyüme, yalan söylemeyi öğrenme, kendini arama, geçmişle hesaplaşma ve hayatının
ilk ve son gerçek aşkını bulma serüveni.
(Tanıtım Bülteninden)
Aklımda Hep Sen Alıntıları - Sözleri
- Ben kimseyi yargılamam,kimseye neden böyle yaptin,neden öyle yaptın diye sormam,birilerine zarar vermiyorsa,kötülük etmiyorsa kimsenin saçmalıklarını çekiştirmekle zaman geçirmem...
- Hep korkarım kotu sey duymaktan O yuzden sormam.
- Kadınlar icin sevgi isteğidir,kaçıştır,yeni bir başlangıçtır,aşktır.Bir kadin asla yatağa girerken kaçamak yapmak,çapkınlık yapmak icin girmez.
- Çok aşık bir kadın erkeğin felâketidir.
- Kadınlarla erkeklerin aldatması farklıdır.Erkekler icin aldatmak yoktur aslinda,onlar oyun peşindedir,oyle ki bunun sonuçlarının ne olacağını bile fazla düşünmezler.
- Aşk öyle sizin karar verdiğiniz birşey değildi. İnsanın başına gelen birşeydi. Kaza gibi birşey...
- Çoğumuz söylemek isteyip de söyleyemediklerimizle Bu Dünya’yı bırakıp gidiyoruz..
- "İnsanlar bazen birbirlerine 'Acaba ona aşık mıyım?' diye sorar. Oysa aşkın kanıta ihtiyacı yok. Birini gördüğünde yokuştan aşağı çılgınca koşar gibi bir duygu hissediyorsan, kalbin yerinden fırlıyorsa aşıksın..."
- "İlk gördüğümden beri onu düşünmeden geçen tek bir günüm bile olmadı."
- Erkekler korkaktır. Kendilerini kahraman gibi görürler ama en küçük acıya bile katlanamazlar.
- Uzaktan gelen insanlar hep bir yerleri özler.
- "Ve yine biliyorum ki aşkın geçmiş zamanı yoktur. Çünkü gerçekten aşık olmuşsan her zaman aşıksındır."
- "İnsan ne zaman geçmişi düşünür? Geleceği düşünmek istemediği zaman mı? An' da olmak acı verdiği zaman mı?"
- Insan kendisine rağmen yaşayamaz,kalbimiz beyaz derken biz siyah diyemeyiz...
- " İnsan ya kendisine hayatı yasaklar ya da hayatı yaşar," derdi hep.
Aklımda Hep Sen İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kürşat Başar'ın okuduğum ikinci kitabı oldu bu... İlki "Başucumda Müzik" kitabıydı. Bu kitabın da ilk dikkat çeken yanı -tıpkı Başucumda Müzik' te de olduğu gibi- baş kahramanının kadın olması ve "o kadının iç sesiyle" kaleme alınmış olması... Aşk, aile hayatı, evlilik, aldatılmak gibi bilindik konuların samimi şekilde anlatılmış olması da güzel olmuş elbette ki... Akıcı sayılabilecek bir üslupla yazın hayatına dâhil edilmiş bir kitap olmasına karşın yer yer "çok fazla detaylı" betimlemelerin varlığı bazen insanı yorabiliyor, fakat okunabilecek bir kitap olduğu da kesin. İyi okumalar! :) (Berra)
Kürşat Başar'dan yine hayran olduğum bir anlatımla yazılmış muazzam bir kurgu. Bizden bir hikâye. Yüreğinde çocukluğunun yarası olan babası,diğer yandan da hayatın karşısına çıkardığı güzelliklerini taşıyan Ebru'nun hayat yolculuğu anlatılıyor. Şiir gibi bir dille,akıcı bir şekilde yazıldığı için kitap kendiliğinden akıp gitti. Aşık olmanın,terk edilmenin,aldatılmanın ve insanın kafasının içinden çıkmayan seslerin yazarın insanın içine işleyen cümleleri ile buluşması... Sevdim bu kitabı,çok sevdim... (Goncagül)
Kürşat Başar’ın daha önce herhangi bir kitabını okumadım. Bu kitap benim için ilkti. Daha önceki kitaplarına oranlayarak, karşılaştırarak bir yorum yapamayacağım maalesef ki. Anlatımın akıcı olması sayfalar arasında hızla ilerlememe sebep olurken, konunun işleniş biçimi beni çekti. Temel olarak AŞK ve UMUT kavramını ele alan kitabımızda, aşkın umutla harmanlanmış her halini bulabilirsiniz. Konuyu çok iyi işlemesine karşın, karakterleri tanıtma konusunda eksik kalındığını düşünüyorum. Daha derinlere ve detaylara inilse bu konuda, daha iyi bir anlatıma sahip olunabilirmiş gibi geldi bana. Ha önerir miyim kısmına gelirsek eğer… Bana sorarsanız ki eğer: “Eda okuyayım mı bu kitabı, sence?”. Okuman tercihim olur, derim. Onun haricinde çevreme önerebileceğim bir kitap olduğunu düşünmüyorum. (Edanur Aydın)
Kitabın Yazarı Kürşat Başar Kimdir?
Kürşat Başar, 1963'te İstanbul'da doğdu. İstanbul, Ankara, Lefkoşa ve Ağrı - Doğubeyazıt'ta tamamladığı ilk ve orta öğreniminin ardından İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünü bitirdi. Çeşitli basın kuruluşlarında çalıştı.
1989 yılında yayımladığı Kış İkindisinin Evinde adlı ilk kitabıyla Haldun Taner Öykü Ödülü'nü kazandı.
Kürşat Başarr gazeteciliğe üniversitede felsefe okurken cep harçlığını kazanmak için Hürriyet Gazetesi'nde çalışmaya başlamıştır. Gösteri adlı edebiyat dergisini 1985'lerde zirveye taşıyan grubun as elemanıdır. Kürşat Başar gazete ve dergi yöneticiliği de yapmıstır. Tempo dergisi tiraj rekoru kırdığı yıllarda derginin genel yayın yönetmenidir. Yeni Yüzyıl, Star ve Akşam gazetelerinde yazıları arka kapaktan okuyucuyla buluşurdu. Yazıları mail ortamında gezmeye başlayan ilk gazetecilerdendir.
1990 yılında Konuştuğumuz Gibi Uzaklara, 1992'de Sen olsaydın yapmazdın, biliyorum, 1996'da Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları adlı romanları yayımlandı. Yazı ve denemelerinin bir bölümünü İğreti Yaşamlar adlı kitabında topladı. 2003 yılında Başucumda Müzik, 2006 yılındada yine yazı ve denemelerinden oluşan Çok Güldük Ağlamayalım adlı kitabı yayınlanmıştır
NTV'de "Siyaset Hakkında Her Şey" adlı televizyon programını Çiğdem Anat ile birlikte hazırlayıp sunmuştur.
Kanaltürk'te Kürşat Başar'la adlı televizyon programını sunmuştur.
Cnn Türk ve Fox Tv'de kendi adını taşıyan programlar yapmıştır.
Cumhuriyet Gazetesi'nde "Hayal ve Gerçek" adlı köşesinde yazmıştır.
İyi derecede saksafon çalan yazar önemli müzisyenlerle birçok konser vermektedir. 2014 yılında Turkmax Gurme kanalında her zamanki formatıyla program sunmaya başlamıştır.
2014 Haziran ayında 11 yıl aradan sonra yeni romanı "Yaz", Everest Yayınları'ndan çıkmıştır.
Kürşat Başar Kitapları - Eserleri
- Başucumda Müzik
- Sen Olsaydın Yapmazdın Biliyorum
- Çok Güldük Ağlamayalım
- Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları
- Kış İkindisinin Evinde
- İğreti Yaşamlar
- Konuştuğumuz Gibi Uzaklara
- Yaz
- Sanki Bir Roman Kahramanı
- Aslında Hayal
- Alparslan Türkeş & Dokuz Işık
- Bazen Unutmak İstersin
- Aklımda Hep Sen
- Gerek Yok, Hoş Değil
- Dışarda Kötülük Vardı
Kürşat Başar Alıntıları - Sözleri
- Belki de insan büyük acıları yaşadıktan sonra sımsıkı tutunduğunu sandığı şeyler avcundan kayıp gidiyor. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Seni başka yüzlere benzetmeye, başka anlamlar vermeye çalışmıyorum artık.. (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
- Düşünce ve kadro üretemediğimizden, özgürlükleri yasalara koysak bile evlerimize sokamadığımızdan söz etmiyoruz da her felaketi 'dış mihrak'lara bağlıyoruz. (İğreti Yaşamlar)
- "İnsan ne zaman geçmişi düşünür? Geleceği düşünmek istemediği zaman mı? An' da olmak acı verdiği zaman mı?" (Aklımda Hep Sen)
- Ne yaparsam yapayım sanki coğrafya ve iklim hayatları da belirlermiş gibi bir parça hep eksik kalıyor. (Aslında Hayal)
- Bazen, yazık ki biriyle yanlış bir yerde, yanlış bir zamanda tanışırsınız. (Bazen Unutmak İstersin)
- "İlişkilerin sürekli yinelenmesine, başladığı an biraz sonra olacakların bilinmesine, bu kahrolası bilgiyle kendini asla bırakamayışın verdiği hüzne, yine yanıldığını bilmenin ve yine de sürdürmenin acısına artık dayanamıyorum." (Konuştuğumuz Gibi Uzaklara)
- Yokluğun, artık karşı konulmaz yokluğun -bir kitabın son sayfasında, kurumuş bir çiçeğin- 'kurumuş bir çiçek' ,diyorum. (Kış İkindisinin Evinde)
- Cumhuriyet devrimleri bir yandan dini, yönetimden çıkartırken, öte yandan Batılılaşma denilen reformları gerçekleştiriyordu. Yüzünü Batı'ya dönen, kendini Avrupalı sayan ve ancak oradaki yarışa girerek büyüyebileceğini düşünenlerin ülkesi. (İğreti Yaşamlar)
- Koskoca bir dünyada öylesine rastladığımız biriyle kuruyoruz bütün düşlerimizi, yaşamımızı insanların üstüne kurmamalıydık, insanlar bizi bırakıp giderdi. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Zaman -neresinde olduğumu hiç belirleyemediğim zaman -çok hızlı, çok hızlı, çok hızlı geçecek, şu rüzgar gibi ve biz onu hep aynı sanacak, hep tutunduğumuz yerde kalmak isteyeceğiz. (Kış İkindisinin Evinde)
- Ben kimseye göre bir hayat kurmadım, başka birine göre hayatını kurarsan mutsuz olursun. Ben kendim gibiyim. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Dünyanın pek çok yerinde bir araya gelen topluluklar, kendilerinden olmayanları, kendilerine benzemeyenleri istemediğini haykırıyor, sonra onlara saldırıyor, yok etmek istiyordu. Hepimiz karşımızdakinden aynı şeyi istiyorduk: “Benim gibi ol!” (Aslında Hayal)
- Bir gece sabaha kadar yazdım ve kitap bitti. (Bazen Unutmak İstersin)
- Bana mı öyle geliyor yoksa inanılmaz bir aynılaşma dönemi ne mi girdik? (Gerek Yok, Hoş Değil)
- Evet bazen bir müzik kutusu yalnızca bir eşyadır. Bazen de o kutunun içinden hayatınızı değiştirecek bir şarkı duyuluverir. Çok uzaktan, usulca... (Bazen Unutmak İstersin)
- Evet artık estetik amleiyatlar var ama sözcükler hâlâ aynı gücü koruyor (İğreti Yaşamlar)
- Herkes biraz ülkesine benzer… (Yaz)
- Çünkü sanırım hayatında benim var olabileceğim bir zaman ve mekan yok. (Aşkı Bulmanın ve Korumanın Yolları)
- Bana kalsa dürüst olmak çok daha kolaydı. Asıl cesaret isteyen böyle gizli yaşamaktı. İki hayatı olmak, hayatını ikiye bölmek, parçalanmış bir ruhla, yırtılmış bir kalple, gelgitler içinde kalmaktı... (Başucumda Müzik)
Yorumlar
0 yorum