Kitap Künyesi
Yazar: Ali Kuzu
Yayın Evi: Paraf Yayınları
İSBN: 9786055218324
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Ali Kuşçu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
15. yüzyılda yaşamış önemli bir astronomi ve matematik bilginidir. Babası Timur'un torunu olan Uluğ Bey'in Doğancı Başısı idi. "Kuşçu" lakabı buradan gelmektedir. Ali Kuşçu, Semerkand'da doğmuş ve burada yetişmiştir. Uluğ Bey de dahil olmak üzere, Kadızade-i Rumi ve Gıyasüddin Cemşid gibi dönemin önemli bilim adamlarından matematik ve astronomi dersleri almıştır. Semerkand Gözlemevi'nin müdürü olan Kadızade-i Rumi'nin ölümü üzerine gözlemevinin başına geçmiştir. Ancak Uluğ Bey'in ölümü üzerine Semerkand'dan ayrılmış ve Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan'ın yanına gitmiştir. Daha sonra Uzun Hasan tarafından, Osmanlılar ile Akkoyunlular arasında barışı sağlamak amacıyla Fatih'e elçi olarak gönderilmiştir.
Bir kültür merkezi oluşturmanın şartlarından birinin de bilim adamlarını bir araya toplamak olduğunu bilen Fatih, Ali Kuşçu'ya İstanbul'da kalmasını ve medresede ders vermesini teklif eder. Ali Kuşçu, Ayasofya'ya müderris olarak atanır. Burada Fatih Külliyesi'nin programlarını hazırlamış, astronomi ve matematik dersleri vermiştir. Verdiği dersler olağanüstü rağbet görmüş ve önemli bilim adamları tarafından da izlenmiştir. Ali Kuşçu'nun astronomi ve matematik alanında yazmış olduğu iki önemli eseri vardır. Bunlardan birisi, Fatih'e sunulduğu için "Fethiye" adı verilen astronomi kitabıdır. Diğer önemli eseri ise Fatih'in adına atfen "Muhammediye" adını verdiği matematik kitabıdır.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Ali Kuşçu Alıntıları - Sözleri
- Uluğ bey de Ali Kuşçu'ya dersler veriyordu. Hatta onunla ava çıkacak kadar kendisine yakınlık gösteriyordu.
- Uluğ bey medresesninde 17. Yüzyılın sonuna kadar ilahiyat ilgili ders verildi,daha sonra Sovyetler Birliği zamanında buğday ambarı olarak kullanıldı ve tahrip gördü. 20. Yüzyılın başlarında bazı bölümleri tekrar tamir edilip öğretime açıldı.
- Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın. Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın.
- Rönesans döneminde ortaya çıkan birçok keşfin temelinde İslam alimlerinin çalışmaları ve buluşları gizlidir.
- Ali kuşçu güvercinleri çok sever
--reklam--
Ali Kuşçu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ali Kuşçu ve Uluğ Bey’in birbirleriyle alakalı olduklarını biliyordum ama birinin hakkında yazılan bir kitapta diğerinden daha fazla bahsedileceği kırk yıl düşünsem aklıma gelmezdi. Kitapta ne yazık ki Ali Kuşçu hakkında bulmak istediğim kadar bilgi yoktu. Uluğ bey daha baskın bir şekilde anlatılmış. Ayrıca biyografi değil de astronomi el kitabı şeklinde olmuş. Şahsi fikrim Ali kuşçu’nun hayatına ne misafir olabilirsiniz ne de göz atabilirsiniz bu kitapla. Başka kitaplar okunmalı...kitapla kalın. (Ellyf)
Bilginin Güneşi Gökbilimci: Ali Kuşcu 15.yyda yaşamış matematik ve astronomi alanında büyük çalışmalar yapmış, döneminin en deha isimlerinden biridir. Türk- Müslüman soyundan gelen Ali Kuşçu, Fatih Sultan Mehmed'in " Ali Kuşçu, Uzun Hasan'ın elçisi değil bilginin güneşidir." Dediği bir kişidir. Yapmış olduğu büyük çalışmalarla Türk-İslam coğrafyasına ciddi katkılar yapmıştır. Gerek dini gerekse kültürel açıdan insanların bilinçlenmesini sağlamış ve araştırmalarında Kuran-ı Kerim'i örnek almıştır. Fatih'in onu elçi olarak istemesi onu çok sevindirmiş ancak dönemindeki akkoyunlu hükümdarına vermiş olduğu sözden ve sadakatten dolayı işini tamamladıktan sonra Fatih'in bu teklifini seve seve kabul edeceğini söylemiştir. Önemli hocalıklar yapmıştır ve devrinin en önemli hocalarından olan Bursalı Kadızade Rumi'den başka Gıyaseddin cemşid ve Muinuddin Kâşi'den de matematik ve astronomi dersi almıştır. Ecdadımıza olan saygımız bu gibi eserleri okudukça artıyor. Ruhları şâd, mekanları cennet olsun. İyi okumalar dilerim... (Nusret Şanal)
Semerkant’ta doğdu. Babası Türkistan ve Maveraünnehir emîri Uluğ Beyin doğancıbaşısı Muhammed. Kuşçu adının buradan geldiği söylenir. İlk öğrenimini Semerkant'ta yaptı. Sonra, Bursalı Kadızade Rumî'den ve Uluğ Beyin kendisinden matematik ve astronomi okudu. Semerkant'tan Kirman'a giderek öğrenimini tamamladı. Uluğ Beyin kurduğu rasathaneye müdür oldu (1421) ve onun Zîc (yıldızların yerlerini ve hareketlerini gösteren cetvel) adlı eserine yardım etti. Gürganî tahtında oturan Uluğ Bey, oğlu Abdüllâtif'in ihaneti sonucu öldürülünce (1450), Semerkant medreselerindeki derslerine son verdi ve Hacca gitmek üzere Tebriz'e geldi (1449). Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan kendisine çok itibar etti ve yanında alıkoydu. Bir ara, Osmanlılarla barış konuşmalarını yürütmek üzere elçi olarak Ali Kuşçu'yu Mehmed II'ye (Fatih) yolladı. Ünlü bilgine hayran olan Mehmed II, kendisinden İstanbul'da kalmasını rica etti. Ali Kuşçu, bu daveti ancak elçilik görevini bitirdikten sonra gerçekleştirebileceğini bildirdi: Tebriz'e döndü, bir süre sonra bütün ailesini alarak İstanbul'a geldi. Osmanlı-Akkoyunlu sınırında Mehmed II'nin emriyle büyük bir törenle karşılanan Ali Kuşçu, Ayasofya medresesine müderris oldu. 1474 yılında vefat etti. (celal çelik)
--reklam--
Ali Kuşçu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Ali Kuzu - Ali Kuşçu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Ali Kuşçu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Ali Kuzu Kimdir?
Gazeteci ve Araştırmacı-Yazar Ali Kuzu'nun bu zamanda kadar 100'e yakın araştırma ve inceleme kitabı çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır. Yazar evlidir ve İstanbul'da yaşamaktadır.
--reklam--
Ali Kuzu Kitapları - Eserleri
- Dünyanın Derin Devleti İlluminati
- Rockefeller Ailesi
- Siyah Sancak
- M i T Mossad C I A Gladio
- Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi
- Atatürk'ü Kimler Öldürdü?
- Mimar Sinan
- Pandoranın Kutusu
- Alparslan Türkeş Dokuz Işık
- Ali Kuşçu
- El- Cezeri
- Atatürk Din Düşmanı Değildi
- Piri Reis
- Farabi
- Harezmi
- Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale
- İbni Sina
- Küresel Gizli Örgütler
- Evliya Çelebi
- Barbaros
- Atatürk'ün de Çocukları Vardı
- Atatürk ve İslâmiyet
- Ahi Evran
- Sultan Fatih
- Biruni
- Evanjelizm - Tanrı'ya Başkaldırı...
- Cahit Arf ve Matematikçilerimiz
- İlluminati Kozmik Sırlar
- Takiyüddin
- Akşemseddin
- Hezarfen ve Lagari
- Dünyayı Yöneten Üst Akıl Bilderberg
- Uluğ Bey
- Gizlenen Tarih - Dersim Gerçeği
- Katip Çelebi
- Atatürk'e Yapılan Suikastlar
- Dünyanın En Acımasız İstihbarat Örgütü MOSSAD
- Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi
- Dünyanın En Büyük İstihbarat Örgütü CIA
- Şeytanın Satranç Tahtası
- Bilim Adamlarımız Sözlüğü
- Bill Gates Melek Mi Şeytan Mı?
- Kod Adı: 2020 Kudüs’ü Yıkmak
- Sessiz Çığlıklar
- Kurtuluş Savaşında Atatürk ve Din Adamları
- Seydi Ali Reis
- Bana Gözlerimi Verin Komutanım!
- Gladio
- Kutsal Kase-Hedef Türkiye
- Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
- Siyah Sancak - Türkiye'nin İş Planı
- 12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları
- Muhteşem Türkler: Altın Çağ
- İmparatorluğun Gözyaşları
- Kod Adı 39: Vatikan'ı Yıkmak
- Deccal'ın Torunları
- Safari Operasyonu
- Bu Toprağın Canları
- Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk
- Beka Meselesi - Hedef: Türkiye'nin İşgali
- Demokratikleşme Sürecinde Hedefteki Başbakan
- Terör Mü Kürt Sorunu Mu
- Tandır
- 31 Mart Vakası ve 2. Abdülhamid
- 1453 Konstantiniyye Düştü
- Atatürk ve Erdoğan Hedef 1923'ten Hedef 2023'e
- Altın Tepside Sunulan Ülke
- Liseler İçin Türk Dili Dilbilgisi
--reklam--
Ali Kuzu Alıntıları - Sözleri
- Batı dillerinde adı “Alberuni” veya “Aliboron” olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. (Biruni)
- • Her şeyi Allah'tan, her şeyin Allah'ın olduğunu bil. (Mimar Sinan)
- Her yere subliminal mesaj yerleştirerek bilinçaltımızı işgal ederler. Kendi istedikleri şeyleri bize izletirler. Ve biz de her şey kendi elimizdeymiş gibi hareket ederiz kontrol edildiğimizin farkına bile varmayız.. (Dünyanın Derin Devleti İlluminati)
- Bir gün kantinde Cahit Bey ile öğle yemeği yiyordum. Nereden O konuya gelindiğini hatırlayamıyorum fakat konuşmamızın bilim adamlarını araştırmalarına iten sebepler etrafında cereyan etmişti. Sonuçta iki sebep üzerinde fikir birliğine vardık: “yaşadığımızı hissetmek ve “ölümsüzlüğe yaklaşmak. ” Descartes’in söylediği gibi, her insan, özellikle bir bilim adamı, düşünmekle kendisinin varlığını hisseder, yani yaşadığını hisseder. Diğer taraftan “üretme arzusu” insanın temel içgüdülerinden biridir. Kimi insan çocuk ister ve buna sebep olarak, ya “ailem devam etsin” veya “benim eserim olsun” der. (Cahit Arf ve Matematikçilerimiz)
- ...Görünürde bunlara karşı koyacak hiçbir vasıtamız yoktu ama her zaman olduğu gibi Türk'ün azmini, imanını, zekâsını yine hiç hesaba katmadılar. Ve "İsterse Türk, tavşanı araba ile avlar" atasözünü bilmemezlikten geldiler. (Muhteşem Türkler: Altın Çağ)
- "Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarda değil, düşüncelerinde köklü bir inkilap yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız." Mustafa Kemal Atatürk (Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi)
- Kolomb, İspanya'ya gemiler dolusu köle ve altın eşya gönderdi. "Ey muhteşem altın" diye yazdı. Kolomb, "Altını alan, her istediğini satın almasını sağlayan bir hazineye sahip olur. Onunla dünyaya istediklerini kabul ettirir, hatta ruhunun cennete bile girmesini sağlar" diyordu. (Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi)
- Atatürk, din karşıtı birisi olsaydı Kur’an meal ve tefsirine, hadislerin açıklanıp şerh edilmesine, hutbelerin Türkçe okunmasına bu kadar önem verir, bunlar için özel ödenek ayırır mıydı hiç? Bunları düşünmemiz gerekir. Onun için de okumamız, araştırmamız ve her söylenene kulak asmamamız gerekir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
- Altimermer de bir Kurt resmi vardir. Bu tilsim istanbul daki koyunlarin sahralarda cobansiz gezip Kurt serrinden emin olmalarini saglarmis. (Evliya Çelebi)
- Ahlakça güzel olmak insanın elindedir. (Biruni)
- Siyah sancak (Siyah Sancak)
- Kafirler dediler ki: oruç ve hızır hayreddin namında iki türk peyda olmuş. Bu hristiyan düşmanı yılanlar ejderha olmadan, basalım, isimlerini yeryüzünden silelim. Şimdi fırsat verirsek, belliki bu Türkler başımıza çok iş açar. (Barbaros)
- Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın. (Ahi Evran)
- Laiklik, bu bakımdan Türkiye’de yalnız din ile devletin ayrılması demek değildir, özgür düşünceyle de düşünmek demektir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
- "Vatan için can veren şehitlerimizin ruhu şad olsun!" (Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk)
- Türk Milleti de tarihin her devrinde, yaşadığı her yerde ve her alanda yaptığı yeniliklerle, diğer milletlere öncü olmayı bilmiştir. Bilim ve teknik alanlarında da yüzlerce bilim adamı yetişmiştir. (El- Cezeri)
- Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır. Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Olaylara çoğu defa alaycı bir tavırla yaklaşan Evliya Çelebi, bazen naklettiği olayları renklendirmek amacıyla uydurma haberler ve olaylar da ortaya atmış, okuyucunun ilgisini çekmek için aklın alamayacağı garip olaylara da yer vermiştir. Evliya Çelebi'nin 10 ciltlik Seyahatnâme'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir. (Evliya Çelebi)
- Daha 17 yaşlarındayken kendini gözlemlere, deneylere kaptıran Biruni’nin Kas yakınlarında bir köyde Rasatlar yaptığını, çıplak gözle güneşe bakmaktan dolayı da gözlerinin rahatsızlandığını, sonra sudaki aksinden faydalanarak çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz. (Biruni)
- Anadolu, yeni Türk ulus devletinin sınırlarına dönüşürken yitik topraklara duyulan hasret, Atatürk'ün sevdiği Rumeli türkülerinde bir nostalji olarak yaşamaya devam etmiştir. (İmparatorluğun Gözyaşları)
- Fransız generali bridges: Fransızlar türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için iftihar etmeliler. Savaş sahasında döğüş bitmiş bir türk askeri yerde yatan yaralı fransız askerine yardım etmekte General niçin öldürmek istediğin bir askere yardım edersin diye sorar Asker bu fransızın cebinden yaşlı bi kadının resmi çıkar herhalde annesi benim kimim kimsem yok istedim ki o kurtulsun anasına kavuşsun General ağladığı sırada emir subayı gider askerin yakasını açar manzara dehşet göğsünde çok ağır yara vardır ve yarayı tıkayan birkaç ot generalin ağlaması durmaz biraz zaman sonra iki askerde ölürler FRANSIZ GENERALİ BRIDGES (Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale)
Yorumlar
0 yorum