Kitap Künyesi

Yazar: Ali Kuzu

Yayın Evi: Kariyer Yayınları

İSBN: 9786059916004

Sayfa Sayısı: 636

--reklam--

Alparslan Türkeş Dokuz Işık Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Alparslan Türkeş - Dokuz Işık ve Ülkücü Hareketin Tarihi'nden kesitler sunduğumuz bu kitapta; tek hedefinin Türk Milliyetçiliğini yüceltmek olan bir liderin yaşadıklarıyla, suçları sadece Türk Vatanını sevmek ve korumak olan binlerce genç fidanın gördüğü insanlık dışı işkenceleri ve Türk Milliyetçiliği uğruna ölümle kucaklaşmasını öğreneceksiniz. Yine bu kitapta yıllardır saklanan bazı sırların açıklanmasıyla hayretler içinde kalacaksınız…

9 Işık Doktrini kitabı insanımız tarafından okunsaydı, bugün Türkiye'nin hemen, hemen bütün dertleri için yazılmış olan "reçete"yi bulabileceklerdi.

-Timuçin Mert, Gazeteci-

O, kendisini destekleyenler için tek kelime ile bir "efsane"ydi. O, örnek bir milliyetçiydi. Eşi zor bulunur bir ideal adamıydı.

-Emin Pazarcı, Gazeteci-

Siyasî lider, kolay yetişmiyor. Yetiştiği zaman da, yok edilemiyor. İşte şimdi rahmetli olan Türkeş, bunun bir kanıtıdır.

-Mehmet Barlas, Gazeteci-

Biliyor musunuz? Ülkücü Şehitlerimizin hayatları ve neler yaşadıkları anlatılan kitapları ben her elime aldığım da, ağlamaktan hiç sonunu getiremem...

-Burhan Kaynar, K.Ü.Ocakları Bşk.-

Ben bir işkenceciyim. İnsanlara işkence yaptım. Ama orası cezaeviydi. Hastane, okul, aşk gemisi ve yat kulübü değildi…

-Raci Tetik, 12 Eylül Mamak Cezaevi Md.-

Tam bir başucu kitabı olmuş. Son yıllarda yazılan en değerli eser…

-Nazif Okumuş, MHP Eski Mv., Gazeteci-

Ülkücü Hareket ve Türk Milliyetçiliği bu kitabı okumalı ve hazmetmeli…

-Orhan Çavuşoğlu, B. Ülkü Ocakları Kurucusu-

Hiç kimse unutmasın ki Ülkücü hareketin 1969 yılından beri siyasi platformdaki tek temsilcisi MHP, gönül dergâhı ise Ülkü Ocakları'dır. Olcay Kılavuz

-Ülkü Ocakları Genel Başkanı-

--reklam--

Alparslan Türkeş Dokuz Işık Alıntıları - Sözleri

  • … Bugün Türkiye’nin problemi büyük toprakların, büyük mülk sahiplerinin var oluşundan ziyade, toprakların gayri iktisadi işletmeciliğe yol açacak şekilde parçalanmış, bölünmüş olmasıdır. Yıllardan beri yurdumuzda toprak reformu sözleri söylenmiştir. Bunu daha ziyade komünistler istismar etmeye çalışmışlardır. Bir ağalık edebiyatı ileri sürerek, toprakların toprak ağalarının elinde bulunduğunu ileri sürerek, topraksız köylünün ezildiğini söyleyerek devamlı toprak reformu istismarını yapmışlardır. Oysa tarafsız, gerçekçi ve ilmi bir gözle baktığımız zaman meselenin bambaşka olduğu görülmektedir. Bugün çiftçilikle geçinen nüfusumuz 28.5 milyon civarındadır. Bugünkü sınırlar içinde bulunan Türkiye Cumhuriyeti’nin toprak genişliği 782 bin kilometrekaredir. Bu 782 bin kilometrekarenin içinde Van Gölü, Tuz Gölü, diğer göller, ormanlar ve tarıma elverişli olmayan bölgeler dahildir. Fakat biz meseleyi iyice açıklayabilmek için, bir an bütün Türkiye topraklarının tarıma elverişli olduğunu kabul edelim. 28.5 milyon köylüye bu Türkiye topraklarını eşit olarak bölmeye çalışalım. 782 bin kilometrekare demek 782 milyon dönüm demektir. Bu 782 milyon dönümü 28.5 milyon insana taksim ettiğimiz zaman aşağı yukarı insan başına 3 dönüm civarında toprak düşmektedir. Bütün Türkiye tarıma elverişli olsa, göller, her taraf ekilebilir olsa ve elde bulunan tapuları hükümsüz kıldık desek ve yeniden Türkiye topraklarını bugünkü çiftçi nüfusumuza eşit olarak dağıtacağız desek ve taksim etsek köylü başına çok cüzi bir miktar düşmektedir…
  • Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâlakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesi
  • Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve lâakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir.
  • “Demek istediğim şu: Amerika Türkiye’de siyasetçiye yaptırmak istediği şeyi askere telkin ederdi, o işte askeri kullanırdı, asker siyasetçiye yaptırırdı.”
  • Sizler birer Türk bayrağısınız .Bayrağı lekeletmeyin yere düşürmeyin.
  • Menderes hala darbe ihtimalini görmezden geliyor ve evine gelen misafirlerine dışarıda koruma görevi yapan erleri göstererek şu yorumu yapıyordu: "İhtilâl olacakmış bir teranedir tutturmuşlar. İhtilâl, ihtilâl. Şu karşımızda masum,masum bizi korumak için sabaha kadar nöbet bekleyen Mehmetçik mi bize ateş edecek . Bunlar mı karşı çıkacak? Biz ne yaptık Mehmetçiklere, ne günah işledik?"
  • NATO ' numarası Amerikalı başkomutanı General Norstad bile " Ruslar bir adam bombası atsaydı , bir hamlede bu kadar Türk generalini saf dışı bırakamazdı" diyordu.
  • Çünkü: a) İdam cezalarını infazı, 13 Kasım'dan beri atılan cok hatalı adımlar dolayısıyla memlekette meydana gelmiş olan huzursuzluğu daha çok arttıracaktır. b) Ölüm cezalarının infazı, yurt dışında da milletimiz ve devletimiz aleyhinde tepkilere yol açacaktır. c) Ölüm cezalarının infazı hâlinde, milletimizi bölen kin ve garaz duyguları şiddetlenecek ve 27 Mayıs'ın amaci olan Milli Birlik ruhunun geliştirilmesini güçleştirecektir. c) Yukarıda sıralanan mahzurlarına karşılık, cezaların infazı ile memlekete sağlanacak hiçbir fayda yoktur. Esasen siyasî suçlardan dolayı, ölüm cezaları verilmesi bugünün insanlık duygularına uymamaktadır. Buraya kadar sıralanan mütalaalara ilâveten, hukuk bakımından da şu hususların incelenmesi lüzumludur. I- Yüksek Adalet Divanının vereceği idam kararlarının nihaî incelenmesi, bununla ilgili kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tek meşru yasama organı bulunan 27 Mayıs Millî Birlik Komitesi'ne ait idi. II- Bugün ise, yasama organı yalnız başına 13 Kasım Komitesi değil, Temsilciler Meclisi ile birlikte Komite'den meydana gelen Kurucu Meclis'tir. III- Türk Anayasası'na göre, idam hükümlerinin nihai incelenmesi, yasama organlarına aittir. Su halde, bugün Yüksek Adalet Divanı'nın vereceği idam kararlarının yalnız 13 Kasim Komitesi'nce incelenmesi hukuki ve meşru olamaz. Aksi halde, millet ve tarih önünde sorumlu olacağınızı hatırlatırım. Saygılarımla, Alparslan Türkeş"
  • Ancak etkili olamadı. Sonuçta Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatih Rüştü Zorlu idam edilmiş, 31 kişi ömür boyu hapse, 418 kişi 6 aydan 20 yıla kadar çeşitli hapis cezalarına çarptırılmış. 133 kızı beraat etmiş , 5 kişinin davası düşmüştür
  • DP yöneticilerinin yurt dışına gönderilmesini arzu etmiştir. Fakat iktidar koltuğu için hırs ile yanıp tutuşan zihniyetin mukavemeti ile Türkeş ihtilâl bünyesinden kopartılarak yurt dışına sürülmüştür. Türkeş oradan bile devlet ve hükümet başkanına mektuplar göndererek idamlara engel olmaya çalışmıştır.
  • Sonuç olarak 27 Mayıs ihtilâlini en güzel Alparslan Türkeş değerlendirmesi ifade etmektedir; " Ben 27 Mayıs tecrübesini geçirdikten sonra ,o kanaate vardım ki ihtilâl yoluyla bir memlekete hizmet etmek mümkün değildir. Ne kadar eksik , ne kadar aksayan tarafları olursa olsun hukuk yoluyla bir memlekete bir millete hizmet en iyi yoldur. İhtila otoriteyi yıkar , anarşi başlar. Bu anarşiyi durdurmak, yeniden otoriteyi ve düzeni kırmak çok güç meseledir . Ve memleket bundan zarar görür. Bunun ben içinde bulundum, fiilen yaşadım, Memleketin aydınlarına, vatansever insanlarına tavsiyem şudur ' En kötü hukuk nizamı,en iyi ihtilalden iyidir'.
  • Görevde olduğu 5 ay süre içinde TÜBİTAK, TSE, DPT, OYAK, Türk Kültür Ocakları, Türk Kültürünü Araştıma Enstitüsü' nü kurmuştur.
  • Yazıcıoğlu - Biz ülkenin bölünmemesi ve Marksist bir istilaya uğramaması için mücadele ettik . Bir gün darbe yapıldı. Bize , " Devleti düşünmek size mi düştü? Devletin polisi var , jandarması var " dediler. İşkence yaptılar ve bizi suçladılar. " Devlet bu kadar insan yetiştiriyor, görev size düşmedi " dediler. Demek ki bugün ülke adına bazı çevrelerden görev isteyenler, yarın da bu görevi yapanları suçlayabilirler.
  • Ama Özal'ın beklediğinin aksine az bir farkla siyasi yasakların kalkması yönünde halk oy verdi. Referandumla halkın %51'i siyasi yasakların kalkmasını istemişti. 6 Eylül 1987

--reklam--

Alparslan Türkeş Dokuz Işık İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Alparslan Türkeş - Dokuz Işık ve Ülkücü Hareketin Tarihi'nden kesitler sunduğumuz bu kitapta; tek hedefinin Türk Milliyetçiliğini yüceltmek olan bir liderin yaşadıklarıyla, suçları sadece Türk Vatanını sevmek ve korumak olan binlerce genç fidanın gördüğü insanlık dışı işkenceleri ve Türk Milliyetçiliği uğruna ölümle kucaklaşmasını öğreneceksiniz. Yine bu kitapta yıllardır saklanan bazı sırların açıklanmasıyla hayretler içinde kalacaksınız… 9 Işık Doktrini kitabı insanımız tarafından okunsaydı, bugün Türkiye'nin hemen, hemen bütün dertleri için yazılmış olan "reçete"yi bulabileceklerdi. -Timuçin Mert, Gazeteci- O, kendisini destekleyenler için tek kelime ile bir "efsane"ydi. O, örnek bir milliyetçiydi. Eşi zor bulunur bir ideal adamıydı. -Emin Pazarcı, Gazeteci- Siyasî lider, kolay yetişmiyor. Yetiştiği zaman da, yok edilemiyor. İşte şimdi rahmetli olan Türkeş, bunun bir kanıtıdır. -Mehmet Barlas, Gazeteci- Biliyor musunuz? Ülkücü Şehitlerimizin hayatları ve neler yaşadıkları anlatılan kitapları ben her elime aldığım da, ağlamaktan hiç sonunu getiremem... -Burhan Kaynar, K.Ü.Ocakları Bşk.- Ben bir işkenceciyim. İnsanlara işkence yaptım. Ama orası cezaeviydi. Hastane, okul, aşk gemisi ve yat kulübü değildi… -Raci Tetik, 12 Eylül Mamak Cezaevi Md.- Tam bir başucu kitabı olmuş. Son yıllarda yazılan en değerli eser… -Nazif Okumuş, MHP Eski Mv., Gazeteci- Ülkücü Hareket ve Türk Milliyetçiliği bu kitabı okumalı ve hazmetmeli… -Orhan Çavuşoğlu, B. Ülkü Ocakları Kurucusu- Hiç kimse unutmasın ki Ülkücü hareketin 1969 yılından beri siyasi platformdaki tek temsilcisi MHP, gönül dergâhı ise Ülkü Ocakları'dır. Olcay Kılavuz -Ülkü Ocakları Genel Başkanı- (celal çelik)

Ciddi manada "Ülkücülük" kavramını merak edenler için harika bir şaheser. Dokuz Işık'a dair tüm kavramları es geçeceğiniz bir kitap değil bu arkadaşlar. Her kavramı kalbinizle hissedip, benimseyebileceğiniz bir yapıt. İster istemez geçmişle şimdiyi karşılaştıracağınız bu eserde, şimdiki "Ülkücülük" kavramının ne kadar modern(!) bir ülkücülük olarak algılandığını kitabı bitirdiğinizde daha iyi anlayacaksınız. Şimdiden iyi okumalar.. :) (Özlem Ş.)

--reklam--

Alparslan Türkeş Dokuz Işık PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Ali Kuzu - Alparslan Türkeş Dokuz Işık kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Alparslan Türkeş Dokuz Işık PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Ali Kuzu Kimdir?

Gazeteci ve Araştırmacı-Yazar Ali Kuzu'nun bu zamanda kadar 100'e yakın araştırma ve inceleme kitabı çeşitli yayınevlerinde yayımlanmıştır. Yazar evlidir ve İstanbul'da yaşamaktadır.

--reklam--

Ali Kuzu Kitapları - Eserleri

  • Dünyanın Derin Devleti İlluminati
  • Rockefeller Ailesi
  • Siyah Sancak
  • M i T Mossad C I A Gladio
  • Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi
  • Atatürk'ü Kimler Öldürdü?
  • Mimar Sinan
  • Pandoranın Kutusu
  • Alparslan Türkeş Dokuz Işık
  • Ali Kuşçu
  • El- Cezeri
  • Atatürk Din Düşmanı Değildi
  • Piri Reis
  • Farabi
  • Harezmi
  • Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale
  • İbni Sina
  • Küresel Gizli Örgütler
  • Evliya Çelebi
  • Barbaros
  • Atatürk'ün de Çocukları Vardı
  • Atatürk ve İslâmiyet
  • Ahi Evran
  • Sultan Fatih
  • Biruni
  • Evanjelizm - Tanrı'ya Başkaldırı...
  • Cahit Arf ve Matematikçilerimiz
  • İlluminati Kozmik Sırlar
  • Takiyüddin
  • Akşemseddin
  • Hezarfen ve Lagari
  • Dünyayı Yöneten Üst Akıl Bilderberg
  • Uluğ Bey
  • Gizlenen Tarih - Dersim Gerçeği
  • Katip Çelebi
  • Atatürk'e Yapılan Suikastlar
  • Dünyanın En Acımasız İstihbarat Örgütü MOSSAD
  • Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi
  • Dünyanın En Büyük İstihbarat Örgütü CIA
  • Şeytanın Satranç Tahtası
  • Bilim Adamlarımız Sözlüğü
  • Bill Gates Melek Mi Şeytan Mı?
  • Kod Adı: 2020 Kudüs’ü Yıkmak
  • Sessiz Çığlıklar
  • Kurtuluş Savaşında Atatürk ve Din Adamları
  • Seydi Ali Reis
  • Bana Gözlerimi Verin Komutanım!
  • Gladio
  • Kutsal Kase-Hedef Türkiye
  • Yeni Bir Dünya Düzenine Doğru
  • Siyah Sancak - Türkiye'nin İş Planı
  • 12 Eylül İhtilali ve Onların Çocukları
  • Muhteşem Türkler: Altın Çağ
  • İmparatorluğun Gözyaşları
  • Kod Adı 39: Vatikan'ı Yıkmak
  • Deccal'ın Torunları
  • Safari Operasyonu
  • Bu Toprağın Canları
  • Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk
  • Beka Meselesi - Hedef: Türkiye'nin İşgali
  • Demokratikleşme Sürecinde Hedefteki Başbakan
  • Terör Mü Kürt Sorunu Mu
  • Tandır
  • 31 Mart Vakası ve 2. Abdülhamid
  • 1453 Konstantiniyye Düştü
  • Atatürk ve Erdoğan Hedef 1923'ten Hedef 2023'e
  • Altın Tepside Sunulan Ülke
  • Liseler İçin Türk Dili Dilbilgisi

--reklam--

Ali Kuzu Alıntıları - Sözleri

  • Batı dillerinde adı “Alberuni” veya “Aliboron” olarak geçer. Gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanındaki çalışmalarıyla tanınır. (Biruni)
  • • Her şeyi Allah'tan, her şeyin Allah'ın olduğunu bil. (Mimar Sinan)
  • Her yere subliminal mesaj yerleştirerek bilinçaltımızı işgal ederler. Kendi istedikleri şeyleri bize izletirler. Ve biz de her şey kendi elimizdeymiş gibi hareket ederiz kontrol edildiğimizin farkına bile varmayız.. (Dünyanın Derin Devleti İlluminati)
  • Bir gün kantinde Cahit Bey ile öğle yemeği yiyordum. Nereden O konuya gelindiğini hatırlayamıyorum fakat konuşmamızın bilim adamlarını araştırmalarına iten sebepler etrafında cereyan etmişti. Sonuçta iki sebep üzerinde fikir birliğine vardık: “yaşadığımızı hissetmek ve “ölümsüzlüğe yaklaşmak. ” Descartes’in söylediği gibi, her insan, özellikle bir bilim adamı, düşünmekle kendisinin varlığını hisseder, yani yaşadığını hisseder. Diğer taraftan “üretme arzusu” insanın temel içgüdülerinden biridir. Kimi insan çocuk ister ve buna sebep olarak, ya “ailem devam etsin” veya “benim eserim olsun” der. (Cahit Arf ve Matematikçilerimiz)
  • ...Görünürde bunlara karşı koyacak hiçbir vasıtamız yoktu ama her zaman olduğu gibi Türk'ün azmini, imanını, zekâsını yine hiç hesaba katmadılar. Ve "İsterse Türk, tavşanı araba ile avlar" atasözünü bilmemezlikten geldiler. (Muhteşem Türkler: Altın Çağ)
  • "Büyük davamız, en uygar ve en refaha kavuşmuş ülke olarak varlığımızı yükseltmektir. Bu, yalnız kurumlarda değil, düşüncelerinde köklü bir inkilap yapmış olan büyük Türk Milletinin dinamik ülküsüdür. Bu ülküyü en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte en kısa bir zamanda başarmak için, düşünce ve eylemi birlikte yürütmek zorundayız." Mustafa Kemal Atatürk (Atatürk ve CHP'nin Saklı Tarihi)
  • Kolomb, İspanya'ya gemiler dolusu köle ve altın eşya gönderdi. "Ey muhteşem altın" diye yazdı. Kolomb, "Altını alan, her istediğini satın almasını sağlayan bir hazineye sahip olur. Onunla dünyaya istediklerini kabul ettirir, hatta ruhunun cennete bile girmesini sağlar" diyordu. (Küresel Para Baronu, Rothschild Ailesi)
  • Atatürk, din karşıtı birisi olsaydı Kur’an meal ve tefsirine, hadislerin açıklanıp şerh edilmesine, hutbelerin Türkçe okunmasına bu kadar önem verir, bunlar için özel ödenek ayırır mıydı hiç? Bunları düşünmemiz gerekir. Onun için de okumamız, araştırmamız ve her söylenene kulak asmamamız gerekir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
  • Altimermer de bir Kurt resmi vardir. Bu tilsim istanbul daki koyunlarin sahralarda cobansiz gezip Kurt serrinden emin olmalarini saglarmis. (Evliya Çelebi)
  • Ahlakça güzel olmak insanın elindedir. (Biruni)
  • Siyah sancak (Siyah Sancak)
  • Kafirler dediler ki: oruç ve hızır hayreddin namında iki türk peyda olmuş. Bu hristiyan düşmanı yılanlar ejderha olmadan, basalım, isimlerini yeryüzünden silelim. Şimdi fırsat verirsek, belliki bu Türkler başımıza çok iş açar. (Barbaros)
  • Geçmişini iyi bil ki geleceğe sağlam basasın.Nereden geldiğini unutma ki nereye gideceğini unutmayasın. (Ahi Evran)
  • Laiklik, bu bakımdan Türkiye’de yalnız din ile devletin ayrılması demek değildir, özgür düşünceyle de düşünmek demektir. (Atatürk Din Düşmanı Değildi)
  • "Vatan için can veren şehitlerimizin ruhu şad olsun!" (Kutsal Yemin - Mustafa Kemal Atatürk)
  • Türk Milleti de tarihin her devrinde, yaşadığı her yerde ve her alanda yaptığı yeniliklerle, diğer milletlere öncü olmayı bilmiştir. Bilim ve teknik alanlarında da yüzlerce bilim adamı yetişmiştir. (El- Cezeri)
  • Seyahatname, Evliya Çelebi tarafından 17. yüzyılda yazılmış olan bir gezi kitabıdır. 10 ciltten oluşur. Gerçekçi bir gözle izlenen olaylar, yalın ve duru, zaman zaman da fantastik bir anlatım içinde, halkın anlayacağı şekilde yazılmış, yine halkın anlayacağı deyimler çokça kullanılmıştır. Evliya Çelebi, Seyahatnâme'sinde gezip gördüğü yerleri kendi üslûbu ile anlatmaktadır. Olaylara çoğu defa alaycı bir tavırla yaklaşan Evliya Çelebi, bazen naklettiği olayları renklendirmek amacıyla uydurma haberler ve olaylar da ortaya atmış, okuyucunun ilgisini çekmek için aklın alamayacağı garip olaylara da yer vermiştir. Evliya Çelebi'nin 10 ciltlik Seyahatnâme'si, bütün görmüş ve gezmiş olduğu memleketler hakkında oldukça önemli bilgiler içermektedir. Eser bu yönden Türk Kültür tarihi ve gezi edebiyatı açısından önemli bir yere sahiptir. (Evliya Çelebi)
  • Daha 17 yaşlarındayken kendini gözlemlere, deneylere kaptıran Biruni’nin Kas yakınlarında bir köyde Rasatlar yaptığını, çıplak gözle güneşe bakmaktan dolayı da gözlerinin rahatsızlandığını, sonra sudaki aksinden faydalanarak çalışmalarını sürdürdüğünü biliyoruz. (Biruni)
  • Anadolu, yeni Türk ulus devletinin sınırlarına dö­nüşürken yitik topraklara duyulan hasret, Atatürk'ün sevdiği Rumeli türkülerinde bir nostalji olarak yaşama­ya devam etmiştir. (İmparatorluğun Gözyaşları)
  • Fransız generali bridges: Fransızlar türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için iftihar etmeliler. Savaş sahasında döğüş bitmiş bir türk askeri yerde yatan yaralı fransız askerine yardım etmekte General niçin öldürmek istediğin bir askere yardım edersin diye sorar Asker bu fransızın cebinden yaşlı bi kadının resmi çıkar herhalde annesi benim kimim kimsem yok istedim ki o kurtulsun anasına kavuşsun General ağladığı sırada emir subayı gider askerin yakasını açar manzara dehşet göğsünde çok ağır yara vardır ve yarayı tıkayan birkaç ot generalin ağlaması durmaz biraz zaman sonra iki askerde ölürler FRANSIZ GENERALİ BRIDGES (Mahşerin Kanlı Çiçekleri - Çanakkale)