Kitap Künyesi
Yazar: Ali Şeriati
Çevirmen: Kerim Güney
Orijinal Adı: پدر، مادر، ما متهمیم
Yayın Evi: Fecr Yayınevi
İSBN: 9786055482558
Sayfa Sayısı: 165
Anne Baba Biz Suçluyuz Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Sizden ricam, eğer şu sert sözlerim, iğneleyici, keskin ve net eleştirilerim biraz acı geliyorsa; bu acılığı benim kusurum kabul edin ama bu acı sözlerde bir hakikatin, bir gerçeğin yattığına inanıyorsanız, yabana atmayın. Bu sözlerin acılığı benim, gerçeği sizin olsun. Zira maslahata uygun sözler insana hoş gelir; aldatmak, yalan yanlış uydurmak ve yağcılık kulağa ve gönle hoş gelir. Oysa gerçekler acıdır. Bu nedenle acıyı uyuşturmak, hastalığı gizlemek ve sizi oyalamak yerine, müsaade edin bu hastalığa, bu yaraya parmak basayım ve acı konuşayım, sert söyleyeyim, açık ve gerçekçi olup diyeyim ki:
“Kanser tümörü kanına, beynine ve kalp hücrelerine kadar sirayet etti ve çok ilerledi. Bu nedenle elimizi çabuk tutmalıyız. Zira vakit çok dar, facia ise derin.!”
Anne Baba Biz Suçluyuz Alıntıları - Sözleri
- Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir.
- Ey sözde aydın kardeşim! Kur'an'ı avamın bildiği gibi bilmemeli, onların anladığı gibi anlamamalı. Onu bir kitap gibi açmalı, okumalı, düşünmeli ve tarihteki etkisini araştırmalı. İşte o zaman bu kitabın düşünce, özgürlük, adalet, güç ve kudret kitabı olduğu anlaşılacaktır.
- Şuursuzluk şerefsizlik kadar suçtur! Sonuçta hakka zarar verir.
- Putlar şekil değiştirdi...
- Putlar şekil değiştirdi...
- Miras yoluyla gelen, mevcut geleneksel dine inanan veya inanır gibi görünen bir çok kimse ben ve benim gibilerin düşünce ve değerlendirmelerini eleştiriler…
- Hristiyanların tekfir ettiği büyük düşünür Ernest Renan şu gerçeği itiraf eder: İslâm "insan dini"dir.
- Her yerde olan fakirlik açlık ya da açıklık değildir. Fakirlik para ve altına sahip olamama da değildir. Fakirlik, sahafta satılmamış bir kitabın üzerindeki tozdur. Fakirlik, kağıt imha makinasında, gazete parçalayan bir bıçaktır. Fakirlik, arabanın camından dışarıya atılmış muz kabuğudur. Fakirlik yemeksiz geçirilen bir gece değildir, fakirlik “düşünmeden” geçirilen bir gecedir…
- Aydın kimse meselelere yüzeysel bakmayandır. Sen Kur'an'ı nasıl ve nerede tanıdın? Senin bildiğin ve gördüğün Kur'an bugün cehaletin ve düzenbazların elinde bir istihare aracı, uğurlu ve teberrük edilen bir şey olmuştur. Tıpkı dün zulüm ve istibdadın mızraklarının ucunda nifak vesilesi olduğu gibi...
Anne Baba Biz Suçluyuz İncelemesi - Şahsi Yorumlar
İlk defa bir kitabı hem okudum hem de sesli versiyonunu dinledim. Bana göre dezavantajı çok sürmesi oluyor. Onun dışında şöyle yaptığım da oluyordu; okurken dikkatimi veremiyorsam tekrar dönüp okumadım nasıl olsa dinlerken daha dikkatli olurum diye , aynı şekilde dinlerken de oluyordu ama sonuç olarak dengeleyebildim ve bundan sonra sevdiğim kitapları, yoğunlaşmak istediğim kitapları bu şekilde yapacağım, daha çok akılda kalıyor ve daha verimli olduğunu da düşünüyorum. Gelelim kitabın içeriğine... Başlı başına muazzam bir kitap! Dinimizi ne kadar yanlış tanıdığımı, araştırma gereğinde bulunmadığımı , İslam'ı Kuran'dan değil de sözde müslümanlardan öğrenmeye çalıştığımı... Aslında bakınca dinden bu kadar uzaklaşmamızın ya da soğumamızın nedeni İslam'ın gerçekleri ile değil de insanların uydurdukları hurafelerle hareket etmemizden kaynaklanıyor. Size tek tavsiyem daha doğrusu ricam dini, Allah'ı, peygamberi , Kur'an'ı çevrenizdeki insanlardan değil bizzat Kur'an'ın mealine bakıp da öğrenelim ayrıca bunun yanında İslam tarihini de araştırmamız gerekiyor. Zaman çok çabuk geçiyor belki öğrendiğimiz yalan bilgilerden dolayı gerçek yolda olduğumuzu düşünüyoruzdur ( dinden uzaklaşarak) ya gerçekten durum tam tersi ise ? Kur'an'dan bihaber olarak yaşıyoruz içinde neler var öğrenmeden, sorgulamadan dinden uzaklaşmaya ya da Kur'an'ı reddetmeye hakkımız yok..! (Esen)
Dê Û Bav Em Tawanbar in: Ol çi ye? Ol bo çi ye? Ola me ola mezinên me ye an a Xweda ye? Ol a civatê ye an a ferdan e? Em olê çawa dijîn, A em dijîn ol e an gerdîş e? ... Ne hemî be jî giştî ya civatê, îslamê serwext nabin. Giringî didine tevgerên nimêjê lê wateya sûreyên dixwînin nizanin. Quranê ji bo mirîya dixwînin, ji bo nexwaşîya dixwînin, didanin ber serê zarokên xwe lê ne wergera wê dixwînin ne jî tefsîra wê meraq dikin. Ew peyvên xweda wek tilsima bikartînin.Ew kesên havilperest in. Çima wiha dikin? Ji ber ku mezinên wan jî wiha dikirin. Xuya ye ku ev ne ola Mihemed ji wan agahdar kirî ye. Ev ola gerdîşperestî ye. Bêpirs hemî tiştên mezinên wan kirî ji olê hesibandine û bi xwe jî wisa jiyane. Kesên pirs dikin jî ji olê aforoz dikin, wan wek şeytên dibînin. ... Pirsgrêk çi ye dê û bav çima tawanbar in? Pirsgêk ew e ku dem ne dema berê ye, dem guherîye zarok guherîne. Meraq dikin, pirs dikin, dixwînin û çewtên dê û bavên xwe dibînin lewma ji îslamê dûr dikevin. Ji ber ku îslamê bi tirsa, bi guneha, bi herama ji wan re vegotîne. Îslam ber çavên wan bûye " Ola Na yê." Ne tenê dê û bav, ku bandora civatê hemî li ser zaroka/ciwana hebe em hemî tawanbar in. Dê û bav em tawanbar in ji ber ku me îslamê wek ola gerdîşperestîyê nîşan da zarokên xwe. Lewma ew oldar bûnê wek paşvexwezî dibînin. (hevrîn)
Ali Şeriati'nin anne ve babalara yakındığı kitap. Namaz, oruç, Kur'an okumak, dua, kaza ve kader gibi konulara değinen Şeriati, meseleyi özümsemeden yapanlardan dert yanıyor. Namazı şekilsel kılan, dua ederken ne dediğini dahi bilmeyen; kısacası ezbere yaşanan ve sorgulanmayan bir hayattan duyduğu rahatsızlığı dile getiriyor. Kendimizi düzeltmediğimiz sürece çocuklarımıza doğru bir bilinç vermemiz mümkün olmayacaktır. Sorgulamadığımız ve doğruları öğrenip öğretmediğimiz müddetçe Biz Suçluyuz. (ebrar)
Kitabın Yazarı Ali Şeriati Kimdir?
Ali Şeriati (Farsça: علی شريعتی) (d. 1933, Sabzevar - ö. 1977), İranlı Müslüman sosyolog, aktivist, düşünür ve yazar; özellikle din sosyolojisi ve çağdaş İslam düşüncesi üzerine eserler vermiştir. Marksist düşünceden yaptığı alıntılar ve türetmeler ve bunların kendi zamanındaki İran'a ve çevresine adapte edilmesi ve Marksizm kritiği ile birlikte çağdaş İslam düşüncesi ve devrimcilik açısından ortaya koyduğu çeşitli sonuçlar ve yarattığı ilgi sebebiyle, gerek önemli çağdaş İslam düşünürleri arasında gerekse İran'daki devrimci İslam'ın babası ve İran İslam Devrimi'nin baş düşünürü olarak anıldığı olmuştur. Düşünceleri genel olarak "İslam'a dönüş" -"öz"e dönüş- başlığı altında toplanabilir ve bilimsel kaynaklara dayanması, sosyoloji vurgusu yapması ve Batı metodolojisini, çeşitli açılardan eleştirmekle birlikte çeşitli açılardan yapıcı bir şekilde kullanması (ki sosyoloji gibi çeşitli bilimler ve Batı düşüncesinde ortaya çıkan çeşitli fikirlerin, örneğin bazı Marksist fikirlerin, İslam'ın özünde de daha farklı bir şekilde ortaya konduğunu da savunur) sebebiyle moderndir ve gelenekçilikten uzak olduğu gibi gelenekçi görüş ve kesimlere eleştirel yaklaşır nitekim bu sebeple eleştirildiği veya çelişki ile suçlandığı olmuştur. Bu tarzından yola çıkarak kendisi hakkında "sosyolojiyi İslamlaştırmaktan" ziyade "İslam'ın sosyolojik" bir okumasını yaptığı da söylenmiştir.
Hayatı
Çocukluğu
Şeriati 1933 yılında Mazinan, Sabzevar, İran'da doğdu. Babası ilerici milliyetçi bir öğretmen olan Muhammed Taki'dir. Eğitim yıllarında ilk kez İran'ın daha aşağı sınıflarından insanlarla tanıştı, var olan fakat bilmediği yoksulluk ve zorluklarla tanışması bu dönemde oldu. Ayrıca aynı dönemde Batı felsefi ve siyasi düşüncesiyle de tanışmıştır. Modern sosyoloji ve felsefenin bakış açısı ve bunun geleneksel İslami prensipler ile harmanlanması aracılığıyla Müslüman toplum ve toplulukların karşılaştığı sorunları açıklamaya ve çözümler bulmaya çalışmıştır. Şeriati Mevlana ve Muhammed İkbal'den büyük ölçüde etkilenmiştir.
Eğitimi
Lisansını İran'da bitirdikten sonra, Paris Üniversitesi'nde doktorasına başladı. Burada, 1964 yılında Sayfuddin'den "Belh'in Faziletleri Tarihi" isimli bir el yazmasının notlandırılmış bir Farsça çevirisini yaparak Edebiyat dalında doktor olmuştur. Daha sonra İran'a dönmüş, fakat hemen şah yönetimi tarafından tutuklanıp hapsedilmiştir. Yönetim onuFransa'dayken devleti yıkıcı siyasi aktivitelerde bulunmakla suçlamıştır. Daha sonra 1965'te serbest bırakılmış ve Meşhed Üniversitesi'nde eğitim vermeye başlamıştır.
Ölümü ve etkileri
Dersleri kısa sürede farklı toplumun farklı kesimlerinden öğrenciler tarafından beğenilmiş ve popülerleşmiştir. Bunun sonucu yönetim Üniversite'yi zorlayarak onun eğitim vermesini engellemiştir. Bunun üzerine Şeriati Tahran'a giderek Hüseyniye-i İrşad Enstitüsü'nde ders vermeye başlamıştır. Yine büyük bir popüleriteye ulaşan dersleri, yine toplumun her kesiminden öğrencileri etkilemiştir. Şeriati'nin görüşlerine ilginin arttığı orta ve yüksek sınıflardan öğrencilerin olması dikkat çekiciydi. Bu ilgi de şah yönetiminin Şeriati ile bazı öğrencilerinin tutkulanması emrini vermesine neden oldu. Gerek yurt içinden gerekse yurt dışından gelen tepkiler üzerine yönetim onu serbest bıraksa da çeşitli şartlarla tahliye edilmişti: kesinlikle herhangi bir eğitim aktivitesinde yer almayacak, hiçbir şey yayımlamayacak ve özel veya genel hiçbir toplantı yapmayacaktı. Ayrıca devletin güvenlik örgütlerinden SAVAK onun yakın çevresini yakın gözetim ve denetim altında tutacaktı. Şeriati bu şartlara karşı çıkarak ülkesini İngiltere'ye gitmek üzere terk etmeye karar verdi. Üç hafta sonra, 19 Haziran 1977'de SAVAK tarafından öldürüldü.
Tahran'ın büyük hastanelerinden birine Şeriati'nin ismi verilmiştir.
Devrim öncesi İran'ın en önemli ve etkili felsefi liderlerinden sayılan Şeriati'nin görüşleri bugün hâlâ İran toplumunda popüler ve etkindir. Özellikle bugünki İslami Cumhuriyet rejiminin biçimi, ruhban sınıfının konumu ve eşitlik anlayışına karşı çıkan kesimler tarafından beğenilmektedir.
Şeriati'nin düşünsel çalışmaları sadece devrim öncesi ve sonrası İran'ı değil, dünya çapında İslamcı topluluk ve düşünceler başta olmak üzere birçok kişi ve grubu etkilemiştir. Çeşitli dini kavramlara yaklaşımı, ruhban sınıfının eleştirisi ve İslamcılık hareketinin içinde kabul edilen çeşitli çıkarımlarıyla ilgi çekmiştir.
Şeriati, ayrıca Martinikli Marksist düşünür ve şair Frantz Fanon'un "Yeryüzünün Lanetlileri" isimli eserini, Jacques Derrida'dan "Şiir Nedir" ve Fransız oryantalist ve aynı zamanda katolik papaz olan Louis Massignon'dan "Selman-ı Pak" adlı eserleri Farsçaya çevirmiştir.
Birçok eseri bulunan Ali Şeriati'nin eserlerinin neredeyse tümü Türkçeye çevrilmiştir.
wikipedia
Ali Şeriati Kitapları - Eserleri
- Hac
- İnsanın Dört Zindanı
- Ali
- Dine Karşı Din
- Kendini Devrimci Yetiştirmek
- Ebuzer
- Anne Baba Biz Suçluyuz
- Kadın (Fatıma Fatımadır)
- Her Hicret Bir İnkılaptır
- Muhammed Kimdir
- Kendisi Olmayan İnsan
- İnsan
- Bilinç ve Eşekleştirme
- Dua
- Çocuklar ve Gençler
- Dinler Tarihi 1
- Dinler Tarihi 2
- Şehadet
- Aydın
- İslam ve Sınıfsal Yapı
- Marksizm
- Kur'an'a Bakış
- Hangi Şia?
- Kapitalizm
- İran ve İslam
- İslam Bilimi (Ciltli) I-II
- İbrahim'le Buluşma
- İslam'ı Tanıma Metodu
- Dünya Görüşü ve İdeoloji
- Yeni Çağ'ın Özellikleri
- Ne Yapmalı
- Yalnızlık Sözleri 1
- İslambilim 1
- İslambilim 2
- Biz ve İkbal
- Aydınlara Umut Çağrısı
- Ali Şiası Safevi Şiası
- Hür Düşünce Mektebi
- İslam Nedir Muhammed Kimdir
- Mektuplar
- Çöle İniş
- İslam'ı Anlamak
- İnsan Olmak
- Kevir/ Bir Tarih Olarak Beliren Coğrafya
- Muhammed'i Tanıyalım
- Kültür ve İdeoloji
- Kendini Bilmek
- Yalnızlık Sözleri 2
- Medeniyet ve Modernizm
- Medeniyet Tarihi 1
- Medeniyet Tarihi 2
- İdeallerin Yenilgisi
- Kapitalizm Uyanıyor mu?
- Şia
- Mükemmel Bir Cemaat Ali Şiası
- Sanat
- Dine Karşı Din / Anne Baba Biz Suçluyuz
- Ümmet ve İmamet
- Adem'in Varisi Hüseyin
- Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar
- Kavramlar Sözlüğü
- Muhtelif Eserler- I
- Muhtelif Eserler- II
- İslambilim 3
- Bir Önünde Sonsuz Sayıda Sıfırlar
- Tevhidi Altyapı
- Bekleyiş - Karşı Tepki Dini
- İslam Ekonomisi
- İslam'ın Tarih Felsefesi
- İslam Sosyolojisi Üzerine
- Sizi Rahatsız Etmeye Geldim
- Marksizm ve Diğer Batı Düşünceleri
- Yarının Tarihine Bakış
- Sevmek Aşktan Üstündür
- Terimler Sözlüğü
- Gençler İçin İnanç ve Ahlak Prensipleri
- Dine Dayanmak
- Siret
- Ali Şeriati'den Aforizmalar
- Dinleri Tanımak
- İki Sûre İki Yorum
- Çağımızın Müslüman Kadından Beklentisi - Emperyalizme Karşı Müslüman Kadın
- Toplumbilim Üzerine
- Çar Zindanen İnsan-Eli Şerieti
- Aşk ve Devrim
- Ve Cevap Veriyorum
- Öze Dönüş
- Ayet Yorumları
Ali Şeriati Alıntıları - Sözleri
- Diğer canlılar niçin yaşadıklarını anlamaları gerekmeksizin yaşarlar. Ama insana: "Yaşa!" dedikleri zaman "Nasıl?" diye sormadan önce "Niçin?" diye soruyor. Bundan dolayı insana,sadece nasıl yaşayacağını öğretmek yetmiyor. İnsan, aç olduğu sürece alışılmış hayat nimetlerinin peşinden gider ve gündelik dertlerini gidermek için çabalar; bu durumda bu sorulardan az ya da çok uzaklaşır. Fakat bu ihtiyaçlar giderildiğinde onun için insan olmanın temel ihtiyaçları ve nerede olması gerektiği gündeme gelir.Gercekten de gerçek din ve mutlak din duygusu bugün daha çok, daha ciddi ve daha hayatı bir ihtiyaç konusudur. (Dinler Tarihi 1)
- Bu dünyada şu üç şeyi şunlarla ara: Gerçekliği, düşünce ve ilimle; iyiliği, ahlak ve dinle; güzelliği, sanatla. Ve aşk sana bu üç dünyanın da kapılarını açabilir. (Aşina Yüzlerle Ailesine ve Dostlarına Mektuplar)
- Başkalarıyla oldukça kendimi yalnız görüyordum. Yalnız kendimle, yalnız değildim. (Çöle İniş)
- Diyorlar ki kafir, ölümden sonraki dünyaya inancı olmayan kimse demektir. Mümin ise bunlara inancı olan kimsedir. (Dine Dayanmak)
- Peygamber, ağır düşüncelerin baskısı altında bunaldığında ve ruhunun çetin dalgaları ve düşüncelerinin yüksek miraçları karşısında takatsiz kaldığında, Ayşe' yi çağırıp " Benimle konuş ey Hümeyra( pembelim) ! diyordu. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
- “Sezgisel ve tahmini değil, aksine gözle görme şeklinde olan kesim bilimsel ölçülere dayanarak ikinci neslimiz bizimle yabancılaştığını biliniz.” (İbrahim'le Buluşma)
- Dua; öğreten, bilinçlendiren, iyilik ve güzelliği telkin eden bir metin, ruhu ruhani miraca götüren, ölüm gününden kurtaran, Allaha yaklaştıran, eğitip öğreten bir ilimdir. (Kavramlar Sözlüğü)
- Kıyamette görmeye başlayıp başkalarını görme azabına uğrayacağımdan korkuyorum. [Ebulala Maarri] (İslambilim 2)
- İbrahim'e bak! Sevgili evladını aşka kurban ediyor. (Ali Şeriati'den Aforizmalar)
- "O sıfır aleminin içinde bir gibiydi." (Çocuklar ve Gençler)
- Netice, yine umutsuzluk, nefret, sorumluluktan kaçma, kendi köşesine çekilme, mistik hayat, varoluşçu oyunlar vb .. (Medeniyet ve Modernizm)
- Dua, yüzüne açılmayan hiçbir kapıyı çalmaz.. Dua, en yüksek ifade zirvesini, aklın karanlık gecesinde, Akıl bineğinin ayağı topalladığında, Aşk uçuşu sırasında bulur.. (Dua)
- lnsan ne kadar daha fazla anlar ve ne kadar daha derin hissederse daha çok acı çeker ve sorumluluğu ağırlaşır. (Yalnızlık Sözleri 2)
- Yarının tarihini yazarsak ancak, tarih değer kazanacaktır. Tarih, eğer yarını bilmemize, bugünün insanını ya da ortaya çıkacak insanı bilmemize yardımcı olmuyorsa, faydasız olacaktır. Çünkü tüm bilimler; insanları, geleceğin insanının hayatını ve bugün ile yarının insanının idealini anlamada, en azından yararlı olmak zorundadır. Geçmişteki insanı anlamak, kendimizi ve geleceğimizi anlamada bir başlangıç olmalıdır... (Yarının Tarihine Bakış)
- Şüphe yok ki, bu memlekette aç olanlar en çok çalışanlardır. Bununla şerefiyle çalışan, hırsızlık, yan kesicilik, aldatma, dalkavukluk, rüşvet, nüfuz sömürücülüğü, kadın ticareti, insanı kısa yoldan seçkin kılacak herhangi ber şeyi yapmayan namusluları kastediyorum. (Kapitalizm Uyanıyor mu?)
- Komünizm ve kapitalizmin her ikisi de şekil farklılıklarına rağmen insana "ekonomik bir hayvan" olarak bakmaktadırlar. Aralarındaki bu şekil farkı bu hayvanın ihtiyaçlarını karşılamada hangisinin daha başarılı olabileceği meselesi üzerinedir. (İnsan)
- Aydın ; son peygamberden sonra, peygambere benzeme eylemidir. Ümmi olmak ; halkın adamı olmaktır. Ümmetin hem içinde hem de dışında ayaklanmaktır. (Ne Yapmalı)
- "Bir toplum kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez." (Bilinç ve Eşekleştirme)
- Halkın eleştirilerini özgürce yapamadığı bir toplumda eleştiriler, mizahla yapılır ve bu mizahlar bir araçtır. (Medeniyet Tarihi 1)
- Kuran'ın Allah'ı insana yakındır, herkesle birliktedir. (İslam Nedir Muhammed Kimdir)
Yorumlar
1 yorummüthiş kitap... Ali Şeriatiyi beğenmeyenler var... Allah ondna razı olsun