Kitap Künyesi
Yazar: Arthur Schopenhauer
Yayın Evi: Yason Yayıncılık
İSBN: 9786053244240
Sayfa Sayısı: 214
--reklam--
Aşk ve Cinnet Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Hegel'in "iyimserci usçuluk" anlayışına karşı temellendirdiği "kötümserci istenç felsefesi"yle,Tolstoy ile Conrad'dan Thomas Hardy'e, Proust ile Wagner'den Thomas Mann'a, Nietzsche ile Freud'dan Wittgenstein'a dek kendisinden sonraki pek çok yazar, sanatçı ve filozof üstünde derin etkiler bırakmış "Kant sonrası" Alman filozofu. Schopenhauer'un yazma biçeminin özellikle her biri ayrı bir yazın ustası olan Alman filozoflar arasında ayrı bir yeri ve değeri vardır. Nitekim filozof yapıtlarını dönemin klişeleşmiş söyleme biçimlerinden, yerleşik ağızlarından, bulanık felsefe deyişlerden bütünüyle uzakta, gündelik dilin yalın, duru açık seçildiğiyle kaleme almıştır.Çoğu yazın kuramcısına göre, getirdiği yazınsal yeniliklerle yeni bir yazın biçeminin muştulayıcısı olan Schopenhauer, "sözlü saldın dili"ni olağanüstü birgüzellikte kullanmıştır. Bu bağlamda geliştirdiği yazınsal yeniliklerin kaynağında, duyduğu öfkeyi alabildiğine değişik yollarla dile dökme isteğinin yattığı söylene bilir.
--reklam--
Aşk ve Cinnet Alıntıları - Sözleri
- Bunca gürültü patırtı niye? Niye (bunca) itiş kakış,tepinme,korku,endişe ve dert? Sonuçta amaç,sadece her bir Mecnun'un kendi Leyla'sını bulması değil midir? Böyle önemsiz bir ayrıntı,niçin böylesine önemli bir rol oynasın ve iyi düzenlenmiş insan hayatının içine bitimsiz aksaklık ve kargaşa getirsin?
- İnsan sadece yalnız olabildiği sürece, bütünüyle kendisi olur: Demek ki, yalnızlığı sevmeyen özgürlüğü de sevmez; çünkü insan ancak yalnız olduğunda özgürdür. Zorlama, her toplumun ayrılmaz arkadaşıdır ve her toplum, insanın kendi bireyselliği ne denli önemliyse o denli ağır gelen fedakârlıklar ister.
- Zaten çok seven kimse,çoğu zaman sevdiğini yeteri kadar tanımaz.
- "Yaşamdan hoşlanırız, ama gelgelelim hiçliğin de iyi yönleri vardır... Sonsuz yaşamın ne olduğunu bilmiyorum, ama bu mevcut yaşam kötü bir şakadır."
- Hayatın kısa rüyasına karşılık, sınırsız zamanın gecesi ne kadar uzun!
- İnsan kendisinde eksik gördüğü şeyi sever...
- Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.
- "Ahlak hiç kimseye zarar vermemek, başkalarına elden geldiğince yardım etmektir."
- Dinsel düşüncelerden doğan her çeşit iyi hareketin, bir ödül beklediği için ya da bir cezadan korkuluğu için yapıldığını söylemek ve bu çeşit hareketlerin tam anlamıyla ahlaksal sayılmayacağını ileri sürmek kabildir.
- Her şeyden önce, erkeğin doğası gereği aşkta vefasızlığa, kadının ise sürekli sadakata eğilimli olduğu gerçeği vardır.
- Şair evrensel insandır: bir insanın yüreğini kabartan bütün duygular, insan doğasının her koşul içinde duyduğu ve ortaya koyabildiği bütün şeyler, ölümlü bir insanoğlunun gönlünde yer etmiş olan ve oluşup duran bütün izlenimler, onu kendi öz alanıdır.
- Bir böceğin belirli bir çiçeği seçerken gösterdiği özen ile bir erkeğin kadını seçerken gösterdiği özen, birbirine çok benzer ve aynı iradenin ürünüdür.
- Kimi sevsem, ilk bakışta benim sevdiğim değil.
--reklam--
Aşk ve Cinnet İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Genel inceleme: Nietzsche'nin gençliğinde delicesine tutkun olduğu Arthur Schopenhauer'ı ve onun kötümser felsefesini inceleyen, Dorlion Yayınları tarafından yayımlanmış bir felsefe kitabıdır. Schopenhauer, yaşamın kendisinin acıdan ve çileden oluştuğunu savunur. Ona göre yaşam , insan çabalarının ve diğer her şeyin anlamsız olduğu kötü bir şakadır ve bitmesi belki de bu şakanın en iyi yanıdır. Var olmadığımız zaman için yas tutmak ve kederlenmek ne kadar saçmaysa var olmayacağımız zaman için yas tutmak ve kederlenmekte o kadar saçmadır. Ölüm korkusunun var olmamaktan değil bilincimizin yok olmasından ileri geldiğini savunur, çünkü apaçıktır ki organizmanın bütününün bilinci sağlaması gibi dağılması da bilinci etkileyecektir. Kitapta aşk için ise dış etkenlerin tetiklediği bir iç ürperme olarak bahsedilir. Kişi âşıklık halinde türün iradesinin kontrolündedir. Ne kadar yüce ve ulvi görünürse görünsün her türlü aşkın kaynağı cinsel güdüdür. Bunun kaynağı da doğacak yeni bireyin yani türün iradesidir. (Milenka)
Schopenhauer, bir felsefe adamı, Aşkın Metafiği kitabıyla tanımıştım bu yazarı. Aşka farklı bakış açısıyla (biyolojik ve üreme odaklı) ilgili çeker yazar. Bu kitabıyla, bir aforizmalar bütünü sunuyor okuyucuya, felsefik bakışıyla da süslüyor kelimeleri. (Emine Üstün G.)
Schopenhauer'un Aşk ve Cinnet eseri bir felsefe-Sosyoloji kuramıdır. Sekiz bölümden oluşan bu eser, bir yanda insan zihninin uşağı olacak denli bedene ya da fiziksel organizmaya bağımlı olduğuna yönelik savunusuyla,öbür yanda istenç ile tutkuların çoğunlukla us yoluyla bastırılıp çarptırıldığına yönelik saptamasıyla,Freudcu ruh çözümleme kuramını da öncelemeyi başarmıştır. İnsanın en son anlamda kurtuluşunun ancak us dışı kozmik istenci yenmesiyle olanaklı olabileceğini savunan Schopenhauer, Hegel'in "iyimserci usculuk" anlayışına karşı temellendirdiği "kötümserci istenç" felsefesiyle başta Tolstoy,Goethe, Nietzsche,Freud ve Wittgenstein gibi pek çok yazar,sanatçı ve filozof üstünde derin etkiler bırakmış "Kant sonrası" Alman filozofudur. Schopenhauer'un ulusal boyutta bir tanınırlık kazanmasında 1848 devrimlerinin başarısız olup,toplumun içine düştüğü genel karamsarlık durumunun etkili olduğu söylenebilir. Adı çoğunlukla "kötümsercilik" anlayışının en önemli kurucuları arasında anılan Schopenhauer özellikle Goethe ile düşünsel bir yoldaşlık kurmuştur. Kitabın ismini ilk duyduğumda üniversite birinci sınıftaydım ve ismi manidar bulmuştum. Okudukça anladım ki Schopenhauer'a göre aşk, cennet ile cinnet arasında bir yerlerde gezinip duruyordu, o yüzden ismi oydu.. "İnsan ne kadar yüceyse, acısı da o ölçüde fazladır. İnsanın hayatı, yenileceğinden hiç şüphe etmeksizin, var olmaya çalışmak için harcanmış bir çabadır." "Aslında aşk, başka benzeri olmayan bir yanılsamadır." #tekrarokuyorum #okudumbitti #kitaponer#kitapvatani#kimneokudu#kitap#bookstagram#book#books#onerikitap #kitapkurdu #schopenhauer #felsefe #okuyankadinlarkulubu #biryerlibiryabanci #minervaokuyor #kitapyorumu#meltekitabizm (Μειτεμ D.)
--reklam--
Kitabın Yazarı Arthur Schopenhauer Kimdir?
Arthur Schopenhauer (d. 22 Şubat 1788, Danzig - 21 Eylül 1860, Frankfurt), Alman filozof, yazar ve eğitmendir. Aynı zamanda Immanuel Kant'ın en çok değer verdiği öğrencisiydi. Schopenhauer, Alman felsefe dünyasındaki ilklerdendir ve dünyanın anlaşılmaz, akılsız prensipler üzerine kurulu nedenselliklerinin olduğunu söyleyerek dikkatleri çekmiştir.Ayrıca Schopenhauer, Nietzsche'nin ilk akıl hocasıdır.
--reklam--
Arthur Schopenhauer Kitapları - Eserleri
- Bilmek ve İstemek
- Düşüncenin Çağrısı
- Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
- İnsan Doğası Üzerine
- Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine
- Bilim ve Bilgelik
--reklam--
- Felsefe Tarihinden Kesitler
- Hayatın Anlamı
- Aşkın Metafiziği
- Fikirlerin Bilgisi Üzerine
- Eristik Diyalektik
- Akıl Sağlığı
- Ölümün Anlamı
--reklam--
- Din Üzerine
- İdeal ve Gerçek
- Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine
- Güzelin Metafiziği
- Okumaya ve Okumuşlara Dair
- Ölüm ve İçsel Doğamızın Yok Edilemezliği ile Olan İlişkisi
- İstencin Özgürlüğü Üzerine
--reklam--
- Merhamet
- Üniversiteler ve Felsefe
- Hiçliğin Mutlu Sessizliği - Aforizmalar
- Arthur Schopenhauer - Bir Filozofun Huzurunda
- Hukuk, Ahlak ve Siyaset Üzerine
- Hayatın Bilgeliği
- İsteme ve Tasarım Olarak Dünya
--reklam--
- Okumak Yazmak ve Düşünmek Üzerine
- Akıl Zayıflığı
- Varolmanın Acısı
- Aşk ve Cinnet
- Mantıksal Düşünce Doktrini
- Edebiyat Dersleri
- Parerga ile Paralipomena
--reklam--
- Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 2
- Arthur Schopenhauer - Toplu Eserler 1
- Kişilik Oluşumu ve Sorunları
- Yaşamın Bilgece Deneyimleri
- Aforizmalar
- Ruh Görme Üzerine
- Dünyanın Istırabı Üzerine
--reklam--
- İrade Felsefesi
- Mutlu Olma Sanatı
- Kötümserlik Üzerine
- Fikir Mimarları Dizisi 19
- On Women
- Müxtəlif Predmetlər Haqqında Düşüncələr
- The Horrors and Absurdities of Religion
--reklam--
- Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine
- Studies in Pessimism
- Parerga ve Paralipomena 2
- Seçme Yazılar
- Mutluluk Kendi Kendine Yetenlerindir
- Düşünceler
- Kadınlar ve Diğer Konular
--reklam--
- The Art of Literature
- Aklın Yolu
- Writings Of Schopenhauer On Various Themes, Vol. 1
- Aşkın Metafiziği
- Həyat Müdrikliyi Aforizmləri
- Cinsel Aşkın Metafiziği
- Metafizik İhtiyacı
--reklam--
- Doğadaki İsteme Üzerine
- Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar
- Kant Felsefesi Eleştirisi
--reklam--
Arthur Schopenhauer Alıntıları - Sözleri
- les grandes pensées viennent du coeur* Büyük düşünceler kalpten gelir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
- “Her şeyin niçin olduğunun bir temeli vardır.” (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
- Güzelin nadiren yararlı olanla birleştiğini görürüz. Uzun ve narin ağaçlar meyve vermez, meyve ağaçları ufak tefek, bodur ve çirkindir... En güzel binalar, kullanışlı, işe yarar binalar değildir; bir tapınak barınacak bir mesken değildir. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
- Hafıza düşünülmüş bir şeyi düşünür. (Düşüncenin Çağrısı)
- Okumaksızın geçen boş zaman bir tür ölüm, insanın canlı canlı gömülmesidir(Seneca, 82) (Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine)
- Bir düşüncenin esas yaşamı sadece kelimelerin sınır noktasına varıncaya kadar sürer. Orada taşa dönüşür, donakalır ve hayatı sona erer, fakat hayvan ve bitki fosilleri gibi ölümsüzdürler. Geçirdikleri kısa yaşamları bir kristalin kesilme anına benzer. Çünkü düşüncemiz kelimeleri bulduğu andan itibaren içtenliğini kaybettiği gibi ciddi olmaktan da çıkar. Başkaları için varolmaya başladığı andan itibaren içimizde yaşamaya devam etmesi son bulur, tıpkı bir bebeğin annesinden kopup kendi benliğine adım atmaya başlaması gibi. Şairin de dediği gibi: "Beni itirazla şaşırtmayın! İnsan konuşmaya başladığı anda yanılmaya da başlar." (Edebiyat Dersleri)
--reklam--
- Dünya cehennemin ta kendisidir ve insanlar da bir yandan zulüm gören ruhlar, öte yandan cehennemdeki şeytanlardır (Dünyanın Istırabı Üzerine)
- Dar kafalılık ve ahmaklık her zaman ve her yerde, bütün durum ve koşullarda, anlayıştan, zekâdan ve yetenekten nefret ettiği kadar şu dünyada başka hiçbir şeyden böylesine içten ve yürekten nefret etmez. (Üniversiteler ve Felsefe)
- Kendisinin görgül karakterine dair edindiği kesin bilgi kişiye edinilmiş karakter denilen şeyi sağlar. O kişi iyi ya da kötü kendi özelliklerini ve bu yüzden kendisine ne için inanıp inanamayacağı ya da kendisinden ne beklenip beklenemeyeceğini kesinlikle bilir. Görgül karakteri sayesinde önceden sadece doğallıkla oynadığı rolünü artık artistik ve yöntemli bir şekilde ciddiyet ve kayrayla, söylendiği gibi karakterine hiç vefasızlık etmeden oynar. Kişi ne zaman karakterine sadık kalmazsa kendisi hakkında yanılır. (İstencin Özgürlüğü Üzerine)
- Doyum dilenciye atılan sadaka gibidir, sadaka onu bugün canlı tutar, böylece onun sefaleti yarına uzatılabilir. (İsteme ve Tasarım Olarak Dünya)
- “Yaptığımız her eylemde ilk önce “İnsanlar ne der?” diye düşünmekteyiz. Hayat sıkıntılarının neredeyse yarısı sırf bu yüzden oluşmaktadır.” (Yaşam Bilgeliği Üzerine Aforizmalar)
- Keder içerisinde neşe, neşe içerisinde keder. (Seçkinlik ve Sıradanlık Üzerine)
- Hayat. hayat ismiyle anılır, ama gerçekte ölümdür o. (Hayatın Anlamı)
--reklam--
- Voltaire “Saadet sadece bir rüyadan ibarettir.” der ve ekler:Sinekler örümcekler tarafından,insanlarsa acılar tarafından yenilmek üzere vardırlar. (Merhamet)
- Kavrayışı bir suç, doğumu bir ceza, yaşamı bir iş ve ölümü de bir gereklilik olan bir insan, kendisiyle nasıl gurur duyabilir ki? (İnsan Doğası Üzerine)
- Çünkü her nesne gölge verir; her cisim kesinlikle özgül ağırlığına karşılık gelen bir ağırlıkla düşer... (Ruh Görme Üzerine)
- Hayal gücü mahsulü olan her eser işkenceler içerisindeki insan yüreğinin kasılmalarını ve çırpınmalarını seyrettiğimiz bir gösteri kutusudur. (Hayatın Anlamı)
- Zihinsel bir uğraşı içermeyen boş zaman ölümdür ve diri diri gömülmektir." (Aforizmalar)
- Felsefe, sığınılacak bir limandan çok çıkılan bir yolculuğa benzer. (Yeterli Temel İlkesinin Dörtlü Kökü Üzerine)
- Bu sıkılma hali varoluşun kendi içinde değersiz olduğunun dolaysız bir kanıtıdır, çünkü sıkılma hali varoluşun boşluğunu algılamaktan başka bir şey değildir. (Dünyanın Istırabı Üzerine)
Yorumlar
0 yorum