Kitap Künyesi
Yazar: Tahsin Yücel
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750718168
Sayfa Sayısı: 209
--reklam--
Aykırı Öyküler Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
İlk kez 1989 yılında yayımlanan Aykırı Öyküler, Tahsin Yücel’in öykücülüğünde yeni bir aşamaya işaret ediyordu: yazarın başından beri peşine düştüğü yabancılaşma olgusu, kişinin birtakım tutkuların elinde kendi kimliğini ve iç istemlerini kaybetmesi ve bu deliliğin bütün bir çevre tarafından insafsızca körüklenmesi... Yalan, Peygamberin Son Beş Günü, Gökdelen gibi ironi başyapıtlarının habercisi metinlerden oluşuyor, Aykırı Öyküler...“Tahsin Yücel’in Aykırı Öyküler adlı hikâye kitabında o çok sevdiğim Gogol mizahını bol bol bulmak mümkün. Toplumsal yapımızdaki yozlaşmayı, ‘belirli bir dönemece döndükten sonra, gittikçe ağırlaşan, güçsüzleşen, çirkinleşen, sevişmeden karın doyurmaya dek her şeye yabancılaşan, doğadan, doğanın gücünden, doğanın güzelliğinden dışlanan’ bireylerle veren bu hikâyeler, son yıllarda okuduğum en güzel hikâyeler. Aykırı Öyküler, son yıllarda oldukça yakından izlediğim hikâyeciliğimizde çok özel bir yeri olan, nefis bir hikâye kitabı. İlk bakışta okunması zor bir kitap gibi görünüyor; ama bir başlayınca, o dil ve zekâ şöleni, o akıl almaz imgelem gücü, o ‘humour’, insanı öyle bir sürüklüyor ki, kitabı bitirmeden elinizden bırakamıyorsunuz.”
--reklam--
Aykırı Öyküler Alıntıları - Sözleri
- Bütün seçkinci düzenler bilinçsiz kalabalıkların desteğine gereksinim duymuşlardır, özlemlerini kullanarak yararlanmışlardir onlardan.
- İktidar diye bir şey yoktur. Benim geçtiğim yollardan geçmiş olsaydın, bilirdin: iktidar da mutlu bir aşk gibidir, başladığı yerde biter, bir düştür yalnızca, bir güçsüzlüktür.
- “Bu adam iyice tozuttu artık. Tüm küçük adamlar gibi büyük oynamaya kalkıyor…”
- Ama bulmak en iyiyi aramayı bırakmak için bir neden değildi.
- Eski bir arkadaşın ne denli rahatlatıcı, ne denli gönendirici olabileceğini düşündü, bütün gençlik ve çocukluk arkadaşlarıyla bağlarını koparmış olmasına üzüldü. Yıllar var ki, hiçbirini arayıp sormamış, zaman zaman kendisini arayanları da atlatmıştı, yalnızlığını kendi eliyle örmüştü böylece.
- "Adamlar, takımlar, partiler sık sık değişiyor kuşkusuz, bir öncekinin bir sonrakine, bir sonrakinin bir öncekine can düşmanı gibi davrandığı da kesin; ama gerçekte hepsi birbirinin aynı, aynı şeyi düşünüp aynı şeyi yaparlar, daha doğrusu düşünüp yaptıklarını sanırlar."
- İktidar da mutlu aşk gibidir, başladığı yerde biter, bir düştür yalnızca, bir güçsüzlüktür.
- Bu adam iyice tozuttu artık. Tüm küçük adamlar gibi büyük oynamaya kalkıyor, her şeyi kendi küçük boyutlarına indirgiyor.
- "Bir Tanrı bir de krallar bilmez uşaklığı, geri kalan bütün insanlar, hele bir Tanrı'ya veya bir krala inanıyorlarsa, uşaklığı bilmek zorundalar."
- "Bir insanın kendi kendini yakalayabilmek için böylesine durmak duraklamak bilmez bir kovalamacaya girişmesi, üstelik bu kovalamacaya başkalarını da ortak etmesi saçma olmasına saçmaydı ya, kendimizi ne denli zorlarsak zorlayalım, daha tutarlı bir varsayım bulamıyorduk: Amansız kovalamaca usta işi bir gizleme numarasıydı."
- "...iktidar da mutlu aşk gibidir, başladığı yerde biter, bir düştür yalnızca, bir güçsüzlüktür."
- Seni hiç tanımadılar. Gerçek seni. Kimsenin bilmediği ve bakmadığı gerçek seni düşünüyorsun.
- "Peki, iyi baytar?" "İyi baytar kötü hekimin tersidir." "Nasıl yani?" "Kötü hekim insanları hayvan gibi görür, iyi baytar hayvanları insan gibi."
- Şimdiden unutmuş muydu beni, yoksa gidişine bir dönüşsüzlük, bir sonrasızlık görüntüsü mü vermek istiyordu, bilemedim.
- Bu adam iyice tozuttu artık. Tüm küçük adamlar gibi büyük oynamaya kalkıyor, her şeyi kendi küçük boyutlarına indirgiyor.
--reklam--
Aykırı Öyküler İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Aykırı Öyküler Tahsin Yücel: Eserde beş öykü yer alır. Karakterlerin kimlik karmaşası, yozlaşmışlığı, yabancılaşması gibi konular ince bir alayla anlatılır. İlk öykü olan Büyükbaba da olaylar baş karakter olan Abbas Yücebaş'ın torunu tarafından anlatılır. Baş öğretmen olduktan sonra Abbas Yücebaş'ın kişilik özelliklerinin değişmesinden bahseder. Tarih/Coğrafya adlı öyküde yaşı geçkin hemşirenin lise öğrencisi Timur'a olan aşkını anlatır. Bu öyküde birçok karakterin zıt özelliklerinden gülünç hallerinden bahsedilir. Tarih öğretmeninin Osmanlı devletine olan hayranlığı, bu hayranlık yüzünden isminden dolayı Timur'dan hoşlanmamasını ve Timurlenk ismini takmasını anlatır. Öykünün devamında okula yeni atanan Coğrafya öğretmeninin batı özentisi tiplerden olmasını, yarım ingilizcesiyle batıya hayranlık duymasını, kendi toplumunu eleştirmesini hicveder. İktidar adlı öyküde iktidar takma adıyla bilinen Mücteba Bey yaşam ve düşünce biçimi olarak oldukça zıt bir insandır. Hem bir siyasetçi hem bir şair hem de sporcu kimliğiyle tanınır. Öykü Mücteba Bey in etrafında döner. Mücteba Bey kötü bir şair, iki yüzlü bir siyasetçi ve gösteriş için sporla uğraşan biridir. Ancak çevresinde sıcak kanlı, dost canlısı, sevecen bir insan olarak tanınır. Eserdeki diğer hikayeler de gülünç durumları, karakter karmaşası yaşayan insanları anlatır. Dili sade üslubu akışkan bir eser ve çok iyi eleştirileri olan bir öykü kitabıdır. Öykü okumak isterseniz kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. (Özlem)
Tahsin yücel kitaplarını ne kadar okusam yazara o kadar bağlanıyorum. Emin olmamakla beraber yazarın galiba ard arda okuduğum altıncı ve okuduğum ikinci öykü kitabı oldu. Komşular kitabı da bu kitap gibi öykülerden oluşmakla beraber bu kitaptaki öyküler kadar akıcı değildi Kitap "büyük baba,tarih/coğrafya,iktidar,ağalar ve beyler, ayna"öykülerinden oluşmakta olup her öykünün kendine has bir tarzı var ve her öyküde yazarın kendine has yergileri var Tahsin yücel'in, öykü kişilerinin karşılıklı konuşmaları aracılığıyla sürekli bir iletimi, bir bildirimi öne çıkarttığı, siyasal ya da ekinsel düşüncelerini, gözlemlerini bu kişilerin konuşmaları aracılığıyla okura iletmeyi hedeflediği bir öykü kitabı kısaca...zevkle okuyacağınız başka bir muntazam eser.. (Batuuuu)
İlk öyküsüyle ilgimi çekmeyi başardı fakat ara ara malesef bu canlılığını kaybeden bir kitap bana göre. Okurken hmm burda yine kime laf sokmuş, a bak bu bana da oluyor demeden edemiyorsunuz. Bir cümlesi bazen bir sayfa sürse de ben üslubunu beğendim başka bir kitabını okuyabilirim. kitap/aykiri-oykuler--18610 yazar/tahsin-yucel (Sena Teker)
--reklam--
Aykırı Öyküler PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Tahsin Yücel - Aykırı Öyküler kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Aykırı Öyküler PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Tahsin Yücel Kimdir?
Hayatı Kunduracı olan Ahment Yücel'le Nuriye Münevver Hanım'ın oğludur. İlköğrenimini Elbistan Gazi Paşa İlkokulu'nda tamamladıktan sonra 1945'te İstanbul'a gelmiştir. 1953'te Galatasaray Lisesi'ni, 1960'da da İÜEF Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü'nü bitirdi.
Fakülteyi bitirdikten sonra, İstanbul'da kalmayı tercih etti ve 1969'da doktorluk, 1972'de doçentlik, 1978'de de profesörlük ünvanlarını aldı. 2000 yılında emekliliğe ayrıldı.
Tahsin Yücel, çalışmalarına öykücülükle başladı. İlk öyküsü olan ¨Dert Çok, Hemdert Yok!¨, bir derlemede (Yeni Hikâyeler 1950) yayımlandı. Daha sonraları Varlık, Seçilmiş Hikâyeler, Yeryüzü, Beraber ve Mavi gibi dergilerde öyküleri yayımlanmaya devam etti. Bu dönemlerde; kullandığı yalın dil, kullandığı modern sözcükler, Anadolu insanına yaklaşımındaki tutarlılık ve anlatımındaki ustalık dikkat çekti. Behçet Necatigil gibi isimlerden yorumlar aldı.
Uçan Daireler, Haney Yaşamalı ve Düşlerin Ölümü adlı öykü kitaplarını yayımlayarak kariyerine devam eden Yücel, bu kitaplarda kendi geçmişinden bazı öğeler kullandı. Bunları ele alırken oldukça karamsardı; ancak daha sonraları bunu dönemin akımlarından etkilenerek yaptığını belirtmiştir. Bu kitaplarla daha çok tanınmaya başladı.
1970'li yıllara gelindiğinde, öncelikle "Yaşadıktan Sonra" ve "Dönüşüm" kitaplarıyla, daha sonra da "Vatandaş ve Ben" ve "Öteki" kitaplarıyla tarzında bir değişiklik gözlemlendi; daha derin kişilikler yaratıp, ¨çevreyle¨ daha az ilgilenmeye başladı. Bu kitaplarıyla karışık yorumlar alan Yücel, kariyerine Komşular adlı kitabıyla devam etti. Bu kitabın konusu, diğerlerinden farklı olarak, insanların politika hakkındaki görüşlerinin eleştirisiydi Fethi Naci, bu kitabındaki bir öyküsünü bir başyapıt olarak değerlendirdi.
Tahsin Yücel aynı zamanda bir romancıdır. Romanları (Peygamberin Son Beş Günü, Mutfak Çıkmazı, Bıyık Söylencesi) genel anlamda, halka karşı ironik eleştiriler barındırır. Bunlardan Peygamberin Son Beş Günü fazla solcu bulunduğundan dolayı politik anlamda da eleştiriler almıştır. Öykü ve roman dışındaki eserlerine bakıldığında, Yazın, Gene Yazın ve Tartışmalar adlarında iki deneme kitabı görülür. Bunlardan ilki, genellikle kendi hayatından alıntılar içerirken, ikincisi, dilsel konuları alan polemikleri konu alır. Aynı zamanda, Türkiye'ye göstergebilimi tanıttığı çalışmaları da vardır. Yurtiçi ve yurtdışında ses getiren yazınsal incelemelerinin yanı sıra, hatrı sayılır çevirileri de vardır. Öykülerinden bazıları, İsveççe ve Fransızca'ya çevrilmiştir.
--reklam--
Tahsin Yücel Kitapları - Eserleri
- Kumru ile Kumru
- Gökdelen
- Peygamberin Son Beş Günü
- Yalan
- Mutfak Çıkmazı
- Bıyık Söylencesi
- Sonuncu
- Vatandaş
- Komşular
- Golyan Devrimi
- La Fontaine Masalları
- Haney Yaşamalı
- Salaklık Üstüne Deneme
- Aykırı Öyküler
- Gün Ne Günü?
- Kimim Ben?
- Anadolu Masalları
- Dil Devrimi ve Sonuçları
- Yazın, Gene Yazın
- Yazın ve Yaşam
- Kendine Doğru Yolculuk
- Yüz ve Söz
- Ben ve Öteki
- Yapısalcılık
- Göstergeler
- Eleştiri Kuramları
- Alıntılar
- Yazının Sınırları
- Tartışmalar
- Dönüşüm
- Türkçenin Kurtuluş Savaşı
- Ayna
- Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı
- Anlatı Yerlemleri
- İnsan Yazdığı Şeydir
- Uçan Daireler
- Söylemlerin İçinden
- Anadolu Masalları
- Peygamberin Son Beş Günü
- Düşlerin Ölümü
- Meyvecilik Bilgisi
- İnsanlık Güldürüsü'de Yüzler ve Bildiriler
- Yapısalcılık
--reklam--
Tahsin Yücel Alıntıları - Sözleri
- “ İnsanların insanlara sonradan taktıkları adların kağıt üstündeki adlardan çok daha güçlü ve çok daha uzun ömürlü olduğunu anlattı ona. Kağıt üstündeki ad kağıt üstündedir diye daha güçlü ve kapsamlı sanılırdı, ama yasal bir addı yalnızca, insanların taktığı ya da benimsediği adsa kişinin tüm yaşamıyla özdeşleşirdi. “ (Bıyık Söylencesi)
- Gül bakalım, gül gülebildiğince! Hiç çekinme, bu gülmeler ne kızdırır, ne de şaşırtır beni. Bilirim, başka türlüsü beklenmez sizlerden: her zaman, her yerde böylesiniz: olduğu gibi görmek istemezsiniz hiçbir şeyi, kendi küçük dünyanıza sığmadı mı her şeyi gülünç bulursunuz. (Vatandaş)
- “Birim dolar, kural serbest pazar olduktan sonra, İzmir’e pasaportla gitsek kıyamet mi kopardı?” denilebilir. Yakındır, ağızdan dolma dâhilerimiz oraya da gelirler. Fikir Adamı 23.8.1994 (Alıntılar)
- Yoksullukta çok yaşamıştı Divitoğlu, ama bu boşlukta yaşayamıyordu. (Mutfak Çıkmazı)
- "Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti," dedi: "Her şeyini satabilir, donunu bile." (Gökdelen)
- “Su, ne tadın, ne rengin, ne kokun var, anlatılamazsın, tadılırsın yalnız, anlaşılamazsın. Yaşam için zorunlu değilsin, yaşamsın. Duyularla açıklanması olanaksız bir hazla işlersin içimize. Tüm güçler de seninle birlikte varlığımıza dolar. Senin yüceliğin sonucu, yüreğimizin tüm kurumuş pınarları yeniden gürülder içimizde.” (Kimim Ben?)
--reklam--
- Şu gökyüzünün altında hiçbir şey yeni olmadığına göre, en iyisi okurlara "güzel ve anlamlı alıntı demetleri" sunmaktı. (Golyan Devrimi)
- “.., bir yandan, bilgi ve ölçüyü yadsımak pahasına, herkes ülke tarihini kendi paşa gönlüne göre yazmaya kalkıyor, bir yandan da belleksiz bir toplum olduğumuz söyleniyor. Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır?” (Salaklık Üstüne Deneme)
- İnsanlar kafamı çok karıştırdı: yeryüzünde işim ne, bilemiyorum, şu yaşadığımız yaşama bir anlam veremiyorum, insanların çoğu davranışlarına akıl erdirmekte güçlük çekiyorum. (Yalan)
- Hep dönmüş kendi çevresinde, yaşamı boyunca yaptığı gibi (Peygamberin Son Beş Günü)
- “Türkiye özgür bir ülke, bir demokrasi cenneti,” dedi: “Her şeyini satabilir, donunu bile.” (Gökdelen)
- "Uçmak için kuş olmak gerekmiyor Küçük sevinçler olsun yeter" (Alıntılar)
- Hz. Ali ne güzel söylemiş ; "Kalbiniz üç şeyin evi olsun, İmanın, ümidin, aşkın... (Alıntılar)
--reklam--
- dilimde ve düşüncemde çağıma tutsak etme beni, ama ondan çok da uzak düşürme. (Yazın, Gene Yazın)
- Hiçbir yeni sözcük öyle bir çırpıda,TDK önerdi ya da ünlü bir yazar yazılarında kullandı diye benimsenmemiştir.Her birey kendi gereksinimlerini,kendi yönelimlerini izler bu konuda. (Dil Devrimi ve Sonuçları)
- -Neden kitap okuyorsun? -Olduğum yerden başka yerde olmak için. (Kumru ile Kumru)
- "Dünyaya gelen çocuk sayılmaz bir kalabalıktır, yaşam erkenden tek bir bireye, ortaya çıkan ve ölen kişiye indirger onu." (Mutfak Çıkmazı)
- Adına yaraşır bir romanı, bir öyküyü ya da bir şiiri bitirdiğimizde düş ve düşünce dağarcığımıza bir şeyler eklenir ister istemez, kendimize ve dünyaya ilişkin duygu ve bilgilerimize yeni öğeler eklenir. (Kimim Ben?)
- Kesintisiz bir borç benimki: Yalnızca ödenir, hiçbir zaman tükenmez. (Görünmez Adam - Tahsin Yücel Kitabı)
- Bilgiye bu denli kararlı bir biçimde sırt çevirenler insanda bellek mi bırakır ? (Salaklık Üstüne Deneme)
Yorumlar
0 yorum