Kitap Künyesi

Yazar: Cassandra Clare

Yazar: Holly Black

Çevirmen: Deniz Başkaya

Orijinal Adı: Magısterıum 2: The Copper Mask

Yayın Evi: Doğan ve Egmont Yayıncılık

İSBN: 9786050933949

Sayfa Sayısı: 432

--reklam--

Bakır Eldiven Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Her yazdıkları çok satanlar listesine giren Holly Black ve Cassandra Clare, okurları bu kitapla da olağanüstü bir yolculuğa çıkarıyor. Callum Hunter'ın yaz tatili, diğer çocuklarınkinden çok farklı! Magisterium okulunda geçirdiği tuhaf bir yılın ardından, babasının kendisinden ve en yakın dostu Kaos Taşıyan kurt Havoc'tan şüphelendiğini öğreniyor.

Bir de bodrum katında onları ortadan kaldırmak için planlar yapmakta olduğu ihtimaliyle karşılaşınca, her şey hepten sarpa sarıyor. Call, Magisterium'dan kaçıyor ama bu işleri daha da zorlaştırmaktan başka bir şeye yaramıyor. Büyücüleri yaptıkları büyüden ayırmaya yarayan bakır eldiven Alkahest çalınıyor! Bunu yapan suçluyu ararken Call ve arkadaşları Aaron'la Tamara, dikkatleri tehlikeli biçimde üzerlerine çekiyor. Magisterium'un gizemi Bakır Eldiven'le daha da derinleşiyor.

--reklam--

Bakır Eldiven Alıntıları - Sözleri

  • Her zehir aynı zamanda bir tedavidir; ne olacağını dozu belirler.
  • Hiçbir şeyi sevmeyen hiçbir şeyi anlamaz.
  • "Bu benim bedenim değil!" diye haykırdı Call. "Pes etmen için daha ne gerekiyor? Hiçbir şey hatırlamıyorum! Daha önce burayı hiç görmedim! Olmamı istediğin kişi değilim ve olmamı istediğin adama da dönüşmeyeceğim!"
  • “…Yalnız, Call ve Tamara, bunu etrafta gizlice gezinmek ya da bir şey saklamak için kullandığınızı görürsem başınız büyük bir derde girer. Sizi az önce bahsettiğimiz elementaller gibi yeraltına hapsederim.” Tamara kaşlarını çatıp, “Ya Aaron? O neden bu nutuktan payını almıyor?” diye sordu. Usta Rufus, Aaron’a baktı. Sonra gözlerini yine Tamara ve Call’a çevirdi. “Çünkü sen ve Call tek başınıza birer baş belası olabilirsiniz fakat birlikteyken daha da betersiniz.”
  • Hiçbir ihanet bir dostun ihaneti kadar büyük değildir.
  • "Birlikte okuduğum tüm arkadaşlarım öldü Call," dedi Alistair. Call ensesindeki tüylerin diken diken olduğunu hissetti. Aklına Aaron, Tamara ve Celia geldi. Sonra kendisini durdurması gerekti. Korkunç düşüncelerdi bunlar. Sadece öldüklerini düşünmek değil. Kendisi yüzünden öldüklerini düşünmek. Sırrı yüzünden. İçindeki kötülük yüzünden. 'Kes şunu," dedi Call içinden. Kes şunu.
  • "Ben Constantine Madden'ım, ya da ondan geriye her ne kaldıysa."
  • Usta Joseph'in yüzü çarpıldı. "Bunlar, gerçekten birini kaybetmenin acısını yaşamamış birinden gelen sözler." Aaron hızla döndü. Call'un en fazla birkaç kez şahit olduğu bir ruh hali içindeydi. "Sevdiklerimi kaybetmek nedir iyi bilirim. Beni hiç tanımıyorsun."
  • "Bu okulun nesini seviyorsun ki?" "Ya sen nesini seviyordun?" diye sordu Call. "Sen de orada okudun ve orada geçirdiğin her dakikadan yaka silktiğini sanmıyorum. Annemle orada tanışmıştınız..." "Evet," dedi Alastair. "Oranın sevdiğim tek yanı buydu."
  • Call konuşamadı. İçinin burkulduğunu hissetti, Mezunlar Salonu'nda, annesinin el izini gördüğünde hissetmeyi umduğu, bir şeye olan özlemin verdiği sızıyı. Sevgiyi, aileyi ve geçmişle bir bağı. Orada yatan, Constantine'in hayata döndürmek istediği, kaybettiğinde Boşluk üzerinde deneyler yapmaya ve Kaos Taşıyanları yaratmaya yöneldiği, Ölüm'ün Ölüm'e düşman olmasına neden olan kardeşiydi.
  • Call merak ediyordu; günün birinde birini o kadar çok sevecek miydi? Hayatında, uğruna her şeyi inkar edeceği ve geri almak için dünyayı yakmayı göze alacağı biri olacak mıydı?
  • "Yalnızca, ona gerçekte nasıl biri olduğunu gösterme. Onun sevebileceği biriymişsin gibi görün. Çünkü insanlar, başka biri olduğunu düşündükleri insanları severler."
  • "İkisini de ben eğittim. Baban ve Constantine, gerçekten iyi dosttu. Constantine'in en nihayetinde alçalıp kötülüğü seçmesi karşısında, kimse kendisini baban kadar ihanete uğramış hissetmedi. Kimse Constantine'i devirmeye onun kadar kararlı olmadı."
  • "Çok gençlermiş," dedi Aaron. "Jericho senin yaşlarında olmalıydı. Verity de senden sadece birkaç yaş büyüktü. Constantine ise yirmili yaşlarından sonrasını göremedi." Büyücüler Savaşı hepsini bir ateş gibi yutmuştu.
  • "Önemli olan, şartları hep kontrol altına almaktır. Diğer insanlar şartlara tepki verirken sen şartları kontrol edersen avantajlı konuma geçersin." -Usta Rufus

--reklam--

Bakır Eldiven İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İlk kitap "Demir Maske" nin yaptığı girişin ve akıl almaz sonun ardından atıldıkları macerayı anlatan aksiyon dolu ve bir okadarda zevkli geçen bir kitaptı tek solukta okudum. (Patrick)

--reklam--

Bakır Eldiven PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Cassandra Clare - Bakır Eldiven kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bakır Eldiven PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Cassandra Clare Kimdir?

Cassandra Clare, ilgisini romanlara yöneltmeden önce uzun yıllarca Hollywood Reporter’da gazeteci olarak çalıştı. “Ölümcül Oyuncaklar” serisi birçok çoksatar listesinde yer aldı. 2009’un yıldızlarından birine dönüştü. Cassandra, Brooklyn’de yaşıyor.

 

--reklam--

Cassandra Clare Kitapları - Eserleri

  • Mekanik Melek
  • Kemikler Şehri
  • Düşmüş Melekler Şehri
  • Kayıp Ruhlar Şehri
  • Mekanik Prens
  • Camlar Şehri
  • Küller Şehri
  • Mekanik Prenses
  • Cennet Ateşi Şehri
  • Ebedi Öpücük
  • Demir Yılı
  • Gölge Avcısı’nın El Kitabı
  • Bane Günlükleri
  • Geceyarısı Leydisi - Karanlık Sanatlar Birinci Kitap
  • Yazdan Geriye Kalanlar
  • Gölge Avcısı Akademisi'nden Hikayeler
  • Bakır Eldiven
  • Bronz Anahtar
  • Gölgelerin Lordu
  • Gümüş Maske
  • Hava ve Karanlık Kraliçesi
  • What Really Happened in Peru
  • Chain of Gold
  • Kırmızı Büyü Yazmaları
  • The Lost Book of the White
  • Ghosts of the Shadow Market
  • Kayıp Ak Kitap
  • Chain of Iron
  • The Golden Tower (Magisterium 5)

--reklam--

Cassandra Clare Alıntıları - Sözleri

  • "Ya, gerçeği söylediğim için onu kaybedersem?" "Ya, sakladığın için kaybedersen?" (Kırmızı Büyü Yazmaları)
  • Christopher looked terribly alarmed. “Oh, what ho, tears,” he said helplessly. (Chain of Iron)
  • Ben mutlu şeylerle bağ kurma konusunda hep sorun yaşamışımdır. (Yazdan Geriye Kalanlar)
  • "Bir dost, seni asla tehlikeye atmaz." (Bronz Anahtar)
  • Şimdi sırrı gün yüzüne çıkmaya her zamankinden de yakınmış gibi geliyordu. Keşke onlara gerçekleri anlatabilseydi. Keşke Call'un Constantine'den farklı olduğuna inanabilselerdi. (Bronz Anahtar)
  • "Güzelliğin solmadığı, hiçbir şeyin eskiyip çürümediği, neşenin bilgelik ve zamanın sonsuz bir şarkı olduğu yerde seni öpüyorum ve dünya yitip gidiyor." -William Butler (Chain of Gold)
  • Her nereye gidersen, geleceğim; Öldüğün yerde ölecek ve orada gömüleceğim: İzin versin buna Meleğim ve fazlasına ölüm bizi ayırana dek —Parabatai andı (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
  • "Çoğu kimse üzüldüğünde veya korktuğunda değil hayal kırıklığına uğradığında ağlar." (Kemikler Şehri)
  • Herkes sevdiğini öldürür, Bu böyle biline, kimi bir bakışla yapar Kimi iltifatkar kelimelerle. Korkak, bir öpücükle öldürür, Cesur olansa kılıcının darbesiyle. - Oscar Wilde, Reading Zindanı Baladı (Mekanik Melek)
  • "Hadi yarın bisikletle Robin Ridge'e gidelim." "Hep beraber mi?" Eli'ın kaşlarının arasındaki çizgi göründü. "Eh, tabii," dedi. "Sen ve ben." Hep beraber. (Yazdan Geriye Kalanlar)
  • İyiler acı çeker, kötüler serpilip gelişir ve bütün ölümlüler dünyayı terk eder. (Mekanik Prenses)
  • 'Her biri konuştu büyük bir kibirle Ve gönlünün en aziz kardeşine hakaretle... Ayrıldılar ki bir daha hiç görüşmemecesine!' (Mekanik Prens)
  • "Kimse gerçekleri sahiplenemez," diye mırıldandı Cristina. "Onlar asla değişmez." (Hava ve Karanlık Kraliçesi)
  • "Bu oğlanlara bir borcum var. Bu borcu da bir sonraki Makaris nesline zarar gelmemesini sağlayarak ödeyeceğim. Ben yaşlı bir kadınım ve büyük kayıplar yaşadım fakat ölmeden önce ikinizin de güvende olduğunuzdan emin olmak istiyorum. Callum ve Aaron, siz daha iyi bir gelecek ümidimsiniz." (Bronz Anahtar)
  • İki dünya arasında hayat bir yıldız gibi parlar Gece ve yas ufkun sınırında bekler Kim olduğunu insan ne kadar geç anlar Kim olabileceğini ne kadar geç çözer - Lord Byron (Mekanik Melek)
  • "Sana kimse değer vermezse gerçekten var olabilir misin?" (Mekanik Prens)
  • "Ayrıntılara takılmasak?" dedi Magnus. "Sorun şu ki... Pardon, adınız neydi?" Goblin burnunu çekti. "İlla öğrenmek istiyorsan, Kethryllianalæmacisii." "Sahi mi? Pekala, Keth... Size Keth diyebilir miyim?" "Hayır." (Kayıp Ak Kitap)
  • "Aile üyeleri sarmaşıklar gibi sıkıca bağlıdır. Ve bazen, sarmaşıklar gibi, öldürecek kadar sıkıca bağlanırlar." (Küller Şehri)
  • Savaşı kazanmayı sağlayan bir silah değildir, silahı kullanan Nefilim’dir. (Gölge Avcısı’nın El Kitabı)
  • "Eylemlerden söz etmiyorum," dedi Julian. "Sana karşı duygularım hep aynıydı. Hiçbir şey beni seni sevmekten vazgeçiremiyordu. Yavaşlatmıyordum bile. Bir çare bulmalıydım." Emma'nın boğazı düğümlendi. "Ne yaptın?" "Magnus'a gittim," dedi Julian. "Bana bir büyü yapmayı kabul etti. Ama bu tür büyülerin, insanların duygularıyla oynayanların yani, tehlikeli yan etkileri olabilirmiş ve..." "Duygularla oynayanlar mı?" Emma bir adım gerilediğinde, Julian'ın elleri düştü. "Ne demek bu?" "Magnus duygularımı aldı, Emma. Senin için hissettiklerimyok oldu." "Anlayamıyorum." Emma insanların gayet iyi anladıklanı durumlarda bu lafı etmelerini saçma bulurdu. Ama şimdi nedenini biliyordu. Aslında bir tepkiydi. Söylediğin gerçek olamaz, sana inanamıyorum, demek istiyorlardı. Bana bunun gerçek olmadığını söyle. (Hava ve Karanlık Kraliçesi)