Kitap Künyesi
Yazar: Karin Karakaşlı
Yayın Evi: Doğan Kitap
İSBN: 9786050904109
Sayfa Sayısı: 132
--reklam--
Başka Dillerin Şarkısı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Karin Karakaşlı’nın 1998’de Yaşar Nabi Nayır Ödülü’nü alan ve Varlık Yayınları tarafından 1999’da yayımlanan ilk öykü kitabı bir kez daha bizimle.
“Karşı kıyının ışıkları gözümde birikir, taşar yaş olur. İstanbul’u ıslatırım, bir de seni. Olduğun yerde ve anda yağarım üstüne üstüne. Yaşlarım sesim olur hiç duymadığın kadar. Korunağımı yıktığımda arkasında olanı görmeye dayanabilir misin? Ancak sustuğunda dinerim. Bak işte bu benim. Sen beni böyle bilir misin? Başını eğer, susarsın. Sırılsıklam susarsınız İstanbul’la. Suskunluğun sesim olur.”
Başka Dillerin Şarkısı’nda bazen rüzgârın, vapurun, martıların sesini duyacak, İstanbul’u başka bir makamdan dinleyeceksiniz. Uzak diyarlardakilerin özlemleri, çayın demine karışacak. En sıradan hayatların ortasındaki karar anlarına, yalnızlıklara eşlik edeceksiniz. Suskun kalan şarkıları bir ağızdan söyleyeceksiniz.
--reklam--
Başka Dillerin Şarkısı Alıntıları - Sözleri
- “Hep, hiç bilmediğim bir dilde sanki derdime deva o tek büyülü sözcük varmış gibi gelir.”
- “O formalara ne dışımız ne içimiz sığar artık.”
- “Sığınacak yalan kalmayınca insan hangi hakikate tutunur?”
- “Hiçbir aşk yaşanmak ve kabul görmek için bu kadar beklememiştir.”
- Bazen hiçbir yere ait değilmişim gibi hissediyorum.
- Ondan Hiç ayrılmadım; çünkü ayrılabilmek için iki ayrı varlık olmak gerekir..
- Sözlere sığmayan ayrıntılarda gizlidir yaşananlar.
- Fotoğraflar bile gerçek değildir. Poz verir insan, doğal durmak bile pozdur. O ani yapay bir biçimde durdurursun.
- “Bu mektubu senin bütün hallerine yazdım. Onu senin hiçbir haline yollamıyorum. Salıveriyorum.”
- Kule, sağımda, önümde, arkamda oturan, saçlarının kırıklarına, yüzüklerine ve kalem kutularına kadar tanıdık insanlar, vapurum, Ses, Sis, herkes, her şey geride kaldı. Oysa tek bir adım atmamıştım ileriye.
--reklam--
Başka Dillerin Şarkısı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Özellikle ilk yarısından sonraki öyküler beni çok derinden etkiledi. Öyle ki bir sonraki öyküye geçebilmek için bir süre durup sindirmem gerekti. Hayata, yaşamaya dair bir şeyler okumak isteyenlere tavsiyedir. Ek olarak "Öğleden Önce Öğleden Sonra" öyküsü daha da bir tavsiyedir. (Sıla Akgün)
Hayatta her şeyin bir sebebi olduğuna inananlardanım. Aklımda ve hatta bilgimde bile yokken bu kitapla karşılaşmam da sanırım bana bazı şeyleri hatırlatmak içindi. Günlük hayatta koşuşturmalarımız, telaşlarımız var. Bakıyoruz ama görmüyoruz. Görüyoruz ama önemsemiyoruz. Önemsediğimizi sanıyor ama ruhuna dokunmadan geçiveriyoruz birbirimizden. Oysa hayat birbirinden bağımsız işlemiyor. Her şey öyle ince, öyle güçlü bağlarla birbirine bağlanmış ki... Bu kitabı okurken işte aslında bu unuttuğumuz bağı hatırladım. Kimi zaman "Ses"in sesinden, kimi zaman "Söz"ün gözünden, "Sis"in belirsizliğinden ve hatta onları o üç ayrı dünyayı taşıyan vapurun dilinden anlattı insanın öyküsünü Karin Karakaşlı. Birbirlerine dokunmadan iç içe geçmiş hayatları eşsiz İstanbul manzaraları ile bir bir, ince ince zihnime kazıdı. Bazen üslubun ve bakış açısının sürekli değişmesi bir baş dönmesi yaratsa da o anaforun içine çekilmeden yalnızca etrafında dönerek izliyorsunuz görünmez insan öykülerini. Şiirsel anlatımı sanırım beni yazarın diğer kitaplarına da sürükleyecek. Keyifli okumalar. (Tubistan)
Başka Dillerin Şarkısı • Karin Karakaşlı Hem her harfini her kelimesini doyasıya anlatmak istediğim hem de tamamen kendime saklamak istediğim bir kitap. Güçlü kadınları, içe dönük kendi dünyasını kurmuş kahramanları, alıntıları, şiir gibi satırları olan öyküleri okuyoruz. Altını çizdiğim bir yığın cümle , ucunu kıvırdığım bir yığın sayfa var. Yazardan okuduğum ilk kitap olduğu için hemen tarzına adapte oldum diyemem. Kitap benim için 50. Sayfadan sonra tam manasıyla başladı. Bir öyküde bahsedilen kahramanı bir başka öyküde görmek sevdiğiniz biriyle hiç olmadık bir yerde rastlaşmak gibi hissettirdi bana Kitap bittiğinde içindeki her sokağa girmiş,her vapura binmiş,her cümleyi söylemiş, her şeyi yaşamış gibi bir yorgunluk, dingin bir yorgunluk, çöküyor insanın üzerine. Bu hissi sevenlere tavsiyemdir. (Büşra Tokmakcı)
--reklam--
Başka Dillerin Şarkısı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Karin Karakaşlı - Başka Dillerin Şarkısı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Başka Dillerin Şarkısı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Karin Karakaşlı Kimdir?
Karin Karakaşlı 1972’de İstanbul’da doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Mütercim Tercümanlık Bölümü’nü bitirdi. Günlük yaşamdan süzdüğü çoğu hüzünlü öyküleri incelikli bir anlatımla kaleme alan Karakaşlı’nın ilk kitabı Bu Yayınevi Roman Yarışması’nda mansiyona değer görülen Ay Denizle Buluşunca 1997’de yayımlandı. Başka Dillerin Şarkısı 1999’da Varlık Yayınları tarafından yayımlandı.
1998’de Varlık Yayınları’nın Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’ne değer görülen Karin Karakaşlı, 1994’te Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda üçüncülük, 1995 Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda birincilik kazandı.
Anita Brookner’den Özel Bir Görüş (1997) ve Péter Esterházy’den Hrabal’in Kitabı (1998) romanlarını çeviren yazarın öykü ve makaleleri Sel Yayınları’nın Kadın Öykülerinde İstanbul, Kadın Öykülerinde Avrupa ve Kadın Öykülerinde Doğu kitapları başta olmak üzere çeşitli antolojilerde yer aldı.
Şiir kitabı Benim Gönlüm Gümüş (Aras Yayıncılık) 2009’da; yeniden gözden geçirilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca ve çocuk kitabı Gece Güneşi 2011’de (Günışığı Kitapları) yayımlandı.
Karin Karakaşlı’nın Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel ve Ferhat Kentel’le birlikte hazırladığı Türkiye’de Ermeniler: Cemaat, Birey, Yurttaş (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2009) adlı bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.
1996-2006 yılları arasında Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinde editör, köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev alan Karin Karakaşlı, halen Radikal 2’de köşe yazarlığı yapıyor. Yazar aynı zamanda Özel Getronagan Ermeni Lisesi’nde Ermenice öğretmeni ve Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor.
Doğan Kitap tarafından yayımlanan eserleri: Can Kırıkları (2002, öykü), Müsait Bir Yerde İnebilir Miyim? (2005, roman) ve Cumba (2009, deneme).
--reklam--
Karin Karakaşlı Kitapları - Eserleri
- Can Kırıkları
- Başka Dillerin Şarkısı
- Yetersiz Bakiye
- Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?
- Konaktakiler
- Dört Kozalak
- Ay Denizle Buluşunca
- Cumba
- Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz
- Uçan Kız Volante
- İrtifa Kaybı
- Her Kimsen Sana
- Gece Güneşi
- Benim Gönlüm Gümüş
- Türkiye’de Ermeniler: Cemaat-Birey-Yurttaş
--reklam--
Karin Karakaşlı Alıntıları - Sözleri
- Her birinin peşi sıra gelen cümleler var, içine yuvarlanılan seneler. Duvarların emdiği sohbetler. Bunca şey ne vakit birikti? (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
- Bizim için asıl olan miras, ne mazidedir, ne de Garp’tadır; önümüzde çözülmemiş bir yumak gibi duran hayatımızdadır. Ahmet Hamdi Tanpınar (Can Kırıkları)
- Tabiî ki yalnızlığın coğrafyası yok. (Can Kırıkları)
- Yarı ömrümüz dinlenmemiş dertlere basmakalıp teselliler vermekle geçmiyor mu? (Yetersiz Bakiye)
- Ruhların konuştuğu dil nasıl da ortak. Kürt uzun havaları, Ermeni ağıtları, Arapların yalellisi, Türk çiftetellisi, Kafkas ezgileri hepimizi aynı oranda coşturuyor, acıtıyor. Birbirimizin farkına varıyoruz. Farklarımızın güzelliğinin de. (Can Kırıkları)
- Sen kendini sev,sen seninle dalga geç ,kimse canını yakamaz. (Konaktakiler)
- Her şeyi, adımı bile unutup Uyusam... (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
- ... Acı teninize dokunduğunda akıl devre dışı kalır. Artık bedeninizin her yanı kalptir ve o kalp çok sızlar. (Cumba)
- ‘Gelecek vaat ediyor’ demişlerdi benim için. Gel gör ki vaat ettiğim gelecek, ömrümün kısmeti değilmiş. (Can Kırıkları)
- Zaten hep çok düşünmekten oldu olanlar. Artık geçmişim yok. Geleceğim de günübirlik bugünlerden ibaret ne zamandır. Oysa ölümlü dünya işte. Yazık hepimize... (Can Kırıkları)
- sevgileri yarınlara bıraktınız çekingen, tutuk, saygılı bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı. bitmeyen işler yüzünden bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı. (Cumba)
- Benim gibi içi bebek, dışı kadın bir yetişkin ancak katılmışlığıyla kalır. (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
- Dünya, iki kişilik yatağın boşluğunda büyümeye başlıyor. Ya da boşluk dünyalaşıyor. (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
- "Kamçılı bir kış yağmuru döverken camları Tenimde eski zamanların buz yanığı sızısı Hatıra ve rüya diyip geçme sil baştan yaşatır kaçınılanları" (Benim Gönlüm Gümüş)
- Bazen yol seni yürür bitmiyorsa, varmıyorsa ölümdür. (Her Kimsen Sana)
- "Haklısın," dedi yalnızca, çaresizlikleri ve kabullenmişlikleri içeren bir haklısın... (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
- Ne oldum dememeli. Hayat her şeye muktedir, onu yaşayanlar da. (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
- Büyümek biraz da her çeşidinden pislik görmekmiş. (Yetersiz Bakiye)
- Bir kere kendi yurdunu rızası dışında terk etmek zorunda kalan, artık hiçbir yerde yurt edinemez kendine. Hayalini kurduğu ama gerçeğine kavuşamadığı o ışıl ışıl aydınlık vatanı gönlünde besler. (Cumba)
- Çok sordum kendime. Bunca kötülük nasıl edilir? Kötülük olduğuna inanmadan edilir herhal. Bir görev ki yapılacak, oralar temizlenecek. İnsandan saymıyorlar. Sen de saymıyorsun Sabiha. Anamı bilmiyorsun ki.. (Yetersiz Bakiye)
Yorumlar
0 yorum