Kitap Künyesi

Yazar: Karin Karakaşlı

Yayın Evi: Doğan Kitap

İSBN: 9789759914912

Sayfa Sayısı: 85

--reklam--

Can Kırıkları Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Masaldaki Uyuyan Güzel misali zamansız suskunluklarından uyandılar. Seslerini işitmeye, öykülerini dinlemeye hazır yüreklere gözlerin, ellerin, ezgilerin diliyle konuştular. Anlattıkları yalnızca kendi yaşamlarının değil, insanlığın ortak söylencelerinin parçalarıydı. Can kırıklarıydı. Dinleyenlerin tenine battıkça ufuk aydınlandı. Oysa daha güneş bile doğmamıştı.

(Arka Kapak)

--reklam--

Can Kırıkları Alıntıları - Sözleri

  • Tabiî ki yalnızlığın coğrafyası yok.
  • Bizim için asıl olan miras, ne mazidedir, ne de Garp’tadır; önümüzde çözülmemiş bir yumak gibi duran hayatımızdadır. Ahmet Hamdi Tanpınar
  • Ruhların konuştuğu dil nasıl da ortak. Kürt uzun havaları, Ermeni ağıtları, Arapların yalellisi, Türk çiftetellisi, Kafkas ezgileri hepimizi aynı oranda coşturuyor, acıtıyor. Birbirimizin farkına varıyoruz. Farklarımızın güzelliğinin de.
  • ‘Gelecek vaat ediyor’ demişlerdi benim için. Gel gör ki vaat ettiğim gelecek, ömrümün kısmeti değilmiş.
  • Bilirim bir şeyin daha bittiğini, ya da hiç var olmamış olanın yitip gittiğini.
  • Zaten hep çok düşünmekten oldu olanlar. Artık geçmişim yok. Geleceğim de günübirlik bugünlerden ibaret ne zamandır. Oysa ölümlü dünya işte. Yazık hepimize...
  • İstanbul’a kasvet fena çöker. Şenlenmesi de kederlenmesi de bahaneye bakar kentin. Ama bir efkârlandı mı da insanlarını daraltır, yürekleri sıkıştırır. Hava kapalı bugün; yer, gök, deniz dört bir yan, grinin tonlarından ibaret. Zamansız bir ölümün yasına gebe İstanbul.
  • “İşte hepsi burada. Taş, kil, toprak, mermer. Hep onlarla yaşadım ben, onlarla konuştum, onlarla savaştım. Söylesene, neden kırlarda değilim, neden neşeyle koşmuyorum, üzerimde tül gibi incecik bir elbise. Yabanî çiçekler, usul usul akan bir dere, baharın, tazenin kokusu, aşk... Hepsi de bana çok fazla uzak.”
  • Diplomaya, eğitime değer verilir hesapta, ama günlük hayatta asıl saygıyı kapkaçla köşeyi dönenler görür.
  • Ne zamandır zor nefes alıyorum, göğsüm sıkışıyor sürekli. Nasıl da istiyorum oysa yaşamın içinden akmayı. Bir bilseler içimi. Dışardan bakanların nezdinde başarılıyım görünüşte. Hiç bilmediler ki özlemlerimi...

--reklam--

Can Kırıkları İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Kitap farklı insanların kalp kırıklarını anlatıyor ben bir hikayeden oluştuğunu düşünerek okumaya başlamıştım ama içinde kısa kısa 10 tane kadar hikaye var her birini birimiz kendi hikayemizi bulabiliriz okursanız zamanınızdan bir şey kaybetmezsiniz can kırıkları (okuyan)

İlk defa okuduma fırsatı bulduğum Karin Karakaşlı'nın dilini ve (öteki) insana dair samimiyetle oluşturduğu öykülerini çok beğendim. Keşke yeryüzünde bu kadar acı varken yaşamı bir de biz zorlaştırmasak. Öykülerin çoğunda ırkçılığa vurgu yapılıyor ve ırkçılığın insan ruhunda bıraktığı onarılmaz yaralar anlatılıyor. Tavsiye ederim. (Cansu Doğan)

Yazarla tanışma kitabımdı.Eserin bende uyandırdığı olumsuz tınıya geçmeden evvel genel çerçevede okuyacaklar için değerlendireyim. Can Kırıkları bir öykü kitabı. Ülkemizde ve dünyada en çok okunan ve halka en çabuk ulaşan tür roman ve hemen ardından da öykü geliyor. Öykü kitabı okumanın roman okumaktan pekçok farkı var ama bence en mühimi iyi yazılmış bir öykü( hikaye) kitabını okuduktan sonra sizi duygudan duyguya, fikirden fikre sürükler yazar. Kitapta ne kadar öykü varsa o kadar da dünya kurduğundan daha çok ok fırlatır zihninize, daha çok ışık yakar gönlünüzde. Neyse meselemiz öykü ve roman ayrımı değil ama bu kitabın da öykü kitabı olması hasebiyle bu kadar uzattım mevzuyu. İşte tam da böyle bir beklentiyle okudum kitabı. Öncesinde buradaki incelemelerde, ekşi sözlükte bir iki yoruma bakınca da hepsinin ortak noktası: yalın ve alıcı bir anlatımı olmasıydı ve ben de buna katılarak incelememe başlayayım:) Evet eserin dili çok duru. Karşınızda arkadaşınız konuşuyormuş gibi hissediyorsunuz. Bir solukta öykülerin bitmesi de bundan. Elinize aldığınızda dost meclisinde dilbaz birinin sohbetine tanıklık ediyor hissi de etkileyici ve ama eserde beni rahatsız eden birkaç unsur bu akışkan dil övgüsünün önüne geçecektir muhtemelen. Kitapta yazar farklı temaları ele alıyor öykülerde. Ermeni sorunu, etnik farklılıklar, deprem vs gibi sosyal hayatta biraz da örtük olarak yaşanan ayrımları ve sorunları anlatmak istemiş ama bunları anlatmak isteyişini bize çok sezdirmiş. Şöyle ki kahramanımız mesela ilk öyküde Erzurumlu yaşlı bir Ermeni nine ve Ermeni oluşunun toplumdaki yansımasını anlatmak istemiş. Tarih kitaplarındaki Ermeni meselelerine yaklaşımdan tutun da , gavur ölüsü gibi ağır tabirindeki gavur kavramına kadar halkın gözünden azınlıklara yaklaşımı anlatmaya çalışmış. Görünüşte Bu anlatım fazla bir didaktik havaya bürünmese de biz okura şunu hissettiriyor: bakın ben bu meseleyi fark ettim ve şimdi size de fark ettireceğim. Her öyküde böyle bir gözümüze çaktırmadan gösterme var evet gözümüze sokma değil çaktırmadan gösterme. Halbuki mesela Mustafa Kutlu gibi öykücüler dertlerini çok daha örtük verdiğinden rahatsız etmiyor insanı. Öykü kitabı yazmak yerine bu mevzularda deneme, makale ve inceleme yazmak daha kolay olabilirdi yazarımız için. Anlatımın akıcılığı, saf bir çocuk üslubu belki de yazara böyle ödüller aldırmıştır. Gerçi bu kadar duru anlatımdan hoşlanmayan okur, daha edebi daha ağdalı üslubu seven kitle için bu övünç olmaktan çıkacaktır. Benim içinse dili, üslubu oldukça güzeldi ve tercih sebebimdi bu kitabı ancak gerek seçtiği konular gerekse konuları sanki madde madde sıralamış hissi uyandıran anlatımı rahatsız ediciydi. Başlangıçta dediğinim gibi yazarla tanışma kitabımdı ve bu tanışıklığımızın sıkı bir dostluğa döneceğini de sanmıyorum. (Bu nice okumaktır)

--reklam--

Can Kırıkları PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Karin Karakaşlı - Can Kırıkları kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Can Kırıkları PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Karin Karakaşlı Kimdir?

Karin Karakaşlı 1972’de İstanbul’da doğdu. Sankt Georg Avusturya Lisesi’ni ve Boğaziçi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksek Okulu Mütercim Tercümanlık Bölümü’nü bitirdi. Günlük yaşamdan süzdüğü çoğu hüzünlü öyküleri incelikli bir anlatımla kaleme alan Karakaşlı’nın ilk kitabı Bu Yayınevi Roman Yarışması’nda mansiyona değer görülen Ay Denizle Buluşunca 1997’de yayımlandı. Başka Dillerin Şarkısı 1999’da Varlık Yayınları tarafından yayımlandı. 

1998’de Varlık Yayınları’nın Yaşar Nabi Nayır Gençlik Ödülü’ne değer görülen Karin Karakaşlı, 1994’te Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda üçüncülük, 1995 Gençlik Kitabevi Öykü Yarışması’nda birincilik kazandı. 

Anita Brookner’den Özel Bir Görüş (1997) ve Péter Esterházy’den Hrabal’in Kitabı (1998) romanlarını çeviren yazarın öykü ve makaleleri Sel Yayınları’nın Kadın Öykülerinde İstanbul, Kadın Öykülerinde Avrupa ve Kadın Öykülerinde Doğu kitapları başta olmak üzere çeşitli antolojilerde yer aldı.

Şiir kitabı Benim Gönlüm Gümüş (Aras Yayıncılık) 2009’da; yeniden gözden geçirilen gençlik romanı Ay Denizle Buluşunca ve çocuk kitabı Gece Güneşi 2011’de (Günışığı Kitapları) yayımlandı. 

Karin Karakaşlı’nın Günay Göksu Özdoğan, Füsun Üstel ve Ferhat Kentel’le birlikte hazırladığı Türkiye’de Ermeniler: Cemaat, Birey, Yurttaş (Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2009) adlı bir de araştırma kitabı bulunmaktadır.

1996-2006 yılları arasında Türkçe-Ermenice yayımlanan haftalık Agos gazetesinde editör, köşe yazarı ve yazı işleri müdürü olarak görev alan Karin Karakaşlı, halen Radikal 2’de köşe yazarlığı yapıyor. Yazar aynı zamanda Özel Getronagan Ermeni Lisesi’nde Ermenice öğretmeni ve Yeditepe Üniversitesi Çeviribilim Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. 

Doğan Kitap tarafından yayımlanan eserleri: Can Kırıkları (2002, öykü), Müsait Bir Yerde İnebilir Miyim? (2005, roman) ve Cumba (2009, deneme).

 

--reklam--

Karin Karakaşlı Kitapları - Eserleri

  • Can Kırıkları
  • Başka Dillerin Şarkısı
  • Yetersiz Bakiye
  • Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?
  • Konaktakiler
  • Dört Kozalak
  • Ay Denizle Buluşunca
  • Cumba
  • Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz
  • Uçan Kız Volante
  • İrtifa Kaybı
  • Her Kimsen Sana
  • Gece Güneşi
  • Benim Gönlüm Gümüş
  • Türkiye’de Ermeniler: Cemaat-Birey-Yurttaş

--reklam--

Karin Karakaşlı Alıntıları - Sözleri

  • Her birinin peşi sıra gelen cümleler var, içine yuvarlanılan seneler. Duvarların emdiği sohbetler. Bunca şey ne vakit birikti? (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
  • Bizim için asıl olan miras, ne mazidedir, ne de Garp’tadır; önümüzde çözülmemiş bir yumak gibi duran hayatımızdadır. Ahmet Hamdi Tanpınar (Can Kırıkları)
  • Tabiî ki yalnızlığın coğrafyası yok. (Can Kırıkları)
  • Yarı ömrümüz dinlenmemiş dertlere basmakalıp teselliler vermekle geçmiyor mu? (Yetersiz Bakiye)
  • Ruhların konuştuğu dil nasıl da ortak. Kürt uzun havaları, Ermeni ağıtları, Arapların yalellisi, Türk çiftetellisi, Kafkas ezgileri hepimizi aynı oranda coşturuyor, acıtıyor. Birbirimizin farkına varıyoruz. Farklarımızın güzelliğinin de. (Can Kırıkları)
  • Sen kendini sev,sen seninle dalga geç ,kimse canını yakamaz. (Konaktakiler)
  • Her şeyi, adımı bile unutup Uyusam... (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
  • ... Acı teninize dokunduğunda akıl devre dışı kalır. Artık bedeninizin her yanı kalptir ve o kalp çok sızlar. (Cumba)
  • ‘Gelecek vaat ediyor’ demişlerdi benim için. Gel gör ki vaat ettiğim gelecek, ömrümün kısmeti değilmiş. (Can Kırıkları)
  • Zaten hep çok düşünmekten oldu olanlar. Artık geçmişim yok. Geleceğim de günübirlik bugünlerden ibaret ne zamandır. Oysa ölümlü dünya işte. Yazık hepimize... (Can Kırıkları)
  • sevgileri yarınlara bıraktınız çekingen, tutuk, saygılı bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı. bitmeyen işler yüzünden bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı. (Cumba)
  • Benim gibi içi bebek, dışı kadın bir yetişkin ancak katılmışlığıyla kalır. (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
  • Dünya, iki kişilik yatağın boşluğunda büyümeye başlıyor. Ya da boşluk dünyalaşıyor. (Asiye Kabahat'ten Şarkılar Dinlediniz)
  • "Kamçılı bir kış yağmuru döverken camları Tenimde eski zamanların buz yanığı sızısı Hatıra ve rüya diyip geçme sil baştan yaşatır kaçınılanları" (Benim Gönlüm Gümüş)
  • Bazen yol seni yürür bitmiyorsa, varmıyorsa ölümdür. (Her Kimsen Sana)
  • "Haklısın," dedi yalnızca, çaresizlikleri ve kabullenmişlikleri içeren bir haklısın... (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
  • Ne oldum dememeli. Hayat her şeye muktedir, onu yaşayanlar da. (Müsait Bir Yerde Inebilir miyim?)
  • Büyümek biraz da her çeşidinden pislik görmekmiş. (Yetersiz Bakiye)
  • Bir kere kendi yurdunu rızası dışında terk etmek zorunda kalan, artık hiçbir yerde yurt edinemez kendine. Hayalini kurduğu ama gerçeğine kavuşamadığı o ışıl ışıl aydınlık vatanı gönlünde besler. (Cumba)
  • Çok sordum kendime. Bunca kötülük nasıl edilir? Kötülük olduğuna inanmadan edilir herhal. Bir görev ki yapılacak, oralar temizlenecek. İnsandan saymıyorlar. Sen de saymıyorsun Sabiha. Anamı bilmiyorsun ki.. (Yetersiz Bakiye)