Kitap Künyesi
Yazar: Sezai Karakoç
Yayın Evi: Diriliş Yayınları
İSBN: 9789123475353
Sayfa Sayısı: 96
Batı Şiirlerinden Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Kitapta yer alan Nerval'in Ormanlarda, Sevgililer ve Büyükanne isimli şiirlerinin çevirileri 1976'da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde; Baudelaire'in Cythére'ye Yolculuk adlı şiirinin çevirisi 1955'de İstanbul Dergisi'nde; Rimbaud'nun Bit Kıran Kızlar adlı şiirinin çevirisi 1965'de Şiir Sanatı Dergisi'nde; Valery'nin Narlar, Ateş Kuşu, Düzmece Ölü Kadın isimli şiirlerinin çevirileri 1976'da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde; Claudel'in Kutlu Öğle şiirinin çevirisi 1958'de Pazar Postası Gazetesi'nde, Kutsal Ekmek şiirinin çevirisi 1956'da Büyük Doğu Günlük Gazetesi'nde, Balad şiirinin çevirisi 1966'da Diriliş Dergisi'nde; Apollinaire'in Mirabeau Köprüsü adlı şiirinin çevirisi, Max Jakob'un Şapka Satıcısı adlı şiirinin çevirisi 1955'de Şiir Sanatı Dergisi'nde; Saint-John Perse'in Anabase 7 adlı şiirinin çevirisi 1966'da Diriliş Dergisi'nde; Prevert'in Bu Aşk adlı şiirinin çevirisi, Guillevic'in Kayalar isimli şiirinin çevirisi, Paul Gilson'un Şiirlerinden Parçalar'ın çevirisi 1955'de Şiir Sanatı Dergisi'nde; Quasimodo'nun Bir Başka Lazar adlı şiirinin çevirisi 1960'da Diriliş Dergisi'nde yayınlanmıştır. Kitabın başındaki Bir Kaç Söz yazısı da 1976'da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nde çıkmıştır.
Batı Şiirlerinden Alıntıları - Sözleri
- Bitti kadınlar, çocuklar kaygısı ve işte yapayalnızız ve kuştan hafifiz şimdi.
- Kendi kendimle yabancı bir dille konuşurum
- Bizim işimiz, bir kibrit çakmak. Dünyayı yakmak için değil, dünyayı ışıtacak meşaleyi tutuşturmaya kendi çapımızda yardımcı olmak için.
- Kuş doğar kuş şakır baharda Türküsünü duymaz mısınız Ah ne saf ne sade ne dokunaklı Kuşun sesi ormanlarda
- Tren kalktı durmaz artık, bizi sevenler, Tanrıya ısmarladık sizi.
- "Tek kelime söylemeksizin yüzüne bakmak; Gönlü, öz diliyle şakımaya bırakmak." (Paul Claudel)
- Bana kalıyor bir bakış kendim için alıkoyduğum Dünyanın son gözlerinden kurtardığım tek ışık
- "Onlara yalnızlık getirir yalnızlık yalnız." (Guillevic)
- Geçiyor günler geçiyor haftalar Ne geçmiş zaman Ne geri dönecek aşklar var Mirabeau Köprüsünün altından Seine akıyor akar Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce Guillaume Apollinaire
- Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce Ellerimde ellerin kalalım yüzyüze Kollarımızın köprüsü Altından geçsin yüze yüze Sonsuz bakışlar bitkin dalgalar dizdize Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce
- Ah, bu ışıklı, ışıltılı kırılışlar Gizliden gizli mimarîleriyle Hülyalatırlar bana sırrına erdiğim bir ruhu Paul Valery
- Ki biz artık bir daha size doğru geri dönmeyeceğiz
- Şu taşlık yolda kendimi yalnız buluyorum yeni bir benle artık beni istemeyen
- Aşk bu akan su gibi akıp gidiyor akmaktadır Aşk akıp gidiyor Yaşamak gibi umut gibi ağır Kör ve sağır Çal sevgili saat gel sevgili gece Ben kalıyorum günler gidiyor sessizce
Batı Şiirlerinden İncelemesi - Şahsi Yorumlar
kitap/bati-siirlerinden--25484 yazar/sezai-karakoc İncelemeye başlamadan önce şunu belirtmek isterim ki Üstad Sezai Karakoç ne büyük bir çınar ne büyük bir adammış ki vefatından hemen sonra bile bazıları onu eleştirmek fırsat kolluyormuş ki hemen eleştiri yapmalar vs. Bunlardan bir tanesi de şöyle diyordu. Hâlâ hayatta olan yazar/rasim-ozdenoren vefat eden yazar/nuri-pakdil ve yazar/sezai-karakoc gibi isimler batıyı bilmezler Anadolu'ya sıkışmışlardır vs. şeyler. Batılı oryantalist mantıklı ve aşağılık duygusu ve psikolojisinde ki bu eleştiride özetle batıyı bilmeden aydın olunmaz deniliyordu. Halbuki yazar/cemal-sureya kitap/99-yuz--16361 adlı kitabında üstad Sezai Karakoç hakkında der ki "Öyle bir Müslüman ki Marx da bilir, Nietzsche de bilir, Rimbaud da bilir. Salvador Dali de sever. Nâzım da okur." diye yazmıştır sözün özü Üstad Sezai Karakoç batıyı da, batı edebiyatına da hakim bir şahsiyetti. Bu kitap içerisinde ki seçili batılı on iki şairden çevirdiği şiirlerde bunu göstermektedir. Kitaba gelecek olursak, kitap Üstad Sezai Karakoç'un yazar/Arthur-Rimbaud yazar/charles-baudelaire gibi çeşitli batılı 12 yazardan çevirdiği seçme ve tercüme şiirlerden oluşuyor. Bu kitap bir batılı şiir antolojisi olmasa da içerik bakımından batılı bazı şairlerin duygu ve düşüncelerini ve Batı dünyasının bazi şiirlerinde ki bakış açısını göstermek için iyi bir kitaptı. Tabi bazı kitapları okutan etkenlerden biri de çeviri dilidir. Üstad Sezai Karakoç'un bu şiirleri çevirirken aynı şiirlerin orijinal dilinde ki duyguyu verebildiğini gördüm ve hissettim. Şiir türünü sevenler için okunabilecek bir kitaptı... (Münzevi Genç)
İnsanlık uygarlığının batı yakasından balkonumuzdan içeri bir demet gülün düşmesi saikiyle yazılmış. İçerisinde Baudelaire, Nerval, Rimbaud, Paul Valery'nin de aralarında bulunduğu 12 yabancı şairin birkaç şiirinin çevirisi bulunuyor. Kitabın başında Bir Kaç Söz başlıklı bir kaç sayfa takdim yazısı var burda ki bir cümle de çok hoşuma gitti. "Bizim işimiz, bir kibrit çakmak. Dünyayı yakmak için değil, dünyayı ışıtacak meşaleyi tutuşturmaya kendi çapımızda yardımcı olmak için." gonderi/31577079 Bu cümle Sezai Karakoç'un fikrini aynı zamanda karakterini çok güzel yansıtıyor. Şiirlere gelirsek Nerval'ın Sevgililer şiiri, Paul Claudel'in Balad şiiri, Apollinaire'in Mirabeau Köprüsü şiiri ve Jacques Prevert'ın Bu Aşk şiiri çok hoşuma gitti. (Salih)
"Bizim işimiz, bir kibrit çakmak. Dünyayı yakmak için değil, dünyayı ışıtacak meşaleyi tutuşturmaya kendi çapımızda yardımcı olmak için" Sezai Karakoç'un felsefesini çok iyi anlatan bu söz bir nevi eserinde muhteviyatını açıklamaktadır. Eserde yazar, uygarlığımızın karşısına dikilen, uygarlığımızı etkileyen batı şiirlerinden bazılarının çevirilerini yaparak şair ruhlarda kıvılcım etkisi yaparak yeni bir ateşin doğmasını arzusu ve niyetiyle kaleme alınmıştır. Eserin içerisinde ise Nerval, Rimbaud, Baudelaire,', Paul Valery, Claudel,Apollinaire, Jacob, Perse' nin de aralarında bulunduğu toplam 12 yabancı şair tarafından yazılmış birkaç şiirinin çevirisi yer almaktadır. (ANKA misali gezginokur)
Kitabın Yazarı Sezai Karakoç Kimdir?
Rivayetlere göre babası Yasin Efendi'nin Muhammed Sezai adını verdiği, ancak ismi nüfus kayıtlarına yanlışlıkla Ahmet Sezai olarak geçirilen Karakoç, 1933'te Ergani'de dünyaya geldi.
İlkokul ve ortaokulu Diyarbakır ve Maraş'ta parasız yatılı okuduktan sonra, lise öğrenimini Gaziantep'te tamamladı.
Ahmet Sezai Karakoç, liseyi bitirdikten sonra çok istediği felsefe bölümünde okumak üzere İstanbul'a geldi, ancak bu bölüme kayıt yaptırdığı halde, maddi zorluklar nedeniyle girdiği sınavını kazandığı Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne burslu öğrenci olarak yerleşti ve 1955'te Mülkiye'den mezun oldu.
Karakoç, 1959-1965 yılları arasında Maliye Müfettiş Yardımcılığı ve Gelirler Kontrolörlüğü görevlerinde bulundu, vatani görevini yedek subay olarak yaptı, 1973'te memurluk görevinden ayrıldı ve ayrıca 1967 yılında ''İslamın Dirilişi'' adlı kitabından dolayı yargılandı.
Sezai Karakoç Kitapları - Eserleri
- İslam
- Yitik Cennet
- Gün Doğmadan
- Monna Rosa - Şiirler 1
- Samanyolunda Ziyafet
- Düşünceler 1 - Kavramlar
- Düşünceler 2 - Kurumlar
- Diriliş Muştusu
- Ruhun Dirilişi
- Diriliş Neslinin Amentüsü
- Mevlana
- Hızırla Kırk Saat - Şiirler III
- Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler
- Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV
- Ayinler / Çeşmeler - Şiirler VI
- Leyla ile Mecnun - Şiirler VII
- Ateş Dansı - Şiirler VIII
- İslam Toplumunun Ekonomik Strüktürü
- Edebiyat Yazıları 1
- Edebiyat Yazıları 2
- Edebiyat Yazıları 3
- Çıkış Yolu 1
- Çıkış Yolu 2
- Çıkış Yolu 3
- Zamana Adanmış Sözler
- Yunus Emre
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 1
- Yapı Taşları ve Kaderimizin Çağrısı 2
- Unutuş ve Hatırlayış
- Tarihin Yol Ağzında -İki Röportaj
- Piyesler 1
- Meydan Ortaya Çıktığında - Hikayeler 1
- Mehmed Akif
- Makamda
- Kıyamet Aşısı
- İslamın Şiir Anıtlarından
- İnsanlığın Dirilişi
- Portreler - Hikayeler II
- Gündönümü
- Dirilişin Çevresinde
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 1
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 2
- Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3
- Armağan
- Batı Şiirlerinden
- Çağ ve İlham 1
- Çağ ve İlham 2
- Çağ ve İlham 3
- Çağ ve İlham 4
- Alınyazısı Saati - Şiirler IX
- İslamın Dirilişi
- Çağdaş Batı Düşüncesinden
- Günlük Yazılar 2 - Sütun
- Ölümden Sonra Kalkış
- Varolma Savaşı 1
- Günlük Yazılar 1 - Farklar
- Günlük Yazılar 3 - Sûr
- Günlük Yazılar 4 - Gün Saati
- Üç Kaside
- Körfez
- Mağara ve Işık
- Sesler
Sezai Karakoç Alıntıları - Sözleri
- Ben günah kadar beyazım, o tövbe kadar kara... (Monna Rosa - Şiirler 1)
- "İnsan öldükten sonra nasıl dirilecekse, ölmeden önce de dirilebilir." (Günlük Yazılar 2 - Sütun)
- İçimde Nuh'un en yeni tufanı Dünyaya ayak basıyorum yeniden.. (Körfez)
- Bir gün öleceğim düşüncesi ve ondan ötesinin muamması, şuurumu alt üst ediyor, kökünden sarsıyor... (Çağdaş Batı Düşüncesinden)
- "Siz bilmezsiniz, size anlatmak da istemem. " (Gün Doğmadan)
- Divan Edebiyatını tanımayan, divanları okumamış bulunan kişilerin Osmanlı tarihini de hakkiyle bildikleri söylenemez.. (Edebiyat Yazıları 3)
- Özgürlük isteyenler, özgürlüğü yok edecek, bağımsızlık! diye bağıranlar, esaretin en koyusuna gömecek öğreti ve güçlerin fedaisi kılınıp cepheye, ölünceye kadar savaş! cephesine sürülüyorlar. (Çağ ve İlham 3)
- Selam, gönlü gamlarla dolu olan sana. Selam, tahammül edilmez çileleri yüklenmiş olana! (Armağan)
- Anlatacaktım ölümlerini bir sonbahar eşliğinde Bir kış güneşliğinde Fakat baktım bu ölüm değil diriliştir Tabiatı aşan bir bildiriştir Ne güz ne sarı renk bu göçü anlatır Bu kan rengi bu kıpkızıl öçü anlatır Görünüşte kırmızı gerçekte yeşil Görünüşte öç hakikatte değil Faninin sonsuzla barışması Affın mağfiretle yarışması Yaprağın düşüşü değil bu toprağa (Ölümden Sonra Kalkış)
- Namık Kemal’in, bütün batıcılığına ve tanzimatçılığına rağmen, yazılarında kimi kez İslâm birliğinden bahsetmesi ve genellikle İslama karşı saygılı görünmesi hususu oldu. (Edebiyat Yazıları 3)
- Kaç aç varsa hepsi ben Kaç hasta varsa hepsi ben Kaç liman önlerinde dönen İşsiz hamal hepsi ben Kaç aşktan ters yüz edilmiş Aşık varsa hepsi ben Bütün çiçeklerle donanıp Bütün insanlarla ölen ... (Körfez)
- Umutsuzluk geleceği, umursamazlık geçmişi unutturur. (Fizikötesi Açısından Ufuklar ve Daha Ötesi 3)
- Bu dünya, kışların geçmesi gibi geçer. Ve öbür dünya, yazların gelmesi gibi gelir. İnsanlar, sararıp toprağa karışan,çöl otları gibi ölürler... (İslam)
- İslam dünyası, medeniyet açısından ölüm sularında yüzüyor… (Düşünceler 1 - Kavramlar)
- İnkar tutsaklık, inanç özgürlüktür. (Diriliş Neslinin Amentüsü)
- “Derdim vardır inilerim.” (Yunus Emre)
- Oku okuyabildiğin kadar ölüm dersinden (Taha'nın Kitabı - Gül Muştusu - Şiirler IV)
- Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin (Şiirler II - Şahdamar - Körfez - Sesler)
- İdealini yitirmiş ruh, yetersiz beslenen bir vücut gibi, giderek pörsür, solar ve ölür. (Çağ ve İlham 3)
- Ne olup ne bitiyor Gün nereye gidiyor (Alınyazısı Saati - Şiirler IX)
Yorumlar
0 yorum