Kitap Künyesi
Yazar: Nihal Yeğinobalı
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789750709340
Sayfa Sayısı: 310
--reklam--
Belki Defne Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
O yaz gecelerinde dans ederlerken, yanakları, göğüsleri birbirine değdi değecek, ama asla değmeden, Defne, Sahir'in kokusunu içine çektikçe yazlık elbisesinin ipeği erir, kolları, bacakları sanki dağılır giderdi. Hemen o an, oracıkta sarılıp yatmazlarsa ölüverecekmiş gibi gelirdi. Oradan kaçmak, sarılıp yatabilecekleri bir odaya, bir yatağa koşmak isteği dans boyunca, bazen tüm gece boyunca sürerdi, gizliden de öte, örtülü, derinden...
Özlemini çektiği bu oda, bu yatak, gündelik yaşamlarının coğrafyasında yer almıyordu. Belki günlerden bir gün gidebilecekleri bir yerdi, yalnızca. Bu Belki birgün'ün de her günkü takvimlerde yeri yoktu. Asla'yı kabullenmeyen yüreğimizi oyalamak için benliğimizin kuytusunda gizlice bulundurduğumuz o sisli, Belki birgün Beldesi.
Yaşamın karşımıza çıkardığı çetrefil yol ayrımlarında... zor sorular... imkânsız seçimler karşısında... kolayca, evet veya hayır, şu veya bu, sen veya o, diyemediğimiz zamanlarda ruhumuzu oyalayan veya törpüleyen belki'ler... Belki günlerden bir gün, belki evlerden bir ev, belki onlardan biri, Belki Defne, Belki Ben...
(Tanıtım Yazısından)
--reklam--
Belki Defne Alıntıları - Sözleri
- Seni seviyorum.. Bu iki sözcük yan yana gelince, tekilken sahip olmadıkları bir tılsım ediniyorlar, toplamlarının çok ötesinde bir ağırlık kazanıyorlar. Ve söylenmeleri gereken kişiye söylendikleri zaman kıvılcım çıkartıyorlar, hayır, şimşek çaktırıp yangın başlatıyorlar.
- İhanet her zaman sadakatten daha albenili oluyor, ne yazık ki.
- "İnsan âlemde hayal ettiği kadar yaşar."
--reklam--
Belki Defne İncelemesi - Şahsi Yorumlar
--reklam--
Belki Defne PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nihal Yeğinobalı - Belki Defne kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Belki Defne PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nihal Yeğinobalı Kimdir?
1927 yılında Manisa’da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi; New York Üniversitesi Edebiyat Bölümü’ndeki öğrenimini yarım bıraktı. Amerikalı bir film yapımcısıyla evlenip, sekiz yıl ABD’de yaşadı. İlk çevirisi "Allahın Bahçesi" (R. Hichens) 1946’da yayımlandı. C. Dickens, J. Austen, İ. Murdoch gibi çeşitli yazarların eserlerini Türkçe’ye kazandırdı. Vincent Ewing takma adıyla "Genç Kızlar" adlı ilk romanını 1950’de, "Eflatun Kız" adlı romanını 1964’te yazdı. 1988’de üçüncü romanı "Mazi Kalbimde Bir Yaradır", 1998’de de "Sitem" yayımlandı. "Belki Defne" yazarın beşinci romanıdır. Ayrıca, "Cumhuriyet Çocuğu" adı altında bir de anı kitabı bulunmaktadır.
Nihal Yeğinobalı, 15 Mart 2020 günü İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi 16 Mart 2020 Pazartesi günü Zincirlikuyu Camiinde kılınan öğle namazının ardından Çeşme Çakabey Mezarlığına uğurlandı, burada toprağa verildi.
--reklam--
Nihal Yeğinobalı Kitapları - Eserleri
- Genç Kızlar
- Mazi Kalbimde Bir Yaradır
- Sitem
- Cumhuriyet Çocuğu
- Belki Defne
- Gazel
--reklam--
Nihal Yeğinobalı Alıntıları - Sözleri
- bence baban biraz yanlış söylemiş. Herkes korkar, bütün insanlar korkar, erkekler de öyle. En cesur erkekler bile sıradında korkarlar. (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- İşaret parmağının bükümüyle tahtaya vurmanın nazara karşı yeterli olmadığını çok geçmeden anladı… (Genç Kızlar)
- Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil (Gazel)
- Halil Asım, Bey bir gün"Bizim kadınlarımız peçeyle gezerlerken örtüsüz dolaşan Rum kadınlarını pek güzel bulurduk" demişti. Ama sonra babam," Çarşaflar, peçeler kalktığında birde baktık," diye ekledi," bizim kadınlarımız meğer çok daha güzelmiş!" (Cumhuriyet Çocuğu)
- Acaba zaman da hava gibi sıkışıp genişlemek ya da daralıp bolarmak yetisine sahip miydi? Çünkü hayatta kimi zaman durgun sayılabilecek dönemler yaşanıyor, derken birden, bir tetik çekilmiş, bir işaret verilmişcesine olaylar üst üste gelmeye, birbirine karışmaya başlıyordu. (Sitem)
- birbirlerini yitirirlerse kendi kendilerini de yitirmekten, yitip gitmekten öylesine korkuyorlardı ki! (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- Gerçekleşenler, neden hep en olmayacak düşlerimizdir sanki? (Sitem)
- Hayatta bir amaca erişmek için insanın elinden geleni yapması yetmez. Elimizden gelenden daha fazlasını yapmak zorundayız (Genç Kızlar)
- "Her kulun kaderi alnında yazılıdır. Alnına yazılandan ne fazlası olur, ne de eksiği." (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- okumanın hem kutsal hem de işlevsel bir mutluluk olduğu, bu mutluluğu herkese gümüş tabak içinde sunan Cumhuriyet'e ger zaman minnet duymamız ve bu nimetten yararlanabildiğimizce yararlanmamız gerektiği inancını bize sütüyle birlikte sindirmişti. (Cumhuriyet Çocuğu)
- İnsan, içinde bulunduğu toplumun ruhunu er geç, az çok kapıyordu! (Genç Kızlar)
- Onlar ki bizim ağabeylerimizdi; belki babalarımızdan bile daha çok saydığımız, sorgusuz sualsiz inandığımız... Hem de sevdiklerimizdi; sonradan bir daha yaşayamayacağımız, anlaşılmaz, anlaşılmaz olduğu için de anlatılmaz, buğulu hayal aşklarla gönül verdiklerimizdi... (Sitem)
- Az şeyle yetinmek zorunda olduğu zaman kişi elindekilerin daha çok kıymetini bilmekle kalmıyor, bu şeyler tek boyutlu olmaktan çıkıp değişik kimlik ve anlamlara bürünerek çoğullaşıyorlar, zihin ve hayal gücünü de azı çoğaltmaya, yoku var etmeye kışkırtıyorlar. (Cumhuriyet Çocuğu)
- ... Gerçi eskiden de karşılaştığımızda, bir süre gözlerimi ondan kaçırırdım ama bunu bilerek yapardım, bambaşka bir nedenle: Onun yüzüne bakınca ne denli mutlu olacağımı bilir, bu mutluluğu bileyip katmerleştirmek için elimden geldiğince ertelerdim. Sonunda baktığım zaman da, her seferinde, karşımdaki yüzün benzersizliğiyle, içimin genişleyip aydınlandığını hissederdim. (Sitem)
- Görünüşe aldanma dememişler mi? En şahane görünüşlerin içi çoğunlukla koftur (Genç Kızlar)
- Oysa, işte onun yokluğu ayrımsanmamıştı bile. O kendi kadınca tutkularının peşinde koşadursun, kocası ve ötekiler kendi zengin, doyumlu erkek dünyalarındaki yaşantıyı sürdürmüşlerdi. (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- İnsanların birbirinden uzaklaştığı, yüreklerin soğuduğu çağda yaşıyoruz biz! (Genç Kızlar)
- "İnsan âlemde hayal ettiği kadar yaşar." (Belki Defne)
- Acaba zaman da hava gibi sıkışıp genişlemek ya da daralıp bolarmak yetisine sahip miydi? Çünkü hayatta kimi zaman durgun sayılabilecek dönemler yaşanıyor, derken birden, bir tetik çekilmiş, bir işaret verilmişçesine olaylar üst üste gelmeye, birbirine karışmaya başlıyordu. (Sitem)
- Çalışan insanların yoksulluğu ayıp sayılmazdı o günlerde. (Cumhuriyet Çocuğu)
Yorumlar
0 yorum