Kitap Künyesi
Yazar: Nihal Yeğinobalı
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755109961
Sayfa Sayısı: 256
--reklam--
Cumhuriyet Çocuğu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Osmanlının son günlerinde küçük bir Ege kasabasında, "Gelin olmak istemiyorum. Öğretmen olmak istiyorum!" diye direnen, ancak savaşlar ve düşman işgali yüzünden öğretmen olamayıp, çaresiz, gelin olmaya boyun eğen Gördesli Feride'nin kızıdır Nihal Yeğinobalı. Bu anı kitabında neler yok ki. Eski Gördes'te görmeden nişanlandığı adamı tanıyabilmek için hizmetçi rolü oynayan Sıdıka. Şeyhülislam olabilecekken Jön Türk olan Yörük kökenli laik kadı Yeğinobalı Asım Molla. Evli bir Türk genciyle yaşadığı yasak aşkla Türk komşularının yaktığı hazin türküde yaşayan güzel Rum kızı Eleni. Manisa'da, Yunan yangınında Türkleri diri diri yanmaktan kurtaran Fransız rahibeler. Tatar güzeli, 'kötü kadın' Hediye. Devrim şehidi Kubilay'ın boğazına dayanan kör bıçak. Mustafa Kemal'in kibarlığı. Çevresine aşk ve şiir dağıtan yoksul ve yakışıklı genç şair. Kan dökmeye 'evet', müziğe ve yaşama sevincine 'hayır' diyen örümcek kafalı Hafız ve daha niceleri... Otuzlu yılların başında, o yılların bütün coşkusunu, yoğunluğunu, aydınlığını Manisa'da doyasıya yaşayan bir Cumhuriyet Çocuğu'nun, bir romancı kaleminden çıkmış anıları.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Cumhuriyet Çocuğu Alıntıları - Sözleri
- Karanlığa ve karmaşaya bağımlı olanların aydınlığa ve duruluğa tahammülleri yoktur.
- Cumhuriyet bir umuttur ve umut olmaya devam edecektir …
- okumanın hem kutsal hem de işlevsel bir mutluluk olduğu, bu mutluluğu herkese gümüş tabak içinde sunan Cumhuriyet'e ger zaman minnet duymamız ve bu nimetten yararlanabildiğimizce yararlanmamız gerektiği inancını bize sütüyle birlikte sindirmişti.
- Halil Asım, Bey bir gün"Bizim kadınlarımız peçeyle gezerlerken örtüsüz dolaşan Rum kadınlarını pek güzel bulurduk" demişti. Ama sonra babam," Çarşaflar, peçeler kalktığında birde baktık," diye ekledi," bizim kadınlarımız meğer çok daha güzelmiş!"
- Az şeyle yetinmek zorunda olduğu zaman kişi elindekilerin daha çok kıymetini bilmekle kalmıyor, bu şeyler tek boyutlu olmaktan çıkıp değişik kimlik ve anlamlara bürünerek çoğullaşıyorlar, zihin ve hayal gücünü de azı çoğaltmaya, yoku var etmeye kışkırtıyorlar.
- Aralarındaydım ama onlardan biri değildim.
- Çalışan insanların yoksulluğu ayıp sayılmazdı o günlerde.
- Çocukluk anılarımın en güzellerinden biri şarkılarımızdır.
- Peygamberleştirilmeye en uygun bir ortamda bile o içimizden biri olmayo, tapılmaktansa sevilmeyi seçmişti Atam.
--reklam--
Cumhuriyet Çocuğu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Demek ki bir CUMHURİYET ÇOCUĞU olmak için sen ya da ailen işgal altında, özellikle yunan mezalimi altında kalacak ,MUSTAFA KEMAL'in ve TÜRK ASKERİ'nin rüzgarını hissedeceksin. İşte o zaman rejimle boğuşmayan , gerçek bir cumhuriyet çocuğu oluyorsun . Yaşantımızdaki karanlıklar, çirkinlikler,iğrençlikler arttıkça güzelliğe, aydınlığa, temizliğe hasret kalan eller ve gönüller, zihinler dönecek başka yer bulamadıkları için yeniden ona doğru uzanmaya başladı. O Türkiye'nin güzelliğiydi. Hâlâ da öyle. Onlar savaşsız, acısız, kaygısız gün geçirmemişti. Sonra CUMHURİYET bu yazgıyı noktaladı. Yurtta sulh, cihanda sulh! Bunun böyle sürüp gideceğinden artık kimsenin kuşkusu yoktu . Hiç kimsede ülkenin geleceğine dair en ufak bir kaygı sezmedim, görmedim, duymadım. Peygamberleştirilmeye en uygun bir ortamda bile o içimizden biri olmayı, tapılmaktansa sevilmeyi seçmişti. Osmanlı'nın son, Cumhuriyeti'in ilk günleri. Atatürk'ün son yolculuğuna uğurlandığı ana kadar. Çok güzel bir anı kitabı. Herkes okumalı. (Hikmet Tunceli)
Gerçekten harika bir kitaptı. Cumhuriyetin kuruluş yılları yazarın hatırladığı ve duyduğu anıları toparlayıp kaleme almış. Hikayeler genel olarak Manisa ve çevresinde başlayıp İstanbul’a uzanıyor. Ortaokul seviyesinde okutulması gereken bir kitap. (duygusalgofret)
--reklam--
Cumhuriyet Çocuğu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nihal Yeğinobalı - Cumhuriyet Çocuğu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Cumhuriyet Çocuğu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nihal Yeğinobalı Kimdir?
1927 yılında Manisa’da doğdu. Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’ni bitirdi; New York Üniversitesi Edebiyat Bölümü’ndeki öğrenimini yarım bıraktı. Amerikalı bir film yapımcısıyla evlenip, sekiz yıl ABD’de yaşadı. İlk çevirisi "Allahın Bahçesi" (R. Hichens) 1946’da yayımlandı. C. Dickens, J. Austen, İ. Murdoch gibi çeşitli yazarların eserlerini Türkçe’ye kazandırdı. Vincent Ewing takma adıyla "Genç Kızlar" adlı ilk romanını 1950’de, "Eflatun Kız" adlı romanını 1964’te yazdı. 1988’de üçüncü romanı "Mazi Kalbimde Bir Yaradır", 1998’de de "Sitem" yayımlandı. "Belki Defne" yazarın beşinci romanıdır. Ayrıca, "Cumhuriyet Çocuğu" adı altında bir de anı kitabı bulunmaktadır.
Nihal Yeğinobalı, 15 Mart 2020 günü İstanbul’da hayatını kaybetti. Cenazesi 16 Mart 2020 Pazartesi günü Zincirlikuyu Camiinde kılınan öğle namazının ardından Çeşme Çakabey Mezarlığına uğurlandı, burada toprağa verildi.
--reklam--
Nihal Yeğinobalı Kitapları - Eserleri
- Genç Kızlar
- Mazi Kalbimde Bir Yaradır
- Sitem
- Cumhuriyet Çocuğu
- Belki Defne
- Gazel
--reklam--
Nihal Yeğinobalı Alıntıları - Sözleri
- bence baban biraz yanlış söylemiş. Herkes korkar, bütün insanlar korkar, erkekler de öyle. En cesur erkekler bile sıradında korkarlar. (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- İşaret parmağının bükümüyle tahtaya vurmanın nazara karşı yeterli olmadığını çok geçmeden anladı… (Genç Kızlar)
- Ehl-i dildir diyemem sînesi sâf olmayana Ehl-i dil birbirini bilmemek insâf değil (Gazel)
- Halil Asım, Bey bir gün"Bizim kadınlarımız peçeyle gezerlerken örtüsüz dolaşan Rum kadınlarını pek güzel bulurduk" demişti. Ama sonra babam," Çarşaflar, peçeler kalktığında birde baktık," diye ekledi," bizim kadınlarımız meğer çok daha güzelmiş!" (Cumhuriyet Çocuğu)
- Acaba zaman da hava gibi sıkışıp genişlemek ya da daralıp bolarmak yetisine sahip miydi? Çünkü hayatta kimi zaman durgun sayılabilecek dönemler yaşanıyor, derken birden, bir tetik çekilmiş, bir işaret verilmişcesine olaylar üst üste gelmeye, birbirine karışmaya başlıyordu. (Sitem)
- birbirlerini yitirirlerse kendi kendilerini de yitirmekten, yitip gitmekten öylesine korkuyorlardı ki! (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- Gerçekleşenler, neden hep en olmayacak düşlerimizdir sanki? (Sitem)
- Hayatta bir amaca erişmek için insanın elinden geleni yapması yetmez. Elimizden gelenden daha fazlasını yapmak zorundayız (Genç Kızlar)
- "Her kulun kaderi alnında yazılıdır. Alnına yazılandan ne fazlası olur, ne de eksiği." (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- okumanın hem kutsal hem de işlevsel bir mutluluk olduğu, bu mutluluğu herkese gümüş tabak içinde sunan Cumhuriyet'e ger zaman minnet duymamız ve bu nimetten yararlanabildiğimizce yararlanmamız gerektiği inancını bize sütüyle birlikte sindirmişti. (Cumhuriyet Çocuğu)
- İnsan, içinde bulunduğu toplumun ruhunu er geç, az çok kapıyordu! (Genç Kızlar)
- Onlar ki bizim ağabeylerimizdi; belki babalarımızdan bile daha çok saydığımız, sorgusuz sualsiz inandığımız... Hem de sevdiklerimizdi; sonradan bir daha yaşayamayacağımız, anlaşılmaz, anlaşılmaz olduğu için de anlatılmaz, buğulu hayal aşklarla gönül verdiklerimizdi... (Sitem)
- Az şeyle yetinmek zorunda olduğu zaman kişi elindekilerin daha çok kıymetini bilmekle kalmıyor, bu şeyler tek boyutlu olmaktan çıkıp değişik kimlik ve anlamlara bürünerek çoğullaşıyorlar, zihin ve hayal gücünü de azı çoğaltmaya, yoku var etmeye kışkırtıyorlar. (Cumhuriyet Çocuğu)
- ... Gerçi eskiden de karşılaştığımızda, bir süre gözlerimi ondan kaçırırdım ama bunu bilerek yapardım, bambaşka bir nedenle: Onun yüzüne bakınca ne denli mutlu olacağımı bilir, bu mutluluğu bileyip katmerleştirmek için elimden geldiğince ertelerdim. Sonunda baktığım zaman da, her seferinde, karşımdaki yüzün benzersizliğiyle, içimin genişleyip aydınlandığını hissederdim. (Sitem)
- Görünüşe aldanma dememişler mi? En şahane görünüşlerin içi çoğunlukla koftur (Genç Kızlar)
- Oysa, işte onun yokluğu ayrımsanmamıştı bile. O kendi kadınca tutkularının peşinde koşadursun, kocası ve ötekiler kendi zengin, doyumlu erkek dünyalarındaki yaşantıyı sürdürmüşlerdi. (Mazi Kalbimde Bir Yaradır)
- İnsanların birbirinden uzaklaştığı, yüreklerin soğuduğu çağda yaşıyoruz biz! (Genç Kızlar)
- "İnsan âlemde hayal ettiği kadar yaşar." (Belki Defne)
- Acaba zaman da hava gibi sıkışıp genişlemek ya da daralıp bolarmak yetisine sahip miydi? Çünkü hayatta kimi zaman durgun sayılabilecek dönemler yaşanıyor, derken birden, bir tetik çekilmiş, bir işaret verilmişçesine olaylar üst üste gelmeye, birbirine karışmaya başlıyordu. (Sitem)
- Çalışan insanların yoksulluğu ayıp sayılmazdı o günlerde. (Cumhuriyet Çocuğu)
Yorumlar
0 yorum