Kitap Künyesi
Yazar: Philippa Gregory
Çevirmen: Zeynep Arıkan
Orijinal Adı: The White Princess
Yayın Evi: Artemis Yayınları
İSBN: 9786051428833
Sayfa Sayısı: 650
--reklam--
Beyaz Prenses Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
O, İngiltere krallarının kardeşi, kızı, yeğeni, karısı ve annesiydi; taçsız bir prenses, damatsız bir nişanlı, düğünsüz bir gelindi.
Henry Tudor, savaş meydanında İngiltere tacını kazandığında, neredeyse 20 senedir savaşlarla bölünmüş ülkesini birleştirmek uğruna, düşman hanedanın prensesiyle evlenmesi gerektiğini biliyordu. Kaderinde York’lu Elizabeth vardı.
Ancak evleneceği kadın hâlâ ölü bir adama, Henry’nin savaşta alt ettiği düşmanı III. Richard’a âşıktı. Üstelik Elizabeth’in annesi ve İngiltere’nin yarısı, Beyaz Kraliçe tarafından bilinmeze gönderilen kayıp vârisin, hakkı olan tacı almak için döneceği günün hayalini kuruyordu. Henry tahtta yerini sağlamlaştırmaya çalışsa da, York Hanedanı’nın zaferi için dua eden bir İngiltere’de, insanların kalbini bir türlü kazanamıyordu. En büyük korkusu, tahtı elinden almak için bir yerlerde bekleyen bir prensti.
Genç bir adam ordularıyla İngiltere’ye geldiğinde Elizabeth büyük bir seçim yapmak zorunda kalacaktı. Zamanla sevmeye başladığı kocasının yanında mı olacaktı, senelerdir öldüğünü düşündüğü sevgili kardeşine mi koşacaktı? York’un gülü sonunda evine dönmüştü. Ve Kraliçe, tarafını seçmeliydi.
“Kan, seks, gözyaşı! Ne ararsanız bu kitapta var.” –USA Today
“Beyaz Prenses, prenslerin kaderiyle ilgili müthiş entrikalarla dolu.” –The Washington Post
--reklam--
Beyaz Prenses Alıntıları - Sözleri
- Bu akşam York'un beyaz gülü, o saf ve beyaz kalbinden bıçaklanmış, kıpkırmızı kanıyor gibiydi.
- Taçsız bir prenses, damatsız bir nişanlı, düğün tarihi olmayan bir gelindim.
- Derken aniden kendimi, büyük bir tutkuyla sevdiğim adamı ve onunla planladığım geleceği kaybettiğim için hıçkıra hıçkıra ağlarken buldum.
- Neşemi ve gençliğimi sevgilimle birlikte gömmüşlerdi. Bir daha ne genç ne de mutlu olabilecektim.
- “Bu seni üzüyor mu?” diye sordu. Gerçekten çok ciddi bir çocuktu. Başımı iki yana salladım. “Hiçbir şey hissetmiyorum,” diye gerçeği söyledim. “Belki de en kötüsü bu. Hiçbir hissim kalmadı.”
- Bazen kazanırız, bazen kaybederiz. Önemli olan tek şey her zaman, her zaman hayatımıza devam etmemiz.
- Yine de bana, dünyada ne istediğini bilen ve bu yolda korkmadan ilerleyen bir kadından daha güçlü hiçbir şey olmadığını öğretti.
- Kederini bir yana bırak, kızım. Olmak istediğin yere doğru ilerlediğin sürece kederinin hiçbir önemi yok.
- “Hiçbir zaman korkacak bir şey yoktur. En kötü korku, korkmaktan korkmaktır ve sen buna engel olabilirsin.”
- "Senin de bildiğin gibi, her zaman her yerde sırlar vardır. Fakat bazen ne olduğunu bilmemen en iyisidir."
- “Sevginin pek çok türü vardır,” dedi nasihat verir bir tavırla. “Ve düşlediğinden daha zayıf bir erkeği sevdiğin zaman gerçek ile hayali olan arasındaki farklılıklara anlayışla yaklaşmalısın. Bazen onu affetmen gerekir. Belki de sık sık onu affetmen gerekir. Fakat bağışlama genellikle sevgiyle birlikte gelir.”
- Bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorundayızdır. Bazen üzgün ya da kızgın olduğumuz zamanlarda mutlu görünmemiz gerekir.
- Arkadaş ve sevgili olduğumuz günler şimdi öyle uzak görünüyordu ki.
- “Oğlum, bazı şeylerin dile getirilmemesi en güvenlisidir.”
- "Olmaz'" dedi annem sertçe. "Büyük bir kadın, bir kraliçe olmanın bedeli bu. Kendi çocuğuna meme veremezsin. Ona hayatı boyunca altın bir kaşıkla dünyanın en iyi yemeklerini bahşettin ama annesinin sütünü içemez. Ona canın istediği gibi annelik yapamazsın. Sen yoksul bir kadın değilsin. Özgür değilsin. Hazır olduğun zaman Kral'ın yatağına dönecek ve bize bir erkek evlat daha vereceksin."
--reklam--
Beyaz Prenses İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Selamlaar! Benim tarihteki tek sevdiğim Elizabeth olan Elizabeth of York'u anlatan, dizi uyarlaması üçlemesinin ikincisi olan The White Princess'in kitabının yorumuyla geldim. Yazarı zaten ne kadar sevdiğimi artık biliyorsunuzdur. İngiltere tarihini sıkıcılaştırmadan, gerçekleri çok değiştirmeden ve akıcı bir yazım diliyle anlatıyor. Önceki PG kitapll yorumlarımda bahsetmiştim yazım dilinden falan o yüzden geçiyorum bunları. Yazarın diğer kitaplarından farklı olarak bu kitaptaki +18 yerler biraz daha üstü kapalı yazılmış. Yani yine anlıyorsunuz okurken ama eğer rahatsız olanlar varsa diye bunu da söylemek istedim. Eğer bu kitabın tarih yönleri atıp, aşk kısımlarını anlatmaya çalışırsam "Enemies to Lovers" denilen düşmandan aşıklara dönenler diyebilirim. Hali hazırda da düşman hanedanlardan olan Elizabeth ve Henry birbirlerinden nefret ederek evleniyorlar ve sonrasında kraliyet tarihinde birbirine asla ihanet etmeyen tek tük çiftlerden biri oluyorlar. Gerisini siz düşünün :) • KONU • Henry Tudor, (kendisi II. Francois'den sonra en sevdiğim kral olur) savaş meydanında İngiltere tacını kazandığında, neredeyse 20 senedir savaşlarla bölünmüş ülkesini birleştirmek uğruna, düşman hanedanın prensesiyle evlenmesi gerektiğini biliyordu. Kaderinde York’lu Elizabeth vardı. Eh, o da en sevdiğim Elizabeth oluyor. Ancak Henry'nin evleneceği kadın hâlâ ölü bir adama, Henry’nin savaşta alt ettiği düşmanı III. Richard’a âşıktı. Üstelik Elizabeth’in annesi ve İngiltere’nin yarısı, Beyaz Kraliçe tarafından bilinmeze gönderilen kayıp vârisin, hakkı olan tacı almak için döneceği günün hayalini kuruyordu. Henry tahtta yerini sağlamlaştırmaya çalışsa da, York Hanedanı’nın zaferi için dua eden bir İngiltere’de, insanların kalbini bir türlü kazanamıyordu. En büyük korkusu, tahtı elinden almak için bir yerlerde bekleyen bir prensti. Diziyi biraz değiştirmişler ama tarih olarak hangisi doğru bilemiyorum. Dzinin son sahnesi taht odasında Henry'nin "İspanya elçilerine hoş geldin diyoruz." sahnesiydi ama kitapta Elizabeth ve Henry'nin baş başa olduğu bir yerdi. Yine de mükemmeldi... Beyaz Prenses 5/5 (riddleslibrary)
yazarın ilk boleyn kızı serisini okumuştum daha ve simdi en bastan tarihsel sıralaması ile tekrar başladım kuzenler savaşı serisine ve evet tarihsel roman seviyorsanız bu yazarı da kesinlikle seveceksiniz (Sevda)
--reklam--
Beyaz Prenses PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Philippa Gregory - Beyaz Prenses kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Beyaz Prenses PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Philippa Gregory Kimdir?
Phillipa Gregory Kenya'da doğdu. İki yaşındayken ailesi İngiltere'ye göç etti. Okulda bir "isyancı"ydı, fakat sonunda üniversiteye gitmeye karar verdi ve Sussex Üniversitesi'nde eğitim gördü. Edinburgh Üniversitesi'nde 18. yüzyıl edebiyatı doktorasını tamamlamadan önce BBC radyosunda iki yıl çalıştı. Durham, Teesside, Open üniversitelerinde ders verdi ve 1994 te Kingston Üniversitesi'nde akademisyen olarak görev yaptı.
Gregory ayrıca bir çocuk romanı olan ve çok beğenilen Minik Ejderha adlı kitabıyla dünyaca tanınmıştır.
--reklam--
Philippa Gregory Kitapları - Eserleri
- Boleyn Kızı
- Kraliçenin Soytarısı
- Bakirenin Aşığı
- Mahkum Prenses
- Boleyn Mirası
- Beyaz Kraliçe
- Öteki Kraliçe
- Kızıl Kraliçe
- Nehirlerin Kadını
- Beatrice - Kötü Tohum
- Beyaz Prenses
- Julia - Günahkar Çocuklar
- Kralyapanın Kızı
- Meridon - Son Varis
- Karanlık Düzen
- Karanlık Rahibe
- Kralın Laneti
- Fırtına Habercileri
- Üç Kardeş Kraliçe
- Aptalın Altını
- Kraliçenin Terbiyesi
- Minik Ejderha
--reklam--
Philippa Gregory Alıntıları - Sözleri
- Seven bir kadının acısı dinmiyordu demek ki. (Beatrice - Kötü Tohum)
- “Aklı başında bir adam güneşten kaçıp karanlığa gömer mi kendini? Saf altını arkasında bırakıp uyduruk yıldızlara teslim olur mu? En iyi şarapların tadına varıp sonra da kötüsünü ister mi?” (Bakirenin Aşığı)
- Tanrı huzurunda verilen sözler, imza atılan anlaşmalar kadar geçerlidir. (Boleyn Mirası)
- "Hayır hiçbir zaman veda etmez. Sevgisi bittiğinde, sinsice sahneden çekilir" (Boleyn Mirası)
- Bir kadın isteği kadar dindar, bilge, hazırcevap, güzel ya da akıllı olsun, budalanın tekiyle evlendiği takdirde, kocası ölene dek o sadece "Bayan Budala" dır. (Öteki Kraliçe)
- “Bilgi sahibi olmak bile suçtu bugünlerde.” (Nehirlerin Kadını)
--reklam--
- "Ah, trajediler kraliçesi! Kalbin kırıkken gülümseyebilirsin çünkü sen bir kadınsın." (Boleyn Kızı)
- Hiçbir kadına kazanmayı başardıgı bir şeyden vazgeçmesi tavsiyesinde bulunmam. Benim kadınlara vereceğim ögüt çok çalışmaları, çok kazanmaları ve kazandıklarını muhafaza etmeleridir. Hiçbir kadın çıkaelarını kendi elleriyle başkasına temsil etmemeli. Akıllı bir kadın, kendini erkeklerle eşitmiş gibi yetiştirmeli ve yasalar onların haklarını korumalı. Kıskanç bir koca tarafından dolandırılmalarına izin verilmemeli. (Üç Kardeş Kraliçe)
- "Zayıf erkeklerden hiç haz etmiyorum." (Kraliçenin Soytarısı)
- Bazen istemediğimiz şeyleri yapmak zorundayızdır. Bazen üzgün ya da kızgın olduğumuz zamanlarda mutlu görünmemiz gerekir. (Beyaz Prenses)
- "Kalbini saklaması için bir yabancıya teslim etmek! Ve bir erkeği ölene dek seveceğine söz vermek..." Durdu. "Eh, erkekler kendilerini bu tür sözlerin yükümlülüğü altında hissetmiyor nasılsa. Bu sefer iyi niyetli bir kadının durumu ne oluyor?" (Kraliçenin Soytarısı)
- Sanki Tanrı, insanın insana savaşını lanetliyor gibiydi. (Kızıl Kraliçe)
- Ama bir çocuğu çok sevince, dünya küçük mutluluklar ve küçük huzur adacıklarına dönüşüveriyordu. (Beatrice - Kötü Tohum)
--reklam--
- Hayat,maalesef cılız bir umudun peşine düşenlerin bile zafer kazandığı,henüz yolun çok başındaki gencecik bir adamın asla ölümün soğuk yüzüyle tanışmadığı masallara benzemiyor. (Mahkum Prenses)
- Yine de bana, dünyada ne istediğini bilen ve bu yolda korkmadan ilerleyen bir kadından daha güçlü hiçbir şey olmadığını öğretti. (Beyaz Prenses)
- Herkes inancı neyi gerektiriyorsa onu yapsa ve biz de insanları kendi ibadetleriyle baş başa bıraksak ne çıkar? (Bakirenin Aşığı)
- Çünkü birisinin, “ Korkma,” demesine ihtiyacım vardı. “ Korkma bunu tek başına göğüslemek zorunda değilsin.” (Beatrice - Kötü Tohum)
- Çok şey gören ve kimseye güvenmemeyi öğrenen koyu renk gözlerindeki bakış sertleşti. (Öteki Kraliçe)
- “Çok acımasız bir dünyada yaşıyoruz.” (Julia - Günahkar Çocuklar)
- İnsanlar nasıl oluyor da bir şeyleri kırıp dökerek dünyanın daha iyi bir yere dönüşeceğine inanıyor? (Boleyn Mirası)
Yorumlar
0 yorum