Kitap Künyesi
Yazar: Samuel Butler
Çevirmen: Esra Çıldır
Orijinal Adı: God the Known God the Unknown
Yayın Evi: Altın Bilek Yayınları
İSBN: 9786055831868
Sayfa Sayısı: 85
--reklam--
Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
“Cevapları sürekli ertelenmiş önemli soruların çözümlerini talep etmektense, dünyanın üçkâğıtçılar ve aptallardan oluştuğunu, hayvanlar ve bitkiler gibi içgüdüsel bir düzene sahip olduğunu kabullenmek daha kolaydır. Eğer ortada karşı karşıya gelinmesi gereken bir direnç, bir anlaşmazlık ve atalet olmamış olsaydı tüm teorik dengeler altüst olurdu, ne değişmez uzuvlarımızın, ne de kalıtsal yatkınlıklarımızın farkında olabilirdik; günlük ve saatlik olarak değişimler yaşayan,
yalancı ayaklar çıkaran amiplerden bir farkımız olmazdı. Milyonlarca yıldır süregelen bir yaşam biçiminin içine doğmuş olduğumuz doğrudur; bizden evvel yerleşmiş ve bizim mukayese ettiğimiz alışkanlıklar oldukça köklü oldukları için tarafımızdan sarsılmaları zordur. Bu nedenle, denesek belki de keyif alacağımız birtakım şeylere karşı doğrudan nefret besleriz. Ancak bizim konumuz, beğeni ve nefretlerimizin hangi sebeplerle ortaya çıktığı değil, aksine onların ta kendisidir. Canlıların değişime uğrama yetilerinin olduğunun keşfedilmesi büyük bir şaşkınlıkla karşılanmış ve bu keşfe karşı yapılan, ham, sığ ve abes ifadelerin yerini aydınlanmaya bırakması yüz yıldan fazla zaman almıştır. Canlıların değişime karşı duran tarafının, değişimi destekleyen tarafından daha ağır olması nedeniyle, sağduyu ve tahammülü takdir etmeyi öğrenmemiz de başka bir yüzyıla mâl
olabilir.
--reklam--
Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı Alıntıları - Sözleri
- "Beynimiz bir şeye inanmayı tercih emişse diğerini istemsiz olarak dışlar ya da tam aksi gerçekleşir..."
- "Düşüncelerimiz bizim uzuvlarımız gibidir, değişimler yavaş ve kabul edilebilir ölçüde olduğu sürece hayatımızın büyük bir kısmına yayılırlar, ancak aniden ve şiddetli olduğu takdirde kontrolden çıkabilirler."
- "... belki de denesek keyif alacağımız birtakım şeylere doğrudan nefret besleriz."
- "Sözcükler köleler gibidir; çok az bedeller karşılığında onlara sahip olabilir ve dilediğimiz şekilde kullanabiliriz."
- Günümüzün en alelade modern bilim adamları dahi tanrının varlığını inkar etme eğiliminde ve alışkanlığında olduğundan dolayı, inançlı olma durumu daha az önemli addedilmektedir.
- Reformcular, vezne memurları gibidirler ve iki kötü türleri vardır: biri ödemeyi anında yapanlar diğerleri ise hiç ödeme yapmayanlar.
- "Doğum, hayatın kaynağından yayılmaktadır; ömür ise onun devamıdır ve ölüm, ışınların kaynağına geri dönebilmesi için gereklidir."
- Yaşlı olarak gördüğümüz kimseleri seksenlik olarak çağırırız. Bir meşe ya da porsuk ağacı 250 yıllık olabilir ancak biz onları meydana geldikleri tohumlar aracılığıyla adlandırırız.
- İskelet sisteminin işleyişine karışmak demek düzeni karıştırmak demektir; dolayısıyla, yapmak istediğimiz ya da uzun süredir yapmayı düşündüğümüz şeyleri hayata geçirmek için uygun zamanı beklemek düzene birden müdahale etmenin de önüne geçer.
- ... belki de denesek keyif alacağımız bir takım şeylere doğrudan nefret besleriz.
--reklam--
Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Hakikat Arayışı: Tanrı sorgulaması bir hristiyan gözünden ve belli başlı akımlar üzerinden yapılmış. Böyle olması bile insanın hakikat arayışını tetikliyor. Nitekim hristiyan gözünden bile olsa Hz İsa'nın tanrı olamayacağını ve insanların da tanrının çocukları olamayacağını açık net olarak aktarmış. (Hakan Arıkan)
Şu kitabın içerisindeki bilgilerden sadece bir bölümünde geçen cümleye katılıyorum. O da Kant, Fitche, Hegel gibi felsefecilerin okunmasının o kadar zor ve anlaşılmaz olduğu. Bunun dışında bu kitap bir karşılaştırma mı yapıyor, yazarın kendi savunduğu şeyleri mi ön plana çıkarıyor anlaşılması güç. Teistleri panteistler ve ateistlerle karşılaştırırken, teizmi bir bakımdan ateizmin farklı bir yönü olarak görüyor bir yandan da Tanrı'yı tasvir ederken hem O'nun insan mantığıyla kavranamayacak kadar yüce hem de O'nun bir somut madde olarak insan benzeri olduğunu anlatıyor. Ayrıca öyle bir mantık ile Tanrı tasviri yapılıyor ki kitapta kullanılan mantığın hiçbir kavranılası yönü yok. Şimdi bu yazarın dili ağır değil, kitap da yeterince anlaşılır yazılmış ama tutarlı bir yan bulamıyorum bir türlü. Burada felsefe mi var? O halde felsefe mutluluk bilgeliği, soru sorma gibi bir tanımın dışına çıkmış. Alt başlıkta da sorgulanmaya çalışılan düşünce 'evrensel tanrı fikri'. Sadece bununla bile aranan şeyin ne kadar da abes olduğu çıkar ortaya. Felsefe, insandan, insanlardan bağımsız düşünülebilinir mi? Çeşitlilik göz ardı edilebilinir mi? (Sîdar Ronahî)
Bütün Tanrı'dır, Tanrı bütündür...: Samuel Butler... "İnsanlar ölümlü tanrılardır, tanrılar da ölümsüz insanlardır" Ailesine, çevresine ve kilisiye duyduğu derin nefretten ötürü ülkeyi terk edip, doğrudan Yeni Zelanda'ya giderek orada koyun yetiştiriciliğine başlamış ve daha sonra bu iş sayesinde zengin olup gerisin ülkesine dönmüş. Ülkesinde ise Kilise yönetimine, Darwinizme ve Victoria Döneminin ütopyacı felsefesine karşı eleştiri yazıları yazarak onları ve kişileri alaya almıştır. Kitapta, Varlığın(yani yaratıcının) dünya üzerindeki etik egemenliğini nasıl sağladığını ve kendi kurallarına göre nasıl ödüllendirip-cezalandırdığını, çarpıcı ve hassas bir şekilde anlatıyor. Bundan sonra ise Tanrı'nın şu anki topluluk tarafından kabul görünen tanımı ile yazarın kendi Tanrı tanımını imgelemler ve tasvirlerle açıklıyor. Sonra ise bu ikisi arasında ki farkları ispat etmeye çalışıyor. İlerleyen sayfalarda ise 19.yy ın sözde Ateistleri ve sözde Teistleri arasında farkları- benzerlikleri; modern bilimin ve bilim insanlarının Tanrıyı inkar etme alışkanlıkları ya da fantezisini eleştiriyor. Kitap "giriş" bölümüde dahil toplam 9 bölümden oluşuyor. Her bölümü kendi içinde başlıklar ile belirleyip eleştirmiş ve incelemiş. Özellikle Panteistleri, Darwini ve onun kuramını ve Kiliseyi acımadan sert bir şekilde eleştirmiş; hatta bunların: Bataklık olduğunu ve İnsanı içine çektiğini söylemekten de geri kalmamış. Kitapta bir diğer husus ise eski Panteistlerin ve yeni Panteistlerin düşüncelerinden, gittikçe kapalı, anlamsız ve değersizleşen sözleri-söylemlerinden bahsediyor. Yeri gelmişken onları da yeriyor. "Ahlakın temelleri, tüm diğer temeller gibidir. Fazla derine inerseniz, binası, olduğu gibi çöker." (minimalist)
--reklam--
Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Samuel Butler - Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Samuel Butler Kimdir?
Ailesine özellikle de babasına, çevresindekilere ve kiliseye karşı duyduğu nefret nedeniyle 1859 yılında Yeni Zelanda'ya giderek orada koyun yetiştiriciliğine başladı. 1864 yılında bu uğraştan elde ettiği servetle İngiltere'ye döndü. Yazdığı eleştiri kitapları, romanlarıyla Darwin kuramını, kilise öğretisini ve Victoria döneminin ütopyacı felsefesini hicvederek Hıristiyanlıktaki mucizeleri alaya aldı.
--reklam--
Samuel Butler Kitapları - Eserleri
- Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı
- Erewhon
- The Illiad Homer
- Tüm İnsanlar Gibi
- Erewhon'a İkinci Ziyaret
- Homeros'ta Mizah
- Hudibras
--reklam--
Samuel Butler Alıntıları - Sözleri
- "Doğum, hayatın kaynağından yayılmaktadır; ömür ise onun devamıdır ve ölüm, ışınların kaynağına geri dönebilmesi için gereklidir." (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- "Beynimiz bir şeye inanmayı tercih emişse diğerini istemsiz olarak dışlar ya da tam aksi gerçekleşir..." (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- Hayatımız boyunca her gün ve her saat, değişen ve değişmeyen benliklerimizi değişen ve değişmeyen şartlara uydurmaya çalışırız; aslında yaşam bir uyum sağlama sürecinden başka bir şey değildir; bu süreçte küçük bir hata yaparsak budala, göze batacak türden bir hata yaparsak deliyizdir; bu süreci bir süreliğine ertelersek uyur, çabalamaktan bütünüyle vazgeçersek ölürüz. Samuel Butler Tüm İnsanlar Gibi (Tüm İnsanlar Gibi)
- "Her yer altın dolu," diyordu, "Yeter ki arayan olsun." Etrafına dikkatle bakacak olursa, beklediği fırsat belki de çok yakınında olamaz mıydı? (Tüm İnsanlar Gibi)
- ;gerçekten de biz içinde yaşadığımız sürece gözümüze çok büyük görünen bu dünyanın ondan uzaklaştığımız zaman küçücük bir şey gibi gözükebileceğini giderek evrimleşen bir süreç içinde anlamış olmasaydık, insanın insan olabileceğini düşünmek bile zor gözüküyor. (Erewhon)
- “There is the heat of love, the pulsing rush of longing, the lover’s whisper, irresistible magic to make sanest man go mad.” (The Illiad Homer)
- İnsanın görevini hem apaçık anlamasını sağlayan, hem de yapmasını kolaylaştıran bir fırsat için hangi bedel ağır sayılabilir ki? (Tüm İnsanlar Gibi)
- "Düşüncelerimiz bizim uzuvlarımız gibidir, değişimler yavaş ve kabul edilebilir ölçüde olduğu sürece hayatımızın büyük bir kısmına yayılırlar, ancak aniden ve şiddetli olduğu takdirde kontrolden çıkabilirler." (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- Hareketlerimizi, davranışlarımızı biliriz de, aklımızdan geçenleri aslında ne kadar az biliriz! Üstelik, insanoğlu bir de bilinçli bir varlık olmakla övünür! Esen rüzgârdan, kabaran dalgalardan, düşen kayalardan, neden büyüdüklerini bilmeksizin avlarının peşinde bir o tarafa, bir bu tarafa dolaşan hayvanlardan farklı olduğumuzu söylemekle gurulanırız. (Tüm İnsanlar Gibi)
- Insan yiyeceği vakte kadar avıyla dostane ilişkiler kuran tek hayvandır (Tüm İnsanlar Gibi)
- ... belki de denesek keyif alacağımız bir takım şeylere doğrudan nefret besleriz. (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- Hiç kimsenin, hayvanların bile eşlik edeni olmadan böyle bir yalnızlıkta aklını koruyabileceğini sanmıyorum. (Erewhon)
- Günümüzün en alelade modern bilim adamları dahi tanrının varlığını inkar etme eğiliminde ve alışkanlığında olduğundan dolayı, inançlı olma durumu daha az önemli addedilmektedir. (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- Reformcular, vezne memurları gibidirler ve iki kötü türleri vardır: biri ödemeyi anında yapanlar diğerleri ise hiç ödeme yapmayanlar. (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
- İnsan dili düşüncenin oldukça bariz bir aracıdır; düşünce ise kesin olarak çevrilemez. (Erewhon)
- Keşfetmek , heyecanlı bekleyişler zevkli ve sonradan hatırlaması keyifli bir şey ancak yaşanırken o kadar huzur verici değil; zaten öyle olsaydı adına keşif denmezdi. (Erewhon)
- Sanat da zaten yaşayan bir organizma gibidir; sürünmesindense ölü olması daha iyidir. Yaşlı bir sanatı tekrar diriltmenin bir yolu yoktur; yeniden doğmalı ve çocukluğundan itibaren yeni bir şey olarak gelişmeli, kendi kurtuluşu için tüm korku ve titremelerin içinde emekleyerek ilerlemelidir. (Erewhon)
- Asıl tehlike dogmalarda ya da dogmasızlıkta değil, dogmaların ödünsüz takip edilmesinde yatar. (Tüm İnsanlar Gibi)
- Çok azımız ne başardığımızı, neden acı çektiğimizi ve ne olduğumuzu görememe yeteneksizliğinden keskin bir acı duyar. SADECE DIŞ GÖRÜNÜŞÜMÜZÜ YANSITTIĞI İÇİN AYNALARA MİNNET DUYALIM. (Erewhon)
- İskelet sisteminin işleyişine karışmak demek düzeni karıştırmak demektir; dolayısıyla, yapmak istediğimiz ya da uzun süredir yapmayı düşündüğümüz şeyleri hayata geçirmek için uygun zamanı beklemek düzene birden müdahale etmenin de önüne geçer. (Bilinen ve Bilinmeyen Tanrı)
Yorumlar
0 yorum