Kitap Künyesi

Yazar: Emile Zola

Çevirmen: Mustafa Bahar

Orijinal Adı: Une Page d'amour

Yayın Evi: Kum Saati Yayıncılık

İSBN: 9789758691258

Sayfa Sayısı: 336

Bir Aşk Sayfası Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir Aşk Sayfası, evli bir doktorla, kiracısı olan dul bir kadının yasak aşkını konu edinir.

Herşey dul kadının kızının rahatsızlanmasıyla başlar. Doktor-hasta ilişkisinin içine gönül bağı da girince işin rengi değişiverir.

Arka kapaktan

Bir Aşk Sayfası Alıntıları - Sözleri

  • Fakat ne derin bir boşluk şu erkek kalbi! Ah biz onlardan daha değerliyiz!
  • Aşkım, hüznüm kadar derindi…
  • İmdada çağırıyorsunuz, sonra kurtulmayı kabul etmiyorsunuz.
  • ".. Gözleriyle anlaşıyorlar , yavaş yavaş kalpleri arasında bir gönül köprüsü kuruluyordu .."~~°°
  • Eğer bu hayat size taşıyamayacağınız kadar ağır gelirse, sizi seven ve bekleyen namuslu bir adam olduğunu aklınıza getirin…
  • İnsan çok fazla mutlu olunca, hep korkudan titrerdi.
  • İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı…
  • Ona bu kadar acı veren şeyi böylece inkâr ettiklerine göre acaba hangi dünyada yaşıyorlardı?
  • Aman Tanrım! İnsan artık sevilmeyince ne kadar öksürüyordu, ne kadar üşüyordu.
  • ..."Konuşmaktan çekiniyorlardı,kalplerindekini dışa vurmaktan korktukları için.."
  • Lakin,yanlızlık ve hayal dedikleri yokuş kaygandır, insanı nereye sürükleyeceğini bilemez..
  • Demek ki, günün birinde insanlar birbirlerinden ayrılıyorlardı, her biri bir tarafa gidiyor. Artık birbirlerini görmüyorlardı.
  • "İkisi de susuyordu şimdi... Bu bir anlamda onların parolası, kendilerine özgü kucaklaşmalarıydı..."
  • İnsan sevilmeyince nasıl da üşüyor, nasıl da öksürüyordu…

Bir Aşk Sayfası İncelemesi - Şahsi Yorumlar

" Mezarlık boştu, karların üstünde ayak izlerinden başka bir şey kalmamıştı. Ölü Jeanne, Paris'in karşısında sonsuza kadar yalnız kalıyordu. " İşte bu cümlelerle bitiyor bir aşk sayfası. Kitabın arka tanıtımında da yazdığı gibi kolay kolay unutulamayacak bir eser. Kitap evli bir doktorla, kiracısı olan dul bir kadının yasak aşkını konu ediyor. Ama ne aşk; Birbirlerine deli gibi aşık olan ilk başlarda sadece bakışarak ve aynı odada sessizce oturmaktan bile haz aldıkları bir aşk. Bir kadının aşkı ile evladının arasında kaldığı, paris sosyetesinin entrikalarının olduğu bir ortam.Ne kadar engellemek istese de sevdiği adama en sonunda kendini veren bir kadın.Sonra bunun pişmanlığını yıllar boyu yaşayacağı ve başka bir adamla hayatını devam ettireceği bir ömür. Kitap beni o kadar etkiledi ki, kitap yanlışa bile bile bir insanın nasıl sürüklendiğini ve sen istemesen uzaklaşsan bile bazı şeylerin peşini asla bırakmayacağını açıkça anlatmış. Siz ne kadar kaçarsınız kaçın kaderiniz sizi elbet bir şekilde bulur. İyi okumalar. Kitap dolu günler. (Okuyan bir anne)

Evli bir doktorla ve kiracısı dul bir kadının yasak aşkını konu almış bir roman. Kitabın açıklamasında da yazıldığı gibi her şey kadının kızının hastalanması ile başlıyor. Çok kalın bir kitap değil ancak ortalara doğru akmadı çok durağan geldi. Yalnız sonlara doğru olay örgüsü en başından tahmin edilebilir olsa da hızlı aktı. Kitabı okurken Helene’ e karşı çok kararsız kalsam da sonunda ona sarılmak istedim. Jeanne, çoğu yerde çok itici ve sinir bozucu olsa da ve sonu en başından belli olsa da elim kalbimde sonlandırdığım karakter oldu. Henri ve Rambaud için diyebileceğim bana Selvi Boylum Al Yazmalım’ı hatırlattı diyebilirim. Sevgi senin hakkındı Rambaud ve Helene de Asya kızımız gibi sevgiyi seçti. Sonunda da Henri yi aslında hiç tanımadığını farkediyordu Helene. Son olarak söyleyebileceğim sıkıcı bölümlere renk kattığı için en sevdiğim karakter Fetu ana idi. Keyifli okumalar. (Demii)

BİR AŞK SAYFASI // EMİLE ZOLA: Merhaba arkadaşlar bugün sizlere severek okuduğum bir anne ve kızının hikayesinden bahsedeceğim. Bir Aşk Sayfası yıllar önce eşini kaybetmiş ve Paris'e bir dostlarının yardımıyla yerleşmiş, kendi el işi emekleriyle geçinen bir kadın ve onun hasta kızından bahsediyor. Kitap bizleri 18. yüzyılda yaşanan olaylar ve günlük yaşam hakkında bilgilendirirken Helene'nin yasak bir aşk içerisinde debelendiği buhran dolu hayatı gösteriyor. Kitap Emile Zola'dan okuduğum ilk kitap ama son olmayacağı kesin. Kitaptan çok yazarın hayatı daha çok etkiledi beni galiba. Emile Zola'nı yaşadığı dönemde fikirleri yaftalanmış, tutucu çevrelerce kitapları müstehcenlikle suçlanmış ve bir çok suçlamayla Paris'ten sürgün edilmiş. Tüm bunlara rağmen vazgeçmeyerek fikirlerini inanışlarını aktarmaya çalışmış ki şuan bu kadar ünlü biri olmasıyla kitaplarının milyonlar tarafından okunmasıyla ne kadar da haklı olduğunu görüyoruz.Söyleyebileğim tek şey iyi ki vazgeçmemiş olması. Yeniden kitaba dönersek öyle çok fazla olay barındırmayan, yasak aşk bile denilemeyecek ama yasak bir aşk gibi gösterilen bir aşktan bahsediyor kitap. Benim gibi yazarı yeni okumaya başlayacaksanız kesinlikle öneririm. Kitapla kalın:)) (Gülsüm)

Kitabın Yazarı Emile Zola Kimdir?

Émile François Zola (2 Nisan 1840 – 29 Eylül 1902), Fransada natüralizm akımının öncüsü olan ünlü bir yazardır. Zolanın edebiyat dışındaki şöhreti ise, Dreyfus Davasında takındığı aydın tavrından kaynaklanmaktadır. 1897 yılında Fransız ordusunda Yahudi olması nedeniyle askeri yargının duyarsızlığına kurban giden yüzbaşı Dreyfus’u hükümetin bütün baskılarına rağmen savunan ve Fransa devlet başkanına hitaben “İtham Ediyorum” makalesini yayınlayan Zola, baskılardan dolayı Fransayı terkedip bir süre Londrada yaşamak zorunda kaldı. Çabaları sonucunda Dreyfus Davasının yeniden görülüp adaletin yerini bulması sonucu yurduna döndü. Émile Zola, 1902 sonbaharında,kaldığı otelin yatak odasında duman zehirlenmesinden öldü. “Nana”, “Germinal” ve “Meyhane” en tanınmış romanlarıdır.Tüm romanlarında,doğal ve gerçekçi bir tarzla,hayatın zorluklarından bahsedilir.Örneğin Nana adlı romanda yokluktan dolayı batağa sürüklenen bir genç kızın dramı,büyük bir gerçekçilik ve dramla anlatılır.

Emile Zola Kitapları - Eserleri

  • Paris Yıldızı
  • Nana
  • Meyhane
  • Yaşama Sevinci
  • Therese Raquin
  • Hulya

  • Suçluyorum
  • Bir Aşk Sayfası
  • Gerçek
  • Emek (1 Cilt)
  • Döl Bereketi - 1
  • Döl Bereketi - 2
  • Apartman

  • Germinal
  • İtiraf
  • Hayvanlaşan İnsan
  • Paris'in Karnı
  • Toprak 1
  • Rahip Mouret'nin Günahı
  • Sel

  • Bir Gecelik Aşk Uğruna
  • Doktor Paskal
  • Para
  • Plassans Papazı
  • Marsilya'nın Gizemleri
  • Medan Geceleri
  • Aşk Bitmesin

  • Toprak 2
  • Emek 2. Cilt
  • Deneysel Roman
  • Değirmene Hücum
  • Canlı Ölü
  • Başyapıt
  • Germinal

  • Nana
  • Captain Burle
  • Yıkılış
  • Döl Bereketi 3
  • Seçilmiş Əsərləri
  • Nasıl Ölünür
  • Meyhane (II. Cilt)

  • Rougon'ların Yükselişi
  • Rougon'ların Yükselişi 2.Cilt
  • Bir Aşk Sayfası 2
  • Aşkların En Güzeli
  • Bir Aşk Gecesi
  • Beşerdeki İfrit

Emile Zola Alıntıları - Sözleri

  • Bu adamlar sevmiyorlar, sevmekten âciz insanlar, bunlar! Para, iktidar, ihtiras, zevk, evet, bunlar ellerinden gelir, fakat aşk onların kârı değil! (Döl Bereketi - 1)
  • Sonra, tek bir sözcükle sürükledi Pauline'i içeri: "Gel, pis çocuk." (Paris'in Karnı)
  • Elindeki minik demeti, büyük bir hazla kokladı. Evet! İşte kardeşlik bağının getirdiği iyilik, bir başına mutluluk yaratan sevgi, evreni kurtararak, yeni baştan kuracak olan aşk! (Emek (1 Cilt))
  • ''Bu acının tesellisi yok. Yardım istemiyorum.'' (Sel)
  • "Evlendirin; eğer onlar aileleriyle böyle çekişmeye, bütün engelleri aşmaya yönelten büyük bir aşkla birbirlerini seviyorlarsa evlendirin. Mutluluğu ancak sevgi sağlar." (Emek (1 Cilt))
  • Bütün ihtilaller burjuvalar için yapılıyor. (Paris'in Karnı)

  • Gene hasta sandı kendini, sağlığının tama­men yerine gelmesi için son bir şeye gereksinimi vardı: Nerede arayacağını, nerede bulabileceğini bilmediği bir bütünlük gereksinimi, eksiksiz bir doyum gereksinimiy­di bu. (Rahip Mouret'nin Günahı)
  • Therese'nin odasındaydı ve bu içini mutlulukla doldurdu. Sonra bir anda, bir adamın cesedinin de orada olduğu, nişin oyuğundaki perdelerin tenine dediği aklına geldi. Tüyleri ürperdi, bayılacak gibiydi. Therese bu ufak tefek adamı sevmişti, Aman Tanrım! Bu mümkün müydü? Adamı öldürdüğü için kızı affedebilirdi; asıl kanını kaynatan şey , Colombel'in çıplak ayaklarının dantelli yatak örtülerinin ortasında uzanıyor oluşuydu. (Bir Gecelik Aşk Uğruna)
  • ... sonunda sahidende pis bir hal alıyor bu iş. Ben peşleri sıra bir sürü çocuk sürükleyen insanlar gördüğüm zaman sarhoş bir aile görmüş gibi tiksiniyorum. Ondan hiç farkı yok, hatta daha pis. (Döl Bereketi - 1)
  • -İstemiyorum! Kimse gelmesin! (Apartman)
  • Boşa harcanan paradan söz edildiğini ne zaman duysa acı çekiyor, bu konuda yapılan şakaları bile anlamıyordu. (Medan Geceleri)
  • Savunma artık savaşı,savaştan kirli bir şey yok bu dünyada ! (Yıkılış)
  • insan güçlü olmadığı zaman akıllı olmak zorundadır. (Germinal)

  • İnsan tehlikenin gözüne bakarsa ona meydan okur. Kahramanlık denen şey de budur, bundan daha gizemli ya da daha fazla bir şey değil. (Yıkılış)
  • Fakat insanlar gerçekleri bildikleri halde, bunu itiraf etmek istemezler. Bu nedenle suçu daima talihe yüklüyorlar, Tanrı 'nın gazabına uğradıklarını ileri sürüyorlardı. (Meyhane)
  • Kentleri ateşe verin, insanları kırıp geçirin, her şeyi kökünden kazıyın, bu çürümüş dünyadan hiçbir şey kalmadığı zaman yerine daha iyisi biter belki. (Germinal)
  • İşte böyle… Tutku denen şey kaçınılmazdı… (Bir Aşk Sayfası)
  • Ben sözcükleri sevmem... İnsan birini sevdi mi, yapabileceği en iyi şey onu göstermektir. (Apartman)
  • "Beni olduğum gibi kabul etmelisin." (Nana)
  • Evet, modern konuyu ele alıyorlar. Aydınlık renklerle boyuyorlar, fakat bayağı ve düzgün resim tarzını, herkesin yaptığı göze hoş görünür tertibi, hasılı, beri tarafta burjuvalar beğensin diye öğrenilen formülü muhafaza ediyorlar... Sonra işin kolayına bakıyorlar, tahtadan oyuncak boyar gibi çırpıştırma iş görüyorlar. Bu el çabukluğu, bu rahat iş görme tarzı başarı kazandırıyor. Halbu ki kürek cezasına layık görülmeli... Anlıyor musunuz? (Başyapıt)