Kitap Künyesi
Yazar: Melike İlgün
Yayın Evi: Alfa Basım Yayım Dağıtım
İSBN: 9786051067506
Sayfa Sayısı: 392
--reklam--
Bir Başvekil Sevdim Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Tarihi kaynaklara bağlı kalınarak yazılmış, büyük bir aşkın belgesel tadında romansı anlatımı!..
Türkiye siyasi tarihinde önemli rol oynamış ve derin izler bırakmış Başvekil Adnan Menderes'in 10 sene devam eden iktidarına ve idamına aşkın penceresinden bir bakış.
Bir başvekil, bir soprano, bir büyük aşk...
Adnan Menderes... Öldürülüşünden onca yıl sonra bile politikalarıyla hâlâ tartışılan, eleştirilen, özlenen, çok partili dönemin seçilmiş ilk başvekili...
Ayhan Aydan... Dinleyenin lirik sesini hiç unutamadığı, operanın genç ve güzel sopranosu...
Bir büyük aşk... Her ikisinin de evli olmasına rağmen filizlenen, her türlü engele rağmen boy veren, onca dedikoduya, yasağa, mesafelere, hasrete rağmen vazgeçilmeyen, vazgeçilemeyen...
Bir kahraman kadın... İhanetlerin en ağırına rağmen, kararını çoktan vermiş bir mahkeme heyetinin önünde "Ben onu çok sevdim!" diyebilerek tarihe geçen...
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Başvekil Sevdim Alıntıları - Sözleri
- "Onunla olmak dönmedolapta olmak gibiydi. İnsanın nasıl her hareketinde yüreği hop ederse onunla da öyleydi. Dönmedolap hep dönüyor, her dönüşte midesinde kelebekler uçuşuyor, tam yüzünü hafif esen rüzgâra verip mutlu gülümserken birden sertleşiyor, huzurun yerini korku alıyordu. Onunlayken her şeyi aynı anda yaşıyordu. Korku, merak, kaygı, heyecan... Ama asla sıkılmıyordu."
- "Ne tuhaf," diye düşündü. En sevdiği bile bazen ağır geliyordu insana. Bazen yalnızlık istiyordu insan, kat'i yalnızlık! Öylece oturup duvara bakmak için. Durmak için. Soluklanmak için. Hazmetmek için.
- "...Çocukluktaki acılar unutulmaz, hiç unutulmaz. Bir sakatlık gibi taşır insan çocukluğunun acısını. Kolun yokmuş gibi, bacağın tekmiş gibi... Zamanla o acıyla yaşamayı öğrenir, ama hiç unutmaz."
- Ne tuhaftı hayat! Ölürüm sanıyordun, ölmüyordun. "Dayanamam." diyordun, dayanıyordun. Başkasına dönüşüyordun belki ama yaşıyordun. Hayatın intikamı da buydu galiba, o sana tamam diyene kadar yaşıyordun!
- "Doğruydu, bambaşka biriydi artık. Masumiyetini özlemişti en çok. Hayatı siyah ve beyaz gördüğü zamanları. Oysa şimdi o kadar griydi ki her şey."
- "İnsanın içi bulutluyken nereye giderse gitsin dağılmıyordu bulutlar. İçinde güneş açarken ise odadan çıkmasa bile ışıl ışıldı hayat!"
- Mutsuzluğu herkes paylaşırdı, mühim olan mutluluğu paylaşmaktı.
- İnsanlar yasak aşklara sadece romanlarda hürmet ediyordu. Karakterler kağıttansa tehlike yoktu, ama esas kadın etten kemiktense karantina başlıyordu.
- "Ben de bu CHP zihniyetini anlamıyorum, adında halk var, halktan şikayet ediyor."
- “Ben onu çok sevdim, hakim bey!” Artık perde inebilirdi. Vicdanların alkışı yıllar sonra gelecekti...
- “Bitsin” demekle bitmiyordu.”Geçsin” demekle geçmediği gibi...
- Eğer çalıntıysa yaşadığın mutluluk, hayat mutlaka alıyordu intikamını...
- "Taş da yumurtanın üzerine düşse, yumurta da taşın, olan hep yumurtaya olur."
- Ne bileyim, ne Demokrat Parti iktidara hazır görünüyor, ne Halk partisi muhalefete. İkisi de yerini hazmedememiş gibi.
- '' Kendilerinden önceki herkesle bütün köprüleri yıkma iddiasındalar ya. Menderes başvekil olduktan sonraki nutkunda Atatürk'ün adını bir kere bile ağzına almadı.''
--reklam--
Bir Başvekil Sevdim İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ahh @melikeilgun ne deyim ki ben sana... Bir insanın yazdığı tüm kitaplar mı muhteşem olur ya Yine harika bir kitap, yine harika bir anlatım, yine su gibi akıp giden bir hayat hikayesi. Canım @melikeilgun bu kitabında Adnan Menderes ve Ayhan Aydan' ın aşkını konu almış. Gerçi konu almış demek haksızlık olur resmen yaşatmış. Tavsiyemdir dememe gerek yok sanırım artık. Mutlaka tanışın @melikeilgun kitaplarıyla. Benden söylemesi. Sağlıkla ve kitaplarla kalınız efendim. (2021/33) (Ebru)
Dönemin başbakanı Adnan Menderes ve opera sanatçısı Ayhan Aydan arasında yaşanan aşkı konu alan bu roman insanı oldukça etkileyip ilk sayfadan itibaren içine çekiyor.. Dönemin siyasi gelişmelerini, aile içi durumları, yasak aşkı ve daha fazlasını magazinsel taraflarıyla ilgilenenler için ışık tutan bu roman oldukça akıcı ve sade bir dil ile kaleme alınmış.. dönemin siyasi olayları tarafsız bir şekilde kaleme alınmış olması ve her anlamda değerlendirerek yorumu okuyucuya bırakması çok iyi düşünülmüş ben severek okudum tavsiye ederim keyifli okumalar.. (Gökhan KAPLAN)
Ben öyle bir kitaba kolay kolay 10 puan vermem. Belki bu ilk bile olabilir.Vallahi de billahi de bu kitap bana tavanı seyrettirdi. Kitabı bitirmeden önceki gece baya ilerledim, e haliyle saatte ilerledi sabah ders var dedim yatayım.Sağa dönüyorum yok, sola dönüyorum yok. Dedim kalkayım bitireyim madem rahatlayım, o zaman da sabah derse gidemicem. Kalktım uyku ilacı içtim de öyle uyudum. Rüyalarıma girdi.Olay zaten malumunuz; Çok partili dönem çalıştığım için rahatlıkla söyleyebilirim ki, kadın dönemi araştırmış ciddi ciddi tarihi olayları vererek saptırmadan yazmış. Uzun uzun çalışmış emeğini esirgememiş. Tebrik etmek isterim. Vikipedia bilgisiyle tarihi roman yazanı, onu savunanıda gördü bu gözler. İkinci kadının gözünden roman yazmak ve bunu başarmak ciddi bir takdir meselesi Helal olsun. Olay nerden geldi, sonu noldu zaten biliniyor, burada olay örgüsünden ziyade, olayı nasıl anlatmış, okuyucuyu metnin içine nasıl çekmiş diye düşündüm. Olay örgülerini o kadar güzel kurmuş ki; dili de anlaşılır, yalın ama sanatsal... en son Toprak ana romanında ağlamıştım 5 sene öncedir. Bu kitapta Ayhan Aydan'ın bir doğum sahnesi var. Pönküre pönküre ağladım. Esaslı kadınmış vessalam. Hikayesini istese kendi kaleminden yazar, paraya da para demezdi. Sustu satmadı anılarını. Mahkemede de çıktı o koca koca adamların karşısına ''Ben bu adamı sevdim'' dedi. Ayhan aydanın, annesi ve adnan menderes yaktı kadının başını. Mutlaka okuyun okutun... (sıla)
--reklam--
Bir Başvekil Sevdim PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Melike İlgün - Bir Başvekil Sevdim kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Başvekil Sevdim PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Melike İlgün Kimdir?
Kanal E, Kanal 6, Radikal Gazetesi, Kanal D ve Show TV'de muhabir olarak çalıştı. Kanal 6'da haftasonu ana haber bültenini, Show TV'de hafta içi her gece yayınlanan Melike İlgün ile Son Haber programını sundu. Kanaltürk'te ana haber bültenini sundu ve haber editörlüğü yaptı. Gazeteport'ta köşe yazıları yazdı. İlk kitabı Kemal'e Eren Kadınlar 2009'da, Enver Paşa'nın Sultanı 2011'de, Bir Başvekil Sevdim 2013'de yayınlandı.
Evli, Ayşe ve Yasemin'in annesi
--reklam--
Melike İlgün Kitapları - Eserleri
- Bir Başvekil Sevdim
- Fikriye ile Latife
- Enver Paşa'nın Sultanı
- Kemal'e Eren Kadınlar
- Paramparça
- Beni Hep Böyle Hatırla
- Arı Vızkafa
- Salyangoz Sali
- Uğur Böceği Uçuç
--reklam--
Melike İlgün Alıntıları - Sözleri
- Yorgundu artık, kurmaktan, kendi kendine konuşmaktan, her şeyden bir anlam çıkarmaya çalışmaktan yorgundu. (Enver Paşa'nın Sultanı)
- Ah! Naciyeciğim o hıçkırıklarını hala işitiyorum. O yanaklarını ıslatarak dükülen gözyaşlarını hala dudaklarım içiyor. (Enver Paşa'nın Sultanı)
- "Keşke şimdi bir otobüste olsaydı. Çocukluğunun uzun otobüs yolculuklarından birinde... Yanından önce elektrik direkleri geçseydi art arda, sonra onlara kavaklar karışsaydı. Muavin koltuğunun üstünde bir kasanın içinde duran küçük televizyonda Kemal Sunal filmi oynasaydı, kimse filmin sesini doğru düzgün duyamasaydı ama herkes her espriyi ezbere bildiği için yeri geldiğinde hep beraber gülüşselerdi. Sonra muavin topkek dağıtsaydı, yanında da isteyene çay, isteyene limonata..." (Beni Hep Böyle Hatırla)
- "İnsan onun yanında kendini huzurlu hissederdi. Sanki ocağa çay, kucağa kedi koymuşsun gibi bir huzur." (Beni Hep Böyle Hatırla)
- "Eskiyi insanlar hep özlemle anıyor, hayırla yad ediyordu ama eski zaman dediğin de bugün gibiydi işte, iyi de vardı kötü de. Eskiden yaşanılan her ev mutlu değildi ki azizim." (Beni Hep Böyle Hatırla)
- Biri Mustafa’yı, diğeri Kemal’i sevdi. İki kadın, bir kahraman, bir büyük hesaplaşma. Öbür dünyada en büyük düşmanınız olduğuna inandığınız bir kadınla aynı odaya kapatıldığınızı düşünün. Hiç kimse yok, O, siz, ve kininiz. O kadar ! (Fikriye ile Latife)
- Atlamak kolay, atlamak isteyip de kıyısında durmak zor. (Paramparça)
- Bazen garip bir sıcaklık dolar içinize. Bilirsiniz o anın fotoğrafını çekmiştir belleğiniz. Daha sonra, çok sonra hiç ummadığınız bir anda ruhunuza hatırlatmak için... (Paramparça)
- “Susmuş kadınların çilesi vardı Fikriye’nin yüzünde. Susmuş, kanayana kadar susmuş, tek bir kişi için avaz avaz susmuş, ama o tek kişiye sesini duyuramamış kadınların mağrur acısı.” (Fikriye ile Latife)
- Mutsuzluğu herkes paylaşırdı, mühim olan mutluluğu paylaşmaktı. (Bir Başvekil Sevdim)
- "Şairin dediği doğruydu, gökyüzü gibi bir şeydi çocukluk, hiçbir yere gitmiyordu." (Beni Hep Böyle Hatırla)
- Demek büyümek, gitmek isterken kalmak, bağırmak isterken susmaktı. (Enver Paşa'nın Sultanı)
- "Değişmek mi istiyorsun, git değiş. Kendine mana mı arıyorsun, git bul. Ben senin günah çıkardığın papaz, içini döktüğün psikolog, akıl sorduğun yaşam koçu, maziyi yad ettiğin sıkı dostun değilim. Ben senin bitki çayın değilim. Ben senin yara bandın değilim. Ben senin ayna çiziğin değilim. Ben senin hiçbir şeyin değilim." (Beni Hep Böyle Hatırla)
- Gözlerini sımsıkı kapadı, kapadı ki Naciye dolsun içine... (Enver Paşa'nın Sultanı)
- ... nasıl bir elektrik , parmak uçlarımdan ense köküme kadar nasıl bir karıncalanma , anlatamam sana. Birden al bastı yüzümü , damarlarımda kan değil , ateş dolaşıyordu sanki ... ( Fikriye ) (Kemal'e Eren Kadınlar)
- Bir şiir okudum, bedelini kaç hayat ödedi! (Paramparça)
- Siz ruhumdan, değil böyle kıymetli eşya, belki yalnız ellerinizin temas ettiği kağıt parçası gelmiş olsa bile yeniden hayat bulmuşa dönüyorum. (Enver Paşa'nın Sultanı)
- "Sustum ve bekledim. Taş olana kadar sustum. İnsana bazen ne garip bir güç geliyor, değil mi? İçinde depremler olurken o kadar sessiz kalabilmek ne garip! Taş olmak, duvar olmak, içi boşaltılmış bir çuval gibi öylece kalakalmak... İçinde sürekli bağırıp dururken susabilmek, dudakların kanayıncaya kadar susabilmek... İnsan kararıyor öyle zamanlarda. İçindeki karanlık, yüzüne, ellerine, bakışlarına vuruyor." (Fikriye ile Latife)
- "Doğruydu, bambaşka biriydi artık. Masumiyetini özlemişti en çok. Hayatı siyah ve beyaz gördüğü zamanları. Oysa şimdi o kadar griydi ki her şey." (Bir Başvekil Sevdim)
- "Bu güzel saçları hakiki olarak öpüp koklamak için başınızı ellerim arasına alıp, kalbim üzerinde istirahat ettirmek nasip olacak mı?" (Enver Paşa'nın Sultanı)
Yorumlar
0 yorum