Kitap Künyesi
Yazar: Peride Celal
Yayın Evi: Can Yayınları
İSBN: 9789755106588
Sayfa Sayısı: 144
--reklam--
Bir Hanımefendinin Ölümü Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
´Bir Hanımefendinin Ölümü´, gerçeğe çok yaklaştığım öykülerimden biri. Öykü kişilerini yakından tanıdım diyebilirim. Bu uzun öykü ´Mektup´ ve ´Pay Kavgası´ adlı kitaplarımla bir üçleme oluşturuyor sanırım. Kitabın başkişisi Hanımefendi, kendisi de onlardan biri olmakla birlikte acımasız burjuva zenginlerinin son kurbanlarından. Hanımefendinin dramı, aile bireylerinin gerçek yüzlerini ölürken görebilmesi. Okuyunca göreceksiniz, öykünün sonu yok. Birçok öykü ve romanda olduğu gibi. Bana kalırsa, romanlarda, öykülerde, tıpkı yaşamda olduğu gibi bir son aramamak gerek. Ölümlerde de öyle. Ölümden sonra zincirdeki halkalar boşlukları yeniden birbirine bağlar ve Hanımefendinin ölümünde olduğu gibi yaşam sürer gider... Dünya çıkarcıların dünyası. Sevgisiz, acımasız, korkunç bir dünya. Hanımefendilerin çoğu da öyle.
Değerli yazarımız Peride Celal, bir mektubunda Bir Hanımefendinin Ölümü adlı kitabıyla ilgili olarak bunları yazmıştı.
--reklam--
Bir Hanımefendinin Ölümü Alıntıları - Sözleri
- Her şeyi unutmak, kendimi yaşamak! Güzel bir müzik, kitaplar ve biraz sevda..
- Ah yaşam, giz dolu yaşam, nesin sen? Forster, 'Bir oyun' diyor.
- Çamurlu park bozuntusu meydanda yalnız başına, denize bakan kara büstü Sait Faik'in. Yağmurla yıkanmış rıhtım sular içinde. Yollarda kimse yok. Kahveler dolu.
- Dudakların değerken alnıma, Ben... Hürriyet şarkısı söyliyeyim son defa..
- Her sözü bir başka kitaptan, her düşüncesi bir başka yazardan.
- Her şeyi unutmak, kendimi yaşamak! Güzel bir müzik, kitaplar ve biraz sevda..
- Akıl hastalıkları, bunalım krizleri erkeklere oranla daha çokmuş kadınlarda. Yaşamdan zedelenen, yalnızlıktan korkan, yirminci yüz yılın sarsıntıları içinde dengesini yitiren kadınlar çoğunluktaymış.
- “Başka başka adalardayız ve köprü kuramıyoruz birbirimize..”
- Onun gözlerini gözlerinin içinde görmek, sevdayla çekilmiş yüzünü görmek, sımsıcak bir gülüşle ağzını arayan ağzını görmek...Kuşkulardan, hesaplaşmalardan uzak, "Belki," diyebilmek. Belki yeniden ?
- Hepiniz uzaklarda kaldınız, dalları, yaprakları dökülmüş bir ağaç gibiyim, çürümeye bırakılmış...
- Hanımefendinin evi de, kentteki birçok ona benzer ev gibi, ölü bir denizde kendini kadere bırakmış küçük bir sandaldı.
- İster miyim ben o çok satılan apış arası romanlardan çeviri yapmayı, para babalarının kurduğu bilmem kaç katlı şirkette karanlık yüzlü müdürün tutsaklığını sürdürmeyi ? İster miyim ben, ister miyim?
- Başka başka adalardayız ve köprü kuramıyoruz birbirimize..
- Üniversiteye gideceğim de ne olacak! İşsizler ordusuna katılacak bir yeni kurban!
- Öyle pahalı her şey, artık bizim gibiler vitrinlere yaklaşamaz oldu.
--reklam--
Bir Hanımefendinin Ölümü İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Kitap, iki tane uzun hikayeden oluşuyor. İlk hikaye Bir Hanımefendinin Ölümü, ikincisi Ada. İlk hikâye yaşlı bir İstanbul hanımefendisinin yaşamını, yozlaşmayı ve çöküşü anlatıyor. Hanımefendinin ailesinin içinde dönen entrikaları, çocuklarının duyarsızlığı ve aç gözlülüğü canlı bir şekilde anlatılmış. Ada isimli hikâyede ise ayrılmış bir kadın ve adam anlatılıyor. "Özgür kadın oluşunu mutsuzluğuyla ödeyen” bir kadının öyküsü diyor yazar. Kadın, kızının geleceği ile ilgili konuşmak için Ada’ya, eski kocasının yanına, gider. Ada'ya yolculuk, orada geçirilen zaman ve geçmişin, zihinlerden ve yüreklerden tekrar geçişi anlatılıyor. Aslında iki hikâyede anlatılanlar, her ailede yaşanabilecek sorunlar ve çok bilindik olaylar ; ancak yazarı farklı kılan üslubu ve taşıdığı samimiyeti. Ben iki hikayeyi de beğendim. (rosse)
Kitaplarda Cep Yakmayan Fiyatlar!: (Kitapyurdu.com)
߷ 1. Öykü "BİR HANIMEFENDİNİN ÖLÜMÜ" Varlıklı ailelerdeki sorun üzerine eğilmiş burada Peride Celal... Para, şöhret, aile bağlarındaki kopukluk, miras... Aile büyüğü Hayruş Hanımefendinin intihar etmesiyle birlikte dökülen kişilikleri topluyoruz bu öyküde... Evin yardımcılarından tutun, aile şirketinin yönetim kurulu başkanı büyük oğula kadar her bir birey para ya da değerli bir eşya peşinde... Öyle ki annelerinin ölümünü beyin kanaması olarak bildiriyorlar... Şimdi rezil falan olurlar, intihar denir mi hiç Aslında cenaze günü tam bir rezillik ortamı... Dedikodu yapandan içki içine varan bir kişilik dökülmesi var resmen karakterlerde... Zaten vefat ilanının nasıl yazıldığı kısmı her şeyi açıkça gösteriyor... Saygıdeğerler(!) önden buyrun... Bu öyküde dikkatimi çeken şu oldu. Evin yardımcılarının birer ismi var ancak çocukların torunların ismi yok... Büyük oğul, küçük oğul, dayı bey onların isimleri... Peki Hayruş Hanımefendi neden intihar etti?.. Görünen bir sebep yoktu ama birçok sebep vardı... . 2. Öykü "ADA" Boşanmış bir çiftin kadın tarafı olan Eser, kızıyla ilgili konuşmak için eski eşi Hüseyin'in yaşadığı adaya doğru yolculuk yaparken, biz de kafasının içinde yolculuk yapıyoruz... Vapur yolculuğunda denizi seyretmek aslında geçmişi seyretmektir ya da içinde bulunulan durumun analizini yapmaktır... Eser de bu yolculuğunda boşanmaya giden evliliğinin neden yürümediğinin üzerine kafa yoruyor belki de 1000. kez... Bir çıkar yol bulmak belki niyeti hâlâ sevdiği kocasına dönmek için ama hayâlleri ile yaşadıkları çatışınca o yolu bulamıyor bir türlü... E serde gurur da var... Tabii olmazsa olmaz aile etkisi, çevre, el âlem de söz konusu... Bir kadının iç çatışması güzel anlatılmış lakin bir Eser'e hak verdim bir Hüseyin'e... Ben kararsız kaldım açıkçası. Bu öykü sinemaya da uyarlanmış... Bir ara izlerim belki... Belki de izlemişimdir de haberim yoktur... . Genel olarak şunu söyleyeyim... Farklı bir konusu yok gördüğünüz gibi günümüz açısından bakınca... Gerçi çok uzak zamanlar da değil benden sadece 2 yaş büyük bu öyküler... Akıcılığı çok iyi çabuk okunuyor ama ben çok etkilenmedim öykülerden... ߷ (Emet Denizci)
--reklam--
Bir Hanımefendinin Ölümü PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Peride Celal - Bir Hanımefendinin Ölümü kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Hanımefendinin Ölümü PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Peride Celal Kimdir?
İlk öyküsü Sedat Simavi'in Yedigün Dergisi'nde Ak Kız'ın Hikâyesi adıyla 27 Kasım 1935'te P. Gençay imzasıyla yayımlandı. Daha sonra Son Pasta, Cumhuriyet, Tan ve Milliyet gazetelerinde öyküler, röportajlar yayımladı. Roman da yazmaya başlayan yazar, Üç Yirmidört Saat adlı romanıyla Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü'nü kazandı.
1916'da İstanbul'da doğdu. Tam adı Peride Celal Yönsel. İstanbul'da Saint Pulchérie Fransız okulunda okudu. 1944'te İsviçre'ye gitti, Bern'de Basın Ateşeliği'nde sekreter olarak çalıştı. Yurda dönüşte Basın-Yayın Kurumu ve Yeni İstanbul gazetesinde görev aldı.
"Ak Kızın Hikayesi" adlı ilk öyküsü 1935'te Yedigün dergisinde yayınlandı. Kolay okunan romanlarıyla tanındı.
Başlangıçta hareketli aşk ve serüven kitapları yazdı. 1950'den sonra ise gözlem, sanat ve çözümleme yanları ağır basan ürünler verdi.
15 Haziran 2013 tarihinde 97 yaşında hayatını kaybetmiştir. Cenazesi aile arasında yapılan sade bir törenin ardından İstanbul Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi.
--reklam--
Peride Celal Kitapları - Eserleri
- Mektup
- Deli Aşk
- Bir Hanımefendinin Ölümü
- Melahat Hanım'ın Düzenli Yaşamı
- Gecenin Ucunda
- Üç Yirmidört Saat
- Kurtlar
- Dar Yol
- Güz Şarkısı
- Bir Hanımefendinin Ölümü
- Mektup
- Jaguar
- Üç Kadının Romanı
- Pay Kavgası
- Evli Bir Kadının Günlüğünden
- Kızıl Vazo
--reklam--
Peride Celal Alıntıları - Sözleri
- Bu ülkede gerçek demokrasiye inanmak, sanat için yaşamak, bir lüks.” (Güz Şarkısı)
- Tekrar eski yerimize, pencerenin önüne dönmüştük. Dışarı sarkmış, saçlarımı rüzgârda uçuruyordum. (Gecenin Ucunda)
- Günü gelip dünyanın mutlu, eşit bir tek mahalleye döneceğini sananlar ütopya peşinde koşanlardır bence” (Güz Şarkısı)
- "Tanrım, ne felaket! Bir yalnızlık denizinde yüzüyorum!" (Deli Aşk)
- Uyku ile uyanıklık arasında, gidip gelmeler... anıların salıncağında... (Kurtlar)
- Daha zaman var, evet, daha çok var kocamışlığa! Oturup şimdiden kafamızın keline, akların çoğalmasına yanacak değiliz ya!.. Senin gibi bir adam! Kötülük gelip çatmadan üzülmeye değmez! Yaşadığın andır önemli olan. (Pay Kavgası)
- Gene de anılar, istemeden, beklemeden küçük dalgalar halinde vuruyor kıyılarıma. (Gecenin Ucunda)
- Şaşkındım biraz. Tozlara, taşlara çarpıp duruyordu pabuçlarım. Derimi, yüzümü, gözlerimi değiştirmiş bir gariplik. (Gecenin Ucunda)
- Sevmek, birbirimize değil, aynı hedefe birlikte bakabilmekle kabildir.. (Gecenin Ucunda)
- Bu nasıl dünya! Sevgi kalmamış, inanç kalmamış! İnsanları işten çıkarıp yerlerine dalgalarına uygun düşenleri alıyorlar. (Mektup)
- ... sonuç bir şey getirmese bile, gerçeği açıklamak, susmaktan olumludur. Bir kişiyi olsun kaymakta olduğu karanlıktan kurtarmak, onun ardında bekleyenleri aydınlığa sürmek değil midir biraz da? Hayaller, düşüne, söylene gerçekleşir derler... (Pay Kavgası)
- Sevdiğimiz şeylere yalnız bakmakla olmuyor, görmek de çok önemli. (Melahat Hanım'ın Düzenli Yaşamı)
- "insan inançsız yaşayamaz." (Deli Aşk)
- Kuşkuların yüzünden insanlara yaklaşamıyorsun! Hayatın boyunca hep yalnız kalacaksın. (Mektup)
- olup bitmiş bir pazarlık bu. İlgilendirmez beni. (Gecenin Ucunda)
- Kiminize göre bir süs eşyası alıp vazoya konacak, istediğiniz zaman koklanacak bir çiçek gibiyiz, kiminize göre ayağınızın altına serilmiş bir paspas, çiğneyip kolayca geçeceğiniz. Keyfinizle kullanacağınız bir tutsak boyun eğip susması gereken bir hizmetçi. (Melahat Hanım'ın Düzenli Yaşamı)
- İster miyim ben o çok satılan apış arası romanlardan çeviri yapmayı, para babalarının kurduğu bilmem kaç katlı şirkette karanlık yüzlü müdürün tutsaklığını sürdürmeyi ? İster miyim ben, ister miyim? (Bir Hanımefendinin Ölümü)
- "Dünyayı kurtaracak olan insan sevgisinin birleşmesidir, başka bir şey değil!.." (Pay Kavgası)
- Bir zamanlar başkalarında olanı, onlar bizim olduğu zamansa kaybettiklerimizi aramak, bu dert ezeli, bu dert hepimizde. (Dar Yol)
- ..ahbaplarından uzaklaşmaya, bakkal, kasap değiştirmeye yüreği razı olmamış bir türlü işte... (Gecenin Ucunda)
Yorumlar
0 yorum