Kitap Künyesi
Yazar: Selahattin Yusuf
Yayın Evi: Profil Yayıncılık
İSBN: 9789759964252
Sayfa Sayısı: 160
--reklam--
Bir Masal İsmet Özel'i Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Türkiye'de az çok okumuş herkesin kafasında bir "İsmet Özel Masalı" var.
Bazı masallarda, ağzından alevler saçan ejderin kellelerini kılıcıyla koparan İsmet Özel'le karşılaşıyoruz. Bazılarında ise ateşi ağzından bizzat İsmet Özel çıkarıyor!
İsmet Özel masalları öyle çok, öyle çeşitli ki. Yaşayan bir entelektüelin Kaf Dağı'nda ikamete mecbur edilmesinin bir anlamı olmalı.
Halbuki, İsmet Özel tam da kendi masalanı yıkmak için müstakil bir kitap yazmıştır: Waldo Sen Neden Burası Değilsin.
Elinizdeki kitap, bir entelektüel olarak İsmet Özel'in düşüncesini hakiki nitelikleriyle kavrama çabasının ürünüdür.
Bir Masal İsmet Özel'i, yeni ya da eski bir İsmet Özel Masalı değildir.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Bir Masal İsmet Özel'i Alıntıları - Sözleri
- İsmet Özel, mizaç itibariyle kavgacı, mücadeleci bir insandır. Onun “Erbain”lerden birine aldığı ve henüz dokuz yaşında (1953) yazdığı “Kış” isimli şiirini hatırlamak bu bakımdan ilginç olacaktır: “Kış geldi kar yağdı / Her yere soğuk saldı / İki taraf olsak / Kar topu oynasak / Yaz gitti / güz gitti / yine geldi kış baba.” (Özel, 1998; 11) Şiirde yer alan “iki taraf olmak” ve “kar topu oynamak” metaforları, İsmet Özel'in hayatı boyunca sürdüreceği bir algılama/yaşama biçimi olmuştur demek sanırız aşırı bir yorum olmasa gerektir.
- "Bazen öyle oluyor ki bir şeyler söyleyecek, dinleyecek insan için kuduruyorum. Bir tavır, bir bakış, susuşun bile yeterli olacağı zamanlar bunlar."
- İsmet Özel, Müslüman olduktan sonra değişmediğini, birçok bakımdan aynı adam olarak kaldığını söylemektedir. Bu konuyla ilgili benim birkaç tanıklığım var. İsmet Özel, Bilkent Üniversitesi'nde 1996 yılında yaptığı bir konuşmada, kendisiyle ilgili olarak sorulan "Müslüman olmadan önce bunalımlarınızdan bahsediyordunuz inandıktan sonra bu bunalımlarınızdan kurtuldunuz mu?" şeklindeki bir soruya; "Hayır, ben Müslüman olduktan sonra da bunalımlı bir insanım." cevabını vermiştir.
- İsmet Özel'in, Müslüman olmadan önce de Müslüman olduktan sonraki çizgisine yakın durduğu meselesi, aynı zamanda birbirleriyle dost da olan iki ünlü şair, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya arasında bir latife konusu olmuştur. Anlatılana göre Cemal Süreya bir gün Sezai Karakoç'a, İsmet Özel'in Müslüman olduktan sonra değişmediğini, eskiden yazdığı gibi yazdığını söylemiş. Sezai Karakoç'un cevabı ise; "Evet, elbette. Çünkü eskiden de bizim gibi yazıyordu." olmuş.
- Ataol Behramoğlu'na yazdığı mektuplardan birinde şöyle diyor: "Asıl çektiğim sıkıntı, kendi mantık düzenime yakın bir dostumun olmayışı. Belki bir kuşak sorunu bu. Ama bizim kuşağın adamları, her kuşakta olduğu gibi ya eridiler, ya da içerideler. Gençlerle anlaşıyorum ama zaman zaman. Onların da yeterli içtenlik gösterdiklerinden kuşkuluyum... Bazen öyle oluyor ki bir şeyler söyleyecek, dinleyecek insan için kuduruyorum. Bir tavır, bir bakış, susuşun bile yeterli olacağı zamanlar bunlar. Çektiğim sıkıntının nedenini iyi biliyorum: Çok duyarlı olmak. Yaşadığımız siyasî ortamın -12 Mart 1971 Muhtırası kast ediliyor. (SY)- en öldürücü darbesi bana, benim gibilerin üstüne indi." (Özel, 1995; 219-220)
- "Karakter ferdin ve ırkın cevheridir. Cevher bir gizli hazinedir. Ondan sonsuz değerler fışkırır, ebedilik çiçekleri açılır. Ancak onun çiçeklenmesi için, kendisine uygun hayat suyunu bulması lazımdır. Onunla birleşince harikalar doğurur. Tarihin başlangıcından beri Türklük Asya'nın, eski dünyanın bu anakarasından kaynayan bir cevherdi. Onun yaşama kudreti bir kıtaya sığmıyordu. Gobi çöllerinden Hazar kıyılarına, Tiyanşan dağlarından Ural'ın eteklerine kadar engin bir cihanı dolduran hayat iradesi, kendine yetecek gökleri arıyordu. Asırlarca Çin sınırlarından Bizans'a kadar at oynatan kahraman bir kavim, bahtiyar bir anda gök kapılarının kendisine açılmasını bekliyordu. Atını aslanca süren, kılıcını mertlikle kullanan, kalbi şefkatle dolu, canlı neşeli bir ırk, Şamanlık denen sihirbaz ibadetinin dar ve ruhsuz kalıbında cevherini işleyemezdi. Ona sonsuzluğa açılan ümit kapıları, ebediliğe susayan iman, kendinden aşk ummanı lazımdı. Türk bu ummanı İslam'da buldu." (Topçu, 1997; 143-144)
- Akman'ın, yazılarında neden sık sık Hz. Ömer'e atıf yaptığı yönündeki sorusuna cevaben şöyle diyor: "Çünkü Hz. Ömer, İslâm'a büyük bir düşmanlık gören bir yerden, İslâm aleyhindeki her şeye büyük bir rahatsızlık duyan bir noktaya geldi. Dolayısıyla hiç umurumda değil. İnsanlar, 'Sosyalistti, İslâmcı oldu, şimdi de Türkçülük tellerini çalıyor.' diyorlar. Hepsi salakça şeyler. Komünist olmam, bugünkü durumumla tıpatıp yerine oturan bir şey. Ben pozitivist kültür içinde yetişmiş bir insan olarak, o gün komünist olmadığım takdirde, bir gün Müslüman olamayacaktım. Ben de onlara söylüyorum: Behey salaklar, ben komünistken siz niye değildiniz? Ben sosyalist değilim demedim hiçbir zaman. Sosyalist olmayı geride bıraktım, dedim. O zaman, Hah İsmet Özel bak, sen bu kadar zaman vakit kaybettin. Biz bu sırada buradan buraya gelmiştik, gel bunu sana gösterelim' diyemediler. Tam tersine, ben ihtida ettikten sonra, onlara 'Bakın kardeşim, oradan buraya gelmek lazım.' diye yol gösterdim."
- "Duygularım, içgüdülerim, tasarılarım.Her şey büyük bir karmaşayla üstüme çullanıyor. Hayat karşısında acıdan çok bulantı duyuyorum bu bir gerçek. Bazı önyargılar adına yalana sapmak benden uzak olsun. Yalnızım ve en kuvvetli tarafım da bu. Nasıl yorumlarsan yorumla." (21 Eylül 1972)
- 1950'lerden itibaren Türkiye'de "devrimci" diyebileceğimiz bir yolu tek başına açan ünlü şair Necip Fazıl Kısakürek, Nihal Atsız, Alparslan Türkeş ve benzeri ırkçı Türkçülüğe yakın önderlerin etkilediği kitleleri İslâmî bir çizgiye çekmekte oldukça başarılı olmuştur. Etkileyici bir şahsiyete, hitap gücüne ve aksiyon cesaretine sahip olan Necip Fazıl, yetiştirdiği, etkilediği insanlarla bugün bile Türkiye'nin sağ ve İslâmcı kesimlerinin asıl fikir mimarı konumundadır. Onun Türkçülüğü aslında tamamen İslâmcılıktır. Türk, onun için İslâm'ın bir bayraktarı olduğu kadar ve olduğu sürece önemlidir ve değerlidir. Türk'ün eşsiz kıymeti, İslâm'a yaptığı -ve yapacağı- eşsiz katkıdan kaynaklanmaktadır.
- Şiir, İsmet Özel’e göre sığınılacak bir saçak-altıdır. Bizim bir süreliğine korunduğumuz, sükûnet bulduğumuz bir yerdir. Oradan zamanında çıkılmalıdır. Sürekli kalmak, orada sürekli yaşamak mümkün değildir.
- "I saw the best minds of my generation destroyed."
- Ben kendi ellerimde bir sıva oluyorum kendime. İsmet Özel
- Toplumu anlamak, insanın ilkel güdülerinin seyrini takip etmekle birlikte, onun artık daha önemli bir yönlendiricisi ve güdücüsü olan entelektüelin dünyasını keşfetmekten geçiyor diye düşünüyorum.
- "Ben sizin durduğunuz yerden tedirgin oldum, başka yere gidiyorum."
- "Hızı kesilmez bir dişi aslan olan irade, hayatı çevik pençesine almış, ta uzaklara götürüyor."
--reklam--
Bir Masal İsmet Özel'i İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Ismet özel şiirleri diye bir gerçek var ki ne büyük şans denk gelmemiz. Sesinden dinlememiz... Yaşamak umrumdadir böyle bir şairin dizeleriyle büyüyorsak... Acıyla uğraşacak çağa gelişlerimize kadar şiirlerinde kendimizi buluşumuz sürecek ve dahi devamında. (R.Köse)
selahattin yusuf'un ismet özel'i anlattığı kitaptır . aynı zamanda kitabın ismini bizzat ismet özel koymuş . benim gözümde ; anlatılan da anlatan da çok değerlidir . tavsiye ederim . (Nimet Tanrıver)
--reklam--
Bir Masal İsmet Özel'i PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Selahattin Yusuf - Bir Masal İsmet Özel'i kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Masal İsmet Özel'i PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Selahattin Yusuf Kimdir?
1974 yılında Trabzon’da doğdu. 1991’de Affan Kitapçıoğlu Lisesi’nden, 1997 Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nden mezun oldu.
İlk yazıları ve şiirleri SBF’de arkadaşlarıyla birlikte çıkardığı “Mektebi Mülkiye” dergisinde yayımlandı.
Hayatı boyunca sadece yazarlıkla uğraştı.
Efe Yusuf ve Elif Ece Yusuf’un babası.
Yayımlanmış Eserleri:
- Sirenleri Taşa Tutun (1999, 2005)
- Şimdiki Zamanın İzinde (2000)
- Şafaktan Çok Önce (2009)
- Niçin Ağlıyorsun Elisabeth, Mutlu Değil miyiz? (2009)
- Bir Masal İsmet Özel’i (2005)
- Başka Göklerin Altında (2002)
- İsa Hanginiz? (2012)
- Masumiyetin Son Günleri (2017)
--reklam--
Selahattin Yusuf Kitapları - Eserleri
- Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?
- Eve Dönemezsin
- Masumiyetin Son Günleri
- İsa Hanginiz?
- Bir Masal İsmet Özel'i
- Şafaktan Çok Önce
- Başka Göklerin Altında
- Sirenleri Taşa Tutun
- Şimdiki Zamanın İzinde
--reklam--
Selahattin Yusuf Alıntıları - Sözleri
- "İnsanı kendi haline bıraksınlar; ona çok şey bırakmış olurlar." (Goethe) (Şafaktan Çok Önce)
- Sizi temin ederim ki bir şeyim yok: İyiyim ben. (Sirenleri Taşa Tutun)
- Her şeye rağmen, her şeye ve her şeye rağmen yüreğini dik tutan kaç adam var? (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Dünyanın kocaman bir tek yüreği olmalıydı ve o yüreği göğsünden söküp çıkarmalıydım. (Masumiyetin Son Günleri)
- Nerede bir tutarlılık varsa yanı başında da yalnız bir insan olurdu. Böyle olurdu hep bu işler. Acımasızdı gerçekler. (Masumiyetin Son Günleri)
- "Yerliler arasında yaşayan Avrupalı bir ressam bir gün Yerlilere ait bir koyun sürüsünün resmini yapar. İşi bittikten sonra tabloyu alıp gitmeye koyulur. Koyulur ama her şey bu kadar basit değildir. Sürünün sahibi Yerliler bütün olup bitenlerden endişeye kapılmıştır ve hemen ressamın koluna yapışırlar: "Bunları alıp götürürsen biz neyle yaşarız." (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Çözümü olmayan bir bulmacanın tam ortasında kalmıştım yani. Debelendikçe o bulmaca yutuyordu beni. Örümcek ağı gibi. Uğraştıkça o bulmacanın en zor ve en son kilit sorusuna dönüşüyordum kendim.. (Masumiyetin Son Günleri)
- "Bilinç ikinci evrendir. " (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Adam da cinsin biri, sadece sevdiği kitapları okurmuş, söylendiğine göre, okuduğu kitapları sevmek için ıkınmak zorunda kalmamış. Sizce bir psikopat mıdır efendim? (Sirenleri Taşa Tutun)
- "Kaç yazar gözettiği siyasi angajmanın çatık kaşlarını hesaba almadan, yüreğinin bozulmamış, lekelenmemiş kanıyla yazabiliyor? " (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- Akşamın açık göğü dolunayı batıya doğru sürecek. Anne yası da dolunayın yolculuğu gibi kımıltısız olacak. Ve bilincimi dünyaya doğru acı acı dürtecek. Ama ilk kez ... ilk kez bir tek şeyin yardımı olacak bana. Bunu hissetmek nasıl bir katran koyuluk içimde böyle! Bir tek şey. Doğa annenin şu yumuşak kayıtsızlığı! Şu kayalık tepelerin katılıp kalmış kesinliği. (Eve Dönemezsin)
- İnsan, ruhunun koordinatlarını bazen gerçekten kaybediyor. (İsa Hanginiz?)
- İsmet Özel, mizaç itibariyle kavgacı, mücadeleci bir insandır. Onun “Erbain”lerden birine aldığı ve henüz dokuz yaşında (1953) yazdığı “Kış” isimli şiirini hatırlamak bu bakımdan ilginç olacaktır: “Kış geldi kar yağdı / Her yere soğuk saldı / İki taraf olsak / Kar topu oynasak / Yaz gitti / güz gitti / yine geldi kış baba.” (Özel, 1998; 11) Şiirde yer alan “iki taraf olmak” ve “kar topu oynamak” metaforları, İsmet Özel'in hayatı boyunca sürdüreceği bir algılama/yaşama biçimi olmuştur demek sanırız aşırı bir yorum olmasa gerektir. (Bir Masal İsmet Özel'i)
- İsmet Özel'in, Müslüman olmadan önce de Müslüman olduktan sonraki çizgisine yakın durduğu meselesi, aynı zamanda birbirleriyle dost da olan iki ünlü şair, Sezai Karakoç ve Cemal Süreya arasında bir latife konusu olmuştur. Anlatılana göre Cemal Süreya bir gün Sezai Karakoç'a, İsmet Özel'in Müslüman olduktan sonra değişmediğini, eskiden yazdığı gibi yazdığını söylemiş. Sezai Karakoç'un cevabı ise; "Evet, elbette. Çünkü eskiden de bizim gibi yazıyordu." olmuş. (Bir Masal İsmet Özel'i)
- "Hissetmek,öldürücüdür." (İsa Hanginiz?)
- Ruh bir süreliğine ölebilir mi? (Masumiyetin Son Günleri)
- "Zaman,inanıyordu ki iyileştirecekti ikisinin ortak yarasını. Ama bilmiyordu ki zaman yaranın kendisidir." (İsa Hanginiz?)
- "Zamanımızda en derin acılar, kendilerini ironiyle ifade etmek zorundadır." Soren Kierkegaard (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
- "Hayatın elinde, sona kalmış bir kart her zaman vardır. " (İsa Hanginiz?)
- "Bir fikir için yanmışsın, kül olmuşsun ne çıkar; mademki o fikir senin kendi yangınından sadır olmuyor!" Nietzsche (Niçin Ağlıyorsun Elisabeth Mutlu Değil miyiz?)
Yorumlar
0 yorum