Kitap Künyesi
Yazar: Haluk Oral
Yayın Evi: Yapı Kredi Yayınları
İSBN: 9789750835155
Sayfa Sayısı: 300
--reklam--
Bir Roman Kahramanı Orhan Veli Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Haluk Oral'dan "bir roman kahramanı" olarak "Orhan Veli"
Daha önce Bir İmzanın Peşinde ve Şiir Hikâyeleri ile edebiyat koleksiyonculuğunu kitaplara dönüştüren Haluk Oral, Orhan Veli tutkusunu bir kitapla taçlandırıyor.
Bir Roman Kahramanı: Orhan Veli ne sistematik bir biyografi ne de klasik bir anı kitabı. Haluk Oral'ın kendi koleksiyonu ve Orhan Veli arşivindeki belgelerle yıllar içinde kurduğu gerçek bir dünya. Orhan Veli'nin 36 yıl süren hayatının hiç bilinmeyen, az bilinen, daha da önemlisi yanlış bilinen dönemlerine tutulmuş güçlü bir fener. Birbirinden ilginç mektuplar ve fotoğraflarla Orhan Veli'nin çevresindeki kişileri dile getiriyor, yaşamları renklendiriyor Haluk Oral.
Orhan Veli ve çevresini, dönemin önemli kültür ve insanlarını da bugünlere taşıyan sürprizlerle dolu bu kitaptan sonra Orhan Veli şiirleri hiç kuşkusuz bambaşka bir gözle okunacak.
"Haluk Oral, sıradan bir koleksiyoncu, belgeleri tozlu raflarda saklayan klasik bir arşivci değildir. Onun için her yeni belge, koleksiyona kattığı her parça, yeni bir çalışmanın tahrikçisidir" demişti Doğan Hızlan.
İşte bu sözleri kanıtlayan yepyeni bir çalışma Bir Roman Kahramanı: Orhan Veli.
--reklam--
Bir Roman Kahramanı Orhan Veli Alıntıları - Sözleri
- Benim akılsızlığım da kötülüğüm de yalnız kendime karşıdır.
- Benim bir günüm değil, bir saatim bile yoktur ki şiiri hatırlamamış olayım.
- Yeşil Bursa'da konuk bir garip kuş Otur denmiş oracıkta oturmuş Yüreğinden bir türkü tutturmuş Ne güzel şey dünyada hür olmak hür Benerci Jakond Varan üç Bedrettin Hey kahpe felek ne oyunlar ettin En yavuz evladı bu memleketin Nazım ağebey hapislerde çürür.
- Şiir yaşamak için güzeldir, ölüme yardımcı olmaz.
- Saadetinden geçtik, Ümidine razıydık ; Hiçbirini bulamadık Kendimize hüzünler icat ettik Avunamadık Yoksa biz... Biz bu dünyadan değil miydik?
- Ölünce kirlerimizden temizlenir, Ölünce biz de iyi adam oluruz
- 1975'te Oğuz Atay Orhan Veli'nin ölümünün 25. yıldönümü nedeniyle bir yazı yazdı. Tutunamayanlar'dan birkaç yıl sonra yazılan bu yazıda Orhan Veli'nin şiirlerinde anlattığı Montör Sabri'ler, Süleyman Efendi'ler, Dalgacı Mahmut'lar gibi gerçek bir tutunamayan olduğunu söylüyor. Sonra da anlattıklarını desteklemek için Orhan Veli'nin pek çok yazısının içinden "Öğleden Sonra"yı seçiyor.
- Garip şairlerinin liseden arkadaşı olan Şinasi Baray o yıllarda Ankara'nın ünlü lokallerinden "Üç Nal"ın sahibidir. Babaannesinin Karağolan'daki konağının eskiden ahır olan bodrumunda açmıştır bu lokali. Melih Cevdet'in aktardığına göre yaman bir sanat yeteneği olan Şinasi, lisede tiyatro dekoru yaparmış ve lokalinin dekorasyonunu da kendisi yapmış. Babaanne açılıştan bir gün önce "Üç Nal"ın düzenlemesini görmeye gelir. Orhan Veli'de oradadır, bir direğe dayanmış içkisini yudumlamaktadır. Kadıncağız direğe bakarak istem dışı mırıldanır: "Eskiden merkebi oraya bağlardık."
- YOLCULUK -Rıfkı Melûl Meriç'e- Ne var ki yolculukta. Her sefer ağlatır beni, Ben ki yalnızım bu dünyada?
- "PTT Umum Müdürlüğü, Telgraf İşleri Reisliği, Milletler Arası Nizamlar Bürosu"nda çalışmaya başladığını yazar. Araştırmacılar 1938-1941 yılları arasında bu büroda çalıştığını belgelemişlerdir. Belgelere göre Orhan Veli'nin memurluğa pek de uygun olmadığı ortadadır; ya da bir nedenle izin alır, ya işe geç kalır ya da mazeretsiz olarak hiç gitmez (MEB, s. 20-60). Uyum sağlayamadığı memurluktan ayrılışı "Güzel Havalar" adlı meşhur şiirinde şöyle yer bulur: Böyle havada istifa ettim Evkaftaki* memuriyetimden * PTT'deki bürosu Evkaf apartmanı'ndadır.
- "Tarihinin de eskiliğine bakarak, kendimi, bu mektubun benimki alınmadan yazılmış bir mektup olduğuna yani bir cevap olmadığına inandırmaya çalıştım."
- Orhan Veli bir roman yazmayı planlamıştı :"Dünyalarının Dışında". Ne yazık ki epeyce kısmını yazdığını söylediği bu romandan elimizde küçük bir mavi defter yaptığı kapak tasarımı, kitabı tanıtan birkaç söz (belki bir ilan tasarımı) ve yine birkaç satırlık taslaktan başka bir şey yok. ... Ama romanın ilk cümlesini yazmış: Değirmen deli deli dönmeye başladı mı hava poyrazladı demektir. Mektupta romanı anlatan satırları tekrar tekrar okuduğumda, "Türk Edebiyatı'nın yazılmamış en güzel romanı" dedim içimden. Orhan Veli'nin bir şiiri romanın adını hatırlatarak biter: Yoksa biz... Biz bu dünyadan değil miydik? Orhan Veli, bu şiiri yazarken romanını da düşünüyordu tabii. Bu durumda şiirin tamamını okumamızda yarar var: GİDERAYAK Handan, hamamdan geçtik, Gün ışığındaki hissemize razıydık; Saadetinden geçtik, Ümidine razıydık; Hiçbirini bulamadık; Kendimize hüzünler icadettik, Avunamadık; Yoksa biz... Biz bu dünyadan değil miydik?
- Romanım -ki epeyce bir kısmını yazmışım- baştan aşağı bu bahanelerin mahsulûdür. İsmi "Dünyalarının Dışında"... Dünyada dünyalarının dışında yaşayanlar o kadar çok ki buna herkesin romanı demek kabil. Goethe nâm boktan şair Verter nam boktan eserini yazmakla içini sıkan ölüm arzusundan kurtulmuş. Bilmem ki bu yazacağım roman benim ve bana benzeyen birkaç ahbâbımın, dünyalarımızın dışında kalmaktan mütevellid, ıztırabımızı bir parça tahfif edebilecek mi? Dünyalarının dışında kalmış insanların ıztırabları da çok. O kadar ki bunu bir kitaba değil, birkaç kitaba bile sığdırmak mesele.
- 15 Nisan 1949 tarihli Yaprak'ın 8. sayısında yayımlanan "Öğleden Sonra" adlı hikâyede yazmayı düşündüğü romanın ismi geçer. Üsküdar'da dört şeker sandığından meydana getirilen bir tezgahta balık pişirilen küçük bir yeri anlatır. Baba pişirme işini, kambur kızı da servis ve bulaşığı hallederken o kadar doğaldırlar ki: "Onların dünyası bu. Kendi dünyalarının içindedirler. Bütün rahatsızlıklar, insanların kendi dünyalarının dışında kalmalarından geliyor."
--reklam--
Bir Roman Kahramanı Orhan Veli İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Haluk Oral Bu kitapla bize Orhan Veli’nin gerçek hayatını, gerçek delillerle gözler önüne seriyor. Bir arkeolog gibi titizlikle çalışmış. Bu sayede şiirlerine başka bir gözle bakıyor, başka şekilde okumuş olacağım ve çevresindeki insanları başka bir şekilde tanımış oldum. Yıllarca bir belediye çukuruna düşüp öldü bildiğimiz Orhan Veli’nin asıl nedenini öğrenmiş oluyoruz. (Mustafa Demirkol)
Orhan Veli'nin yaşamını irdeleyen, Türk şiiri hakkında kendisini rencide etmek için sorulan soruya verdiği doyurucu cevap ile ne kadar şiir hakkında dolu olduğunu, yeni Türk alfabesine alışamayışına ölümü hakkında kardeşinin uydurmasına kadar askerlik dahil bilinmeyen yönlerinin anlatıldığı bu biyografi yine onu ve şiirlerini sevenlere tavsiye ederim. Kitabın sonunda bir roman kahramanı şiiri içinizi ısıtacak. (Kurtuluş Yalçın)
İyi ki tanımışım seni büyük şair!: Edebiyat arkeoloğu olarak nitelendirilen Haluk Oral'ın koleksiyonluk eseri "Bir Roman Kahramanı Orhan Veli" bitmemesini isteyerek okuduğum nadir kitaplardan biri olarak kütüphanemdeki en güzel köşede yerini aldı. "Şiir Hikayeleri" ve "Nazım Hikmet'in Yolculuğu" adlı iki muhteşem kitabını da okumuş ve aynı köşeye yerleştirmiştim. Hayatımızda iz bırakan edebiyatçıların ve özellikle Nazım gibi Orhan Veli gibi hayranı olduğumuz şairlerin klasik biyografi tarzı dışına çıkmış bu tip eserlerden hayatlarını okurken o dönemin toplumsal gelişmelerini, yakın tarihteki kırılma noktalarını, yakın çevrelerindeki insanlarla, dostlarıyla olan ilişkilerini, sevinçlerini, hüzünlerini de onlarla beraber yaşamış gibi oluyor ve yukarıda da belirttiğim gibi kitabın hiç bitmemesini istiyorsunuz. En azından bende öyle oluyor. Kitabı, uzun süredir etkilendiğim bir tür olan "Mektup Edebiyatı"nın da güzel bir örneği olarak kabul edebiliriz. Özellikle eserleriyle hayatımıza bir şekilde dokunmuş bu insanların birbirleriyle mektuplaşmalarını okumak, o mektupların içinde yaşadıkları döneme dair ipuçları yakalamak, bu ipuçlarının izini sürerek yeni kitaplar okuma ihtiyacı duymak edebiyat ve şiir tutkunları için benzersiz hazlar yaşatabiliyor. Orhan Veli, Türk Edebiyatını, özellikle Türk şiirini derinden etkilemiş, kavgalar, tartışmalar çıkarmış, bir dönemden başka bir döneme geçişin (kapatıp açma olarak kabul edemeyiz, bir şeyi kapatmamıştı, eski şiir tabii ki yazılmaya ve okunmaya devam etmiştir) yolunu açmış, arkasından kendisi gibi düşünen yüzlerce şair yetişmiş ve bugün hâlâ tartışılmakta olan bir şair. Özel yaşamında bir "Tutunamayan" olduğunu da görüyoruz. Çağdaşları kabul edilebilecek bir Sait Faik gibi, Oğuz Atay'ın kahramanları Selim Işık, Turgut Özben gibi, Yusuf Atılgan'ın Aylak Adam'ı gibi... Süleyman Efendi'nin nasırını, sandala attığı Mualla'yı, Yelkovan Kuşları'nı, hürriyete yolculuğu, güzel havaları, İstanbul'u bu kadar güzel şiirleştirmiş bir şairin de normal bir insan olmaması lazım zaten. Kendi adıma tıpkı hayranı olduğum bir diğer yaşamış en büyük şair Nazım Hikmet gibi, Orhan Veli için de; "İyi ki tanımışım seni büyük şair" diyorum. "İyi ki hayatımın içinde varsın ve ben bunu naçizane kendi adıma çok büyük bir şans olarak görüyorum" Gün gelecek; Orhan Veli ve Nazım Hikmet'in hayatları, eserleri, dünya görüşleri okullarımızda ayrı bir ders olarak okutulacak, okullara, üniversitelere isimleri verilecek, şiirleriyle toplumda daha iyi anlaşılacaklardır. Ben bunu en azından umut ediyorum. (Cevat Bayhan)
--reklam--
Bir Roman Kahramanı Orhan Veli PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Haluk Oral - Bir Roman Kahramanı Orhan Veli kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Roman Kahramanı Orhan Veli PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Haluk Oral Kimdir?
Haluk Oral 1957'de doğdu. 1978'de İstanbul Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü'nü bitirdi. Boğaziçi Üniversitesi'nde yüksek lisans yaptıktan sonra 1989'da Kanada'da Simon Fraser Üniversitesi'nde doktora öğrenimini tamamladı. bir yıl ABD'de konuk öğretim üyesi olarak çalıştı. 1990'dan beri Boğaziçi Üniversitesi'ned öğretim üyeliği görevini yürüten Haluk Oral, 1997'de profesör oldu.
--reklam--
Haluk Oral Kitapları - Eserleri
- Şiir Hikayeleri
- Nazım Hikmet'in Yolculuğu
- Bir Roman Kahramanı Orhan Veli
- Arıburnu 1915
- Çanakkale 1915
- Şiir Hikayeleri
- Bir İmzanın Peşinden
- Erol Güney'in Ke(n)disi
--reklam--
Haluk Oral Alıntıları - Sözleri
- Özellikle piyade destek silahi olarak tasarlanmış seri ateşli 75'likler neredeyse boş menzil mesafesinden şarapnel atarak Türkleri lime lime etmişti... (Çanakkale 1915)
- ..."birlikte yol alınınca kim kimin elinden tutuyor, belli olmaz." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Nusret, 1990'da Mersin limanında demirli olduğu yerde battı;ancak sonradan kurtarıldı ve restore edilerek Tarsus'ta bir park içinde ziyarete açıldı. (Çanakkale 1915)
- Geri gelmesi mümkün olmayan hatırlanmamalı. (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- 1975'te Oğuz Atay Orhan Veli'nin ölümünün 25. yıldönümü nedeniyle bir yazı yazdı. Tutunamayanlar'dan birkaç yıl sonra yazılan bu yazıda Orhan Veli'nin şiirlerinde anlattığı Montör Sabri'ler, Süleyman Efendi'ler, Dalgacı Mahmut'lar gibi gerçek bir tutunamayan olduğunu söylüyor. Sonra da anlattıklarını desteklemek için Orhan Veli'nin pek çok yazısının içinden "Öğleden Sonra"yı seçiyor. (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Bir gün dedim ki istemem artık ne yer ne yâr! Çıktım sürekli gurbete, gezdim diyar diyar. (Şiir Hikayeleri)
- 8000'den fazla Avustralyalı karaya çıkmıştı, karşılarındaysa 500'den az Türk askeri vardı. (Çanakkale 1915)
- "Sağ kolumu kaybettim zararı yok, sol kolum var. Onunla da pekala iş görebilirim. Beni müteessir eden ve yine kıtama iltihakla düşmanla çarpışmama mani olan şey yaramın henüz kapanmamasıdır. Hastaneden kurtularak halen harbe iştirak edemediğim için beni mazur görünüz, affediniz muhterem kumandanım." (Çanakkale 1915)
- ..."çalışmak lâzım, yaşamak için değil, unutmak için, dalıp dalıp gitmemek için, düşünmemek için kötü kötü." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Aramızda karlı dağlar var fakat gönlüm her vakit seninle dolu sen her vakit yanımdasın... (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- 15 Nisan 1949 tarihli Yaprak'ın 8. sayısında yayımlanan "Öğleden Sonra" adlı hikâyede yazmayı düşündüğü romanın ismi geçer. Üsküdar'da dört şeker sandığından meydana getirilen bir tezgahta balık pişirilen küçük bir yeri anlatır. Baba pişirme işini, kambur kızı da servis ve bulaşığı hallederken o kadar doğaldırlar ki: "Onların dünyası bu. Kendi dünyalarının içindedirler. Bütün rahatsızlıklar, insanların kendi dünyalarının dışında kalmalarından geliyor." (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Fransızlar sokaklarda barikat kurarak,dikenli tel gererek ve binaların duvarlarında tüfek mazgalları açarak savunma tertibatı alabilmişlerdi.(Kumkale'de) (Çanakkale 1915)
- Memleket mi yıldızlar mı Gençliğim mi daha uzak? (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum. Yolumun karanlığa karışan noktasında, Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum. #necipfazıl (Şiir Hikayeleri)
- "Bu memlekette halk yok mu, işçi, köylü yok mu? Efendiler, bu konularla hiç ilgili değillerdir. Gerçekleri görmek istemiyorlar. Bu putları kırmak lazım." (Nazım Hikmet'in Yolculuğu)
- Türklerin nasıl yılmadan ve usanmadan gelmeye devam ettiklerini gören Anzakların hisleri nefretten saygıya dönüştü. (Çanakkale 1915)
- İngilizler 9 Ocak 1916'da Seddülbahir'den çekilmesiyle Çanakkale savaşı resmen bitti. Bu savaşta Osmanlı Ordusunun kayıbı 213.167 olarak saptanmıştır.Hastanelerde ölenler dahil 80.000i şehittir. Çanakkale'de savaşan Türk askerleri daha sonra Avrupa,Rus, ve Suriye cephelerinde savaşmaya devam etti. (Çanakkale 1915)
- Sevda çekmek de ne zor şey, Evdeki Pazar, Çarşıya, Uymuyor! (Şiir Hikayeleri)
- "Tarihinin de eskiliğine bakarak, kendimi, bu mektubun benimki alınmadan yazılmış bir mektup olduğuna yani bir cevap olmadığına inandırmaya çalıştım." (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
- Benim bir günüm değil, bir saatim bile yoktur ki şiiri hatırlamamış olayım. (Bir Roman Kahramanı Orhan Veli)
Yorumlar
0 yorum