Kitap Künyesi
Yazar: Alper Hasanoğlu
Yayın Evi: Remzi Kitabevi
İSBN: 9789751413468
Sayfa Sayısı: 208
--reklam--
Bir Terapistin Arka Bahçesi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Aşk, birliktelik ve sadakat üzerine ilginç yorumlar…
Deneyimli bir psikoterapist olan Alper Hasanoğlu, Bir Terapistin Arka Bahçesi’nde kişisel ve mesleksel deneyimlerini sanatsal duyarlığın özgün bakış açısıyla değerlendirip yorumluyor. Bu kitapta hayatın anlamı, can sıkıntısı, aşk, birliktelik ve sadakat konularında birbirinden ilginç metinler bir araya geliyor. Bireyin kendini tanımasını, kendisiyle yüzleşmesini, ikili ilişkilerde ötekini anlamasını ve dinlemesini derinliğine ele alan yazar, edebiyata uzanan imgeler dünyası eşliğinde yepyeni bir pencere açıyor.
--reklam--
Bir Terapistin Arka Bahçesi Alıntıları - Sözleri
- "Doğu'da aşk bağımlılıktır, Batı'da ise tek kişilik bir yaşantı"
- Eskiden okuduğum kitapları konularıyla anımsayamadığımda utanırdım biraz. Sonra farkettim ki , benim için önemli olan o kitaptan arta kalan duyguymuş. Bir kitabı tekrar elime aldığımda beynimin kıvrımlarına kazınmış bir cümle, bir sahne, kitabı okuduğum yer, zaman, mevsim, o sırada yaşantımda yer eden önem insanlar geliyor aklıma. Sayfa kenarlarındaki çay,kahve lekeleri, alınan notlar, sayfa diplerine bulaşmış sigara külü, altı çizilen yerlerin neden çizildigini anlamaya çalışırken duyulan merak. Okudukça içimizdeki yakıcı soruların birer birer yanıtlandığını hissederiz. Yaşantıladığımız, gördüğümüz, düşündüğümüz, hissettiğimiz her şey daha bir açıklık kazanır zihnimizde. Kitaplardan edindiğimiz tecrübe gerçek hayattaki acılara da hazırlar bizi.
- Utanç duygusu kendimizde algıladığımız ya da varsaydığımız bir eksikliğin, zayıflığın görünür olması, başkaları tarafından da fark edilmesiyle oluşur... Würmser utancı şöyle tarif eder : Başkalarının zayıflığımızı, başarısızlığımızı gördüklerini hissetmekten doğan ağrı ve korku duygusu ile bunu takiben ortaya çıkan değersizlik ve onur kırıklığı hissi.
- “Bir insanın hayatının anlamı söylediklerinde , düşündüklerinde değil , yaptıklarındadır .”
- "Değiştiremeyeceği şeyi unutan mutludur." Johann Strauss
- Joana Davila ve Thomas Bradbury adlı araştırmacılar bir çalışmalarında mutsuz çiftlerin neden halen birlikte yaşamaya devam ettikleri sorusuna yanıt bulmaya çalışmışlar ve şu sonuca ulaşmışlardır.: Mutsuz bir evlilik yürüten kişileri boşanmış kişilerden ayıran temel bir kişilik özelliği vardır, güvensiz bağlanma: “ Eşlerine aşırı derecede fikse olmuş ve aynı zamanda büyük bir terk edilme korkusu yaşayan kişiler kötü ilişkilerini ne pahasına olursa olsun sürdürme çabası içindedirler. Düsturlar “ hiçbir ilişkin olmayacağına kötü bir ilişkin olsun.”
- Peki insan bir kere aşkı bulduğunu sandıktan sonra, neden bu “ biricik” aşkla yetinmez de, yeniden yeniden dener? Başlangıçta idealize ettiği varlık , nasıl olur da ideal olmaktan çıkar ve kusurları dahi olan sıradan bir insana dönüşür? Barthes’in ‘Bir Aşk söyleminden Parçalar’ da sorduğu gibi, birden neden sevgilinin burnunun ucunda bir sivilce olduğunu görürüz? Belki bu soruya Lacan’ın akıl aynasından bakarak bir yanıt bulabiliriz. Aşk cinsel arzularımızın dindirildiği bir kaynaktır bir bakıma. Ama Lacan der ki: “ Arzunun nesnesi yoktur, doyurulamaz, doyurulan yalnızca gereksinimlerdir.” Bilindiği gibi psikanaliz bebeğin ilk cinsel deneyimini anne memesiyle yaşadığını söyler. Bebek anne memesini arzular. Acıkır, ağlar . Anne meme verir, açlık biter, bebek susar. Burada doyurulan açlıktır, arzu değil. Arzu hep doyurulmadan kalır. Aşkta da doyurulan, kim bilir belki de yalnızca gereksinimlerimizdir. Güven, şefkat, yalnızlıktan kurtulma gibi.
- Psikofarmakolojik ilaçlar, modern deli gömleği olarak yorumlanıyordu demokratik psikiyatri hareketinde. Bu ilaçlar, acı çeken bireylerin acılarını dindirmekten daha ziyade, akıl hastanesi çalışanlarının kendi çaresizlik duygularıyla başetmelerine yarıyordu. Demokratik psikiyatri hareketi içinde ilaç, ancak bütün diğer olanakların denendiği ve başka hiçbir imkanın kalmadığı anda başvurulabilecek bir yöntemdi.
- “Ey akıl defterinden aşk âyetini öğrenmeye çalışan! Korkarım bir ince mes’elenin künhüne eremeyeceksin’ Hafız. [Aklın bittiği yerde aşk başlar. Aklın varlığı gerçek aşka engelken, yokluğu bunca acıya rağmen devam etmesini sağlar. Hangi insan bunca acıya katlanır yoksa, aklı başında olsa ]
- Yakınlık, sadakatsizlik ve yalan üzerine kurulamaz. Yakınlık her şeyin dürüstçe ortaya dökülmesiyle sağlanır. Emily Brown
- Freud’a göre sinir hastalıklarının mastürbasyon, coitus interruptus (geri çekilme yoluyla doğum kontrolü) ve doyurulmamış cinsellik gibi nedenleri vardır. Histeri ve nevrasteniden korunma yöntemi olarak, genç, evli olmayan insanların da cinselliklerini özgürce yaşayabilmelerine izin verilmesi gerektiğini savunur. (…) Bu, 19. yüzyıl Viyana’sı için kabul edilebilir bir öneri değildir. Matürbasyonun insanı iktidarsız ve kör yapacağına inanılan bir zamandır çünkü.
--reklam--
Bir Terapistin Arka Bahçesi İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Bir psikoterapistin belli konular üzerine yoğunlaşarak bunlar hakkındaki deneyimlerini kendi bakış açısıyla harmanlayıp bize sunduğu kitap zihnimde bir çok kapıyı araladı. Aslında hepimizin bildiği ; aşk, intihar, can sıkıntısı gibi konuları hem terapist kimliğiyle hemde bir insan olarak iki farklı pencereden ele alıyor. Bu sebeple iki farklı bakış açısına da hakim oluyorsunuz. Bunu yaparken de kendi deneyimlerinden örnekler vererek anlatıyı zenginleştiriyor. Öte yandan, Kitap üç bölümden oluşuyor ilk bölüm olan BEN de hayattaki temel duygular olan, utanç, can sıkıntısı, insanın içindeki şiddet konularının altında yatan sebeplerinden bahsederek insanın kendini sorgulaması içine dönmesini amaçlamış. İkinci bölüm İKİMİZ de ise ikili ilişkiler hususunda karşımızdakini anlamak olayı bir de ötekinin bakış açısıyla değerlendirme olanağı sunuluyor. Son bölüm olan HEPİMİZ de ise özellikle toplumsal konularda örneğin ; bir çok insanın yaşadığı "göç etme" eylemi üzerine kişinin çevresiyle, kendisiyle kurduğu ilişkiler içsel durumları irdelenmiş. Yaşadığım bir durum olmamasına rağmen durumu yaşayan insanlar ile empati yapma fırsatı buldum o insanların yaşadıkları psikolojik durumları anlayabilme şansım oldu. Kitapların en güzel yanı da kendini diğer insanların yerine koymak, dünyayı bir nevi onların gözleriyle görmek değil midir ? Bu durumu bazen kurgu bazen de didaktik bir kitapta buluruz. Kitapta Freud ile ilgili bir bölüme de yer verilmişti. Ki bu bölüm onun hayatı, olayları algılayış biçimi, hakkında bilgiler içeriyordu en ilgimi çeken kısım bu oldu. Kesinlikle okuyunuz çok şey öğrenip kendini çok şey katacağınıza eminim. (Büşra)
Psikoterapi alanında kişisel ve mesleksel deneyimlerin paylaşıldığı,bireyin kendini tanıması ve yüzleştiği özgün bir eser.İkili ilişkilerde ötekini anlamak,dinlemek üzerine farklı bir bakış açısı sunmakta... (İlkay Şal)
Bu türü sevenler, psikiyatri/psikoloji okuması yapmak isteyenler için iyi bir kitap. Alper Hasanoğlu, burada her zaman işleyeni bir daha deniyor aslında. Kitabın cesur bir tavrı ya da farklı bir yönü yok... Bildiğiniz; terapist güncesi (bence biraz da kurgu ilaveli). (GizemBY)
--reklam--
Bir Terapistin Arka Bahçesi PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Alper Hasanoğlu - Bir Terapistin Arka Bahçesi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bir Terapistin Arka Bahçesi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Alper Hasanoğlu Kimdir?
ALPER HASANOĞLU, 1967 yılında İstanbul’da doğdu. İstanbul Erkek Lisesi’nin ardından Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni bitirdi. İki yıl Çorlu Devlet Hastanesi Acil Birimi’nde pratisyen hekim olarak çalıştıktan sonra Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde Fizyoloji İhtisası yaptı. Fizyoloji İhtisasında özellikle stres fizyolojisi ve epilepsi üzerinde çalıştı. Ardından İsviçre’de psikiyatri ihtisası yaptı. Ardından Basel Üniversitesi Psikiyatri Polikliniği’nde öğretim görevlisi olarak çalıştı. Bilişsel davranışçı terapi, şematerapi, eş ve aile terapisi, afektif bozukluklar uzmanlık alanlarıdır. Almanca ve Türkçe çeşitli bilimsel kitaplarda kitap bölümleri, Türk ve yabancı bilimsel dergilerde yayımlanmış çok sayıda makalesi bulunmaktadır. Kognitif Davranışçı Terapiler Derneği’nde Bilişsel Davranışçı Terapi eğitim kursunda eğitmen ve süpervizörlük görevini yürütüyor. Halen İsviçre Basel’de ve İstanbul’daki muayenehanelerinde klinik çalışmalarına devam ediyor. İlk kitabı Bir Terapistin Arka Bahçesi (Remzi Kitabevi) 2009’da yayımlanmıştır.
--reklam--
Alper Hasanoğlu Kitapları - Eserleri
- İlişkilerin Günlük Hayatı
- Bir Terapistin Arka Bahçesi
- Aşkın Hâlleri
- Çocukta Rezilyans Esneklik ve Toparlanabilme Becerisi
- Hayat ve Diğer Hastalıklar
- Aşkın Hâlleri
- Çocukta Rezilyans
--reklam--
Alper Hasanoğlu Alıntıları - Sözleri
- Eskiden okuduğum kitapları konularıyla anımsayamadığımda utanırdım biraz. Sonra farkettim ki , benim için önemli olan o kitaptan arta kalan duyguymuş. Bir kitabı tekrar elime aldığımda beynimin kıvrımlarına kazınmış bir cümle, bir sahne, kitabı okuduğum yer, zaman, mevsim, o sırada yaşantımda yer eden önem insanlar geliyor aklıma. Sayfa kenarlarındaki çay,kahve lekeleri, alınan notlar, sayfa diplerine bulaşmış sigara külü, altı çizilen yerlerin neden çizildigini anlamaya çalışırken duyulan merak. Okudukça içimizdeki yakıcı soruların birer birer yanıtlandığını hissederiz. Yaşantıladığımız, gördüğümüz, düşündüğümüz, hissettiğimiz her şey daha bir açıklık kazanır zihnimizde. Kitaplardan edindiğimiz tecrübe gerçek hayattaki acılara da hazırlar bizi. (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- Ev, başkalarına gösteriş yapmak için değil, aile bireylerinin rahat etmesi ve keyif almaları içim düzenlenmelidir. (Çocukta Rezilyans Esneklik ve Toparlanabilme Becerisi)
- Psikofarmakolojik ilaçlar, modern deli gömleği olarak yorumlanıyordu demokratik psikiyatri hareketinde. Bu ilaçlar, acı çeken bireylerin acılarını dindirmekten daha ziyade, akıl hastanesi çalışanlarının kendi çaresizlik duygularıyla başetmelerine yarıyordu. Demokratik psikiyatri hareketi içinde ilaç, ancak bütün diğer olanakların denendiği ve başka hiçbir imkanın kalmadığı anda başvurulabilecek bir yöntemdi. (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- Utanç duygusu kendimizde algıladığımız ya da varsaydığımız bir eksikliğin, zayıflığın görünür olması, başkaları tarafından da fark edilmesiyle oluşur... Würmser utancı şöyle tarif eder : Başkalarının zayıflığımızı, başarısızlığımızı gördüklerini hissetmekten doğan ağrı ve korku duygusu ile bunu takiben ortaya çıkan değersizlik ve onur kırıklığı hissi. (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- İç güdüsel olarak biliyorum ki, ölüm korkusundan, daha doğrusu ölüm sonrası bizi bekleyen hiçliğin yarattığı dehşet duygusundan, kurtulabilmenin en güzel çaresi, var oluşumun kanıtı, bu dünya üzerinde yaşadığım aşktır. (Aşkın Hâlleri)
- Üzüntülerimin hiçbir anlamının olmadığını görmek beni daha çok üzer! (Çocukta Rezilyans Esneklik ve Toparlanabilme Becerisi)
- "Değiştiremeyeceği şeyi unutan mutludur." Johann Strauss (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- Henüz toplumsal duyarlılığımı yeteri kadar törpüleyemediğim için gazete okumaya devam ediyorum. Ama onu bırakacağım günler de gelecek. Bu arada bir gazete istatistiği: 7 milyonluk İsviçre'de toplam gazete tirajı üç buçuk milyon. 70 milyonluk Türkiye'de ise üç milyona varmiyor bile. İşte bu nedenle insanın, birlikte kitap okuyacağı, Justine’in sayfaları arasında birlikte hazla kaybolacağı birini bulması çok değerli. Bulduğunu düşündüğünde yitirmemek için çaba sarf etmesi de... (Hayat ve Diğer Hastalıklar)
- 19. yüzyıla kadar hiçbir insan topluluğu evli değildi. Bu, bir yandan resmî olarak mümkün değildi, diğer yandan insanlar ekonomik olarak bir aileyi geçindirecek durumda değildi. Yani bekârlık postmodern toplumun bir buluşu değildir. (Aşkın Hâlleri)
- Yakınlık, sadakatsizlik ve yalan üzerine kurulamaz. Yakınlık her şeyin dürüstçe ortaya dökülmesiyle sağlanır. Emily Brown (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- Sevgi; başta var olanı kurumaya, olduğu gibi kalmasına çabalamaya çalışmaz. Baştaki aşk ilişkisini bir kitabın başlangıç bölümü olarak görür, diğer bölümleri de aynı heyecanla bekler. (Aşkın Hâlleri)
- Çünkü düzen, ister liberal olsun, ister muhafazakâr, bizim hayattan kendimiz için herhangi bir şey talep etmemize izin vermiyor. Çünkü olasılıkların çoğalmasını istemiyor, aksine var olanın tutucu bir şekilde kopyalanmasını ve hayatlarımıza yapıştırılmasını dayatıyor. (İlişkilerin Günlük Hayatı)
- Tüm çocuklar resim yaparak korkularını, gerilimlerini, isteklerini, umutlarını ve rüyalarını serbest bırakırlar. (Çocukta Rezilyans)
- Yaratıcılık, mükemmeliyetçiliğe karşı panzehir gibidir. (Çocukta Rezilyans)
- İlişkideki mutluluk, vermek ve almak arasındaki dengenin kurulmasına bağlıdır bir anlamda. Bir taraf verdiğinde dengenin tekrar kurulabilmesi için karşı taraf da verme gereksinimi hissedecektir. Bunun üzerine diğeri de tekrar vermek isteyecek ve ilişki, verme ile almanın artan yoğunluğuna paralel olarak derinleşecektir. Eşlerden biri vermeyi reddettiğinde ilişki dengesini yitirecek, bir anne çocuk ilişkisine dönüşebilecektir. Hiç vermeden durmadan alan bir çocukla durmadan veren anne rolleri, kadın ve erkeği yok edecektir. (Aşkın Hâlleri)
- “Bir insanın hayatının anlamı söylediklerinde , düşündüklerinde değil , yaptıklarındadır .” (Bir Terapistin Arka Bahçesi)
- (Çocukta Rezilyans)
- Eleştirilerimiz yapıcı olmalıdır, özgüveni azaltan duyarsız eleştirilerden kaçınmalıyız. (Çocukta Rezilyans Esneklik ve Toparlanabilme Becerisi)
- İyi ve huzurlu bir birliktelik ruhsal sorunlarla başa çıkma konusunda önemli bir silahtır. Bir insanın birey olarak kendini geliştirebildiği,olgunlaştığı en önemli alan yaşadığı birlikteliklerdir. (Aşkın Hâlleri)
- “En temel ihtiyacımız, nasılsak öyle sevilmek ve sevildiğimizi bilmektir.” (İlişkilerin Günlük Hayatı)
Yorumlar
0 yorum