Kitap Künyesi
Yazar: Nikolay Ostrovski
Çevirmen: Sevgi Sanlı
Yayın Evi: Cumhuriyet Yayınları
İSBN:
Sayfa Sayısı: 128
--reklam--
Bu Hesapta Yoktu Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
--reklam--
Bu Hesapta Yoktu Alıntıları - Sözleri
- Ah bu dünya bana göre değil. İnsanlar çok bozulmuş.
- Zaman zaman zihnimdeki sis perdeleri kalkar ama sadece bir an. Çoğu zaman aklım başımda değildir.
- Bu ülkenin gidişini hiç beğenmiyorum. Bizi boynumuzdan tutmuş bir yerlere sürüklüyorlar. Ama bu nasıl iştir? Bu ne gidiştir? Sonumuz neye varacak? Bunu ne biz biliyoruz, ne de başımızdakiler.
- Akraba var, akrabacık var.
- Tanrım, bu dünya artık yaşanmayacak kadar bozuldu. Kötüler günahkar, iyilerse aptal yerine konuyor.
- Sadece şunu bilmenizi isterim bayanlar, baylar. Sizin şu pek yüksek sosyetenizde yalnızca günlüğümü yazarken namusluydum. Hangi dürüst adam olsa size böyle davranırdı. Açıkçası, karşınızda öğürecek gibi oluyorum. Hem ne var bunda alınacak? Günlüğümde yeni bir şey yok ki! Birbirinizin ardından bunları hep söylersiniz. Her birinize ayrı ayrı başkaları için yazdıklarımı okusam, kahkahadan kırılır, üstelik sırtımı sıvazlardınız. Kızması, köpürmesi gereken asıl benim. Aranızdaki dürüst, namuslu kişilerden biriydi günlüğümü çalan. Ama yanlışınız var. Son söz söylenmedi daha. (Hepsine ayrı ayrı bakar.) Bence davranışlarınız tiksindirici, hareketleriniz yüz kızartıcı, durumunuz berbat. Benim gibi dürüst, benim kadar namuslu bir adamın arkadaşlığına layık değilsiniz sizler!
- Moskova'da başarı kazanmanın yolu nedir? Hiçbir iş görmeyeceksin ama çenen makas gibi işleyecek. Önemli olan laf etmek ve laf taşımaktır.
- …Buna hiç gelemem işte; birşey ya tam söylenmeli yada hiç söylenmemeli.
- Yegor kadar yakışıklı bir adamın zeki olması hiç de gerekli değildir. Beyni ne yapsın? Profesör olacak değil ya. Genç, yakışıklı bir adama her zaman yardım edecek biri bulunur. Gerek mesleğinde ilerlemesi, gerek para kazanması için bir elinden tutan çıkar. Ama akıllı bir adam için durum başkadır. Akıllı bir adamın yırtık pırtık gezdiğini, peynir ekmekle karın doyurduğunu, kötü bir evde oturduğunu görmek kimseyi üzmez. Onun için boğazınızın düğümlendiğini, gözlerinizin yaşardığını hissetmezsiniz. Akıllı bir adamın zaten böyle yaşaması beklenir. Ama yakışıklı bir gencin hırpani bir kılıkla dolaşmasına yürek mi dayanır? Olmaz, olmaz, ben böyle bir şeye dünyada razı olmam.
- Genç, yakışıklı bir adama her zaman yardım edecek biri bulunur. Gerek mesleğinde ilerlemesi, gerek para kazanması için bir elinden tutan çıkar. Ama akıllı bir adam için durum başkadır. Akıllı bir adamın yırtık pırtık gezdiğini, peynir ekmekle karın doyurduğunu, kötü bir evde oturduğunu görmek kimseyi üzmez. Onun için boğazınızın düğümlendiğini, gözlerinizin yaşardığını hissetmezsiniz. Akıllı bir adamın zaten böyle yaşaması beklenir. Ama yakışıklı bir gencin hırpani bir kılıkla dolaşmasına yürek mi dayanır? Olmaz, olmaz, ben böyle bir şeye dünyada razı olmam.
- Bu ülkenin gidişini beğenmiyorum. Bizi boynumuzdan tutmuş bir yerlere sürüklüyorlar.
- Bugün kimse dedikodudan başka bir şeyle ilgilenmiyor. Kim ne yapmış, ne türlü rezillikler çevirmiş!
- Tanrım, bu dünya artık yaşanmayacak kadar bozuldu. Kötüler günahkar, iyilerse aptal yerine konuyor.
- insanları tanımak güç. Dünya çok bozuldu. Bu dünyada yaşanmaz.
- Bir şeyi ya hiç söylememeli ya da tam söylemeli.
--reklam--
Bu Hesapta Yoktu İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Nikolay Ostrovski "Bu hesapta yoktu" kitabının təhlili: Ostrovski qələmindən oxuduğum ilk kitab olan "Bu hesapta yoktu" əsəri mahiyyət etibarı ilə dəyərlidir. Kitab maddi zənginlər mühitində sürətlə irəliləmək istəyən gəncimizin tapdığı metodun yəni saxta səmimiyyətinin hekayəsindən bəhs edir. Lakin qəhrəmanımız bu ürəkbulandırıcılığa çarə olaraq da dəftərinə , yaltaqlandığı insanların həqiqi simalarını və onlar haqqındaki həqiqi fikirlərini yazmaq metodundan istifadə edir. Burada biz insanın özünü tətminini və ya aldatmasını şahidi oluruq və əlbəttdəki həyatın çətinliklərinin insanı vadar etdiyi yola... Ostrovski həmdə bu kitabında həyatın qısa özətini keçərək hər şeyin planladığımız kimi getməyə biləcəyini və bəzən hesablamadığımız məsələlərlə baş başa qala biləcəyimizi göstərib. Oxumağa dəyər. (Balzakokur)
Güzel bir kitap; trajediyi trajedi yapan nedir bunu detaylı bir şekilde sorgulama fırsatı veriyor. Öyleki bu denklem kendini gördüğün yer ile herkesin başına gelecek bir belayı acıyı karşılama şekli arasında ki çelişki ile ortaya çıkıyor. “Bizim de mi başımıza bir basitin lümpenin yaşayabileceği birşey geldi şimdi” hissi o küçük dağları ben yarattım modunun nasıl yer ile yeksan ettiğini görüyorsunuz. Hemde harika bir kalemle… Psikolojik boyutuna bu kitabın eleştirisinde girmek gereksiz fakat genel olarak içinde yaşanılan koşullar kişileri gerçeklikten kopararak temel kişilik bozukluklarını nasıl hazırladığını görüyorsunuz. Belki bir psikoloji kitabında teorik boyutuna bakabiliriz. (Gökhan Aşkın BEKTAŞ)
Gerçeklerle yüzleşemeyen insanlar hep aldatılmış olarak kalacaklardır.: Bu Hesapta Yoktu Hayatta her şey her zaman planladığımız gibi gitmez değil mi? Bunu çok iyi biliyoruz. Çoğumuzun da başına gelmiştir, bir olay sonrası bu hesapta yoktu, neden böyle oldu acaba diye sormuşuzdur kendi kendimize. Peki o hesapta olmayan şey sonrası sizi anlamayan insanların ciddi manada, gerçekten sizi anladığını düşünün. Aslında o hesapta olmayan şey size nasıl bir yücelik kazandırmış oluyor. Kader mi demek lazım buna acaba? Neyse şimdi gelelim kitaba. Yine sahaftan elde edilmiş nadide bir eser. Uzun zamandır tiyatroya gidemiyordum bu eser ilaç oldu bana. Nikolay Ostrovski Rus tiyatrosuna damgasını vuran adamların başında geliyormuş. “Muş” diyorum çünkü ben de bu kitabı okumaya başladığımda öğrendim :) Babası ünlü ve varlıklı bir avukat. Yazar iyi eğitim almış, avukatlık yapmış ve gayet rahat bir yaşamı olmuş. Tabii bir yere kadar. Ailesinin onaylamadığı bir kadını evine getirdiği zaman baba evinden kovuluyor bundan sonra da yaşamı farklı bir boyut alıyor. O dönemde yapıtları sansüre uğruyor, yayınlatmak için binbir çaba harcıyor sıkıntılar çekiyor. Yazarın hayatını öğrendikten sonra bu okuduğum kitaptaki Glumov karakteri yazarın ta kendisi. Çünkü yazar eserlerini yayınlatamayacağını anlayınca farklı şekillerde farklı türlerde yazmaya başlıyor. Oyundaki karakter de güzel bir yaşamdan sıkıntılı bir yaşama düşüyor aynı yazar gibi. Sonra toplumdaki yüksek kesimde yer alan insanların sahteliklerini bir bir yüzlerine vurmak yerine onları adeta pohpohlayarak her birine ayrı ayrı “gaz vererek” kendisine saygı duyulmasını sağlıyor. Kiminin konuşmalarını yazıyor, kiminin verdiği öğütleri can kulağıyla dinliyormuş gibi yapıyor. Bilirsiniz yaşlılar kendilerinin dinlenmesini çok severler. Burada şu alıntı tam yerinde olacak “Moskova'da başarı kazanmanın yolu nedir? Hiçbir iş görmeyeceksin ama çenen makas gibi işleyecek.” Bu yaptıklarının hepsini de bir bir günlüğüne yazıyor. “Şu günlük, benim sır ortağım olacak. İçimde kabaran zehri buraya akıtacağım. Dudaklarımdan bal dökülecek. Gecenin ıssızlığında yapayalnız, insanların küçüklüğünü yansıtan bu öyküleri yazacağım. Sadece kendim için. Yazar da ben, okur da.” Yazan da o okuyan da o. Ama hesaba katmadığı bir şey var. Başka bir okuyan daha çıkınca işler farklı boyut alıyor ve o zaman da günlüğüne yazdığı bütün şeyleri o insanların yüzüne tek tek söylüyor. Hepsi gerçeklerin farkında ama gururlarına yediremiyorlar ancak bir süre sonra kabul etmek zorunda kalıyorlar. Gerçeklerle yüzleşemeyen insanlar hep aldatılmış olarak kalacaklardır. Çok kısa zamanda keyifle okuyacağınız bir eser. Herkese keyifli okumalar. (Selman Ç.)
--reklam--
Bu Hesapta Yoktu PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Nikolay Ostrovski - Bu Hesapta Yoktu kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Bu Hesapta Yoktu PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Nikolay Ostrovski Kimdir?
Nikolay Alekseyeviç Ostrovskiy (16 Eylül 1904, Rovno - 22 Aralık 1936, Moskova), Sovyet yazar.
Bugünkü Ukrayna'nın Rovno bölgesinde bir köyde dünyaya geldi. Çocukluğu yoksulluk içinde geçti. Pek çok işte çalıştı. Kızıl Ordu saflarında iç savaşa katıldı. Yaralandı. Sağlığı ayakta çalışmasına elvermeyecek derecede kötüleştiği zaman kendisini yazmaya verdi. 1935 yılında Lenin Nişanı aldı. İç savaştan kalan yaralar ve hastalıklara karşı verdiği mücadeleyi 32 yaşında kaybetti ve hayata gözlerini yumdu.
Pavel Korçagin
Ostrovskiy'nin en ünlü yapıtı olan Ve Çeliğe Su Verildinin başkişisi yazarın otobiyografik niteliklerini barındıran Pavel Korçagin'dir. Ostrovski sosyalizm ülküsünü, proleter ahlakı ve çalışma disiplinini Korçagin'de somutlamıştır. Bu karakter, döneminde Sovyetler Birliği'nde çok popüler olmuş ve sosyalist emeğin ve çalışma azminin sembollerinden birisi haline gelmiştir. 1956 yılında kitaptan yola çıkılarak Pavel Korçagin adlı bir de film çekilmiştir.
--reklam--
Nikolay Ostrovski Kitapları - Eserleri
- Ve Çelik Böyle Sertleşti
- Ve Çelik Böyle Sertleşti
- Fırtına Çocukları
- Ve Çeliğe Su Verildi
- Fırtınayla Gelenler
- Bu Hesapta Yoktu
- Fakirlik Ayıp Değil
- Seçilmiş əsərləri
--reklam--
Nikolay Ostrovski Alıntıları - Sözleri
- insanları tanımak güç. Dünya çok bozuldu. Bu dünyada yaşanmaz. (Bu Hesapta Yoktu)
- “İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor...” (Ve Çeliğe Su Verildi)
- “Şu hayata bak, nasıl da yanar-döner bir hal alıyor bazen; bir anda zifiri karanlık, bir an sonra yine güneş gülüyor.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- …Buna hiç gelemem işte; birşey ya tam söylenmeli yada hiç söylenmemeli. (Bu Hesapta Yoktu)
- Siz de biliyorsunuz,fakir kişiler çok kötü durumda bugünlerde.Bütün kazanılan yiyeceğe gidiyor. (Fırtına Çocukları)
- “Dayak dolu, hakaret dolu acımasız hayatında, böylesine bir sevincin yer alabileceğini hiç düşünmemişti.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- Toprak köylülerin, fabrikalar işçilerin, efendiler darağacına, papazlar işkence çarkına… (Fırtına Çocukları)
- Ne çıkar yani? İşitirlerse işitsinler... Nasıl olsa çekip gideceğim buralardan!... Bu namussuz alayının ortasında, bu mağarada kakılıp kalmaktansa, gider yollarda kar temizlerim daha iyi. Hepsinin cebi parayla dolu bak. Bizi yük hayvanı yerine koyup kızları satıyorlar. Direnen bir kıza çattılar mı kapı dışarı ediyorlar gözlerini kırpmadan. Ne yapabilir sonra o kız? Nereye gider? Bütün bunları bir güzel hesap etmiş aşağılık köpekler: İşe aldıkları kadınlar daima, ya mülteci, ya evsiz, ya öksüz takımdan. Aç kalmadıkça kim satar kendini bir lokma ekmek için? Açlığa ve yoksulluğa güveniyor bu alçaklar!... (Ve Çeliğe Su Verildi)
- Şafağı olmayan gece, bir çırpıda sıcak bir Haziran gününün pırıl pırıl parlayan güneşiyle dolmuştu. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- Ah bu dünya bana göre değil. İnsanlar çok bozulmuş. (Bu Hesapta Yoktu)
- İstersen yüz yıl yaşa ve durmadan oku, gene de öğreneceğin çok şey kalıyor... (Ve Çeliğe Su Verildi)
- Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki: "Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanın özgürlüğüne kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım." .. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- “Hayat denen orospuyu yenmek için ne yaptın? Ne yaptın kırmak için bu demirden çemberi? “ Ve hüzünle cevap verdi kendine: “ Bu sefer her şeyi yaptım.” (Ve Çeliğe Su Verildi)
- İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki, hiçbir amacı, anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki: “Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım.” Yaşamak için acele etmeli. Durup dururken yapışan bir hastalık yada feci bir rastlantı hayata her an son verebilir. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- Bütün dünyayı yangın sarıyor. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- “Herkesi gülmeye davet eden bir gülüşle gülüyordu.” (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
- Moskova'da başarı kazanmanın yolu nedir? Hiçbir iş görmeyeceksin ama çenen makas gibi işleyecek. Önemli olan laf etmek ve laf taşımaktır. (Bu Hesapta Yoktu)
- Yeryüzünde gerçek adaleti kuracak insanlar olmalı. (Fırtına Çocukları)
- Tutkunun sevincini de tatmıştı o, kaybedişin dehşetini de. (Ve Çeliğe Su Verildi)
- İnsanın en paha biçilmez varlığı hayatıdır. Hayat bir kez verilir insana ve bu hayatı öyle yaşamalı ki hiç bir amacı anlamı olmadan yaşanan yıllar için insan utanç duymasın, miskin, pis pis heveslerle geçen günler için insanın yüzü kızarmasın ve hiç değilse ölürken kendi kendine diyebilsin ki ;" Ben ömrümü, bütün gücümü dünyada en mükemmel olan şeye, insanlığın özgürlüğe kavuşması için mücadeleye adayarak yaşadım." Yaşamak için acele etmeli. Durup dururken yapışan bir hastalık ya da feci bir rastlantı hayata her an son verebilir. (Ve Çelik Böyle Sertleşti)
Yorumlar
0 yorum