Kitap Künyesi

Yazar: Karin Slaughter

Çevirmen: Banu Irmak

Orijinal Adı: Like A Charm

Yayın Evi: İthaki Yayınları

İSBN: 9789752732315

Sayfa Sayısı: 412

--reklam--

Büyü Gibi Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bir bilezik, 16 şans takısı... 

Büyü Gibi, 19. Yüzyılda, Kızılderili bir kadının bir bileziği lanetlemesiyle başlıyor. Bilezik, 16 öykü boyunca zaman ve mekan değiştirerek sahip olduğu herkese lanetini bulaştırıyor, her bir öyküde bir başka uğursuzluğa, yıkıma, ölüme, hatta cinayete sebep oluyor. 

15 yazarın, bileziği bırakıldığı yerden alıp başka bir yere taşımasıyla, uğursuzluk, zaman ve mekanlar arasında bir yolculuğa çıkıp, kendini kah Amerika'da bir dağ başında sefil bir adamın avucunda, kâh Londra'da sapık dürtüleri olan bir öğretmenin bileğinde buluyor. 

Her bir öykü bir başka insani zaaf, her bir öykü bir başka günah. Hepsi bilezik ve her biri bir arzuyu simgeleyen takıları ile bütünleşip, tek bir kitaba doluşuyor. 16 ayrı hikayede, 15 ayrı yazarın kaleminden aslen uğur getirmesi gereken bir bileziğin laneti, okura akıl almaz bir masal anlatıyor. 

"En sevdiğim polisiye yazarlarını böyle derin, böyle yoğun bir derlemede bir arada görmek heyecan verici; her bir öykü kendi başına çok güçlüyken toplamda okuyucuya verdikleri haz bambaşka. 

Çok özgün ve insanı kıskıvrak yakalıyor." 

- Harlan Coben-

--reklam--

Büyü Gibi Alıntıları - Sözleri

  • Fanny yenge "Vanitas," diyor. "Hangi kelimenin Latincesi?" "Kibir" diye tahmin ediyorum. "İki anlama gelen bir kelime. Bana söyleyebilir misin?" "Bir... Güzel ve hoş giyimli olmak için arzu duymak," diye cevaplamaya başlıyorum. Kafasını sallıyor ama beni düzeltiyor: "Kendini beğenmişlik. Kendi güzelliğinin, cazibesinin ya da becerilerinin çok yükseklerde olduğunu savunmak. Fakat aynı zamanda beyhudelik anlamına da gelir," diyor kendinden emin bir tavırla. "Değersizlik. Boş yere yapılan şey. Kibir tabloları insanoğlunun tüm isteklerinin beyhudeliğini resmeder."
  • İki adam ormandadır. Kendilerine doğru gelen bir ayı görürler. Birinci adam "Koşalım!" der. İkinci adam "Bu çok saçma" der. "Bir ayıdan daha hızlı koşamazsın ki." Birinci adam da "Ayıdan daha hızlı koşmama gerek yok. Sadece senden daha hızlı koşmam gerekiyor," der.
  • Ki aşk ölüm kadar güçlü, kıskançlık mezar kadar zalimdir.
  • Fanny yenge "Vanitas," diyor. "Hangi kelimenin Latincesi?" "Kibir" diye tahmin ediyorum. "İki anlama gelen bir kelime. Bana söyleyebilir misin? " "Bir... Güzel ve hoş giyimli olmak için arzu duymak," diye cevaplamaya başlıyorum. Kafasını sallıyor ama beni düzeltiyor: "Kendini beğenmişlik. Kendi güzelliğinin, cazibesinin ya da becerilerinin çok yükseklerde olduğunu savunmak. Fakat aynı zamanda beyhudelik anlamına da gelir," diyor kendinden emin bir tavırla. "Değersizlik. Boş yere yapılan şey. Kibir tabloları insanoğlunun tüm isteklerinin beyhudeliğini resmeder."
  • Birisi ciddi bir şekilde hasta olmadıkça belirtileri duymak hoşuna gitmez.

--reklam--

Büyü Gibi İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Fikir olarak güzel bir öykü derlemesi olmuş. Ama sadece fikir olarak. Lanetli bir altın bilezik, üzerinde, her bir yazarın hikayesinde kullandığı bir sembol. Bilezik elden ele geçe geçe lanetini yıllarca yaymayı başarıyor ama hikayeler okuyucuyu her zaman etkilemeyi başaramıyor. Sembole bağlı kalmak koşuluyla hikaye yazmak zor olabilir, buna katılıyorum. Yine de, akılda kalıcı hikaye sayısı, benim adıma iki-üçü geçmedi. (Post Mortem)

Aylar önce merak edip de sahaftan aldığım yorumlarını görünce daha çok meraklandığım kitaba başladım sonunda. Kitap tam sayıya emin değilim 20ye yakın hikayeden oluşuyor. Herbirini farklı bir yazar kaleme almış. Polisiye türünde çok fazla yazar tanımıyorum o sebeple ünlüler mi bilemedim ancak hikayeler oldukça güzel. Hikayede bir kızılderili bir bileziği lanetliyor. Hikayelerin ana kahramanı da bu bilezik oluyor. Bir hikaye antoloji için oldukça güzel bir fikir. Her ne kadar polisiye gibi tanıtılmışsa da ilk iki hikaye bana fantastik geldi. Görürseniz bir yerde mutlaka göz atın. Nadirkitapta 10 liraya falan bulabilirsiniz sanırım. Ben bu tarz hikaye kitaplarımı bir çırpıda bitirmiyorum, böyle aylara yayarak başka şeylerden sıkıldığımda “Aa bak şu hikaye vardı hadi ordan birşey okuyayım” diyorum. Neyse efenim, kitap hakkında çok fazla ipucu vermemem gerek çünkü hikayeler ortalama yirmişer sayfalık, keyif kaçırır. (Özgür Yalçın)

Maalesef vakit kaybı olan bir kitap. Ben biraz yayın evine kanarak okudum. Fakat her hikayede bir ölğm bir cinsellik var. Hikayelerden iyi olanlar var fakat çoğu vasat. (Sabriye Çalışkan)

--reklam--

Büyü Gibi PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Karin Slaughter - Büyü Gibi kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyü Gibi PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Karin Slaughter Kimdir?

Georgia'nın güneyinde küçük bir kasabada büyüdü. Çocukluğundan beri kısa öyküler, romanlar yazmaktadır. Körbakış (Blindsighted), Acı Öpücük (Kisscut), Soğuk Korku (A Faint Cold Fear), Silinmeyen (Indelible), Faithless ve Triptych adlı çok satan eserlerin yazarıdır. Büyü Gibi (Like a Charm) isimli, çok yazarlı kitabın ise editörüdür. Halen Atlanta'da yaşamaktadır.

--reklam--

Karin Slaughter Kitapları - Eserleri

  • Paramparça
  • Kapkaranlık
  • Silinmeyen
  • Genç Kız Cinayetleri
  • Darmadağın
  • Saplantı
  • Büyü Gibi
  • Kör Bakış
  • Acımasız
  • Acı Öpücük
  • İnançsız
  • Soğuk Korku
  • The Good Daughter
  • Beyond Reach
  • Det Rene Guld
  • Parçalar
  • Tutsak
  • Die Gute Tochter
  • The Kept Woman
  • Unseen
  • Criminal

--reklam--

Karin Slaughter Alıntıları - Sözleri

  • " Bazen insanın tek elinden gelen ,devam edecek gücü bulmak için dua etmekti." (Paramparça)
  • Fanny yenge "Vanitas," diyor. "Hangi kelimenin Latincesi?" "Kibir" diye tahmin ediyorum. "İki anlama gelen bir kelime. Bana söyleyebilir misin?" "Bir... Güzel ve hoş giyimli olmak için arzu duymak," diye cevaplamaya başlıyorum. Kafasını sallıyor ama beni düzeltiyor: "Kendini beğenmişlik. Kendi güzelliğinin, cazibesinin ya da becerilerinin çok yükseklerde olduğunu savunmak. Fakat aynı zamanda beyhudelik anlamına da gelir," diyor kendinden emin bir tavırla. "Değersizlik. Boş yere yapılan şey. Kibir tabloları insanoğlunun tüm isteklerinin beyhudeliğini resmeder." (Büyü Gibi)
  • Fanny yenge "Vanitas," diyor. "Hangi kelimenin Latincesi?" "Kibir" diye tahmin ediyorum. "İki anlama gelen bir kelime. Bana söyleyebilir misin? " "Bir... Güzel ve hoş giyimli olmak için arzu duymak," diye cevaplamaya başlıyorum. Kafasını sallıyor ama beni düzeltiyor: "Kendini beğenmişlik. Kendi güzelliğinin, cazibesinin ya da becerilerinin çok yükseklerde olduğunu savunmak. Fakat aynı zamanda beyhudelik anlamına da gelir," diyor kendinden emin bir tavırla. "Değersizlik. Boş yere yapılan şey. Kibir tabloları insanoğlunun tüm isteklerinin beyhudeliğini resmeder." (Büyü Gibi)
  • Uyuyamıyordu. Bir türlü, dinlenebilmek için bey­ninin tamamen kendini kapatmasını sağlayamıyordu. Karanlık sanki olan biten her şeyi tüm canlılığıyla tekrar çocuğun zihninde canlandırmaya meyilliydi ve çok geçmeden yalnızlık denilen o ağır canavar göğsüne baskı yapmaya başlı­yordu; işte o an nefes alamayacakmış gibi hissediyordu. (Darmadağın)
  • Söylediği ve yaptığı her şey hoşuma gidiyordu. Okuduğu kitapları seviyordum. Kafasını çalıştırma tarzını seviyordum. Bana baktığında, benim bile farkında olmadığım şeyleri görmesini seviyorum. (Genç Kız Cinayetleri)
  • İnsan boğulurken, durup ötekilere yüzme öğretemez. (Paramparça)
  • Bütün o yıllar boyunca savaştığım ne varsa, o oldum. Nefret ettiğine dönüşüyorsun. (Kapkaranlık)
  • Her şey onlar için ya güçtür ya da güçsüzlük... (Soğuk Korku)
  • "Gözünüze sokulmadıkça, kaybettiğin şeylerle başa çıkmak daha kolay olurdu." (Darmadağın)
  • Claire de paraya bayılıyordu çünkü bir şeyin bedelini ödediğin zaman, hiç kimse onu elinden alamazdı. (Genç Kız Cinayetleri)
  • Onun insanlarla dolu bir odada durup hâlâ nasıl tamamıyla yalnız görünebildiğini bilmek istiyordu. (Darmadağın)
  • "Güzel olduğunu zaten herkes biliyor," demişti ona, "ama hiç kimse zeki olduğunun farkında değil." Zeki. Herkes akıllı olabilirdi. Ama zeki olmak herkesin harcı değildi. (Genç Kız Cinayetleri)
  • Ki aşk ölüm kadar güçlü, kıskançlık mezar kadar zalimdir. (Büyü Gibi)
  • Birisi ciddi bir şekilde hasta olmadıkça belirtileri duymak hoşuna gitmez. (Büyü Gibi)
  • "Onun insanlarla dolu bir odada durup hâlâ nasıl tamamıyla yalnız görünebildiğini bilmek istiyordu." (Darmadağın)
  • Çalışmak, dünya üzerinize yıkılırken saklanmanın iyi bir yoludur. (Soğuk Korku)
  • "Ne kadar uzağa kosarsan koş , herzaman kendini başladığın noktada bulursun" (Genç Kız Cinayetleri)
  • "Bu konuda sürekli tartışıyorduk, çünkü o dönem bizi bir arada tutan tek şey tartışmaktı." (Genç Kız Cinayetleri)
  • Hiç kimse size, bedeninizi ne kadar yıkarsanız yıkayın, ölüm kokusunun üzerinizden sadece zamanla çıkabileceğini söylemezdi. (İnançsız)
  • "Elawah County was built on secrets that went back decades. The town thrived on looking the other way. Jeffrey doubted very seriously anyone was about to change that..." (Beyond Reach)