Kitap Künyesi

Yazar: Lev Grossman

Çevirmen: Selim Yeniçeri

Orijinal Adı: The Magician's Land

Yayın Evi: Pegasus Yayınları

İSBN: 9786053436775

Sayfa Sayısı: 432

--reklam--

Büyücünün Diyarı Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

Bütün kapılar kapandığında, Yeni bir kapı yaratmak en iyi çözümdür… Ya da en tehlikeli.

Quentin Coldwater her şeyini kaybetmiştir. Çocukluk hayallerinin büyülü diyarı Fillory'den atılmış ve kaybedecek hiçbir şeyi, hiç kimsesi olmadan hikâyesinin başladığı yere, Brakebills'e dönmüştür. Bu sırada Fillory'de baş gösteren sorunlar karşısında hükümdarlar Eliot ve Janet, diyarı kurtarmak için son bir maceraya atılır ancak durumun herkesin tahmininden daha karmaşık ve vahim olduğu ortaya çıkar.

Quentin, karanlık bir sır taşıyan, son derece zeki genç büyücü Plum'la birlikte, büyülü olduğu kadar çarpık ve umutsuz görünen bir yola baş koyar. Yeni hayatı onu eskiden bildiği Antarktika ve Neonebu Diyarı gibi yerlere, sonsuza dek kaybettiğini düşündüğü eski dostlara götürecektir. Gizemli sırları ve saklı kötülükleri ortaya çıkarırken en sonunda ancak bir ustanın yapabileceği bir büyünün anahtarını bulur: Büyülü bir ütopya yaratabilecek bir sihir. Fakat tüm yollar yine Fillory'ye çıktığında Quentin ya korkularıyla yüzleşecek ya da bu uğurda ölecektir…

"Karanlık, tehlikeli ve sürprizlerle dolu."

-George R. R. Martin, Game of Thrones'un yazarı-

"Geçtiğimiz onyılın en iyi fantastik üçlemesinin görkemli zirvesi."

-Charles Stross-

"Lev Grossman nadir görülen bir şey yaratmış: Gittikçe güzelleşen bir üçleme… Büyücünün Diyarı, şatafatlı ve şaşırtıcı olduğu kadar keyif verici şekilde tanıdık. Çocukluğunu başka dünyalara açılan kapılar arayarak geçirenler için edebi mükemmelliğe ulaşmış."

-Erin Morgenstern, Gece Sirki'nin yazarı-

"Zengin bir hayal gücüyle ve şaşırtmacalarla dolu… Serideki en güçlü kitap."

-New York Times Book Review, Edan Lepucki-

"Grossman'ın Büyücüler serisi gerçekten yaratıcı, keyif verici ve karmaşık. O kadar canlı bir üslupla kaleme alınmış ki aslında var olmadığını hatırlamak hayal kırıklığı yaratıyor. Söylenebilecek tek kelime var: Büyülü."

-Chicago Tribune-

"Tuhaf ve müthiş öykünün, tatmin edici ve heyecan verici sonu… Grossman'ın yaratıcılığı son ana kadar tükenmiyor. Bize iyi yazarlığın, hayal gücünü, hisleri ve zekâyı da kapsadığını hatırlatıyor."

-Washington Post, Keith Donohue-

"Grossman öykülerin zevk ve tehlikelerine kendini kaptırıyor, onlara derinden inanıyor. Büyücünün Diyarı serinin kalbinde yatan, büyünün sadece çocukluğa ait olup olmadığı, bizi umursamayan bir evrende kendi hayatlarımızı şekillendirme gücüyle donanıp donanmadığımız gibi sorulara müthiş cevaplar buluyor."

-Los Angeles Times, Gwenda Bond-

"Büyücüler üçlemesinin son ve en iyi kitabı. Her kelimenin tadını çıkarın."

-Cosmopolitan-

(Tanıtım Bülteninden)

--reklam--

Büyücünün Diyarı Alıntıları - Sözleri

  • Belki insan hayallerinden vazgeçtiğinde, hayatta hayal kurmaktan daha fazlasının olduğunu anlıyordu .
  • İnsanlar sadece açıklayabildikleri şeyleri görmeye çok kararlıdırlar.
  • Duygular eksikti; duygular hangi ülkeden geliyorsa , nakliye sırasında kaybolmuş gibiydiler .
  • Nerede olduğunuz fark etmezdi ; kitaplarla dolu bir yerdeyseniz , eviniz sayılırdı.
  • Bazen yeteneğini sadece gerçekleri değil , kelimeleri , isimleri, duyguları da kimsenin bulamayacağı kadar iyi bir şekilde gizlemek için kullanıp kullanmayacağını merak ediyordu. Asıl istediği,kendini kendisinden gizlemekti.
  • Belki insan hayallerinden vazgeçtiğinde, hayatta hayal kurmaktan daha fazlasının olduğunu anlıyordu. Bundan sonra gerçek dünyada yaşayacaktı ve bu hayatın sıradan sağlamlığını taktir etmeyi öğrenecekti.
  • Belki de insan hayallerinden vazgeçtiğinde, hayatta hayal kurmaktan daha fazlası olduğunu anlıyordu. Bundan sonra gerçek dünyada yaşayacaktı ve bu hayatın sıradan sağlamlığını takdir etmeyi öğrenecekti. Son zamanlarda kendisiyle ilgili çok şey öğreniyordu ve bunun acı verici olacağını düşünmüştü; öyleydi ama aynı zamanda rahatlarıcıydı da. Bunlar bütün hayatı boyunca yüzleşmekten korktuğu şeylerdi ve şimdi dosdoğru onlara bakarken, sanıldığı kadar korkutucu olmadıklarını görüyordu. Belki de sandığından daha dayanıklıydı.
  • "Fillory'de adalet yoktu; insanların babalarının savaşa gitmesinde, annelerinin delirmesinde, Christopher Plover gibi adamların küçük çocukları tuzağa düşürmesinde ve bütün hayvanlar arasında sadece bizim daha iyi bir şeylerin, hiç var olmamış ve asla da var olmayacak bir yerin özlemini çekmemizde adalet olmadığı gibi."
  • Nerede olduğunuz fark etmezdi; kitaplarla dolu bir yerdeyseniz, evinizde sayılırdınız.
  • Sadece şimdiye odaklanmıştı ve önemli olan sadece buydu. Yapacak işleri vardı. Hayatını toparlamaya çalışıyordu. Geçmişin burada söz hakkı yoktu.
  • Insanın kendini baştan aşağı tanıdığını sanırken yeni bir güce sahip olduğunu keşfetmesi, daha önce varlığını bilmediği bir güçle karşılaşması ve aniden hiç olmadığı kadar heyecan duyması ne kadar ilginçti.
  • Mezun olduğunda hayatın bir roman gibi olacağını, kendi kişisel macerasının kahramanı olarak başrolü oynayacağını ve dünyanın ona yeneceği bir sürü kötülükler ve öğreneceği yaşam dersleri sunacağını sanmıştı. İşlerin öyle yürümediğini anlaması biraz zaman almıştı.
  • Soran kişiden hoşlanır ve ona güvenirsen, evet, bunun ağır bir yük olduğunu itiraf ederdi: Başkalarına akıllı ve becerikli yüzünü gösteriyordu ve bu illüzyon değildi fakat içindeki bitkinlik çukuru da aynı ölçüde gerçekti.
  • Hiçbir şeyi riske atmamak; hiçbir şey yapmamak, hiçbir şey olmamak, hiçbir şeye sahip olmamak anlamına da geliyordu. Hayatın kendisinin risk olduğunu anlamıştı.

--reklam--

Büyücünün Diyarı İncelemesi - Şahsi Yorumlar

Güzel bir serüvendi. Sanırım en sevdiğim kitap bu oldu. Diziyi ayrı kitap serisini ayrı seviyorum artık. Yazar, bir gizem yaratıp farklı dünyalara dalıp bunları güzelce çözüme ulaştırıyor. Sanki bu kitapta biraz daha kendine güveni gelmiş de rahat davranmış gibi bir hava da vardı. Şu woke denen havayı taşımadan güçlü kadın karakterler okumak isteyenler deneyebilir. Seriyi yani. (Atlas Marsay)

Belki çok ses getirmiş bir seri değil ama söyleyecek ve hissettirecek çok şeyi vardı. Her şey hem beklenmedik ve fantastik hem de dibine kadar gerçeklerle dolu. Tüm duygular en derinden yaşanıyor. Gri karakterlerle dolu. Siyah ve beyazdansa gri karakterler her zaman daha gerçekçidir zaten. Tam olarak bir büyüme hikayesinin sonuydu. Quentin'in yolculuğu tatmin edici bir şekilde sona eriyor. (ily)

--reklam--

Büyücünün Diyarı PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Lev Grossman - Büyücünün Diyarı kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Büyücünün Diyarı PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Lev Grossman Kimdir?

--reklam--

Lev Grossman Kitapları - Eserleri

  • Büyücüler
  • Büyücü Kral
  • Büyücünün Diyarı
  • The Silver Arrow

--reklam--

Lev Grossman Alıntıları - Sözleri

  • Hayat bize tek bir şey öğrettiyse o da dilek dilemenin bir işe yaramadığıdır. (Büyücüler)
  • Sadece şimdiye odaklanmıştı ve önemli olan sadece buydu. Yapacak işleri vardı. Hayatını toparlamaya çalışıyordu. Geçmişin burada söz hakkı yoktu. (Büyücünün Diyarı)
  • Insanın kendini baştan aşağı tanıdığını sanırken yeni bir güce sahip olduğunu keşfetmesi, daha önce varlığını bilmediği bir güçle karşılaşması ve aniden hiç olmadığı kadar heyecan duyması ne kadar ilginçti. (Büyücünün Diyarı)
  • Nerede olduğunuz fark etmezdi; kitaplarla dolu bir yerdeyseniz, evinizde sayılırdınız. (Büyücünün Diyarı)
  • İnsanlar sadece açıklayabildikleri şeyleri görmeye çok kararlıdırlar. (Büyücünün Diyarı)
  • Soran kişiden hoşlanır ve ona güvenirsen, evet, bunun ağır bir yük olduğunu itiraf ederdi: Başkalarına akıllı ve becerikli yüzünü gösteriyordu ve bu illüzyon değildi fakat içindeki bitkinlik çukuru da aynı ölçüde gerçekti. (Büyücünün Diyarı)
  • Bunlar aynı zamanda benim duygularım; Gaziantep’ten Roma’ya giderkenki düşüncelerim… “…eve gitmenin onu neden bu kadar korkuttuğuna emin değildi. Ama sonra Breakbills’ten ayrılırsa onu bir daha geri almayacaklarından korktuğunu fark etti. Asla dönüş yolunu bulamayacaktı. … Ayrılmasının bir hata olduğu ve yaşaması gerekenin bu hayat olduğu illüzyonuna bıraktı kendini. Ama bu büyünün etkisi uzun sürmedi. Orada kalamazdı. Ailesinin evindeki bir şey ona artık çekilmez geliyordu. … Ailesinin dünyası sıradan ve evcildi.” (Büyücüler)
  • Kendisinden daha az hoşlandıkça, bunun acısını insanlardan o kadar ağır çıkarıyordu ve bunu yaptıkça da kendisinden daha az hoşlanıyordu. (Büyücü Kral)
  • Nerede olduğunuz fark etmezdi ; kitaplarla dolu bir yerdeyseniz , eviniz sayılırdı. (Büyücünün Diyarı)
  • Mezun olduğunda hayatın bir roman gibi olacağını, kendi kişisel macerasının kahramanı olarak başrolü oynayacağını ve dünyanın ona yeneceği bir sürü kötülükler ve öğreneceği yaşam dersleri sunacağını sanmıştı. İşlerin öyle yürümediğini anlaması biraz zaman almıştı. (Büyücünün Diyarı)
  • “-Buna hazır olmadığını düşündüğünü biliyorum. - Hazır olmadığımı biliyorum. - Ama asla hazır olamayacaksın. Sen hazır olduğuna karar vermeden olamazsın.” (Büyücüler)
  • Çok uzun süre fazla uslu olursanız, insanlar sizi unutmaya başlıyordu. Bir sorun olmadığınız için, insanlar endişelenecek şeyler listesinden sizi siliyordu. Kimse sizinle ilgili tantana koparmıyordu. (Büyücü Kral)
  • " Tutarsızlıklardan hoşlanmıyordu ve belirsizlikler çözümlenene kadar asla peşlerini bırakmazdı." (Büyücü Kral)
  • Ona bir sürü özgürlük tanıyorlar ve asla çok fazla şey beklemiyorlardı. Ancak bir şey beklenmemesinin tuhaf tarafı, bir süre sonra belki de vermeye değecek bir şeyiniz olmadığını hissetmeye başlamanızdı. (Büyücü Kral)
  • O, dünyada nasıl yaşayacağını bilmiyordu. Çoğu kimse değişimi bile fark etmeyecekti elbette fakat bilirsen, ne kaybettiğini bilirsen, içini kemirip dururdu. (Büyücü Kral)
  • "Fillory'de adalet yoktu; insanların babalarının savaşa gitmesinde, annelerinin delirmesinde, Christopher Plover gibi adamların küçük çocukları tuzağa düşürmesinde ve bütün hayvanlar arasında sadece bizim daha iyi bir şeylerin, hiç var olmamış ve asla da var olmayacak bir yerin özlemini çekmemizde adalet olmadığı gibi." (Büyücünün Diyarı)
  • Bazen yeteneğini sadece gerçekleri değil , kelimeleri , isimleri, duyguları da kimsenin bulamayacağı kadar iyi bir şekilde gizlemek için kullanıp kullanmayacağını merak ediyordu. Asıl istediği,kendini kendisinden gizlemekti. (Büyücünün Diyarı)
  • Belki insan hayallerinden vazgeçtiğinde, hayatta hayal kurmaktan daha fazlasının olduğunu anlıyordu . (Büyücünün Diyarı)
  • Başı dönüyordu ve nedeni sadece kafasını vurmuş olması değildi. Şimdi her şey üzerine çöküyordu. Geleceğinin nasıl olacağını bildiğini sanmıştı fakat çok yanılmıştı. Hayatı artık bambaşka olacaktı. Her şeye baştan başlıyordu ama bunu yapacak gücü olduğunu sanmıyordu. Ayağa kalkıp kalkamayacağını bilmiyordu. (Büyücü Kral)
  • “… bence mutsuz olduğunuzdan büyücüsünüz. Büyücüler acıyı hissettikleri için güçlüdür. Dünya ile yapabilecekleri arasındaki farkı hissederler. Göğsünüzdeki şeyin ne olduğunu sanıyordunuz? Büyücüler diğerlerinden daha çok acı çektikleri için büyücüdür. Yaraları onların gücüdür.” (Büyücüler)