Kitap Künyesi

Yazar: Isabel Allende

Çevirmen: İnci Kut

Orijinal Adı: Inés del alma mía

Yayın Evi: Can Yayınları

İSBN: 9789750711053

Sayfa Sayısı: 394

--reklam--

Canım Sevgilim Inés Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti

“Herhalde meydanlara benim heykellerimi dikecekler, adımı taşıyan sokaklar ve şehirler olacaktır, aynı Pedro de Valdivia ve diğer fatihler gibi, ama erkekleri dövüşürken kasabalar kuran yüzlerce yiğit kadın unutulup gidecektir.” Bu sözlerin sahibi Inés Suárez, İspanya’nın Extremadura kentinden mütevazı bir terzi kızdır. Çapkın kocası Malagalı Juan, şan ve şeref hayalleriyle Atlantik’in öte yanındaki yeni İspanyol sömürgelerine gidince, onu bulmak umuduyla o da Yenidünya’ya yelken açan bir gemiyle yola çıkar. Gerçi Amerika’da kocasını bulamaz ama Peru fatihi İspanyol kumandan Pizarro’nun subaylarından Pedro de Valdivia ile tutkulu bir aşk yaşayacak, inanılmaz tehlikeleri cesaretle göğüsleyerek onun yanında Şili’nin fethine katılacaktır.

Isabel Allende’nin usta kaleminden çıkan, belgelere dayalı bu destansı roman, tarihin unutulmaz bir dönemindeki şiddet ve acımasızlığın yanı sıra aşk ve fedakârlık öykülerini harmanlarken, gerçek olayların en başarılı kurgulardan bile daha şaşırtıcı ve bir o kadar da sürükleyici olabileceğini kanıtlıyor.

--reklam--

Canım Sevgilim Inés Alıntıları - Sözleri

  • Bir erkek ellinden geleni yapar, bir kadınsa erkeğim yapamadığını yapar.
  • İnsanlar neden bu kadar rezil ve dedikoducu oluyorlar kızım.
  • Zulüm, hiç bitmeyen bir döngü içinde daha fazla zulme yol açıyor.
  • Belleğimiz kibirimizin etkisi altındadır.
  • İnsan savaşta önce görev gereği öldürmeye başlıyor, sonunda gaddarlıktan insan öldürür hale geliyor. Bununla kıyaslanabilecek başka birşey yoktur. Tanrıdan korkan ve tutkularını denetim altında tutabilmekle övünen kendisine bile, öldürme içgüdüsü, bir kez salıverdi mi, yaşama içgüdüsünden bile daha güçlüdür.
  • Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur.
  • Aklımın henüz haberdar olmadığı şeyi ruhum biliyor.
  • Galiba hayatın akışı içinde bazı anlılarımızı güzelleştiriliyor, bazılarını da unutmaya bakıyoruz.
  • Erkeklerin kötülüklerinin ve günahlarının suçunu her zaman biz kadınlara yüklerler.
  • Rüyalara aldırmamak büyük talihsizliklere yol açar.

--reklam--

Canım Sevgilim Inés İncelemesi - Şahsi Yorumlar

İspanya'dan kalkıp yeni keşfedilmiş yeni dünyaya giden insanlar yeni dünyanın altınlarıyla her geçen gün vahşileşirler. 1500'lerin ortasında İspanya'da doğan Ines erken yaşta evlendiği yakışıklı kocasını aramak için erkeklerin dünyasına adım atar. Peru'ya kadar gelir. Sonrasında Şili'yi fethederler. Ines sayesinde o zorlu yolculukları, yeni dünyanın yerlilerine gösterilen zülüm, ülkelerinin sömürülmesi ve daha bir çok şey barındıran bir kitaptı. Bunun yanında beni yoracak kadar küçük harf kullanılmış basımda bu sebeple kitabın hiç bitmeyeceğine inancınız katlanarak büyüyebilir. (Burcu Bergen)

Isabel allende Canım sevgilim ines Isabel Allende, kitaplarında, güçlü kadınlara yer veriyor ve fiziksel, zihinsel ve duygusal olarak güçlü bir kadın olan Inés de Suárez’i kahramanı olarak seçmesi de bu nedenle şaşırtıcı değil. Önsözünde belirttiği gibi şili,peru ve ispanya kayıtlarına geçmiş ines de suarez gerçek bir karakter. Ines'in üvey kızı isabele geçmişini yazmasıyla,resmi belgelere dayalı şarlken ünvanlı ispanya kralı ve marki ünvanlı şili fethinden sonra vali olan valdivia ile yazışmalarını okuyoruz. Çılgın gözü dönmüş altın avcılığı yüzbinlerce yerlinin katliamı,üç evliliğini,şehirler kurup,yeni yaşamlara vesile olurken başkalarınınkini yok etmeyi roman tarzında sunmuş okurlara isabel allende. edildiği, yepyeni bir gerçeklik yaratır. Bu kitap ayrıca salt tarihi bir kişilikten belgelere dayalı bir roman değil,aynı zamanda içeriğinden,anlatılan masalsı öykülerinden dolayı da büyülü bir gerçeklik diye bilinen türe örnek teşkil edecek iyi bir kitaptır. 1960lı yıllarda Cortazar ve Marquez gibi yazarların başını çektiği ‘büyülü gerçeklik’ ya da ‘büyülü gerçekçilik’ akımı (magical realism) bize rüyaların artık rüya olmadığı, gerçeğin ta kendisi olduğu yeni dünyalar hediye etmiştir. Burada önemli olan neyin gerçek olduğu değil, gerçeğin algılanış biçimidir. Okurken ben neyin gerçek,neyin rüya olduğunu mapuçe yerlilerinin yaşamları ve ölümleri sayesinde kolaylıkla idrak ettim. Dona Ines Suarez, 1507-1580 yılları arasında yaşamış, kahramanlıklarını tarihçilerin unutmayı tercih ettikleri bir kadın. Allende, veba ve kuraklıkla lanetlenmiş bir Avrupa’da, küçük mütevazi bir İspanyol kasabasında yaşayan terzi kız Ines’in, nasıl Şili’nin fatihi, kahraman savaşçı Ines Suarez’e dönüştüğünü anlatıyor. Bu tarihi romanın ilginçliği, belgelere dayanan bu anıların bizzat Ines’in ağzından anlatılıyor olmasından kaynaklanıyor. Stefan Zweig’in biyografilerini kurmaca bir roman gibi, bir solukta okunabilir kılan akıcılığın ve ‘gerçekçi’ hayalgücünün bir benzeri, Canım Sevgilim Ines’te de var. Ancak Allende, ‘konu’suna Zweig gibi belirli bir mesafeden bakmıyor, onun yerine, ‘o’ oluyor. Bana göre iyi de yapıyorum,muazzam diye nitelendireceğim eserler ortaya çıkıyor böylelikle,yoksa nasıl hissederdim kılıç şakırtılarını,işgali,acıyı,sevgiyi,zulmü... Okunası kitaplardan,edebiyat severlere tavsiye ederim. Dostlukla kalın.. Gürbüz DENİZ (Gürbüz Deniz)

Canım Allende: 4 yıllık bir emeğin ürünü “Canım Sevgilim İnes”. Gerçeklere dayanan bir roman, Allende’nin hayran olunası düş dantelleriyle bezenmiş.. Şili’nin, Peru’nun, Mapuçe yerlilerinin, İnka’ların hikayesi. İyinin içindeki kötünün, kötünün içindeki iyinin hikayesi. İnsanın yürek burkan, öfkeden titreten, isyan ettiren, ama sonunda yine de affettiren hikayesi.. (burcu tellioğlu)

--reklam--

Canım Sevgilim Inés PDF indirme linki var mı?

--reklam--

Isabel Allende - Canım Sevgilim Inés kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Canım Sevgilim Inés PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.

Kitabın Yazarı Isabel Allende Kimdir?

Isabel Allende, 1942 yılında Peru'nun başkenti Lima'da doğdu. Ancak birkaç yıl sonra ailesi Şili'ye göç etti. Isabel Allende, amcası, Şili Devlet Başkanı Salvador Allende'nin 1973'te öldürülmesinden iki yıl sonra kocası ve çocuklarıyla birlikte Venezuella'ya sığınmak zorunda kaldı. 17 yaşında gazeteciliğe başlayan Allende, bir süre sonra San Francisco'ya yerleşti, ABD'nin önde gelen üniversitelerinde edebiyat dersleri verdi. 1982'de yayınlanan ilk romanı Ruhlar Evi'ni, 1984'te Aşktan ve Gölgeden, 1985'te Eva Luna adlı romanları, 1989'da Eva Luna Anlatıyor adlı öykü kitabı izledi. Sonsuz Düzen adlı romanı 1991'de, Paula 1994'te, Kaderin Kızı 1999'da, Sararmış Bir Fotoğraf 2000'de, Yüreğimdeki Ülkem 2003'te yayınlandı. Allende 2002-2004 yılları arasında Canavarlar Kenti, Altın Ejder Kenti ve Pigmeler Ormanı adlı romanlardan oluşan gençlik üçlemesini kaleme aldı. Türkiye'de tüm yapıtları Can Yayınları arasında yer alan Allende, hemen tüm öykü ve romanlarında gerçekçi bir anlatım ve siyasal bir yaklaşım ile büyülü gerçekçiliğin gerçeküstücü geleneğini ustaca kaynaştırdı.

--reklam--

Isabel Allende Kitapları - Eserleri

  • Ruhlar Evi
  • Aşktan ve Gölgeden
  • Japon Sevgili
  • Zorro
  • Kış Ortasında
  • Kaderin Kızı
  • Eva Luna
  • Paula
  • Sararmış Bir Fotoğraf
  • Canavarlar Kenti
  • Yüreğimdeki Ülkem
  • Maya'nın Günlüğü
  • Pigmeler Ormanı
  • Eva Luna Anlatıyor
  • Denizin Altındaki Ada
  • Canım Sevgilim Inés
  • Altın Ejder Krallığı
  • Günlerin Getirdiği
  • Cinayet Oyunu
  • Aphrodite
  • Tüm Unutulmuşlar Adına
  • Sonsuz Düzen
  • Porselen Peri
  • Eva Luna
  • Denizin Uzun Taçyaprağı

--reklam--

Isabel Allende Alıntıları - Sözleri

  • “Tüm duyumlar gibi ağrı da ruhun içine girmeye yarayan bir kapıdır,” demişti ona. “Ne hissettiğini ve neyi hissetmek istemediğini sor kendine. Dikkatini bedenine ver. Buna odaklanırsan, ağrının değiştiğini ve içinde bir şeyin açıldığını göreceksin ama aklının sana rahat vermeyeceği konusunda uyarmalıyım seni, düşüncelerle, hayallerle, anılarla senin dikkatini dağıtmaya çalışacaktır; çünkü o nevrozun içerisinde kendi rahatı yerindedir ...” (Cinayet Oyunu)
  • Savaş gerçekleşmesi mümkün bir geleceği tasarlamakdan kurtarmıştı onu. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
  • Kader değişebilir,ama karmayı arındırabilmek için bütün hayatı değiştirmek gerekiyor,hatta belki bu bile yetmiyor. (Günlerin Getirdiği)
  • İnsanın aklında kalan ve hiç unutulmayan şey şiirdir. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
  • ... otorite karşısında yerlerde sürünen ama eline birazcık fırsat geçti mi acımasızlıkta üstüne olmayan ödleklerden biriymiş. (Cinayet Oyunu)
  • "Kadın o sevimsiz ve kuru sözcükleri ayırdı,o pek çiçekli olanları da seçip attı, çok kullanılmaktan eskiyenlerden de kaçındı, o olası olmayan vaatler sunanları ,gerçeklik taşımayıp, karmaşık olanları bir kenara itti, sonunda erkeklerin düşüncelerine kesinlikle dokunacak ,kadınların heveslerini uyacak sözcükler kullandı " (Eva Luna Anlatıyor)
  • "İnsanlar ancak unutulduklarında ölürler. Beni hatırlayabildiğin sürece hep seninle olacağım." (Eva Luna)
  • "Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir " (Japon Sevgili)
  • "Aşk insanların aklını bulandırmak ister .. ama önüne geçilmez değildir ." (Zorro)
  • “Göğe doğru tükürme, suratına geri gelir” (Japon Sevgili)
  • "Hüzün..." Terapistin söylediği gibi Willie'nin de benim de hayatımızda hüzün vardı, ama bu, insanı felce uğratan bir duygu değil, gerçekleri renklendiren kayıpların ve zorlukların bilinciydi. (Günlerin Getirdiği)
  • Öyküler çeşit çeşittir. Kimi daha anlatılırken doğar, on­ların malzemesi dildir; birisi onu sözcüklere dökmeden önce bu sadece yaşanmış bir heyecandır, zihnin bir kaprisidir, bir görüntüdür ya da dokunulmazlığı olan bir anıdır. Kimileri ise, anlamını yitireceği korkusunu taşımadan sonsuza dek yi­nelenebilecek türden, elmalar gibi bütünlük taşıyan öyküler­dir. Gerçek dünyadan alınıp sonra üzerinde hayal gücüyle ça­lışılanı da vardır, bir anlık bir esinle doğan ve anlatıldıktan sonra gerçeklik kazananı da. Ve gizli öyküler vardır, hani belleğin karanlık köşelerinde saklı kalmış olanlar, bunlar can­lı organizmalar gibi kökler, antenter salarlar, şişler, yumru­lar üretirler, asalaklarla kaplanırlar ve zamanla biter karaba­sana dönüşürler. Kimi zaman şeytanları kovmak için bunları masal gibi anlatmak gerekir. (Eva Luna Anlatıyor)
  • Eskiden iki-üç kişi bir araya geldi mi en önemli konu politikaydı; bir odanın içinde iki Şilili varsa, mutlaka üç tane de siyasi parti olurdu. (Yüreğimdeki Ülkem)
  • Buralarda gölgeler güneş batmadan çok önceden inmeye başlar, manzara ıssız, hoş bir hal alır, yankı onların düşüncelerini devleşmiş biçimiyle uzak bir kartalın çığlığı olarak yansıtırdı. (Aşktan ve Gölgeden)
  • "Çok bilen kişinin insanlığa karşı daha çok görevleri vardır." (Kaderin Kızı)
  • Tanrı nin gözünde eşit değildik, çünkü sosyal sınıfları ve insanlar arasındaki farklılıkları bizzat O yaratmıştı. (Denizin Uzun Taçyaprağı)
  • Kimi zaman acıyı engelleyemeyiz, ama kendi tepkimizi denetleyebiliriz. (Günlerin Getirdiği)
  • Onursuz bir hayat yaşanmaya değmez. (Maya'nın Günlüğü)
  • Bizde bir erkek, içinde yemek yediği tabağı yıkadı mı karısına ya da annesine 'yardım etmekte olduğunu' sanır ve bu yüzden takdir edilmeyi bekler. (Yüreğimdeki Ülkem)
  • Bilge kişi alçakgönüllüdür , çünkü ne kadar az şey bildiğini bilir, (Sararmış Bir Fotoğraf)