Kitap Künyesi
Yazar: Mehmet Mollaosmanoğlu
Yayın Evi: Güncel Yayıncılık
İSBN: 9789944840439
Sayfa Sayısı: 344
--reklam--
Çark Ne Anlatıyor? Konusu, Ana Fikri, Özeti
Uzak geçmişin karanlık dehlizlerinden çıkıp gelmiş muhteşem bir şatoda, korku ve gizemle yoğrulan bir ilk aşk filizlenmektedir. Çünkü, tehlikelerle örülü, idrak sınırları dışına taşan yolculuklar yapan Şili'li genç kız Alanya ile, sıra dışı olaylarla sarılmış Akdeniz'de mütevazı bir evde yaşayan Türk genci Atila'nın yolu bu şatoda kesişmiştir. Anlayamadıkları bir gücün etkisiyle, Şili'nin Atacama Çölü'ndeki sırlarla dolu bir mağarada bulurlar kendilerini.
Bu mağara Atatürk'ün şüphelendiği ve üzerinde araştırma yaptırdığı bir sır taşımaktadır. Aynı sırrı birisi daha fark etmiştir: Adolf Hitler...
Atacama'nın derin dehlizlerinin ardındaki mağaraya kilitli bu sırra, yarım asır sonra kim ve neden ulaşmak istemektedir? Kehanet edildiği gibi Babil'in yıkılmasıyla başlayan 2500 yıllık Dinler Çağı'nın sonuna mı gelmiştir dünya?
Macera ve gizemle örülü Çark'ı okuduğunuzda dünyaya kumanda edebilen, zamanı devre dışı bırakan, aynı zamanda korkunç bir silaha dönüşen bu sırrın ne olduğunu da öğreneceksiniz....
Mehmet Mollaosmanoğlu 2007'de yayımladığı Ataerkil adlı felsefi romanıyla tanındı. 2008'de Ata Mezarlığı ve Cennet Ayracı adlı gerilim türünde iki roman daha yayımladı.
(Tanıtım Bülteninden)
--reklam--
Çark Alıntıları - Sözleri
- "Yaşamın sadece tek bir kurgu olduğuna inanıyorsun da ondan. Oysa yaşam senin hayallerinle ve rüyalarınla dallanır budaklanır. Arzularınla şekillenir. Ancak sen dünyayı sana öğretilen gibi olduğunu zannettiğinden şartlandırıldığın kısmını algılarsın. Algılarını serbest bırak..."
- "İnsan sahip olduğu şeyleri bırakıp gitmez; aksine korumak için mücadele eder."
- "Öyle ya, nasıl eski halklar Tanrılar üretmekte becerikliydi şimdi de siyasi ve dini Tanrılardan geçilmiyordu."
- "Kim bilir belki Tanrı denen bir şey de yok. Insanoğlu yaratıldığından o kadar emindir ki bir yaratan yaratmaktan çekinmez!"
- İşte böyle lime limedir mecburiyetten giden ya, peki gidenin ardında kalan? Giden de özler mutlaka, ya kalanın etrafındaki gidenden kalan izler? İz sayısı kadar çarpmak mı gerekir özlemi? Yoksa vuslatı iz sayısına mı bölmek gerekir?
- "Siz, biz gibi iki karşıt kavram yaratmasalardı savaş olur muydu dünyada?"
- Dünya sandığın gibi değil ki, güçlü olursan ayakta kalırsın
- "Bir tarafın haini öbür tarafın kahramanıdır..."
- "Bizim oralarda namus, geç kalmış kürtajdır, adına töre demişler."
- "-Düşünsene bütün dinlerin çıktığı yer Ortadoğu. Sence neden? Atilla bilmiyorum der gibi dudak büktü. -Bir Ortadoğu ülkesi halkından olmamız gerçeklere doğru bakmamızı engellememeli. Insan haklarından, insanların birbirine olan saygısına kadar erdemle ilgili kavramların çok fazla yer bulamadığı bir coğrafyadır Ortadoğu."
--reklam--
Çark İncelemesi - Şahsi Yorumlar
Mu kıtasının var olup olmadığını kendimi bildim bilelim merak etmişimdir.Kitap o kadar güzel kurgulanarak yazılmış ki gerçekten mu kıtası yoksa bile kitabı okurken varlığına inanasım geldi. Gerçekten içinde geçen tarihten olaylar olmamışsa bile insan inanmak istiyor sonunun kötü bitmesi beni çok duygulandirmişti. Beni en çok etkileyen yer bir insanın uzun yıllardır bekleniyor olma hissi idi. Yani hele de bir kızın dünyanın düzenini değiştirebilecek bir çarkı sonsuza kadar kapatıp açma yetkisine sahip olması bu kızın seçilmiş olması elbette kötülük her zamanki gibi her şeyi değiştirecekti. Bütün planları bozacaktı. ama savaşmadan yaşadığın pişmanlıklar elbette şavaşarak aldığın kayıplardan daha çok acitir. Sonu kötü bile bitse bence çok güzel kurgulanmış harika bir kitapti. Okuyalı epey bir zaman oldu ama her zaman yeniden okuma isteğine sahip olacağım. (Mila)
Kitap IV. Abraham Altobelli'nin üç nesil süren karanlığın ardından güneşin yeniden kendini göstermesiyle büyük, büyük, büyük atası I. Abraham Altobelli'nin vasiyeti gereği ondan miras kalan kutuyu açmasıyla başlıyor. Zaten elimizde tutuğumuz kitapta bu kutunun içinden çıkan ve I. Abraham'ın yazdığı kitap. “Kitabın Bölümleri” yerine “Çarkın Parçaları” yazılması beklenen ama yine de hoş bir detay olmuş. Kitabın başında ailesini kaybeden Alanya'lı Atila ile Şili'li Alanya'nın (isim gerçek bir Şili ismi, kitapta benzerliğin nedeni de kurgulanmış) gerçeküstü bir şekilde bir araya gelmeleri ile kadim bir kumpasın içine giriyorlar. Zaman ve mekan kavramının yerle bir edildiği bir düzeneği ele geçiren Aryanlar dünyayı ele geçirmenin (hayatta da bunun kadar saçma başka bir şey olmaz. O güç bende olsa ilk işim Rio Karnavalını en önde seyretmek olur. Acaba çok mu küçük düşünüyorum) ve kendilerinden olmayanları yok etmenin peşinde. Ancak son parça eksik ve kehanete göre bunu yapabilecek tek kişi de Alanya. (Umut Çalışan)
Son uzun cümle bittiğinde: San Pedro Atacama, Türkiye Alanya arasında, iç savaş gölgesinde ve Mu' dan kalma efsanevi silahın peşinde. Bir birlerinden çok uzak farklı kıtalar da olan Alanya ve Atila nın fantastik bir şekilde karşılaşmalarıyla başlayan yıldırım aşkının ve gizemli örgütlerin ulaşmak istedikleri insan bedeniyle birlikte ruhunu da yok eden silahı arayışlarının anlatıldığı güzel bir roman. Yalnız bu yüce silahı neden yapmışlar hadi yaptınız arkadaşım Nakal rahipleri asırlar öncesinden bu silahı yok etmek yerine uyduruk bir kehanet kurup bide yüce Ra - Mu yu içine dahil ederek ne yapmaya çalışmışlar, gereksiz bir aksiyon. Birde yazarın kurduğu şu uzun cümleler yok mu; neredeyse her sayfada sizi karşılayan o uzun betimlemeler çevre ve insan tasvirleri. Tamam anladık ateş kızılı saçlı, kırmızı ateş toprakları, gökyüzü mavisi gözleri anladık, anladık. Sonlara doğru o uzun tasvirleri atlaya atlaya okudum. (Bozok Han)
--reklam--
Çark PDF indirme linki var mı?
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu - Çark kitabı için internette en çok yapılan aramalardan birisi de Çark PDF linkidir. İnternette ücretli olarak satılan çoğu kitabın PDFleri bulunmaktadır. Ancak bu PDF'leri yasal olmayan yollarla indirmek ve kullanmak hem yasalara hem de ahlaka aykırıdır. Yayın evlerinin sitesinden PDF satılıyorsa indirebilirsiniz.
Kitabın Yazarı Mehmet Mollaosmanoğlu Kimdir?
Alanyada doğdu. İlk ve ortaöğretimini de aynı şehirde tamamladı. 1983 yılında Akdeniz Üniversitesi Isparta Mühendislik Fakültesini (Şimdi SDÜ) bitirdi. Ardından bir süre İstanbul Belediyesinde kontrol mühendisi olarak çalıştı. Askerlikten sonra Alanyaya dönerek kendi işyerini kurdu. Antalya bölgesinde mimarlık ve mühendislik dallarında pek çok esere imza atmış olan Mollaosmanoglu 2000 yılında roman yazmaya başladı. İlk eseri olan Ataerkili 2007 de yayımladı. Tanınırlığı ikinci romanı Ata Mezarlığı ile arttı. Şimdi mesleği olan İnşaat Mühendisliği ile yazarlığı beraber yürütüyor. Ressam Seher Mollaosmanoğlu ile evli yazarın Servet ve Ateş adında iki oğlu var.
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu Kitapları - Eserleri
- Cennet Ayracı
- Peru Travması
- Çark
- Kutsal Adalet
- Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri
- Kaderler Tableti
- Talaytaytan
- Ata Mezarlığı
- Ataerkil
- Domuz Kasabı
- Boğayı Öldür
- Şili’de Alaturka
--reklam--
Mehmet Mollaosmanoğlu Alıntıları - Sözleri
- Acılar kader değil, kısmettir çocuk... Kaderimizi biz değiştiririz bazen. (Cennet Ayracı)
- "Yeryüzündeki bütün hainlerin üzerinde güven elbisesi, yüzünde sempati pudrası, dilinde biat sakızı olduğundan elindeki kamadan kimse şüphelenmez." (Talaytaytan)
- Dünya sandığın gibi değil ki, güçlü olursan ayakta kalırsın (Çark)
- "Tarih öncesi devirlerden beri toplumlardaki yıkımların tek sorumlusu sevgisizlik değil mi?" (Ataerkil)
- "Çünkü kadınlar kocalarının çetrefilli işlerini duyduklarında hepsi anında birer yaşam koçuna dönüşüverirlerdi." (Domuz Kasabı)
- Gecenin lisanı ağırdır, herkes anlamaz. Harfleri sessizliğin 29 halidir, kelimeleri soluk alıp verme biçiminde tezahür eder, cümleleri buğudur gecenin karanlığına karışır. Bu yüzden gecenin suskun olduğu zannedilir fakat aslında gece hep konuşur... (Talaytaytan)
- "Rüyalar yarınki soruların bu günkü cevabıdır " (Boğayı Öldür)
- Dinler, gelişmiş toplumlarda ruhsal rehber olarak kabul edilirken cahil toplumlarda kayıtsız şartsız biat edilecek ilahi kurallar olarak aşılanır. Bu da hükümdarların ve egemen güçlerin işini kolaylaştırır. Sonuçta can almak normal şartlarda günahken din için yapıldığı takdirde sevap olduğuna inanan toplumlar yaratmanın başlıca yolu budur işte; cehalet ve biat kültürü..." (Cennet Ayracı)
- "...Adalet yoktur, asla da olamaz, yalnızca yaşamı düzene sokmak için insanın koyduğu kurallar vardır ve buna yasa denmiştir. Yasalar her zaman adalet sağlamaz!" (Kutsal Adalet)
- "Siz, biz gibi iki karşıt kavram yaratmasalardı savaş olur muydu dünyada?" (Çark)
- İnsan geçmişini de peşine takar, bir kuyruklu yıldız gibi geleceğe kayar ve geçmiş sadece gelecekle birlikte biter; nihai son denir adına. (Peru Travması)
- "Insanlar kelimeleri icat ettiğinden beri hisleriyle konuşmayı unuttu. En büyük ayricaliğimiz zannettigimiz dil birliğimizi anlamımıza asla yetmedi, bir ağacı dahi dinleyebileceğimiz hislerimiz böyle köreldi..." (Peru Travması)
- "Siyasetle beraber istismara en yakın konu dindir biliyorsun! Özü öyle olmadığı halde ikisi de yalnızca kendi gibi olana hoşgörülü bakar bu ülkede, farklı bakış açılarına saygı duymaz." (Domuz Kasabı)
- Evrende arzulardan daha kuvvetli bir güç yoktur. (Kaderler Tableti)
- Aşk, bedenin ve beynin beslediği sevgilerden en yoğunudur. Ve bedenin ölümüyle sona erer. Ama bir sevgi daha var ki, beden gibi yok olan bir sevgi değil... Ruh enerjisini saran ebedi sevgi... Aşka göre daha derin, daha kutsal. " Evrensel sevgi yani ! " (Ataerkil)
- "insan aklı çözemediği sorunları görmezden gelmeye meyillidir..." (Kutsal Adalet)
- "Düşünme arzusu, bol ödüllü bulmacalar gibi insanı kışkırtıyor." (Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri)
- Devlet nasıl ve ne zaman olur biliyor musun? Sıradan bir vatandaşım en doğal hakkı olan aile kurma ve çocuk yetiştirme kaygıları duymayacağı bir düzen sağlandıysa devlet vardır, yoksa bankaların, resmî kurumların, özelleştirilmiş hizmet sektörünün ekonomik kıskaca aldığı, borçlandırdığı halkların ülkesinde devlet kavramı yalnızca kılıftan ibarettir. Bak etrafına, yoksulluk çeken insanlar altın varaklı saraylarda yaşayanlara laf söyletmiyor. En sesi çıkması gerekenler haykıracaklarına zirvedekilere hayranlık duyuyor. Böyle toplumlarda devlet kurmaya ne gerek var, devlet adı verilmiş maddi ve manevi yatırım yapan şirketler işi götürüyor nasılsa… (Peru Travması)
- "Vazgeçemediklerimizin pek çoğu hayatımızı kolaylaştıran unsurlar değil, alışkanlıklarımızdır." (Atahunalp Urumgalatlı'nın Amel Defteri)
- "Yasalar şekilcidir, ruhsuzdur; yol çizer ancak yaşamın sonsuz paradoksunu barındırmaz bünyesinde." (Kutsal Adalet)
Yorumlar
0 yorum